Anasayfa » SABAHATTİN ÖNKİBAR VE ADNAN OKTAR

SABAHATTİN ÖNKİBAR VE ADNAN OKTAR

Yazar: yonetici
0 Yorum 181 Görüntüleyen

SABAHATTİN ÖNKİBAR VE ADNAN OKTAR

 

“Millet”lerin oluşmasında ve onların devlet ve medeniyete ulaşmasında, en birleştirici, belirleyici ve bilinçlendirici etkenin DİN olduğu tarihi ve bilimsel bir gerçektir. Bu nedenle Kur’an’ı Kerim’de, din ile Millet kavramı, birçok ayette aynı manada zikredilmiştir. Din ve Millet kavramı aynı zamanda “tabi ve tercih olunan bir hukuk ve ahlak sistemi etrafında halkalaşan topluluk ve onların ortak inancı ve hayat tarzı” anlamını da içermektedir.

“Sen onların milletine (Batıl dinlerine, ideolojilerine, Siyonist ve emperyalist hedeflerine) tabi (ve hizmetçi) olmadıkça, Yahudi ve Hıristiyanlar, kesinlikle senden razı olacak (ve hayırlı işlerinize destek sunacak) değildir” (Bakara: 120) ayeti bu gerçeği bildirmektedir.

Meşhur Batılı düşünür Bergson (1859 – 1941):

“Tarihte de, günümüzde de, gelecekte de; eğitimsiz ve bilimsiz, sanat ve sanayisiz, hikmet ve felsefesiz toplumlar olabilir, yaşayabilir. Ancak dinsiz bir toplumun bağımsız kimlik kazanması ve ayakta kalması mümkün değildir” diyerek bu gerçeği dile getirmektedir.

Benjamin Kidd’in ise:

“Din, insan topluluklarının düşüncelerini ve eylemlerini hem düzenleyen, hem de disiplinize eden en birinci etkendir” tespitleri oldukça önemlidir.

Prof. Dr. Necati Öner’in:

“Hak Din, her şeyi en iyi bilen, âlemleri yoktan var eden ve her şeye gücü yeten yüce Yaratıcıya ve Onun hatırına bütün mahlûkata karşı, insanların kendilerini sorumlu hissetmeleridir” demektedir.

Vahye dayanmayan din ve sistemler bile, beşeri ekiplerin kendi ideolojilerini ulvi güçlere büründürerek toplumu şekillendirme ve kontrol etme girişimleridir.

Bediüzzaman Hz.leri 1947 yılında dönemin CHP İçişleri Bakanı Hilmi Uran’a yazdığı mektupta; doğudan zuhur edecek ve Kürt gençleri etkileyecek bölücü terörizmi önlemek üzere:

“Doğru ve doyurucu şekilde, iman ve Kur’an hakikatlerini öğretmeye ve özendirmeye gayret etmezseniz, kesin bilgi ve belgelerle ispat ve ikaz ederim ki, (Kürtler) kahraman kardeşleri ve kumandanı (Devlet kurucusu, koruyucusu ve birlikte yönetici kadrosu) olan Türk Milletine karşı (Dış güçlerce) dehşetli bir nefret ve adavete sürüklenecektir. Küfrü mutlak (olan inkârcılık ve isyancılık) kaynaklı anarşiliğe mağlup (ve alet) olup, Âlemi İslamın son ve sağlam kalesi ve şanlı ordusu olan bu Türk Milletinin parçalanmasına sebebiyet verilecektir[1] şeklindeki tespitleri aynen zuhur etmiş ve milletimizin kaynaştırıcı mayası olan din bağı tahrip edildiğinden, ülkemiz bölünme aşamasına gelmiştir. Rahmetli Erbakan bu derin tahribatı tamir ve tedavi için imani, ahlaki, iktisadi ve siyasi tedbirler geliştirmiş, ama hem dış güçler, hem de işbirlikçi çevrelerce sürekli önü kesilmiştir.

Bediüzzaman gibi din âlimlerine ve İslami eğitim veren İmam-Hatiplere düşmanlık, aslında Milli birlik ve dirliğimize yönelik en büyük hıyanettir.

 

..

 

MAKALENİN TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ…

BENZER İÇERİKLER

Size daha iyi hizmet sunabilmek için çerezleri kullanıyoruz. KABUL ET Detaylı Bilgi