İKTİDAR İSRAİL’E KARŞI MI ÇIKMAKTAYDI;
YOKSA
DOLAYLI DESTEK Mİ SAĞLAMAKTAYDI?
Bazıları “Milli Çözüm Dergisi, bu yazıları yayınlama cesaretini nereden alıyor?” diye merak etmektedir. Hemen belirtelim, bu; inancımızdan, sorumluluk taşıyan vicdanımızdan, ülkemize ve milletimize şükran borcumuzdan kaynaklanan bir cesarettir. Hiçbir kişiye ve partiye diyet borcumuz veya Allah’tan başka hiç kimseden ve hiçbir kesimden korkumuz bulunmadığı içindir. Biz Milli Görüş çizgisindeyiz ve SP’ye oy verip destekleriz. Ama kendi partimizin de, iktidarın ve Cumhur İttifakı bileşenlerinin de, muhalefet cephesinin de hayırlı ve yararlı yönlerini tebrik ve takdir, zararlı ve yanlış yönlerini ise tenkit ve tembih ederiz.
Sadık ve sağlam Milli Çözümcü, okyanus kenarındaki yüzlerce tonluk granit kayalar gibidir. Milyonlarca yıllar ve milyarlarca azgın dalgalar çarpsa da, onu asla yıldıramaz, sadece daha da parlatıverir. Ne fırtınaların yellerinin, ne coşkun nehirlerin sellerinin, özü ve kökü sağlam kayalardan bir şeyler koparması mümkün değildir. Çünkü onlar; yellere, sellere ve Kur’ani hikmetten habersiz “ellere” karşı, İlahi destekli dalgakıran hükmündedir. Yalnızlık onların kaderleri, sürekli saldırılmak onların şerefleri ve ama hep sapasağlam kalmak onların hünerleridir.
17 Kasım 2024 Tarihli Gazeteler:
Ambarlı Limanı’nda “İsrail’e Giden Gemiler Durdurulsun” Eylemi Yapılmıştı.
Filistin Eylem Komitesi, Gazze’de süren İsrail saldırılarına karşı, İstanbul Ambarlı Limanı’ndan İsrail’e yapılan sevkiyatları protesto eylemi yapmıştı. Kitle “limandan İsrail’e silah, askeri mühimmat ve lojistik destek taşıyan gemilerin engellenmesi” çağrısında bulunmuşlardı.
“Ambarlı Limanı başta olmak üzere birçok Türkiye limanından İsrail’e tonlarca askeri mühimmat ve lojistik malzeme gönderiliyor. Filistin halkı soykırımla karşı karşıya iken bu sevkiyatların yapılması kabul edilemez” diyen Komite dağıtılmaya çalışılmıştı.
Açıklamada şu ifadeler yer almıştı:
“ABD’den aldığı mühimmatı İsrail’in Hayfa ve Aşdod limanlarına taşıyan MAERSK gibi taşımacılık şirketlerinin gemileri bu limanlardan yük alıyor. İsrail’in ZIM isimli şirketine ait gemiler de sık sık Türkiye limanlarını kullanıyor. Ticaret Bakanlığı’nın İsrail ile ticaretin durdurulduğuna dair açıklamalarına rağmen bu faaliyetlerin devam ettiğini görüyoruz. İsrail’in yerleşimci ve sömürgeci saldırılarını sürdürdüğü bir dönemde Türkiye limanlarından soykırımcı işgal devletine çelik, jet yakıtı, askeri teçhizat, hatta çimento taşındığına dair somut bilgiler var.”
Filistin Eylem Komitesi, daha önce düzenlenen liman eylemlerine katılanların gözaltına alınarak yargılandığını belirttiği açıklamada, “Filistin halkı için dayanışma çağrısı yapanlar cezalandırılırken, soykırımı besleyen taşımacılık şirketleri engellenmiyor. Bu ikiyüzlülük sona ermelidir. Türkiye, İsrail ile tüm ilişkilerini kesmeli ve işgal devletine tam ambargo uygulamalıdır” çağrısı yapmışlardı.
21 Ağustos 2025 Tarihli Gazeteler:
Türkiye’den İsrail bağlantılı gemilere sözde kısıtlama kararı
Türk liman yetkililerinin, gemi acentelerinden gayri resmi olarak; gemilerin İsrail’le bağlantısı olmadığını ve ülkeye gönderilen askeri veya tehlikeli yük taşımadığını belirten yazılar talep etmeye başlaması; iktidarın ayıbını kapatma çabasıydı!..
Reuters’ın dayandırdığı kaynaklar, liman müdürlüğünün liman acentelerine yazılı güvence vermelerini sözlü olarak hatırlattığını, ama bu konuda resmi bir genelge bulunmadığını aktarmıştı. Kaynaklar, garanti mektubunda “gemi sahiplerinin, yöneticilerinin ve işletmecilerinin İsrail ile hiçbir bağı olmadığını ve patlayıcılar, radyoaktif maddeler veya askeri teçhizat gibi belirli türdeki yüklerin İsrail’e giden gemilerde bulunmadığını” belirtmesi gerektiğini hatırlatmıştı.
Türkiye, HAMAS ile Gazze’de sürdürdüğü savaş nedeniyle “2 Mayıs 2024’ten itibaren İsrail ile ithalat ve ihracatın tamamen durdurulduğunu” açıklamıştı, ama el altından İsrail’e her türlü malzeme taşınmaktaydı. Ankara’nın yani Erdoğan iktidarının; bu tarihten itibaren hiçbir mal için gümrük işlemi yapılmadığını, tek istisnanın İsrail işgali altındaki Filistin toprakları ile yapılan ticaret olduğunu vurgulaması, halkı avutma amaçlıydı.
İsrail’le Ticaret İddiaları
Başta Milli Çözüm yazarlarının ve gazeteci Metin Cihan’ın uzun süredir Türkiye’nin İsrail’le ticareti kesmediğine dair yaptığı haberlerin ardından konuyla ilgili tartışmalar yoğunlaşmıştı. Hükümet yetkililerinden ve Erdoğan’dan konuya dair sık sık açıklamalar yapılmaktaydı.
Buna mukabil, özellikle 2024 Kasım ayı başında Ambarlı Limanı’nda görüntülenen ZIM konteynerleri iddiaları başka bir boyuta taşımıştı. Zira ZIM Logistics, İsrail Devleti’nin uzun süre yarıya yakın hisselerini elinde bulunduran ve halihazırda Başbakan Binyamin Netanyahu hükümeti ile çok yakın ilişkileri olan bir şirket olmaktaydı. ZIM konteynerlerinin Ambarlı Limanı’nda görüntülenmesinin ardından protesto gösterileri başlamıştı.
Metin Cihan ayrıca, bazıları iktidar Adalet ve Kalkınma Partisi’ne (AKP) yakınlığıyla bilinen Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) üyesi çeşitli Türk şirketlerinin İsrail’e dikenli tel, çimento, petrol ürünleri ihracatını sürdürdüğüne dair belgeleri de şahsi X hesabından paylaşmıştı. Cihan ayrıca, iktidar koalisyonu Cumhur İttifakı ortaklarından Büyük Birlik Partisi (BBP) kurucu üyesi Mustafa Semerci’nin sahibi olduğu Pamukkale Kablo’nun, İsrail Ordusu’nun “bir numaralı kablo tedarikçisi olduğunu” da haber yapmıştı.
4 Nisan 2026 Tarihli Gazeteler:
Türkiye limanları üzerinden İsrail’e petrol ve askeri sevkiyat iddiaları sürekli gündeme taşınmıştı. Hazırlanan rapora göre en az 57 sevkiyat yapılmış ve gemiler sinyallerini kapatarak gizli taşımacılık başlatmışlardı.
Ankara – Middle East Eye’ın haberine göre Yunan denizcilik şirketleri Türkiye limanları üzerinden İsrail’e petrol, kömür ve askeri malzeme taşımaya devam ediyorlardı.
No Harbour for Genocide kampanyasının yeni raporuna göre, Mayıs 2024 ile Aralık 2025 arasında İsrail limanlarına en az 57 gizli ham petrol sevkiyatı yapılmıştı. Yaklaşık 47 milyon varil petrol, gemilerin takip sinyalleri devre dışı bırakılarak ve sahte varış noktaları yazılarak Türkiye üzerinden İsrail’e taşınmıştı. No Harbour for Genocide araştırmacıları, Yunan gemilerinin Ceyhan Limanı’ndan ayrılırken, çoğunlukla Mısır’daki Port Said olmak üzere sahte varış noktaları belirttiğini saptamışlardı.
Habere göre, Ekim 2022 ile ambargonun yürürlüğe girdiği 1 Mayıs 2024 tarihleri arasında Yunan denizcilik şirketleri Thenamaris Ships Management ve Kyklades Maritime Corporation, Türkiye’den İsrail’e yapılan petrol sevkiyatının %21,82’sini karşılarken, 2 Mayıs 2024 ile 1 Aralık 2025 tarihleri arasında bu payın büyük bir artışla %91,23’e ulaştığı vurgulanmıştı. Habere göre Yunan Thenamaris ve Kyklades şirketleri; Venezuela, Nijerya, Gabon, Kamerun’dan da İsrail’e büyük petrol sevkiyatları yapmaktalardı. Ancak bu şirketlerin en kilit ilişkisi, Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattının ortaklarından olan Azerbaycan devlet petrol şirketi SOCAR ve enerji devi BP ile yürüttükleri ortaklık olduğu anlaşılmıştı.
Haberde, Yunan şirketlerinin İsrail’e sağladıklarının enerji kaynaklarıyla sınırlı kalmadığı belirtilirken, Yunan işletmesindeki gemilerin İsrail ordusuna askeri kargo tedarikinde de kritik bir rol oynadığı yer almıştı. No Harbor for Genocide’ın bulgularına göre, 2025 yılı içerisinde Contship Era, Marla Bull, Jamaica ve Zim America isimli dört Yunan işletmeli gemi, İsrail’in en büyük silah üreticisi olan Elbit Systems tarafından kullanılan mühimmat, makineli tüfek parçaları ve diğer askeri donanımları taşıyan en az 13 gizli sevkiyat gerçekleşmiş durumdaydı.
…
MAKALENİN TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ…
