Anasayfa » YEREL SEÇİM SONUÇLARI VE GELECEĞİN İPUÇLARI

YEREL SEÇİM SONUÇLARI VE GELECEĞİN İPUÇLARI

Yazar: yonetici
0 Yorum 123 Görüntüleyen
AKP neden oldukça ağır kayıplar yaşamıştı?
İstanbul, Ankara ve İzmir Büyükşehir Belediyelerini elinde tutmayı başaran CHP, AKP’nin elinden 3 büyükşehir ve 7 il merkez belediyesini daha almıştı. MHP, Yeniden Refah Partisi (YRP) ile DEM Parti de AKP’den 2’şer il alırken; AKP’den İYİ Parti ile Büyük Birlik Partisi’ne de birer il geçmiş durumdaydı. 2019 yerel seçiminde Türkiye genelinde oyların %44,33’ünü alan AKP’nin, 2024 mahalli idareler seçimindeki toplam oy oranının %35,48’e düşmesi, aslında sonun başlangıcıydı. Üstad Ahmet Akgül, bu uyarılarını 2016 yılında yazdığı “Başkanlık Muamması ve Çarkların Tıkanması” kitabında açık yüreklilikle ve cesaretle gündeme taşımıştı. İşte Erdoğan iktidarına kaybettiren bu yerel seçimler, halkımızın kesin ve keskin bir uyarı notasıydı!
Seçim sonuçlarını değerlendiren uzmanlar, AKP’ye destekte görülen düşüşün ekonomik krizin yanı sıra parti kadrolarındaki değişim ile yerelde seçmenden kopuştan kaynaklandığını söylüyorlardı.
Kiralık uzmanlar seçim sonuçlarını analiz ederken “ekonomik krize rağmen Erdoğan’ı ve AKP’yi desteklemeye devam eden yaklaşık %35,5’lik bir seçmen kitlesi olduğunu” söylese de durum çok farklıydı.
ABD’deki Middlebury College’da Siyaset Bilimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şebnem Gümüşçü, “Çok büyük bir yoksullaşma var, gelir dağılımlarında uçurumlar oluşuyor, insanlar özellikle büyükşehirlerde faturalarını ve kiralarını ödeyemiyor, çocuklarını okula aç gönderiyorlar. Parti teşkilatlarının yolsuzluğa bulaşmış olması da yerelde çok net gözlemleniyor.” tespitinde bulunuyorlardı.
Çünkü Erdoğan İktidarınca:
•Yandaş TV’lerde, mutlaka ve büyük farkla kazanacakları propagandası yapılmasına…
•Tüm devlet imkânlarının ve kadrolarının hoyratça kullanılmasına…
•AKP’ye oy vermeyen il ve ilçelerin devlet desteğinden mahrum bırakılacağı şantajının pompalanmasına rağmen ancak %34 oy alabiliyorsa…
•Üstelik bu oylarda Cumhur İttifakı MHP’nin de önemli bir payı varsa, normal şartlarda gireceği bir seçimden ancak %17 oy alacağını söylemek yerinde olacaktı. Şimdi %17’lik bir partinin ve başındaki şahsiyetin hâlâ iktidarda kalması siyasi etike ne kadar uygun sayılırdı?
Din istismarcısı AKP sona yaklaşmıştı
Henüz seçimin üzerinden iki gün geçmesine rağmen karanlık eller devreye sokulmuşlardı. Van’da DEM Parti’nin kazandığı seçimi, İl Seçim Kurulu geçersiz sayarak mazbatayı AKP adayına uzatmıştı. Neyse ki, yapılan itiraz üzerine Yüksek Seçim Kurulu bu haksızlığı ortadan kaldırmıştı. AKP ve DEM Parti esasen müttefik oldukları halde, şimdi apaçık bir danışıklı dövüş oynamalarının sebebi ne olaydı? Cumhur İttifakı seçimi kazanmak için kesenin ağzını açıp, devletin tüm kaynaklarını kuruttuklarından -bazı basında yazılanlara göre- maaşları dahi ödeyemeyecek durumdalardı.
Zaten AKP, her işini danışıklı dövüşle yürütmenin ustasıydı.
Jerusalem Post gazetesinin haberine göre, Tel Aviv’deki Türkiye Büyükelçiliğinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Türkiye’deki yerel seçimlerdeki siyasi kaygılar” nedeniyle İsrail’e saldırdığını; Türkiye’nin kapalı kapılar ardında İsrail’le ilişkilerini geliştirmek niyetinde olduğu yazılmıştı. Maariv gazetesine dayandırılan habere göre; Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan, Gazze savaşı başladığından beri söylem düzeyinde Siyonist rejimini hedef alsa da aslında İsrail’le diplomatik ilişkileri geliştirmek amacındaydı.
Seçim sürecinde miting meydanlarında Erdoğan’ın, “Netanyahu ve yönetimi, Gazze’de işledikleri insanlık suçlarıyla, bugünün Nazileri gibi isimlerini Hitler, Mussolini ve Stalin’in yanına yazıyorlar” demesinin ardından, Türkiye’nin Tel Aviv Büyükelçi Yardımcısı, İsrail Dışişleri Bakanı Yisrael Katz tarafından çağrılmış ve uyarılmıştı. Habere göre Türk Büyükelçi Yardımcısı, İsrail Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Jacob Blitstein’a, ‘Erdoğan’ın İsrail’e karşı sert söyleminin Türkiye’deki yerel seçimlerle ilgili siyasi kaygılarından kaynaklandığını’ aktarmıştı.
Büyükelçi Yardımcısı, seçimlerden sonra Türkiye’nin İsrail ile ilişkilerini geliştirmeye başlayacağını, bunun için de savaşın başında İsrail’e geri çağrılan İsrail Büyükelçisinin geri gönderilmesi ve Türkiye’nin Tel Aviv Büyükelçisinin de geri dönmesi gerektiğini vurgulamıştı.[1]
Velhasıl; Milli Çözüm Dergisi = Üstad Ahmet Akgül’ün yıllardır yazıp söylediği her şey bir bir çıkmıştı, çıkmaktaydı ve çıkacaktı. Son olarak çıkacak iki gelişme; İSRAİL’İN ve AKP’nin YIKILIŞI kalmıştı.
Türkiye’nin bu karanlık zihniyetin elinden tek kurtuluş ve çıkış yolu kalmıştı. O çıkış yolunu ise Aziz Erbakan Hocamız bir basın toplantısında şu sözlerle ifade etmişlerdi:
 “Bakın size kesinlikle ifade ediyorum ki: TÜRKİYE’NİN KURTULUŞU; Milli Çözüm’e inanan bir Cumhurbaşkanı’nın o makama oturması, Milli Çözüm’e inanan bir Hükümet’in kurulması ve yeni bir devrin başlamasıyla mümkündür!”
06 Mart 2024 Sn. Recep T. Erdoğan’ın; ELÂZIĞ MİTİNGİNDEN “Güldürürken Düşündüren” Notlar Aktarmıştık!
AKP İl Başkanı Şerafettin Yıldırım yaptığı konuşmada:
“Ak Parti Belediye Başkanlarımız, sadece sabah 9 00 akşam 5 00 arası değil, gece-gündüz devamlı hizmet üzerindedirler!” deyince, uzaktan bir köşede izleyen,
Gariban Fikri Emmi:
“Doğrudur Beyim… Sizin Belediye Başkanlarınız geceleri de her türlü hizmet oteli işletmektedir!” diye mırıldanmıştı.
Not: Elazığ Mollakendi AKP’li Belediye Başkanı Mehmet Enis Doğan 24 Şubat 2024 tarihinde, işlettikleri otelde fuhuş yaptırdıkları gerekçesiyle suçüstü basılıp tutuklanmışlardı!..
Bu hizmet otelinde(!) hangi üst düzey kodamanları ve iş adamlarını ağırladıkları ise, sadece ve herhalde kamera kayıtlarıyla ortaya çıkacaktı!..
•AKP Gn. Bşk. Yardımcısı Yusuf Ziya Yılmaz ise:
“Ak Parti İktidarı, Belediyelere imkân sağlamak hususunda asla parti ayrımı yapmamıştır” deyince,
Gariban Fikri Emmi:
“Yahu, ne cesaret!.. Bu zat, hem de yüzüne karşı Sn. Erdoğan’ı yalancı çıkarmaktadır!.. Sn. Başkan, kaç yerde: ‘İktidara oy yoksa, belediyelere bütçeden pay yok!..’ anlamında tehditler savurmamış ve halkımızı ikaz buyurmamışlar mıydı?!.” diye mırıldanmıştı…
•Sn. Recep T. Erdoğan, konuşmasının bir yerinde:
“Biz vatandaşımıza hep dürüst ve hasbi davrandık; asla gerçekleri çarpıtmadık, olduğumuzdan farklı tavır takınmadık… Bakınız Gazze’yi ve Filistinli kardeşlerimizi de yalnız bırakmadık, bırakmayacağız… Bölgemizdeki katliamları durdurmak için çırpınmaktayız…” dediğini duyan,
Gariban Fikri Emmi:
“Herhalde Sn. Başkanın dili sürçmekteydi… Yoksa, TÜİK’in resmi sitesindeki verilere göre, 3,5 ay boyunca İsrail’e yaklaşık 900 gemi dolusu; akaryakıt, gıda, su, silah ve mühimmat malzemesi yolladıklarını söyleyecekti…
Aslında Gazzeliler, İsrail’in engellemesiyle, açlıktan, susuzluktan, ilaçsızlıktan ve fosfor bombalarından kırılıp kıvranırken, AKP’nin Sakarya Mitinginde ‘İsrail’e yardımı kesin!’ diye açılan pankartları hemen indiren ve duyarlı vatandaşları sindiren yine kendileri olmaktaydı!?.”
Ve sonunda Sn. Erdoğan:
“Bu muhalefetin, rantı bol belediyeleri ille de kazanmak dışında bir gayeleri yoktur!” deyince, Gariban Fikri Emmi:
“Bu yüzden mi, geçen seçimlerde kaybettiğiniz İstanbul’da, hilekârlık ve zorbalıkla seçimleri tekrar ettirdiniz ve daha beter kaybettiniz?.. İstanbul’da rantınız kesildi diye mi, bütün Bakanlarınızı ve devlet kurumlarını, Sn. KURUM’un özel hizmetine verdiniz?” diye mırıldanmıştı!..
Seçim akşamına kadar Erdoğan’ın kerametlerini, Cumhur İttifakı’nın marifetlerini yazıp konuşan kiralık yazar ve yorumcular, şok edici sonuçları görünce mazeretler üretmeye başlamışlardı.
Yeni Akit Yazı İşleri Müdürü Ali Karahasanoğlu: “Sağlıklı ve çok akılcı davranan insanlar da, zaman zaman akıl tutulması yaşayabilirler. Hepimiz, zaman zaman akıl tutulması yaşarız. Hızlı ve doğru karar alma süreçlerinde, normal şartlarda asla yapmayacağımız yanlışlara, bazen ‘nasıl oldu, nasıl olabiliyor’ diye sorgulama yapa yapa imza attığımız/attığınız olur. Dün de 61 milyon seçmen nezdinde, bir akıl tutulması yaşandığı kanaatindeyim. Şu il, bu il özelinde söylemiyorum. Tabii ki bazı illerde yaşanan akıl tutulmasının, çok daha yüksek dozlu olduğu kanaatindeyim. Bunların birincisi İstanbul, ikincisi Ankara’dır… Ama genel tablo da, bu iki ilden farklı değil. Türkiye genelinde fotoğraf; üç aşağı beş yukarı aynı olduğu için, tüm fotoğrafa bakarak söylüyorum… Seçmen, akıl tutulması yaşıyor!” Yeni Akitçilere göre halk Erdoğan’a oy verince akıllı, oy vermeyince akılsız sayılıyorlardı.

 

 

MAKALENİN TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ..

 

 

Yorum Yap

BENZER İÇERİKLER

Size daha iyi hizmet sunabilmek için çerezleri kullanıyoruz. KABUL ET Detaylı Bilgi