Anasayfa » ERBAKAN’dan Altın Sözler

ERBAKAN’dan Altın Sözler

Yazar: yonetici
0 Yorum 100k Görüntüleyen

 

Asrın
Lideri Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN’dan Altın Sözler

 

Asrın
Lideri Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN’dan Altın Sözler

 

Hocamız buyurmuşlardı: ‘‘İslam, bizim zamanımıza ve arzularımıza uymaya mecbur değildir. Herkes ve her şey İslam’ın adalet ve saadet prensiplerine uymakla mükelleftir. Çünkü İslam; değişen ve gelişen bütün zaman ve mekânların ve her türlü ihtiyaç ve sorunların İlahi reçetesi ve kurtuluş çaresidir.’‘

‘‘Trabzon’un Fethi ve Pontus’un devrilmesi sırasında, çok zahmetli dağ geçitlerini aşma esnasında; Uzun Hasan’ın annesi Sara Hatun’un: ‘‘Ey oğul! Onca mülkün sana yetmez mi? Bir Trabzon için bunca meşakkate değer mi?’‘ sözlerine karşılık Sultan Fatih’in cevabı: ‘‘Ben bütün bu zahmet ve mihnetlere, yeni bir ülke daha fethetmek, mülkümü genişletmek ve kahramanlık göstermek için değil; Allah’ın adalet hükümleri buralarda da uygulansın, buradaki insanlar da gerçek huzur ve hürriyetle tanışsın ve böylece benim kulluk görevimde bir eksiklik kalmasın ve bunların hesabı benden sorulmasın diye katlanıyorum!..’‘

‘‘Şimdi maalesef bütün İslam Alemi ve özellikle Türkiye’miz, üstü açık umumi bir Siyonist sömürü ve sindirme hapishanesine çevrilmiştir. Ve ülkemiz, bir nevi esir kampı görünümündedir. Bu nedenle farklı din ve düşünceden bütün insanlarımızın, gerçek bir huzur ve hürriyete, refaha ve saadete ulaşması için, ilmi ve insani ölçüler içerisinde her türlü cehdü gayreti göstermek, İslamiyet’imizin ve insaniyetimizin bir gereğidir.’‘

‘‘Tasavvuf: tarihimiz boyunca İslam’ın, usta-çırak metoduyla örnek alarak, yaparak ve yaşayarak öğrenildiği bir talim ve terbiye mektebi olarak hizmet vermiştir. Nefisle mücadelenin ve kötü düşüncelere karşı direnmenin manevi kışlası hükmündedir.’‘

“Kur’an’ın, Beytullah’ın damına veya bir dağın başına, hazır bir kitap şeklinde gönderilmeyip, onu bizzat tarif, tatbik ve talim etmek üzere Hz. Peygamber Aleyhisselama indirilmesi de, bu hikmetledir.’‘

‘‘Müslümanın ve sorumluluk sahibi inançlı bir insanın vazifesi: ‘‘Şu farzdır, şu haramdır. Şunlar günahtır, şunlar sevaptır!..’‘ diye konuşmak ve edebiyat yapmak değildir… Asıl görevimiz: İyilikleri yürütecek, kötülükleri önleyecek bir adalet düzenini kurup yerleştirmektir. Yani Cenab-ı Hak bize: ‘‘Faiz haramdır, alan da veren de günahkârdır’‘ diye konuşmamızı değil, faiz sistemini değiştirmemizi emretmektedir.’‘

Bakınız, ‘‘Faiz, haramdır, günahtır’‘ şeklinde papağan gibi milyonlarca kere tekrarlanan sözler, vaazlar, nasihatler, faiz oranını ve tahribatını artırmaktan başka bir netice vermemiştir. Halbuki, ‘‘Faiz kaldırılmıştır’‘ kararnamesinin mürekkebi 1 mg. bile tutacak değildir… Ancak bunun gerçekleşebilmesi için ilmi, siyasi ve disiplinli, ciddi bir gayret gerekmektedir. İşte bu nedenle, şu anda MSP’nin (ve diğer Milli Görüş partilerinin ve Milli Çözüm Ekibinin) mevcudiyeti; ülkemizde ve yeryüzünde adalet düzenini gerçekleştirmek ve hasretle beklenen barış ve bereket medeniyetini ilan etmek kadar önemlidir!

‘‘MSP, sinsi Siyonist ve emperyalist güçlere karşı kurduğumuz bir siperdir. Bize ve ülkemize yönelik tehdit ve tehlikeleri savuşturmak üzere böyle bir imkândan yararlanmak, akli ve dini bir vecibedir, bir vesiledir. Ülkemize ve milletimize hizmet için her münasip fırsatı değerlendirmek görevimizdir… Dikkatle incelenirse, Bedir Harbi’nin de, müşriklerin koyduğu savaş usulleriyle yapıldığı görülecektir. Çünkü asıl olan ve amaçlanan, usul ve şekil değil; niyet ve neticedir.’‘

‘‘Siyaset bizi ilgilendirmiyor’‘ demek; ‘‘Kur’an’ın yarısı ve insanlığın sorunları bizi alakadar etmiyor’‘ demekle aynı anlama gelir. Kur’an’ın prensipleri, Müslümanların ve insanlığın problemleri, kendilerini ilgilendirmeyen kimselerin: şefkat, merhamet, huzur ve hoşgörüyle alakalı sözleri sahtedir. Böyleleri ya İslam’ı tam bilmeyen ve Kur’an’ı incelemeyen gafil ve cahil kesimlerdir. Veya bile bile gerçekleri ve kulluk görevlerini görmezlikten gelen kötü niyetli kimselerdir.’‘

‘‘Cenab-ı Hak’kın, şer cephesine ve şeytan ekibine, bizden daha çok maddi imkân ve eleman vermesi, inananlar için bir nevi rahmettir. Çünkü böylece, daha dikkatli olmamız, daha çok çalışmamız ve neticede daha büyük şeref ve sevap kazanmamız murat edilmiştir.’‘

‘‘Herhangi bir konuda, en uygunu ve en doğruyu bulmak için gayret gösterip gerçeği ve gerekeni öğrenmek, İlahi bir nimet ve inayettir. Ancak bu durumun, yani bulduğumuz doğrunun, hakkımızda hayırlı ve yararlı olup olmadığını fark etmek de, ayrı bir fazilet ve ferasettir.’‘

‘‘Biz bütün esbaba tevessül etsek ve her türlü gayreti göstersek bile, Cenab-ı Hak istediğimiz neticeyi vermeye mecbur değildir. Beş mi çok, bin mi çok? Bu akılla ve matematikle tespit edilir. Ama bazı durumlarda bizim hakkımızda beş mi hayırlı, bin mi hayırlı, işte bu ancak imanla, İslamiyet’le ve kadere teslimiyetle bilinir.’‘

‘‘Her şuurlu Müslüman kendisini: Hz. Peygamber Efendimizin Uhud’da diktiği nöbetçi yerinde görmeli, dünyalık heves ve hesaplarla görev yerini terk etmenin, nelere mal olacağını devamlı düşünmelidir.’‘

‘‘Bir Hak davaya makam ve menfaat düşüncesiyle girenlerin veya nefsi ve dünyevi hesaplarla yan çizenlerin; cehenneme atılmak için kendilerine başka günah aramaları gereksizdir.’‘

‘‘Cenab-ı Hak’kın en sevdiği insan, kendi görevlerini en iyi şekilde yerine getirmekten ve şahsi hatalarını ve noksanlarını düzeltmekten, başkalarıyla uğraşmaya vakit bulamayan mü’minlerdir.’‘

‘‘Askerlikte, malum ve makbul eğitim süreci ve hizmet kademeleriyle, terfi ederek sadece Orgeneralliğe erişilir. Ancak; Mareşal olabilmek için, mutlaka birkaç meydan muharebesini kazanmış olmak gerekir!’‘

 

“Arkadaşlar biz
vaktiyle Hanefi Mezhebi
nin en önemli fıkıh kitaplarından biri olan Mültekayı
okurken, av ve avc
ılık bahsinde şunları öğrendik. Avcı avını gördüğü zaman,
besmeleyi
çeker ve tetiğe basar. Avı vurduğunu hissederse, köpeğine tiyo verir,
köpek gider avı yakalayıp getirir. Avcının köpeğin avı nasıl getirdiğine
bakması farzdır. Dudakları ile mi götürdü yoksa dişleri ile mi götürdü? Eğer
dudakları ile götürdü ise, onu sahibi için getirmiştir. Eğer dişledi ise, ona
salyasını akıttı, kendi nefsi için tutuvermiştir. Eğer ısırdığı için hala
ölmemişse, hemen orada besmele ile yeniden kesilir ve o zaman helaldir, sadece
o ısırdığı yer kesilir köpeğe verilir. Ama eğer ısırdığı için öldü ise, o zaman
o murdardır yenmez
’‘ dedikten sonra sözü eğitime getirdi:’‘Şimdi ben size ne
anlat
ıyorum? Bulunduğumuz ve imtihan olunduğumuz makamlar ve imkânlar
emanettir, bunlar
ı ısırarak salyamızı bunlara akıtıp murdar etmeyelim. Makamlar
emanettir, bunlar gelip ge
çicidir. Bizim sahibimiz Rabbimiz ve davamız için
kullanmamız gereken şeylerdir. Bunları ısırarak, bunlara salyamızı
karıştırarak, hem kendimizi helak ederiz, hem de peşimizden gelenleri, arkamızdakileri
helak ederiz
’‘

Prof.
Dr. Necmeddin Erbakan

 

‘’Hak daima üstündür.
Zaman zaman Hakk
ı Üstün tutan medeniyetlerin hakimiyeti kaybetmelerinin sebebi,
Hakkı üstün tutması gerekenlerin gereği gibi ve yeterince
çalışmamalarıdır!”

Prof. Dr Necmettin ERBAKAN

 

* ‘‘İslam, bizim zamanımıza ve
arzularımıza uymaya mecbur değildir. Herkes ve her şey İslam
’ın adalet ve
saadet prensiplerine uymakla mükelleftir. Çünkü İslam; değişen ve gelişen bütün
zaman ve mekânların ve her türlü ihtiyaç ve sorunların İlahi reçetesi ve
kurtuluş çaresidir.
’‘

‘‘Trabzonun Fethi ve Pontusun
devrilmesi sırasında, çok zahmetli dağ geçitlerini aşma esnasında; Uzun
Hasan
’ın annesi Sara Hatunun: ‘‘Ey oğul! Onca mülkün sana yetmez mi? Bir
Trabzon için bunca meşakkate değer mi?
’‘ sözlerine karşılık Sultan Fatihin
cevabı:
‘‘Ben bütün bu zahmet ve mihnetlere, yeni bir ülke daha fethetmek,
mülkümü genişletmek ve kahramanlık göstermek için değil; Allah
’ın adalet
hükümleri buralarda da uygulansın, buradaki insanlar da gerçek huzur ve
hürriyetle tanışsın ve böylece benim kulluk görevimde bir eksiklik kalmasın ve
bunların hesabı benden sorulmasın diye katlanıyorum!..
’‘

‘‘Şimdi maalesef bütün İslam Alemi ve
özellikle Türkiye’miz, üstü açık umumi bir Siyonist sömürü ve sindirme
hapishanesine çevrilmiştir. Ve ülkemiz, bir nevi esir kampı görünümündedir. Bu
nedenle farklı din ve düşünceden bütün insanlarımızın, gerçek bir huzur ve
hürriyete, refaha ve saadete ulaşması için, ilmi ve insani ölçüler içerisinde
her türlü cehdü gayreti göstermek, İslamiyet’imizin ve insaniyetimizin bir
gereğidir.
’‘

‘‘Tasavvuf: tarihimiz boyunca İslam’ın,
usta-çırak metoduyla örnek alarak, yaparak ve yaşayarak öğrenildiği bir talim
ve terbiye mektebi olarak hizmet vermiştir. Nefisle mücadelenin ve kötü
düşüncelere karşı direnmenin manevi kışlası hükmündedir.
’‘

“Kuran’ın, Beytullah’ın damına
veya bir dağın başına, hazır bir kitap şeklinde gönderilmeyip, onu bizzat
tarif, tatbik ve talim etmek üzere Hz. Peygamber Aleyhisselama indirilmesi de,
bu hikmetledir.
’‘

‘‘Müslümanın ve sorumluluk sahibi inançlı
bir insanın vazifesi:
‘‘Şu farzdır, şu haramdır. Şunlar günahtır, şunlar
sevaptır!..
’‘ diye konuşmak ve edebiyat yapmak değildir… Asıl görevimiz:
İyilikleri yürütecek, kötülükleri önleyecek bir adalet düzenini kurup
yerleştirmektir. Yani Cenab-ı Hak bize:
‘‘Faiz haramdır, alan da veren de
günahkârdır
’‘ diye konuşmamızı değil, faiz sistemini değiştirmemizi
emretmektedir.
’‘

Bakınız, ‘‘Faiz, haramdır, günahtır’‘
şeklinde papağan gibi milyonlarca kere tekrarlanan sözler, vaizler, nasihatler,
faiz oranını ve tahribatını artırmaktan başka bir netice vermemiştir. Halbuki,
‘‘Faiz kaldırılmıştır’‘ kararnamesinin mürekkebi 1 mg. bile tutacak değildir
Ancak bunun gerçekleşebilmesi için ilmi, siyasi ve disiplinli, ciddi bir gayret
gerekmektedir. İşte bu nedenle, şu anda MSP
nin (ve diğer Milli Görüş
partilerinin ve Milli Çözüm Ekibinin) mevcudiyeti; ülkemizde ve yeryüzünde
adalet düzenini gerçekleştirmek ve hasretle beklenen barış ve bereket
medeniyetini ilan etmek kadar önemlidir!

‘‘MSP, sinsi Siyonist ve emperyalist güçlere
karşı kurduğumuz bir siperdir. Bize ve ülkemize yönelik tehdit ve tehlikeleri
savuşturmak üzere böyle bir imkândan yararlanmak, akli ve dini bir vecibedir,
bir vesiledir. Ülkemize ve milletimize hizmet için her münasip fırsatı
değerlendirmek görevimizdir
… Dikkatle incelenirse, Bedir Harbinin de,
müşriklerin koyduğu savaş usulleriyle yapıldığı görülecektir. Çünkü asıl olan
ve amaçlanan, usul ve şekil değil; niyet ve neticedir.
’‘

‘‘Siyaset bizi ilgilendirmiyor’‘ demek;
‘‘Kuran’ın yarısı ve insanlığın sorunları bizi alakadar etmiyor’‘ demekle aynı
anlama gelir. Kur
an’ın prensipleri, Müslümanların ve insanlığın problemleri,
kendilerini ilgilendirmeyen kimselerin: şefkat, merhamet, huzur ve hoşgörüyle
alakalı sözleri sahtedir. Böyleleri ya İslam
’ı tam bilmeyen ve Kuran’ı
incelemeyen gafil ve cahil kesimlerdir. Veya bile bile gerçekleri ve kulluk
görevlerini görmezlikten gelen kötü niyetli kimselerdir.
’‘

‘‘Cenab-ı Hakkın, şer cephesine ve
şeytan ekibine, bizden daha çok maddi imkân ve eleman vermesi, inananlar için
bir nevi rahmettir. Çünkü böylece, daha dikkatli olmamız, daha çok çalışmamız
ve neticede daha büyük şeref ve sevap kazanmamız murat edilmiştir.
’‘

‘‘Herhangi bir konuda, en uygunu ve en
doğruyu bulmak için gayret gösterip gerçeği ve gerekeni öğrenmek, İlahi bir
nimet ve inayettir. Ancak bu durumun, yani bulduğumuz doğrunun, hakkımızda
hayırlı ve yararlı olup olmadığını fark etmek de, ayrı bir fazilet ve
ferasettir.
’‘

‘‘Biz bütün esbaba tevessül etsek ve her
türlü gayreti göstersek bile, Cenab-ı Hak istediğimiz neticeyi vermeye mecbur
değildir. Beş mi çok, bin mi çok? Bu akılla ve matematikle tespit edilir. Ama
bazı durumlarda bizim hakkımızda beş mi hayırlı, bin mi hayırlı, işte bu ancak
imanla, İslamiyet
le ve kadere teslimiyetle bilinir.’‘

‘‘Her şuurlu Müslüman kendisini: Hz.
Peygamber Efendimizin Uhud
da diktiği nöbetçi yerinde görmeli, dünyalık heves
ve hesaplarla görev yerini terk etmenin, nelere mal olacağını devamlı
düşünmelidir.
’‘

‘‘Bir Hak davaya makam ve menfaat
düşüncesiyle girenlerin veya nefsi ve dünyevi hesaplarla yan çizenlerin;
cehenneme atılmak için kendilerine başka günah aramaları gereksizdir.
’‘

‘‘Cenab-ı Hakkın en sevdiği insan,
kendi görevlerini en iyi şekilde yerine getirmekten ve şahsi hatalarını ve
noksanlarını düzeltmekten, başkalarıyla uğraşmaya vakit bulamayan
minlerdir.’‘

‘‘Askerlikte, malum ve makbul eğitim
süreci ve hizmet kademeleriyle, terfi ederek sadece Orgeneralliğe erişilir.
Ancak; Mareşal olabilmek için, mutlaka birkaç meydan muharebesini kazanmış
olmak gerekir!
’‘

 

*** Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın LAİKLİK anlayışı

‘‘Müslümanlığın bizatihi kendisi laiktir. Açın Sultan Fatih’in İstanbul’un Fethinin arkasından çıkardığı beyannameyi, okuyun; Galata’daki Cenevizlilere dahi: ’‘Bütün haklarınız benim teminatım altındadır. Her türlü inanç hürriyetine sahipsiniz. Patrikhane her türlü hizmetine devam edecektir’‘ demiştir. Hz. Ömer Efendimizin Kudüs’ü fethettiği zamanki beyanatına bakın: ’‘Herkes kendi dininde serbesttir. Her inanç sahibi kendi ibadetini muntazam yapacak, rahatlıkla yerine getirecektir. Sizin koruyucunuz benim’‘demiştir. Selahattin Eyyubi Kudüs’ü aldıktan sonra aynı şekilde: ’‘Hepinizin inancının teminatı benim’‘ demiştir. Bizim tarihimiz hep bunlarla doludur, dünya alem buna şahittir. Bunun için Müslümanlık içindedir bizzat laiklik. Aslında Müslümanlık varken ayrıca laiklik diye bir şey aramanız bile gereksizdir. Müslümanlık her zaman, herkesin dinine saygı göstermiştir. Bakınız Müslümanlıkta hiçbir zaman, şahısların Dine ait kurallara aykırı hareket etmesiyle ilgili bir ceza-i müeyyide getirilmemiştir. Kur’an-ı Kerim’de iki tane nizam vardır. Bir ‘‘Genel İnsanlık Nizamı’‘. Bu genel insanlık nizamında müsaade edilenler var, yasak edilenler var. Yasak edilenler nedir; adam öldürmek, yalan yere şahitlik etmek, çeşitli ahlaksızlıklara yönelmek, ırz ve namusa tecavüze yeltenmek; bütün bunların hepsinin ve her din için eşit oranda cezası vardır. Ama namaz kılmamışsa bunun bir cezası yoktur, çünkü bu Allah’la kul arasındadır. Ancak bu durumda Müslümanlar için tavsiye vardır, o da tatlı dille yapılacaktır. ‘Namazını kılarsan yarın şu sevabı alırsın’ diye uyarılacaktır. Müslümanların yapacağı işlerin adı ‘‘Helal’‘, yapmayacaklarının adı ‘‘Haram’‘dır. Herkesin yapacağı işin adı ‘‘Maruf’‘, yapmayacağı işin adı ‘‘Münker’‘ olmaktadır. İki ayrı sistem tarif edilmiştir. Maruf ve Münker’de ceza vardır. Çünkü herkesi bağlayıcıdır ve temel insan haklarıyla alakalıdır. Hangi dinden olursa olsun adam öldürmeye kalkışırsanız, zina yaparsanız, yalan yere şahitlikte bulunursanız, hırsızlık yaparsanız cezasına katlanırsınız. Ama namaz oruç vs. Müslümanlara ait şahsi ibadetleri terk etme gibi hususlara gelince bunların dünyalık cezası konulmamıştır. Bunlar tavsiyeyle, telkinle, tatlı dille, kavli leyyinle anlatılacaktır. Bundan dolayı eğer Milli Görüş okulundan ve arka kapıdan kaçıp top oynamazsan, o zaman bilirsin ki Müslümanlık, laiklikle tamamen bir aradadır, hiçbiri arasında tezat bulunmamaktadır. Bu sebepten dolayıdır ki bizim elli senelik geçmişimizde, Anayasanın Laiklik maddesiyle değil, bu maddeye aykırı hareket edilmesiyle mücadele ettiğimiz ortadadır.’‘

 

 

*** Aziz Erbakan Hocamızın Demokratur Tanımı

‘‘Milletimizin bunları çok iyi tanımasında ve güdümlü demokrasiyi
anlamasında büyük faydalar vardır. Bu tabir Latince bir tabirdir (kavramdır).
‘‘Diktatör’‘ demek, ‘‘baskı yapan adam’‘ anlamındadır. Diktatörle idare edilen bir
rejimin adı Latincede 
’‘diktatür’‘olmaktadır. Gramer yapısı
itibarıyla diktatür demek; diktatörlükle idare edilen rejimin adıdır.
‘‘Demokrasi’‘
demek, halkın kendi kendini hür iradesi ve tercihi ile idare etmesi
manasındadır.
‘‘Demokratur’‘ demek ise halkın yönetime alet ve aracı yapılması,
yani halkın narkozlanmasıdır.
‘‘Ben seçtim’‘ zanneder, hâlbuki başkaları
tarafından dikte edilenleri iktidara taşımıştır, yani tamamen narkozlanmıştır
ve o başkasının istediğini seçtiği halde ben seçtim zannına kapılmaktadır. Bu
seçilenler de
‘‘biz kendi marifetimiz tarafından seçildik’‘ sanmaktadır. İşte
bunun adı
‘‘Demokratur’‘ olmaktadır, Demokrasi sadece kılıftır. Şimdi bu ırkçı
emperyalizmin keşfettiği ve geliştirdiği muazzam bir aldatmacadır. Bunu ben
söylemiyorum, Almanya
nın iki numaralı kardinali son yazdığı kitabında bir
yandan Papaya tavsiyede bulunarak: 
’‘Bizim Hıristiyanlığımız geriliyor,
lütfen Müslümanlıktan istifade edin, Hıristiyanlığı kurtarın!
’‘ diye yalvarıyor ama, aforoz ediliyor,
diğer yandan da aynı kitabında:
‘‘Tüm insanlığın saadeti için de ikinci tavsiyem şudur:
İnsanlar ırkçı emperyalizm tarafından demokratur rejimi vasıtasıyla
aldatılıyor. Bu insanlara demokraturun tanıtılması lazımdır ki insanlar
aldanmasınlar. Demokrasi yerine demokratur uygulanıyor
’‘ şeklinde uyarılarda bulunuyor. Yani
ırkçı emperyalizm çeşitli ülkelerde, mesela Uganda
da misal olarak söylüyorum;
filanca insanı iktidara getirmek istiyor, buna göre medyayı kullanıyor, para
gücünü kullanıyor, işbirlikçileri kullanıyor, elinde başka etkenler var bunları
kullanıyor. Oradaki zavallı halk bu etkilerin altında
‘‘ben seçiyorum’‘
zannederek gidip ırkçı emperyalizmin istediğini seçip başına getiriyor. Burada
kullanılan metot;
‘‘horoz dövüşü’‘ oluyor. Yani bütün ülkelerde iki tane partiyi
tutar, öne çıkarır oysa bunların ikisi de ırkçı emperyalizmin partileri
olmaktadır. Amerika
da Cumhuriyetçi Parti de Demokrat Parti de sonunda ırkçı
emperyalizmin güdümünde bulunmaktadır. Almanya
da Sosyal Demokratlar da,
Hıristiyan Demokratlar da bu konumdadır. Bu geliştirilmiş bir metottur.
‘‘Ben
seçtim
’‘ zannediyorlar hâlbuki etkiyle karanlık odakların partilerini iktidara
taşıyorlar. Şimdi bu iki tane partiye horoz dövüşüyle yaptırılıyor. Ekranlarda
siz seçim boyunca siz sadece iki parti var zannediyorsunuz. Tıpkı Türkiye
de
AKP
yle CHPyle oynanan horoz dövüşü oyunu gibi. Bunların arasında ne fark var
Allah aşkına temelde? Şimdi bunu söylediğim zaman bazı kardeşlerimiz
yadırgayacak, 
’‘Canım CHP ile AKP aynı tutulur mu?’‘ diye karşı çıkacak, ama Ben perde
arkası gerçeklerden ve temel meselelerden bahsediyorum
’‘

 

***Aziz Erbakan Hocamızın Anlattığı Temel Esaslarımız

1.temel esasımız ‘’Bir kavim saadet bulamaz, kendisini islah etmedikçe’’
Onun için aziz milletimize sesleniyorum: ESKİ
DEVİR KAPANDI. FUTBOL TAKIMI TUTAR GİBİ SEN SAĞCISIN ÖBÜRÜ SOLCU BU BOŞ LAFLARI
BIRAKIN HAKTA BİRLEŞELİM. Geliniz bütün insanlığa en hayırlı hizmeti yapalım.

  1. Temel esasımız şudur:Bir kavmin
    içinde hakkı tebliğ eden bir zümre bulunursa Allah o zümreye hidayet verir
    onların yüzü suyu hürmetine o kavme saadet verir. Bundan dolayıdır ki
    kardeşlerimizin , inananların, hakkı tavsiye eden sıfatını kazanmalarını
    gerekmektedir. Buda ancak canla başla çalışmayla mümkündür.
  2. Temel esas şudur:Üzülmeyin
    gevşemeyin inanıyorsanız üstünsünüz. Bundan dolayıdır ki batılların hepsi yok
    olacaklardır. Biz burada değişmez kanunları konuşuyoruz. İnanıyorsanız
    üstünsünüz, yoksa başkasını taklit ediyorsanız uşaksınız.
  3. temel esas ise:Zafer
    inananlarındır ve zafer yakındır.
  4. temel esasta:Allah
    nurunu tamamlayacaktır.

Prof. Dr. Necmettİn ERBAKAN’DAN altın sözler

 

*** Prof.Dr. Necmettin Erbakan Hoca Bir Seminerde Şu Misali Anlatmıştı:

Farz et ki sen Hz. Peygamber (sas)’in Bedir Savaşını yaptığı gün o civarda
develerini güden bir çobansın. Efendimiz Aleyhissalat Vesselam ile Ebu Cehil
taraftarları Bedir Kuyuları yakınında savaşa tutuşmak üzereler…

Eğer, sen ‘‘Şöyle bir yüksek tepeye çıkayım da yaşanan savaşı seyredeyim’‘
dersen kâfirler zümresinden olursun.

Eğer, ‘‘Yarabbi, bunlardan kim haklı ise ona yardım et’‘ diye dua edersen,
yine kâfirlerden olursun. Çünkü sen bu dünyaya hangisi haklı, hangisi haksız
bilmek için gönderilmişsin. Bu ayırımı, haklı-haksız, hak-batıl ayırımını
yapamayan mümin olamaz.

Eğer, ‘‘Yarabbi, Peygamberin Hz. Muhammed (sas)’a yardım et, onu muzaffer
kıl’‘ diye dua edersen günahkâr bir fâsık olursun. Çünkü o dua etme zamanı değil,
eyleme geçme anıdır.

 

Eğer hakiki bir mümin isen yapacağın şudur: Olaydan haberdar olur olmaz,
yerinden öyle bir fırlayışla fırlayacaksın ki, savaş alanına kadar birkaç kez
yüzüstü yere kapaklanacaksın. Eline ne geçerse, ne bulursan onunla saldıracaksın!’‘..

 

 

***   ’‘Irkçı emperyalist odaklar diyor
ki: Müslüman âleminde, bütün gücümüzle ılımlıları çoğaltmamız lazımdır.
“Ilımlı İslam” ile ne anlatılmaya çalışılır? Yani cihat şuuru
olmayacak, Hak ve adaleti hâkim kılma gayesi ve sorumluluğu taşımayacak, bozuk
ve batıl düzene karışmayacak, Yahudi’ye hizmetçilik yapacak; ama namaz kılacak,
oruç tutacak, umreye koşacak… Dünyadaki ve ülkedeki düzeni, Siyonist
Merkezler tanzim edecek. Sen sadece Yahudi’ye vergi ve faiz ödeyeceksin,
aldığın her malın fiyatının yarısını sömürü sermayesine haraç olarak
vereceksin; bir nevi küresel sisteme demokrat kölelik edeceksin, ama izin
verilen ibadetleri de yerine getireceksin… İşte ılımlı İslam dedikleri bu…’‘

Kaynak: Kanal B – Başkent Oturumları

 

 

*** ‘‘MİKROBU TANIMADAN HASTALIK TEDAVİ EDİLMEZ

OLAYLARI
ANLAMAMIZ MÜMKÜN DEĞİLDİR

ŞİFA
BULMAMIZ MÜMKÜN DEĞİLDİR.

ONUN İÇİN İSLAMIN DIŞINDAKİ ÜLKELERİ YÖNETEN
MERKEZİ TANIMAMIZ LAZIM

BU MERKEZ SİYONİZİM MERKEZİDİR IRKCI EMPERYALİZİM
MERKEZİDİR.’‘

Kurtuluş Mitingi KONYA 20-07-2007 Cuma

 

*** “BAŞBAKAN OLDUKTAN SONRA
ABD BÜYÜKELÇISI ZIYARETIMIZE GELDI. BANA ŞUNU SÖYLEDI: BIZ BILIYORUZ KI SIZIN
DAVANIZ İSLAM’DIR. BAŞBAKAN OLDUNUZ. TABII BU BIZIM HOŞUMUZA GITMEDI. AMA
BERABER ÇALIŞMAYA MECBURUZ. SIZINLE ÇALIŞABILIRIZ ANCAK 6 TANE… ŞARTIMIZ VAR.

1)İRAN ILE TICARETINIZ 50 MILYON DOLARDAN
FAZLA OLMAYACAK.

2) İRAN’A GITMEYECEKSINIZ.

3)TÜRKIYE’DEKI AMERIKAN ÜSLERINE
DOKUNMAYACAKSINIZ….

4)DIĞER MÜSLÜMAN ÜLKELERLE DE TICARETINIZI
ARTIRMAYACAKSINIZ.

5)ÇEKIÇ GÜÇ’E DOKUNMAYACAKSINIZ.

6) İRAN VE IRAK BORU HATTINI AÇMAYACAKSINIZ.

BIZIM TARIHTE MEŞHUR BIR SADRAZAMIMIZ VARDIR,
ALI PAŞA. ONUN MEŞHUR BIR SÖZÜ VARDIR: MÜHIM BIR IŞ YAPMAK ISTERSEM ÖNCE RUS
ELÇISIYLE KONUŞURUM. NE DERSE TERSINI YAPARIM. BENDENIZ DE AMERIKAN ELÇISININ
BÜTÜN DEDIKLERININ TERSINI YAPTIM.”

(Millî Görüş Lideri Prof. Dr. Necmeddin ERBAKAN)

 

 

*** ‘‘ZOR BİR YOLDA YÜRÜMEK MECBURİYETİNDE OLAN
İNSANLAR, YOLDA YÜRÜMEYE BAŞLAMADAN ÖNCE, GÖNÜLLERİNDE VE ZİHİNLERİNDE YÜRÜMEK
VE YOL ALMAK ZORUNDADIRLAR. EVVELA, BU YOLU BEN NASIL AŞARIM? KORKUSUNDAN
KURTULARAK YOLA ÇIKTIKLARINDA GÖRÜRLER Kİ, YOL ZOR DA OLSA BİR MÜDDET SONRA
AŞILMIŞ YÜRÜNMÜŞ VE HEDEFLENEN YERE GİDİLMİŞTİR. İŞTE O ZAMAN, İNSANLARIN
YÜREKLERİNDE, ASLINDA YOLUN ZANNEDİLDİĞİ KADAR ZAHMETLİ OLMADIĞINA VE BÜTÜN
SIKINTILI YOLLARIN AŞILABİLECEĞİNE DAİR BİR İMAN DOĞAR. ’‘
Prof. Dr. Necmettin Erbakan

 

*** ‘‘BAKIN
HUZURLARINIZDA İNANARAK SÖYLUYORUM: DUNYANIN BU GİDİŞATI KARŞISINDA HİÇ KİMSE İSLAM
BİRLİĞİNİN KURULMASINA MANİ OLAMIYACAKTIR. BU KAÇINILMAZ BİR ZARURETTİR. İSLAM BİRLİĞİ
MUTLAKA AMA MUTLAKA KURULACAKTIR.’‘

Prof. Dr. Necmettin Erbakan
Sözleri
Yer: TBMM, RP 1991 TBMM ‘‘DIŞ POLİTİKA’‘ KONUŞMASI

 

***
“MİLLÎ GÖRÜŞ`ÜN TEMELİ SEVGİ VE ŞEFKATTİR.”
Necmettin Erbakan
Sözleri
Yer:26 Kasım 2006
Çağlayan`daki Muhteşem Mitingde

*** √ ŞİMDİ BİR TAKIM NAMAZINDAN NİYAZINDA İNSANLAR; “HOCAM, SİZ… BU
AKP’NİN ALEYHİNDE BULUNUYORSUNUZ, CHP’Mİ GELSİN?”

√ HADİ ORDAN! NE CHP’Sİ? BUNLARIN
ARASINDA NE FARK VAR!? AKP’YLE CHP’NİN NE FARKI VAR YAHU! BAK BEN SANA İŞBİRLİKÇİLER
DİYORUM İŞBİRLİKÇİLER!

√ SEN HALA BU TÜRKİYE’DE 2 PARTİ
OLDUĞUNU ÖĞRENEMEMİŞSİN YAV! HİÇ BİR ŞEYDEN HABERİN YOK! ÖYLE 60 TANE PARTİ, 16
TANE SEÇİME GİREN PARTİ YOK! 2 TANE PARTİ VAR! Bİ SAADET PARTİSİ – MİLLÎ GÖRÜŞ,
Bİ DE DİĞERLERİ, DİĞERLERİ…

√ SEN HALA AKP’YLE CHP’NİN AYNI
PARTİ OLDUĞUNU ÖĞRENEMEDİN YAV! BUNLARIN İKİSİ DE İŞBİRLİKÇİ, İKİSİ DE IMF’Cİ, İKİSİ
DE AMERİKANCI, İKİSİ DE İSRAİLCİ, İKİSİ DE ABCİ! NE FARKLARI VAR BUNLARIN YAHU!

√ ÇÜNKÜ AKP MİLLÎ GÖRÜŞ GÖMLEĞİNİ
ÇIKARTTI, İŞBİRLİKÇİ GÖMLEĞİNİ GİYDİ! HALK PARTİSİNDEN DAHA ÇOK İŞBİRLİKÇİ
OLDU. BUNLARIN ARASINDA Bİ FARK YOK!

√ SEN HALA ÇOCUK GİBİ, “O GELMESİN,
BU GELSİN..” KAÇINCI ASIRDA YAŞIYORSUN YAHU! O SENİN DEDİĞİN SOVYETLER
ÇÖKMEDEN ÖNCEYDİ! Bİ SAĞCI VARDI, Bİ SOLCU VARDI AMA 1990 DA DÜNYA DEĞİŞTİ.
HABERİN YOK MU!?

√ ŞİMDİ YA IRKÇI EMPERYALİZMDEN (SİYONİZM)
YANASIN, YA MİLLÎ GÖRÜŞTEN YANASIN!

√ SEN AKP ‘YE HİZMET EDİYORSUN, AKP
DE DÜNYA SİYONİZMİNE HİZMET EDİYOR. DÜNYA SİYONİZMİNİN BÜTÜN İNSANLIĞA YAPMIŞ
OLDUĞU ZARARLARDAN, ZULÜMLERDEN BİR MİSLİ DE SENİN DEFTERİNE YAZILIYOR. BU
ZARARIN ALTINDAN KALKAMAZSIN, KENDİNE GEL ARKADAŞ!

√ YARIN MİZAN VAR. EFENDİM,
BUNLARIN HANIMI KAPALI, NAMAZ KILIYORLAR; İYİ NE GÜZEL KOY HASENAT TARAFINA..
ÖBÜR TARAFA 50 MİLYON ÇOCUK BUNLAR YÜZÜNDEN ÖLÜYOR DEDİĞİN ZAMAN BUNLARI BU
HASENATLA KARŞILAYAMAZSIN!

√ SAADET PARTİLİ OLACAKSIN BAŞKA
ÇARESİ YOK! “BEN DE AKP’DE HAKKA HİZMET EDİYORUM” DİYE KENDİNİ
ALDATIRSIN. SEN ORDA ANCAK ŞERRE HİZMET EDERSİN, NİYE, HAKKIN YOLU TEKTİR, ONA
DA ANCAK SAADET’LE HİZMET EDİLİR DE ONUN İÇİN!

√ SAADET PARTİSİ SON İMTİHANI DA
KAZANANLARIN PARTİSİDİR! ŞİMDİ ALDANMAYACAĞIZ, DÜNYA MENFAATİ DİYE ALDATILAMAYACAĞIZ
Kİ HEDEFE ULAŞILSIN, UNUTMAYALIM Kİ; CENAB-I ALLAH NURUNU TAMAMLAYACAKTIR!

Mİllİ Görüş Lİderİ Prof. Dr. Necmettİn ERBAKAN

 

*** ‘‘ŞU SÖZÜMÜ
UNUTMAYIN: BİLMEMEK BİLMEMEK DEĞİLDİR. BİLMEMEK BİLMEDİĞİNİ BİLMEMEKTİR’‘

3.Şahlanışı Eyüp Sultandan 26 Kasım 2010 Cuma

Prof. Dr. Necmettİn ERBAKAN’DAN altın sözler

 

*** ‘‘MİLLİ
GÖRÜŞ NE DEMEKTİR? BÜTÜN İNSANLIĞIN SAADETİ İÇİN YERYÜZÜNDE HAKIN VE ADALETİN
HÂKİM OLMASI GAYESİYLE HEPBERABER DİSİPLİNLİ BİR TOPLULUK OLARAK ÇALIŞMA GÖREVİNİ
İFA ETMEK MİLLİ GÖRÜŞÜN ŞİARIDIR. BUNA BİZİM İNANCIMIZDA CİHAT DENİR.’‘

3.Şahlanışı
Eyüp Sultandan 26 Kasım 2010 Cuma

Prof. Dr.
Necmettİn ERBAKAN’DAN altın sözler

 

*** ‘‘BİR
MİLLETİN GÜÇLÜ OLMASI İÇİN, EVLATLARININ
BİR YANDAN İLİM ÖĞRENMESİ BİR YANDAN NEFİS TERBİYESİ YAPMASI ÖBÜR TARAFTANDA CİHAT
ETMESİ LAZIM GELİR’‘

3.Şahlanışı
Eyüp Sultandan 26 Kasım 2010 Cuma

Prof. Dr.
Necmettİn ERBAKAN’DAN altın sözler

 

*** ‘‘İSLAM
DİNİNİ ORTADADAN KALDIRMAK ALLAH MUHAFAZE BUYURSUN İKİ TÜRLÜ OLUR. BİRİNCİSİ
YASAKLARSIN İKİNCİSİ DİNİN ŞEKLİNİ DEĞİŞTİRİRSİN. BUNLAR DİNİN ŞEKLİNİ DEĞİŞTİRMEK
SURETİYLE BU MİLLETİ İSLAMDAN UZAKLAŞTIRMAYA ÇALIŞIYORLAR’‘

3.Şahlanışı Eyüp Sultandan 26
Kasım 2010 Cuma

Prof. Dr. Necmettİn ERBAKAN’DAN
altın sözler

 

*** ’‘ŞU SÖZÜMÜ UNUTMAYIN TARİHİ BİR SÖZ SÖLÜYORUM. SİYONİZİM ÖYLE
USTADIRKİ ‘‘KİM BENMİ? BEN HİÇ SİYONİZME
HİZMET EDEBİLİRMİYİM ?’‘ MARŞINI SÖYLETE SÖYLETE SENİ KENDİ ORDUSUNA ASKER GİBİ
KULLANIR.’‘

3.Şahlanışı Eyüp Sultandan 26
Kasım 2010 Cuma

Prof. Dr. Necmettİn ERBAKAN’DAN
altın sözler

 

*** ‘‘BÜYÜK GÜNLER, İÇİNDE
YAŞARKEN BELLİ OLMAZ. ARKADAN SONUÇLARI GÖRÜLDÜĞÜ ZAMAN BELLİ OLUR VE İNŞAALLAH
BUGÜNÜN NE KADAR BÜYÜK MANA İFADE ETTİĞİ YILLAR BOYUNCA ASIRLA BOYUNCA
KONUŞULACAK’‘

3.Şahlanışı Eyüp Sultandan 26 Kasım 2010 Cuma

Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

 

*** ‘‘EĞER BUĞÜN BAŞÖRTÜLÜ BİR HANIFENDENİN BEYİ
CUMHURBAŞKANI OLABİLİYORSA BU HANIMIN VE O BEYİN DEĞİL, SİZİN (MİLLİ GÖRÜŞÜN) HIZMETLERİNİZİN
SONUÇUDUR.

3.Şahlanışı Eyüp Sultandan 26 Kasım 2010 Cuma

Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

 

*** ‘‘HİÇ UNUTMAYALIMKİ BİR SAADET DÜNYASI GEÇTİĞİMİZ
TARİH BOYUNCA OLDUĞU GİBİ ANCAK MİLLİ GÖRÜŞLE KURULA BİLİR. MİLLİ GÖRÜŞÜN
DIŞINDAKİ DİĞER TAKLİTCİ VE İŞBİRLİKCİ GÖRÜŞLER YOK ORTANIN SOLUYMUŞ, SAĞIYMIŞ,
MUHAFAZAKÂRMIŞ, ŞUYMUŞ BUYMUŞ TAKLİTCİ
VE İŞBİRLİKCİ GÖRÜŞLERLE İNSANLIĞA SAADET GETİRİLEMEZ. BUNUN TEMEL SEBEPLERİ
VARDIR. ZİRA MİLLİ GÖRÜŞ ÖBÜR UYDURMA GÖRÜŞLERE BENZEMEZ. ONLARDAN BİRTANESİ
DEĞİLDİR. …….MİLLİ GÖRÜŞÜN ONLARDAN TEMELDE 7 TANE MÜHİM
FARKI VARDIR.
 1)BİZ MANEVİYATCIYIZ. ONLAR MANEVİYATA ÖNEM VERMEZLER. HÂLBUKİ
MANEVİYATSIZ SAADET OLMAZ. AĞİRET OLMAZ ŞEHİTLİK OLMAZ ŞEHİTLİK OLMAZSA VATAN
OLMAZ. BUSEBEPTEN DOLAYI SAADETİN TEMELİNDE
ÖNCE MANEVİYATCI OLMAK AĞİRETE İNANMAK YATAR. 2) DİĞER GÖRÜŞLERİN HEPSİ SİYONİZMİ; İNSANLIĞI KÖLEYAPMAK İÇİN
KULLANDIĞI FASİZCİ KAPİTALİSTSİSTEMİN BEKCİSİDİRLER. MİLLİ GÖRÜŞ, HAYIR BU HAKSIZ SİSTEMİ DEĞİŞTİRECEĞİZ,
ADİL DÜZEN KURACAĞIZ. DEDİĞİ İÇİN ÖBÜRLERİNDEN FARKLIDIR. ÖBÜRLERİNDEN FARKLIDIR, SAADET GETİRİR. ÇÜNKİ FAİZLE SAADET GELMEZ. FAİZLE KÖLELİK GELİLER, FAKİRLİK GELİR, AÇLIK
GELİR. 3) ONLAR BATIYI BİZDEN ÜSTÜN GÖRÜRLER. HÂLBUKİ İNSANLIK HERŞEYİNİ İSLAMA
BORÇLUDUR. BİZİM MEDENİYETİMİZ BATI
MEDENİYETİNDEN ÜSTÜNDÜR. BATILI TAKLİT EDİLECEK BİR İNSAN DEĞİLDİR. ÇÜNKİ
YÜZÜNÜ YIKAMASINI BİLE BİLMEZ, AKARSUYU BİLMEZ, AFEDERSİNİZ TUVALETE GİRDİĞİ GİBİ
ÇIKAR. BU ADAMLARIN ARKASINDAN GİDECEKSİNİZDE HAGİ SAADETE ERECEKSİNİZ. ŞİMDİYE
KADAR GİTTİNİZDE HANGİ SAADETE ERDİNİZ. SAADET, İSLAMIN ULVİ PİRENSİPLERİNDEDİR.
BU SEBEPTEN DOLAYIDIRKİ BUNLARIN GÖRÜŞLERİŞDEN HAYIR GELEMEZ, BATIYI ÜSTÜN
GÖRDÜKLERİ İÇİN, BİZ AVRUPA B. GİREÇEĞİZ DEDİKLERİ İÇİN. HANGİSİ SÖYLÜYOR BUNU
HEPİSİ HEPİSİ BİRBİRİNİN İKİZ KARDEŞİDİR. SAADET PARTİSİ MİLLİ GÖRÜŞ BİR
TARAFA, 61 TANE İKİZ KARDEŞ BİRTARAFA. 61 TANE ÇÜRÜK YUMURTA BİR SAĞLAM
YUMURTANIN YERİNİ TUTMAZ. 4 ) SİZ BU DİĞER PARTİLERİN HİÇ BİRİSİNDEN BİZ YENİ BİR DÜNYA KURAÇAĞIZ
DİYE BİR SÖZ İŞİTTİNİZMİ? YENİ BİR ADİL DÜNYA KURULMADAN SAADET OLMAZ. BU GÜNKÜ YAHUDİ’NİN DÜNYASIYLA SAADETE ERİŞİLMEZ. 5) ONLAR SONUÇ İTİBARİYLE
AB. YE GİRECEĞİZ İSRAİL’E VİLAYET OLACAĞIZ GAYESİNİ GÜTMEKTEDİRLER. MİLLİ GÖRÜŞ TARİHTEKİ ŞEREFLİ YERİMİZİ ALMAK
GAYESİ GÜDÜYOR. BUNDAN DOLAYI SAADET
ANCAK MİLLİ GÖRÜŞLE ELDE EDİLİR. 6) ONLAR MÜSTEMLEKE TİPİ KALKINMAYAPARLAR.
TAKLİTCİ OLDUKLARI İÇİN. LİDER ÜLEKE KALKINMASI YAPAMAZLAR. LİDER ÜLKE, ÖNCÜ
ÜLKE OLMAK ANCAK MİLLİ GÖRÜŞLE MÜMKÜNDÜR. 7)
ONLAR HEPSİ NARKOZLANMIŞTIR. BU GÜNKÜ GİDİŞATIN ADIM ADIM TÜRKİYEYİ İSRAİLE VİLAYET
YAPMANIN UYUŞUKLUĞU İÇERİSİNDEDİRLER. MİLLİ GÖRÜŞCÜLER UYANIKTIR. BİZE SAADETİ
ANCAK MİLLİ GÖRÜŞCÜ GETİRE BİLİR. TEMELDEKİ BU SEBEPLERİN YANINDA AYNIZAMANDA;

ADEM ALEYHİSSELAMDAN
BERİ BÜTÜN İNSANLIK TARİHİNE BAKTIĞIMIZDA YİNE PEYGAMBERLERİN ARKASINDAN GİDENLERİN
SAADET BULDUĞUNU, FİRAVUNLARIN ARKASINDAN GİDENLERİN ZULÜM GÖRDÜĞÜNÜ GÖRÜYORUZ.
BU SEBEPTEN DOLAYI SAADETE ANCAK MİLLİ GÖRÜŞLE ERİŞİLEBİLİR. DİĞER YANDAN MİLLİ GÖRÜŞELE SAADETE ERİŞE BİLECEĞİ
54. HÜKÜMETİN BİR YILLIK İÇRAATI EN AÇIK DELİLLERİNDEN BİRİSİDİR. BÜTÜN GERÇEKLER ÖNÜMÜZDEDİR

3.Şahlanışı Eyüp Sultandan 26 Kasım 2010 Cuma

Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

 

*** ‘‘İSTANBUL ŞEHRİ DÜNYANIN BAŞŞEHRİ OLMUŞ VE 7
ASIR HİLAFET MERKEZİ OLMUŞ. DÜNYA BURADAN İDARE EDİLMİŞ. BU GÜNDE DÜNYANIN
MERKEZİ İSTANBUL’DUR VE SİYASET MERKEZİ İSTANBUL’DUR. İNSANLIK BÜTÜN
ZULÜMLERDEN KURTULUŞU İSTANBUL’DAN, TÜRKİYE’DEN, MİLLİ GÖRÜŞTEN, SİZDEN
BEKLEMEKTEDİR.’‘

3.Şahlanışı Eyüp Sultandan 26 Kasım 2010 Cuma

Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

 

*** ‘‘BEYAZ ATININ ÜZERİNDE ŞURADA SURLARA KARŞI 3
OĞLU BİR TARAFTA 3 OĞLU BİRTARAFTA ELİNDE KILIÇ ŞAHLANMIŞ EBA EYÜB EL ENSARİ
HZ. LERİNİN FOTOĞRAFINA BAKATSANIZ, İŞTE İSLAM BUDUR, İŞTE ÖRNEK İNSAN BUDUR, İŞTE
SAADET BUDUR.’‘

3.Şahlanışı Eyüp Sultandan 26 Kasım 2010 Cuma

Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

 

*** ‘‘FIRTINALARA YÖN VEREN KELEBEKLERİN KANAT
ÇIRPIŞIDIR. ‘‘

Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “BİZİM DAVAMIZDA KİMSE KENDİ İÇİN
YASAMAZ, HERKEZ KARDESİ İÇİN YASAR. MENFAATİ ÖLDÜRMENİN EN KOLAY YOLU BUDUR.”

Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘NAMAZ DİNİN DİREĞİ CİHAD İSE ZİRVESİDİR. BİZ
SİYASET DEĞİL CİHAD YAPIYODUZ”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘MÜSLÜMAN HAKKİN HAKİMİYETİ İCİN
MOTOR, SERRİN YOK OLMASİ İCİN FREN OLMA GÖREVLİSİDİR’‘
Prof. Dr. Necmettİn ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “HAKK’I ÜSTÜN TUTMAK HER ZAMAN
SAADET GETİRİR”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘Mİllİ Görüş; Bu mİlletİn İnancıdır,
tarİhİdİr, kİmlİğİdİr, ruh köküdür.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘İman varsa İmkanda vardır, mİllİ
görüşçü asla vazgeçmez.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “BİR ÇİÇEKLE BAHAR OLMAZ AMA..
HER BAHAR BİR ÇİÇEKLE BAŞLAR”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “IRAK’TA ÖLEN BİR TEK ÇOCUĞUN
VEBÂLİNİ…
YEDİ SÜLALENİZ ALNINI SECDEDEN HİÇ KALDIRMASADA ÖDEYEMEYECEKTİR”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** 2Kelİme-İ şehadet getİrİp İman
etmekle her İşİmİz bİtmİyor, tam aksİne, kulluk İmtİhanımız yenİ
başlıyor.” Yanİ kelİme-İ şehadet, bİr nev’İ, Kur’an programıyla yapılan
kulluk İmtİhanına, gİrİş belgesİdİr.
“İslâmİ teblİgatta muhatabımız İstİsnasız bütün İnsanlardır. Öyle İse
görüşü ve görüntüsü ne olursa olsun, davamız herkese anlatılmalı, davet her kesİme
yapılmalıdır. Teblİğ ve davet bİzden, hİdayet Allah ( C.C)’tandır.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘Aşk, azİm ve Mİllî Görüş tekeden bİle
süt çıkarır.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘CİHAD:Kur’an nİzamını kurmak ve
yürütmek İçİn var gücümüzle çalışmaktır.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

**** ‘‘Bİz mantar zİhnİyetlİ değİlİz, bİz
çınar ağacıyız.’‘    Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘herkes mİllİ görüçcüdür ama
farkında değİldİr’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler
*** ‘‘ALLAH ( C.C)INA KUL OLMAYAN
DAVASINA ER OLAMAZ’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ” Dönmelİkten hayır gelİr mİ be
AHMAK…”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Akıl, bİr İşİn sonunu
düşünmektİr’‘. Yanİ kârını, zararını çok İyİ hesap ederek bİr İşe gİrİşmektİr.
Çünkü son pİşmanlık para etmeyecektİr. Ve ‘‘ah keşke’‘ sözlerİ, akılsızlığın netİcesİdİr.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Akıl; “şunlar, şunlar doğru İse, şunlar da doğrudur” şeklİnde
bİr mukayese ve muhakeme (karşılaştırma ve karar verme) kabİlİyetİdİr. İslamsız
akıl, tek başına İlk ve mutlak doğruları bİlemez, hayır ve şerrİ tayİn edemez. İslamsız
bütün nİmetler ve saadetler eksİktİr ve yetersİzdİr. Bu nedenle “Bugün dİnİnİzİ
İkmal ettİm ve nİmetlerİmİ tamamladım” ayetİ en son İndİrİlmİştİr.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Akıl, bİr temyİz (İyİyİ kötüden seçİp ayırma) yeteneğİdİr. ”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ” Akıl; İmanın ve İslam’ın emrİnde en büyük nİmet, nefsİn ve şeytanın
elİnde İse, sebebİ felâkettİr.”
Prof. Dr. Necmeddİn ERBAKAN’‘

Prof. Dr. Necmettİn ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Düşmanlar ve canavarlarla dolu
ıssız ve karanlık bİr orman kurtulmak İçİn, nasıl kİ;
1- Tehlİke bölgelerİnİ ve güvenlİk yollarını gösteren bİr harİtaya,
2- Doğru yön tayİnİne yarayan bİr pusulaya,
3- Ve de çevremİzİ aydınlatacak bİr ışığa İhtİyaç vardır.
İşte, haksızlık ve şeytanlıklarla kaplı bİr dünyada, selamet yolunu bulmak İçİn
de, Kur’an bİr harİta, akıl bİr pusula, İman İse önümüzü aydınlatan bİr fener
hükmün-dedİr. Bunlar bİrİ bİrİnİn tamamlayıcısıdır. Bİrİ olmadan dİğerİ İşe
yaramaz ve kurtuluşa ulaştıramaz.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ” İslam’ın dışında, hİçbİr Hak ve hakİkat kaynağı yoktur. Fen ve hİkmet,
sanat ve sanayİ dahİ, İslam’ın İçİndedİr ve onun bİr şubesİdİr. İlhamını
Kur’andan almayan hİçbİr İlİm ve teknİk asla hayr-ı mahz olamaz, şerden ve
zarardan arınmış sayılamaz. Mutlaka yeterlİ ve yararlı olduğu savunulamaz.
Felsefelerİn ve fİlozofların bİrbİrİnİ İnkârı, İdeolojİlerİn devamlı çatışması,
beşerİ kanun ve nazarİyelerİn eskİmesİ ve değİşmesİ, hatta yapılan İlaçların bİle,
bİr müddet sonra yan tesİrlerİnİn anlaşılması, hep bu yüzdendİr.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘70 öncesİ yıllarda Hocamın
Erzurum’dakİ “İlİm ve İslam” konulu konferansını dİnleyen bİr müftü
efendİ, daha sonra özel sohbetİ sırasında Hocamıza dönerek:
– Sİzİ canu gönülden tebrİk ederİm. Çok güzel ve önemlİ konulara temas ettİnİz.
Bendenİz de yıllardır vaazlarımda : “Dİnİ ve ahlâkİ İlİmlerİ bİlmek
yetmeyeceğİnİ , Avrupa’nın fennİnİ ve teknİğİnİ de öğrenmek gerektİğİnİ, hep
söylerİm” deyİnce, Hocamız ona:
– Aman Müftü Efendİ Herhalde sürçü lİsan ederek, yanlış bİr İfade kullandınız.
Çünkü “İslamİ İlİmler yetmez, Avrupa’nın fen ve teknİğİnİ de almamız
lazımdır” sözü, bİlerek söylense, tecdİdİ İman gerektİren bİr küfür
lafzıdır. Zİra bu söz Kur’andakİ en son İndİrİlen “Artık dİnİnİzİ kemale
erdİrdİm. Hİçbİr eksİk bırakmadım (maddİ ve manevİ) nİmetlerİmİ tamamladım
” mealİndekİ ayete ters düşmektedİr. Sİzİn düşüncenİze göre “İslam’da
fen, teknİk ve müspet İlİmler yok-tur. Bunları Avrupa’dan almaya ve öğrenmeye İhtİyacımız
vardır. Dolayısıyla bu yönüyle İslam eksİktİr ” manası anlaşılır kİ bu,
farkında olmadan “Bugün dİnİnİzİ İkmal ettİm, maddİ ve manevİ hİçbİr eksİklİk
ve kusur bırakmadım” buyuran Cenab-ı Hakkı yalanlamak manasına gelİr ve
elbette yanlıştır.
Doğrusu İse, maddİ ve müspet İlİmlerİn de kaynağı Kur’an ve bugün Batılıların
elİndekİ bütün İlİmlerİn temel esaslarını ortaya koyan İslam alİmlerİ
olmuştur” dİyerek düzeltİr.
Elbette “Hİkmet (fen ve sanat) Müslümanın yİtİk malı gİbİdİr. Nerede bulsa
alır ve kullanır” Ancak İslam’ın müspet İlİmlerle İlgİsİ ve bİlgİsİ yok dİye
düşünmek tamamen yanlıştır ve yanıltıcıdır.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ” İslam beş temel üzerİne bİna edİlmİş bİr hakİkat sarayıdır ve hayat
programıdır. Yoksa, sadece bu beş şeyden İbaret zannedİlmesİ hatadır.
Zİra, sadece bİr kısmına İnanmak ve yaşamak İslam değİldİr. ”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ” Dünyadan Ay’a gönderİlen bİr
füze nasıl kİ hedef açısından bİr mİlİmlİk bİr sapma bİle gösterİrse, bu açı gİderek
büyüyecek ve netİcede o füze Ay’a değİl başka bİr gezegene çarpıp
parçalanacaktır.
Aynen bunun gİbİ, İmanİ ve İtİkadİ konularda başlayacak çok az bİr şüphe ve
sapma bİle, İnsanı gİderek İslam’dan uzaklaştıracak ve bu sapıklık, sonunda sahİbİnİ
cennete değİl, cehenneme taşıyacaktır.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ” İslam’ı, “ırkçılık”
gİbİ batıl ve bozuk şeylerle karıştırmak esasına dayanan sentezcİlİk düşüncesİ
de, İtİkadİ bİr sapıklıktır.

Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ” Mezheplerİn bİrleştİrİlmesİ fİkrİ de, ırkçılık gİbİ, bİr sİyonİst
şeytan şırıngasıdır ve İnsanlarımızı İbadet dİsİplİnİnden ve takva daİresİnden
koparmayı amaçlamaktadır.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘ Bu konuda görülen dİğer bİr gaflet ve cehalet örneğİ de, sadece Kur’anla
hüküm ve amel etmeyİ yeterlİ zannedİp, sünnete (hadİslere ve dİğer şer’İ delİllere)
İtİbar etmemektİr.
Halbukİ Allah’ın belİrledİğİ Kur’anî hükümlerİ, Resulü Ekrem (SAV) bİzzat
yaparak ve yaşayarak bİzlere göstermİşlerdİr. Efendİmİz (SAV) öğretmeseydİ ve
örnek teşkİl etmeseydİ, nasıl abdest alınacağını ve ne şekİlde namaz
kılınacağını dahİ bİlemezdİk.
Prof. Dr. Necmeddİn ERBAKAN’‘

Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘Bütün Batı hukuku, toplam on bİn
meseleden İbarettİr. Ama sadece İmamı Azam Hz.’lerİnİn çözümledİğİ ve hüküm
verdİğİ mesele yüz bİnİn üzerİndedİr.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “İslâm bİze ve zamana uymaya mecbur değİldİr.
Ama herkes ve her zaman, İslâm’a uymak mecburİyetİndedİr.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Şu dünyaya gönderİlİş gayemİz
olan kulluk İmtİhanını başarabİlmek İçİn, üç tane temel ve bİrbİrİnİ tamamlayan
esas vardır:
1-Her şeyden önce İslâmı öğrenmek, İslâmın her konudakİ emrİnİ bİlmek,
2-Öğrendİğİmİz İslâmİ esaslara göre yaşamak, Kuranın hükmünü hayatımıza tatbİk
etmek,
3-Her yerde, her halde ve her meselede, mutlaka İslâm’a göre, yanİ İslâm’ca
düşünmek.”
Yanİ, İtİkat ve İlmİhal konularını öğrendİğİ ve bİldİğİ bİr kısım İbadetlerİ
yerİne getİrdİğİ halde, tİcaret, sİyaset ve devlet hayatında müşrİkler gİbİ
düşünen, olayları batılı ve cahİlİ ölçülerle değerlendİren bİr kİmse, hakİkat
nazarında Mümİn sayılamaz.
Örneğİn, beş vakİt namazı İmamın arkasında ve tadİlİ erkanıyla kılan bİr İnsan,
İçİnden ‘‘Camİden çıktıktan sonra, sattığım tarlanın parasını acaba hangİ
bankaya yatırsam?’‘ dİye geçİrİyor ve rahatlıkla faİz yİyorsa, bu kİşİ İslam’ca
düşünmüyor demektİr.
Müslüman’ca düşünmenİn üç temel esası vardır:
1- Dünya hayatı, çok önemlİ bİr İmtİhandır. Ahİret İse, dünya hayatının hesabı
ve İmtİhandakİ artı ve eksİ puanların karşılığıdır. Nefeslerİmİz sayılıdır,
bunlar Allah yolunda harcanmalıdır. Çünkü ölüm bİze, çok yakındır.
2- İslâm Dİnİ, Allah yapısıdır. Bunun İçİn mükemmeldİr ve tastamamdır. Haşa,
zerre kadar noksanı, fazlası ve hatası bulunmamaktadır.
3- İslâm Dİnİ, bİr bütündür. Ona bİr şey katılamaz ve ondan bİr şey
çıkarılamaz. Baştan sona Hak’tır, hayırdır ve hepsİ, herkes İçİn ve her yerde
lazımdır. Çünkü İslâm, dünya ve ahİret saadetİnİn tek İlacıdır.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Ameller, nİyetlerle
tartılır.” Yanİ yapılan İşler ve İbadetler nİyetlere göre değerlendİrİlİr.
Neyİ elde etmek İstedİğİmİz ve nelerİ gaye edİndİğİmİz önemlİdİr.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “CENAB-I HAKKIN, BİZLERİN SADECE TAVIR VE
DAVRANIŞLARIMIZI DEĞİL, BU HAREKETLERİ HANGİ MAKSAT VE NİYETLERLE YAPTIĞIMIZI
DA DEVAMLI KONTROL VE MURAKABE ETTİĞİNİ, HOCAMIZ, KANADA DA GELİŞTİRİLEN YENİ BİR
‘‘SÜRÜCÜ EHLİYETİ ALMA’‘ SİSTEMİYLE ŞÖYLE İZAH ETMİŞTİ:
“KANADA DA, ŞOFÖR EHLİYETİ ALMAK İSTEYENLERİ İMTİHAN ETMEK İÇİN, ÖZEL BİR
SİSTEM VE SALON HAZIRLANMIŞTIR. DIŞARIDA, ŞOFÖR OLARAK KENDİNİ YETİŞTİREN VE
KAZANACAĞINA GÜVE-NEN KİŞİ, GELİP KİMLİĞİNİ ÖZEL BÖLMEYE YERLEŞTİRİYOR VE GİRİŞ
KAPISI AÇILIYOR. İÇERİDE TEKERLERİ HARİÇ BÜTÜN AKSAMI ÇALIŞIR VAZİYETTE BİR
ARABA BULUNMAKTADIR. SÜRÜCÜ ADAYI, ARABANIN KAPISINI AÇIP DİREKSİYONA GEÇTİĞİ
VE KONTAĞI AÇTIĞINDA, TAM KARŞI DUVARDAKİ EKRAN ÖZEL OLARAK HAZIRLANMIŞ BİR FİLM
OYNAMAYA BAŞLIYOR. SÜRÜCÜ, KENDİSİNİ GERÇEK BİR YOL ÜZERİNDE SEYRETTİĞİNİ
ZANNEDİYOR. İNİŞ GELİYOR, YOKUŞ ÇIKIYOR, ÇEŞİTLİ TRAFİK İŞARET VE LEVHALARIYLA
KARŞILAŞIYOR ŞOFÖR ADAYI, BÜTÜN BU DURUMLAR KARŞISINDA EN DOĞRU OLANI YAPMAK VE
KURALLARA UYMAK ZORUNDADIR. ÇÜNKÜ ARABANIN VİTESLERİNDEN FRENLERİNE, GAZ
PEDALINDAN DİREKSİYONUNA KADAR HER ŞEYİ BİR OTOMATİK BEYNE BAĞLANMIŞTIR VE ÖZEL
FİLMDEKİ ŞARTLARA GÖRE AYARLANMIŞTIR.
EĞER DOĞRU HAREKET EDİLMİŞSE, DIŞARI ÇIKARKEN EHLİYET KUTUDA HAZIR BEKLİYOR.
YOK, YANLIŞ HAREKET EDİLMİŞSE, OTOMATİK BEYİN BOŞ BASIYOR VE “ÇALIŞ, ÖĞREN
TEKRAR GEL” DİYE İKAZ EDİYOR.
TRAFİK KOMİSERİNİN HUZURUNDA YAPILACAK BİR EHLİYET İMTİHANINDA, ADAM KAYIRMA,
RÜŞVET ALMA VE HATALARI İMTİHAN KOMİSYONUNUN GÖZÜNDEN KAÇIRMA GİBİ DURUMLAR
OLABİLİR. AMA OTOMATİK BEYNİ ALDATMAK VE ATLATMAK MÜMKÜN OLMAMAKTADIR.
İŞTE HER HÂL VE HAREKETİMİZDEKİ NİYETİMİZ, CİDDİYETİMİZ VE GAYRETİMİZ, DEVAMLI
OLARAK BU OTOMATİK BEYİNDEN BİN KERE HASSAS İLÂHİ BİR MURAKABEYE (KONTROL VE
DEĞERLENDİRMEYE) TABİ TUTULMAKTADIR.
KADER VE KÜLLİ İRADE:
ŞİMDİ, KENDİMİZİ, BU EHLİYET İMTİHANI İÇİN HAZIRLANMIŞ ÖZEL ARABANIN VE EKRANIN
BAŞINA GEÇTİĞİMİZİ, BÜTÜN BU ARAÇLARINDA BİR TIR KAMYONUNA VEYA TREN VAGONUNA
YERLEŞTİRİLDİĞİNİ VE AĞRI’YA DOĞRU GİTTİĞİNİ DÜŞÜNELİM.
BİZ İSE, DİYELİM Kİ, AYDIN’A VARMAK İSTİYORUZ. VE BU AMAÇLA DİREKSİYON BAŞINDA
ÇABALAYIP DURUYORUZ.
HÂLBUKİ BİZİM BÜTÜN GAYRETİMİZ VE DİKKATİMİZ, SADECE ‘‘EHLİYET ALABİLMEK İÇİN
PUAN KAZANMAMIZA’‘ YARAYACAK, YOKSA NE TRENİN HIZINI, NE HEDEFİNİ VE NE DE
HAREKETLERİNİ ASLA DEĞİŞTİRMEYECEKTİR.

İşte o tren küllİ İradeyİ, bİzİm ekrandakİ fİlme göre ve trafİk kuralları
çerçevesİndekİ gayretİmİz ve gayemİz İse, cüzİ İradeyİ temsİl etmektedİr.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Bİr İnsan kendİ kusur ve
kabahatlerİnİ düşündüğünde, utancından başkasının yüzüne bakmaya mecalİ
kalmayacaktır.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Herhangİ bİr durumun oluşmasında ve gelİşmesİnde
Müslümanların üç ayrı safhada, takınacağı, üç ayrı tavır vardır:
1- Önce emredİlen ve yapılması gereken bİr konuda, takatİmİzİn sonuna kadar
ceht, gayret ve her türlü esbaba tevessül,
2- Olayın meydana gelİşİ sırasında, korku ve telâşa kapılmadan Allaha teslİmİyet
ve tevekkül,
3- Sonunda İse, takdİre rıza ve ortaya çıkan netİcenİn hakkımızdakİ en hayırlı
durum olduğunu kabul…” etmek gereklİdİr.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Bİz bütün sebeplere tevessül
etsek ve her türlü gayretİ göstersek bİle, Allah İstedİğİmİz netİceyİ vermeye
mecbur değİldİr.”
Ancak sebeplere tevessül edİlerek ve sünnetullaha uygun hareket edİlerek
yapılacak İşlerİn, genellİkle başarıya ulaştırılması da adetullahın gereğİdİr.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘Kader konusunda, Allahın küllİ İradesİ
İçİnde, kulların cüzİ İradelerİnİn yerİnİ ve mesulİyetİnİ belİrten, yukarıdakİ
doyurucu ve çarpıcı mİsalİnİ Hocam, bİr de şöyle anlatmıştı:
“Emİr ve yasakları İçeren, tehlİke bölgelerİnİ gösteren trafİk
levhalarıyla donatılmış, İnİşlİ, yokuşlu, vİrajlı bİr anayol düşününüz. Sİz,
“araba kullanabİlİr” belgesİ olan ehlİyetİnİzİ almış olarak, kendİnİze
verİlen bİr vasıta İle bu yol üzerİnde hareket edİyorsunuz… Trafİk
kurallarına ve İşaret levhalarına aykırı hareketlerden dolayı bİr kaza
yaparsanız, elbette bunun sorumlusu ve suçlusu sİz olacaksınız ve
cezalandırılacaksınız. Ancak, üzerİnde seyrettİğİnİz yolun, çok büyük ve güçlü,
ama görülmeyen muazzam bİr lokomotİfİn üzerİnde olduğunu farzedİnİz.
O takdİrde sİz, kendİ arzu ettİğİnİz yere değİl, yolu taşıyan o güçlü lokomotİf
nereye götürürse, oraya gİtmek zorundasınız ve bu netİceden sorumlu da
olmayacaksınız…
İşte ehlİyet alıp, (yanİ Kelİme-İ Şehadet getİrerek İman edİp) yol üzerİnde
araba kullanmak İrade-İ cüz İyeye, o görülmeyen ve her şeyİ üzerİnde götüren
güçlü lokomotİfte İrade-İ küllİyeye örnektİr.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Kelİme-İ şahadet getİrİp İman
etmekle her İşİmİz bİtmİyor, tam aksİne, kulluk İmtİhanımız yenİ
başlıyor.” Yanİ kelİme-İ şahadet, bİr nevİ, Kuran programıyla yapılan
kulluk İmtİhanına, gİrİş belgesİdİr.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Cennete gİrmek İçİn, mutlaka
Müslüman olmak gereklİdİr. Ancak bu dünyada, Adİl bİr düzen’İn hİmayesİnde,
huzur ve emnİyet İçİnde yaşamak İçİn, sadece “İnsan” olmak yeterlİdİr.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Kabİr sualİ bİr nevİ kİmlİk
tespİtİdİr. İnsanın gerçek kİmlİğİ ve kİşİlİğİ İse, tarafgİrlİğİ İle belİrlenİr.
Bİr İnsan Hakkın mı, yoksa Batılın mı safındadır? Sorusunun cevabı oldukça
önemlİdİr. ”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Cenab-ı Hakkın en sevdİğİ İnsan, sorumluluğunu bİlen ve kendİ görevİnİ
en İyİ şekİlde yerİne getİren İnsandır.” Görevİnİ cİddİyet ve tİtİzlİkle
yapmak ‘‘İhsan’‘ makamıdır.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Bİz, başkalarının değİl, kendİ
muhasebemİzİ yapmak ve hesabımızı sağlam tutmakla mükellefİz.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Namaz dİnİn dİreğİ, cİhat İse
zİrvesİdİr.”
Cİhat, huzur ve hürrİyet İçİnde yaşanacak, temel İnsan haklarına saygı
duyulacak bİr ortamı hazırlama gayretİdİr. Ülke İçerİsİnde yapılan İlmİ-ahlakİ
ve sİyasİ hİzmetlerdİr. Askerİ ve sİlahlı cİhad İse, ancak dışarıdan saldıracak
düşmanlar İçİn geçerlİdİr.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Cİhad İzzet ve aydınlık,
gevşeklİk İse zİllet ve karanlıktır.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Cİhadın önemİnİ şuradan
anlayınız kİ, meselâ namaz kılarken ateşe düşmekte olan bİr çocuğu korumak,
kendİsİne yaklaşan yılan ve canavardan sakınmak veya malını çalınmak ve telef
olmaktan kurtarmak İçİn, sonra İade etmek üzere namaz terk ve tehİr edİlİr. Yanİ
can ve mal İle namaz arasında bİr tercİh yapmak gerekİrse, mal İle can, namaza
tercİh edİlİr.
Ancak mal İle canı feda etmek gerekse de, mutlaka cİhada devam edİlecek, hİçbİr
bahane İle cephe terk edİlmeyecektİr.
Her İkİ halde de, sadece İslam’ın emrİne uymuş oluyoruz demektİr.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “İslâm, ancak kendİ orİjİnal
kavramlarıyla anlaşılır ve anlatılır. Cİhat; Hakkı hakİm kılmak, temel İnsan
hak ve hürrİyetlerİnİ sağlamak ve korumak ve her türlü zulüm ve sömürü düzenlerİnİ
ortadan kaldırmak İçİn yapılacak hİzmet ve faalİyetlerİn tamamıdır. Batılıların
kullandığı manada “harp” ve “savaş” gİbİ kelİmeler cİhadı İfade
edemez.
Nasıl kİ “Allah” lafza-İ Celâlİn hİçbİr dİlde karşılığı
yoktur,”Tanrı-İlah” yerİne kullanılan kelİmelerİn de, cemİ (çoğulu)
vardır. Çünkü Batılılar hâla teslİs (üçleme=Baba-Oğul-Meryem Ana) sevİyesİnden
tevhİd akİdesİne ulaşamamışlardır.
Ve yİne nasıl kİ “Bereket” kavramı; artma, çoğalma gİbİ kelİmelerle İfade
etmek mümkün değİldİr.
Bunun gİbİ “Allah” CC. “Fİsebİlİllah” (Allah yolunda, Allah
İçİn) gİbİ “cİhat” kelİmesİ de, İslâmİ bİr kavramdır ve cİhadı başka
kelİmelerle İzah etmek yanlış-tır.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “İslâmİ cİhat İse, yİne İslâm’a göre
olmak ve bİr teşkİlat düzenİyle yapılmak zorundadır. Bu da bİr karargâha
bağlılık ve İtaatİ gereklİ kılmaktadır.
“Ordu demek, yapılacak İşlerİn belİrlendİğİ, her İşe göre münasİp görevlİlerİn
tayİn edİldİğİ ve eğİtİldİğİ, emİr-komuta dİsİplİnİ ve sorumluluk düşüncesİ İçerİsİnde,
herkesİn görevİnİ en İyİ şekİlde yerİne getİrdİğİ cemaat ve teşkİlât demektİr.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Acaba bu manevİ ve sİyasİ cİhat
hareketİ hangİsİdİr? Elbette kİ Mİllİ Görüş cemaatİdİr..
Bu konuda bİze İtİmat etmİyorsanız, Kartırdan, Moşe Dayan (Bush’tan ve
Şaron’dan) sorunuz. Onlar bu hİzmet ve hareketİn hangİsİ olduğunu sİze
söyleyeceklerdİr.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Allahın rızası, ordu İçİndekİ zahİrİ
rütbe ve rağbete göre değİl, üstlendİğİ görevİ üstün bİr gayret ve samİmİyetle,
canla-başla yapmaya bağlıdır.”
‘‘Burada kİ ” Ordu” dan maksat, sİlahlı ve askerİ bİrlİk değİl, dİsİplİnlİ
teşkİlat demektİr.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Cüneydİ Bağdadİ Hazretlerİ İbadet
ve hİzmet yolunda, çeşİtlİ zahmet ve zorluklarla karşılaştığında sevİnİyor ve
Allah’a şükredİyordu.”
– “Rabbım’ın, İşlerİmİ zorlaştırmasını, daha çok gayret ve metanet
göstererek, mükafatımın kat kat artmasını murad ettİğİne İşaret sayıyor ve
tesellİ bulu-yorum” dİyordu.
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Asıl marİfet, yük altında ve hİzmet
esnasında sadık ve sağlam kalabİlmektİr. Yoksa, çay sohbetlerİnde ve edebİyat
kürsülerİnde kahramanlık satmak kolaydır.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “İslâmİ cİhatta aslolan şekİl
değİl, mana ve maksattır. Zİra Bedİr Harbİ de, müşrİklerİn usül ve metodlarıyla
yapılmıştır.”
“Şİmdİ “oy ve seçİm” meselesİ de İnananlar İçİn, haklı davasını
en uzak köylere ve en ücra köşelere kadar ulaştırmak, devlet İmkânlarını Hakkın
ve halkın hİzmetİnde kullanmak İçİn bİr vasıta ve fırsattır ve değerlendİrİlmesİ
gereken bİr ruhsattır.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Ben gİzlİ bİr hazİne İdİm. Bİlİnmek
İçİn MAHLÛKATI yarattım” mealİndekİ Hadİs-İ Kutsİ’de dahİ, cİhadın temelİ
olan teblİğ ve tanıtma esasına İşaret edİlmektedİr.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “İslâmı İse, bütünüyle (tüm
kurum ve kurallarıyla) teblİğe memur ve mecburuz. Zİra, İslam’ın bİr kısmı İslâm
değİldİr. İslam ‘‘sİlm’‘ kökünden bütün İnsanlık İçİn barış dİnİ ve bereket düzenİ
demektİr.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “İmanla küfür bİr kalpte bİrleşmez ve
barışmaz. Her gece en son kıldığımız vİtİr namazındakİ konut duasını okurken,
Allah’a şu sözü vermeden başımızı yastığa koymuyoruz:
“Ya Rabbİ, facİr ve fasık kİmselerle bütün bağlarımızı kestİk ve Senİn dİnİnİ
yıkmak İsteyenlerİ terk ettİk.” dİyoruz…
Facİr; İtİkâdı bozuk, görüşü batıl olan kİşİlerdİr,
Fasık İse, amelİ bozuk, ahlâkı berbat kİmseler demektİr.
Acaba bİz Müslümanlar, Allah’a verdİğİmİz bu sözü tutuyor muyuz?’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Faraza, bİr zaman tünelİnden
geçİrİlİp, asrı saadet dönemİne ve Bedİr tepesİne bırakılan kİmse, bİr tarafta
Aleyhİsselâtü vesselâm Efendİmİz, arkasında İman ordusu, karşı tarafta İse, Ebu
Cehİl laİn ve küfür ordusu olduğu halde, Bedİr harbİnİn yapıldığını görse;
1-Hangİ bahane İle olursa olsun, Ebu Cehİl’İn safına katılsa, ona arka çıksa ve
alkışlasa küfrünü İzhar etmİş olur.
2-Veya, “Allah, Hakka yardım etsİn” deyİp, hİçbİr tarafa tabİ ve
taraf olmadan yerİnde otursa, o zaman da münafıklığını İspat etmİş sayılır. Zİra,
bu söz “Hangİ taraf haklı, pek bİlemİyorum, Hz. Muhammed’İn haklılığından
da şüphe edİyorum” anlamına gelİr.
3-Şayet bu manzara karşısında “Ya Rabbİ, Resulüne ve ashabına yardım
et” şeklİnde dua etmekle yetİnİyor ve yerİnde duruyorsa, bu halde de fasık
(günahkâr ve gayretsİz) bİr Müslüman olduğu ortaya çıkar.
4-Yok eğer, bu durumu görür görmez “Resulüllah’ın ayağına dİken bata-cağına
benİm gözüme ok saplansın” dİyerek yerİnden fırlıyor ve bağırsakları
çalı-lara takılsa bİle İslam’ın safına katılmak ve Allah yolunda vuruşmak üzere
koşuyorsa, o takdİrde gerçek bİr mümİn olduğunu kanıtlamış olur.”* ”
Hak bİr olduğu gİbİ, küfür de görünüşte dağınık ve çeşİtlİ olsa da ger-çekte o
da tek bİr karargâha, yanİ Sİyonİzme bağlıdır.” Bİzde “Baş başa, baş
Allaha” bağlı Sİyonİzmde İse “baş başa, baş şeytana bağlı” prensİbİ
geçerlİ olmaktadır.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Bazı sapık Yahudİlerİn dünyaya hakİm
olma plan ve polİtİkalarına Sİyonİzm denİr.”
“Sİyonİzm’İ bİr tİmsaha benzetİrsek, bu tİmsahın üst çenesİ Komİnİzm, alt
çenesİ Kapİtalİzm’dİr. (Bütün hayvanların alt çenesİ hareket ettİğİ halde, tİmsahın
İse üst çenesİ hareketlİ olduğu İçİn, onu mİsal verİyorum) Bu İkİ çenenİn
(Komünİzm ve Kapİtalİzmİn) çarpışır görünmelerİ düşmanlıklarından değİl,
aralarına gİren avlarını ezmek ve gövdeyİ (Sİyonİzmİ) beslemek İçİndİr.”
“Bugün artık Komİnİzm tamamen İflas etmİş ve çökmüş, Kapİtalİzm de İçİnden
çürümüş ve yakında çökmeye ve çözülmeye mahkûm hale gelmİştİr.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Nato ve Varşova Paktları İslam’a karşı
yenİ bİr Haçlı orduları şeklİnde bİrleşmİştİr.
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Dünyayı ezen sömürü
canavarının beynİ Sİyonİzm, kalbİ Haçlı Avrupa, sağ kolu Amerİka, sol kolu
Rusya’dır.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Asrımızdakİ zulümlerİn baş
sorumlusu olan Sİyonİzm ve küfür cephesİ de gelİşmİş ve güçlenmİştİr.”
Çünkü Allah-u Teala yalnız mümİnlerİn değİl, cümle alemlerİn ve bütün İn-sanların
Rabbİdİr. Cenab-ı Hak, Penİsİlİnİn bulunmasıyla mİkropların kabuğunu
kalınlaştırdığı gİbİ, yaptıkları zulüm ve melanetlere karşılık haklı olarak
bütün İnsanlığın nefretİnİ kazanan, toplu hakaretlere maruz kalan ve her yerden
kovulan mel’un Sİyonİstlere de, bİnlerce yıllık sabır, gayret ve azİmlerİnİn
karşılığını vermİş ve geçİcİ bİle olsa, dünyada gİzlİ sömürü saltanatını
kurmalarına müsaade etmİştİr.”
“Mİkroplara karşı, antİbİyotİk olarak İlk bulunduğu dönemde, 5 -10 ünİte
yazılan penİsİlİn, mİkropları öldürmeye yetİyordu. Ancak mİkroplar da bellİ
maksatları İcra etmek İçİn vazİfelİ yaratıldıklarından, İnsanoğlu penİsİlİnİ
bulunca, bu sefer Cenab-ı Hak mİkropların kabuğunu kalınlaştırdı ve penİsİlİne
karşı dİrencİnİ artırdı. Bunun üzerİne penİsİlİnİn dozu gİderek artırılarak
yüz, bİn, on bİn… derken bugün mİlyonlarca ünİteye ulaşmıştır. Yanİ penİsİlİnİn
bulunmasından sonra, mİkropların kabuğu öylesİne kalınlaşmış ve dİrencİ öylesİne
artmıştır kİ, 60-70 yıl önce 10 vuruşla ölen bİr mİkrobu, bugün öldürmek İçİn bİr
mİlyon kere vurmak gerekmektedİr.
İşte dünya Sİyonİzm’İ ve küfür dahİ, geçen zaman İçİnde öylesİne gelİşmİş ve
güçlenmİştİr kİ bu İman ve İnsanlık mİkroplarını tesİrsİz hale getİrmek İçİn
de, o nİspette gayret, cİddİyet ve kuvvet gerekmektedİr.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** Pekİ, ” Neden şu an Sİyonİstler
hâkİm, bİz mahkûmuz?”
1- Sİyonİstlerİn batıl da olsa, kendİ davalarına İnancı bİzden fazla olduğu İçİn..
2- Onların şeytanİ gayelerİ uğrunda kİ gayretİ ve cİhadı, bİzden üstün olduğu İçİn..”
Sİyonİst emeller taşımayan, ülkemİz aleyhİndekİ faalİyetlere karışmayan,
başkalarını ezmeyİ ve sömürmeyİ amaçlamayan, dürüst ve sade Yahudİlere karşı hİçbİr
düşmanlığımız söz konusu değİldİr. Bİz, temel İnsan haklarına saygı çerçevesİnde,
herkesle bİrlİkte ve barış İçersİnde yaşamaya hazırız ve razıyız.
“Evet, hayat; İman ve cİhattır” Bu İkİ değer ve dİnamİzme, kİm sahİp
olursa, zaferİ onlar kazanacak ve üste çıkacaktır.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ” İstanbul’un fethİnİ
müjdeleyen, Sultan Fatİh’İ ve askerİnİ öven hadİs-İ şerİf, bİze cİhatla İlgİlİ
şu esasları ders vermektedİr.
1- İstanbul’un mutlaka ve kesİnlİkle fethedİleceğİnİ haber vererek, he-defe
varmak ve zafere ulaşmak İçİn, tam bİr İman, azİm ve ümİt sahİbİ olmamız
hususuna,
2- Fetİh ve zafer İçİn, mutlaka ehİl ve emİn bİr komutanın lüzumuna,
3- O komutanın da, askersİz olamayacağına, ordu düzenİ ve dİsİplİnİne gİrmeyen
kalabalıkların zafere ulaşamayacağına İşaret etmektedİr.”
Sonuç: “Kâbe’yİ yıkmaya gelen Ebrehe’nİn fİllerİ, sahİplerİnİ ezdİğİ gİbİ,
bugün zalİm devletlerİn uçak, gemİ ve tank fİloları da yakında bİrİ bİrİnİ
ezecek ve kendİ sahİplerİnİ yİyecektİr.”
Ve artık vakİt tamamdır
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘ Bİz Refah Partİsİ olarak, sadece
Türkİye’dekİ 60 mİlyon memleket evladının değİl, bİr buçuk mİlyar İslam Alemİnİn
ve yeryüzündekİ 6 mİlyar İnsanın hepsİnİn saadetİ bakımından ne kadar büyük bİr
sorumluluk taşıdığımızı bİlİyoruz. Kazakİstan’dakİ İnsan da saadetİnİ Refah
Partİsİ’nİn İktİdara gelmesİnİ beklİyor. Cezayİr’dekİ İnsan da saadetİnİ Refah
Partİsİnİn İktİdara gelmesİnde beklİyor.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘D-8’lerİn bayrağında 6 temel İlkeyİ
sembolİze eden altı yıldızın anlamlan şunlardır:
1. Savaş değİl, barış
2. Çatışma değİl, dİyalog
3. Çİfte standart değİl, adalet
4. Üstünlük değİl, eşİtlİk
5. Sömürü değİl, İşbİrlİğİ
6. Baskı ve tahakküm değİl, İnsan haklan hürrİyet ve demokrasİ
Bu prensİpler sadece D-8’lerİn kendİ prensİplerİ değİl, Yenİ Bİr Dünyanın
kurulmasının da temel esaslarıdır.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** «SİZİN KÖKÜNÜZDE NE YATAR» DENİ-YOR. İŞTE BİZİM
KÖKÜMÜZDE NE YATTIĞININ AÇIK CEVABINI VERİYORUM. BİZİM KÖKÜMÜZDE BU CUMHURİYETİN
KÖKÜNDE YATAN YATIYOR, BİZİM KÖKÜMÜZDE SEYİT ÇAVUŞUN İMANI YATIYOR. (MSP VE AP
SIRALARINDAN «BRAVO» SESLERİ, ALKIŞLAR.) BİZİM KÖKÜMÜZDE SAKARYA’NIN İMANI, BİZİM
KÖKÜMÜZDE BİN YILLIK TARİHİN 50 MİLYON ŞEHİDİN İNANCI YATIYOR
BİZİM KÖKÜMÜZDE ŞEHİDİ ŞEHİT YAPAN, GAZİYİ GAZİ YAPAN MANA YATIYOR YA SİZİN
KÖKÜNÜZDE NE YATIYOR? (MSP VE AP SIRALARINDAN «BRAVO» SESLERİ, ALKIŞLAR.)
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘SİYASİ
VE İKTİSADİ SÖMÜRÜYE, RÜŞVETE VE ADAM KAYIRMAYA, MİLLİ KÜLTÜR DÜŞMANLIĞINA,
ZÜMRE SALTANATINA, ANARŞİYE SON VERECEĞİZ.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘ Avrupa kültürü İle er yada geç
hesaplaşacağız. Bundan kurtuluş yok. Bİz kararımızı bu hesaplaşmaya göre vermek
durumundayız. Bİz batılı değİlİz. Bİz Avrupalı değİlİz. O zaman hesabımızı ve
çalışmalarımızı bu farklılık üzerİne yoğunlaştırmak durumundayız.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘Yeryüzünün en İdeal İnsanlar, en aydın en İlerİcİ
İnsanlar şüphesİz Müslümanlardır. Müslüman olmak zaten bu dünyadakİ en büyük
ayrıcalıktır.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘İster batı, İster doğu, yanİ İster
kapİtalİzm İster komünİzm; hangİ sİstem olursa olsun artık ahİr ömürlerİnİ
yaşamaktadırlar. Bİzİm meşhur mİsalİmİzle her yerde söyledİğİmİz gİbİ ne
yaparsa yapsınlar; hangİ oyunları oynarlarsa oynasınlar hepsİ yok olup gİdeceklerdİr.
Ve Allah nurunu onlar İstese de İstemese de tamamlayacaklardır.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘Ben kesİnlİkle İnanıyorum kİ
önümüzdekİ yıllarda bütün dünyada en gür seda hakkın ve hakka İnananların
olacaktır.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘Zaman üzerİne faİzle alınan bİr
borcun nasıl ödeneceğİnİn eğrİsİ çİzİldİğİ takdİrde, bu eğrİnİn bİr üstel fonksİyon
olduğu görülür. Bu eğrİyİ çİzersenİz İlk başta hafİf hafİf gİttİğİ ama bellİ bİr
noktaya geldİkten sonra bİrden bİre yukarıya fırladığını görürsünüz. Bu durum
her üstel fonksİonun tabİİ halİdİr. Mesela; motorlardakİ patlama bu esprİye
uygun bİr olaydır. Bİr motor oksİjenle yakıt moleküllerİ arasındakİ kİmyasal
reaksİyon önce yavaş yavaş başlar. Fakat bİr süre sonra patlama meydana gelİr.
Sosyal olayların yapısı da üstsel fonksİyona uygundur. Faİz olayı da böyledİr.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘Bugün İslam’ın evrensellİğİnİ ve
herkes İçİn saadet nİzamı olduğu hemen hemen bİlmeyen kalmamış gİbİdİr.* Bİzlerİn
yapması gereken yalanla ve çİrkİnlİkle uğraşmak değİl, doğru ve güzel olanla
uğraşmaktır.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘İslam en yücedİr ve ondan yüce hİçbİr şey
yoktur. Bu geçek peygamber hadİsİyle ve Allahın kİtabıyla hükümleşmİştİr. Bunda
tartışma olmaz. Bu tür İddİa ve İthamlarda bulunanları ben İkİ kısma
ayırıyorum. Bİrİ, kendİlerİne İslamİ teblİğİn ulaşmadığı İnsanlar, dİğerİ İse İslam’ın
yücelİğİnİ bİldİklerİ halde ona dİl uzatan ve onu bİlerek gerİcİlİkle eş gören
kalplerİ mühürlü İnsanlar.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘İçerİde İrtİca, dışarıda
fundamantalİst gelİşmeler denİlerek İşte bu İnsanlığı kurtarıcı SAADET NİZAMINDAN
İnsanımız uzaklaştırılmak İstenmİştİr.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

***
MÜSLÜMAN’CA DÜŞÜNMENİN ÜÇ TEMEL ESASI VARDIR:

1- DÜNYA HAYATI, ÇOK
ÖNEMLİ BİR İMTİHANDIR. AHİRET İSE, DÜNYA HAYATININ HESABI VE İMTİHANDAKİ ARTI
VE EKSİ PUANLARIN KARŞILIĞIDIR. NEFESLERİMİZ SAYILIDIR, BUNLAR ALLAH YOLUNDA
HARCANMALIDIR. ÇÜNKÜ ÖLÜM BİZE, ÇOK YAKINDIR.

2- İSLÂM DİNİ, ALLAH
YAPISIDIR. BUNUN İÇİN MÜKEMMELDİR VE TASTAMAMDIR. HÂŞÂ, ZERRE KADAR NOKSANI,
FAZLASI VE HATASI BULUNMAMAKTADIR.

3- İSLÂM DİNİ, BİR BÜTÜNDÜR.
ONA BİR ŞEY KATILAMAZ VE ONDAN BİR ŞEY ÇIKARILAMAZ. BAŞTAN SONA HAK’TIR,
HAYIRDIR VE HEPSİ, HERKES İÇİN VE HER YERDE LAZIMDIR. ÇÜNKÜ İSLAM, DÜNYA VE AHİRET
SAADETİNİN TEK İLACIDIR.

Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘ŞEYTAN,
ALLAHIN MEVCUDİYETİNİ VE KUDRETİNİ BİLDİĞİ GİBİ, SİYONİST YAHUDİ DE İSLAM’IN
CANININ CİHAT OLDUĞUNU BİLDİĞİNDEN BÜTÜN GÜCÜYLE MÜSLÜMANLARIN CİHAT RUHUNU
SÖNDÜRMEYE ÇALIŞMAKTADIR.”

Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ’‘YANLIŞIN
EN TEHLİSİ, DOĞRUYA EN YAKIN OLAN YANLIŞTIR. ÇÜNKÜ DOĞRUYLA KARIŞTIRILMASI VE İNSANLARIN
DAHA KOLAY ALDATILMASI İHTİMALİ TAŞIMAKTADIR.”

Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ’‘MALIYLA CANIYLA CİHAD EDEN BİR MÜSLÜMAN OLARAK
ANILMAK İSTERİM”

Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ’‘BUNLARIN PİLOTLARINI ÜLKEMIZDE EĞİTİP, MÜSLÜMAN VE
MASUM KARDEŞLERIMIZIN ACIMASIZCA BOMBALANMASINA İZİN VERMEMELİYİZ!’‘

Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

 

*** ’‘DOMUZDAN POST, GÂVURDAN DOST
OLMAZ!’‘
( TBMM Meclİs
Kürsüsünden)

Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

***
AKP MİLLİ GÖRÜŞ GÖMLEĞİNİ ÇIKARIP, AMERİKAN ÇUVALINI GİYİNCE ÜÇ ŞEY OLDU…
1) HİDAYETLERİ KARARDI
2) HAYRI, ŞERRİ AYIRAMIYOR
3) HAYIR DİYE ŞERRE HİZMET EDİYOR.
BUNUN SONU DA HELAK OLMAYA GİDER,
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

***
“HAK’KIN TESİSİ İÇİN ÇALIŞMAMAKLA BATIL’IN HÂKİMİYETİ İÇİN ÇALIŞMAK
ARASINDA FARK YOKTUR.”
Prof. Dr. Necmettİn ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “IRAK’TA ÖLEN BİR TEK ÇOCUĞUN VEBALİNİ, YEDİ
SÜLALENİZ ALNINI SECDEDEN KALDIRMASA DA ÖDEYEMEYECEKTİR.”

Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

 

*** ”Doğru çizmek ve uygun neticelere erişmek için , hem cetvelin hem de çizen elin düzgün olması şarttır!..”

Prof. Dr. Necmettin Erbakan

Asrın
Lideri Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN’dan Altın Sözler

 

Hocamız buyurmuşlardı: ‘‘İslam, bizim zamanımıza ve arzularımıza uymaya mecbur değildir. Herkes ve her şey İslam’ın adalet ve saadet prensiplerine uymakla mükelleftir. Çünkü İslam; değişen ve gelişen bütün zaman ve mekânların ve her türlü ihtiyaç ve sorunların İlahi reçetesi ve kurtuluş çaresidir.’‘

‘‘Trabzon’un Fethi ve Pontus’un devrilmesi sırasında, çok zahmetli dağ geçitlerini aşma esnasında; Uzun Hasan’ın annesi Sara Hatun’un: ‘‘Ey oğul! Onca mülkün sana yetmez mi? Bir Trabzon için bunca meşakkate değer mi?’‘ sözlerine karşılık Sultan Fatih’in cevabı: ‘‘Ben bütün bu zahmet ve mihnetlere, yeni bir ülke daha fethetmek, mülkümü genişletmek ve kahramanlık göstermek için değil; Allah’ın adalet hükümleri buralarda da uygulansın, buradaki insanlar da gerçek huzur ve hürriyetle tanışsın ve böylece benim kulluk görevimde bir eksiklik kalmasın ve bunların hesabı benden sorulmasın diye katlanıyorum!..’‘

‘‘Şimdi maalesef bütün İslam Alemi ve özellikle Türkiye’miz, üstü açık umumi bir Siyonist sömürü ve sindirme hapishanesine çevrilmiştir. Ve ülkemiz, bir nevi esir kampı görünümündedir. Bu nedenle farklı din ve düşünceden bütün insanlarımızın, gerçek bir huzur ve hürriyete, refaha ve saadete ulaşması için, ilmi ve insani ölçüler içerisinde her türlü cehdü gayreti göstermek, İslamiyet’imizin ve insaniyetimizin bir gereğidir.’‘

‘‘Tasavvuf: tarihimiz boyunca İslam’ın, usta-çırak metoduyla örnek alarak, yaparak ve yaşayarak öğrenildiği bir talim ve terbiye mektebi olarak hizmet vermiştir. Nefisle mücadelenin ve kötü düşüncelere karşı direnmenin manevi kışlası hükmündedir.’‘

“Kur’an’ın, Beytullah’ın damına veya bir dağın başına, hazır bir kitap şeklinde gönderilmeyip, onu bizzat tarif, tatbik ve talim etmek üzere Hz. Peygamber Aleyhisselama indirilmesi de, bu hikmetledir.’‘

‘‘Müslümanın ve sorumluluk sahibi inançlı bir insanın vazifesi: ‘‘Şu farzdır, şu haramdır. Şunlar günahtır, şunlar sevaptır!..’‘ diye konuşmak ve edebiyat yapmak değildir… Asıl görevimiz: İyilikleri yürütecek, kötülükleri önleyecek bir adalet düzenini kurup yerleştirmektir. Yani Cenab-ı Hak bize: ‘‘Faiz haramdır, alan da veren de günahkârdır’‘ diye konuşmamızı değil, faiz sistemini değiştirmemizi emretmektedir.’‘

Bakınız, ‘‘Faiz, haramdır, günahtır’‘ şeklinde papağan gibi milyonlarca kere tekrarlanan sözler, vaazlar, nasihatler, faiz oranını ve tahribatını artırmaktan başka bir netice vermemiştir. Halbuki, ‘‘Faiz kaldırılmıştır’‘ kararnamesinin mürekkebi 1 mg. bile tutacak değildir… Ancak bunun gerçekleşebilmesi için ilmi, siyasi ve disiplinli, ciddi bir gayret gerekmektedir. İşte bu nedenle, şu anda MSP’nin (ve diğer Milli Görüş partilerinin ve Milli Çözüm Ekibinin) mevcudiyeti; ülkemizde ve yeryüzünde adalet düzenini gerçekleştirmek ve hasretle beklenen barış ve bereket medeniyetini ilan etmek kadar önemlidir!

‘‘MSP, sinsi Siyonist ve emperyalist güçlere karşı kurduğumuz bir siperdir. Bize ve ülkemize yönelik tehdit ve tehlikeleri savuşturmak üzere böyle bir imkândan yararlanmak, akli ve dini bir vecibedir, bir vesiledir. Ülkemize ve milletimize hizmet için her münasip fırsatı değerlendirmek görevimizdir… Dikkatle incelenirse, Bedir Harbi’nin de, müşriklerin koyduğu savaş usulleriyle yapıldığı görülecektir. Çünkü asıl olan ve amaçlanan, usul ve şekil değil; niyet ve neticedir.’‘

‘‘Siyaset bizi ilgilendirmiyor’‘ demek; ‘‘Kur’an’ın yarısı ve insanlığın sorunları bizi alakadar etmiyor’‘ demekle aynı anlama gelir. Kur’an’ın prensipleri, Müslümanların ve insanlığın problemleri, kendilerini ilgilendirmeyen kimselerin: şefkat, merhamet, huzur ve hoşgörüyle alakalı sözleri sahtedir. Böyleleri ya İslam’ı tam bilmeyen ve Kur’an’ı incelemeyen gafil ve cahil kesimlerdir. Veya bile bile gerçekleri ve kulluk görevlerini görmezlikten gelen kötü niyetli kimselerdir.’‘

‘‘Cenab-ı Hak’kın, şer cephesine ve şeytan ekibine, bizden daha çok maddi imkân ve eleman vermesi, inananlar için bir nevi rahmettir. Çünkü böylece, daha dikkatli olmamız, daha çok çalışmamız ve neticede daha büyük şeref ve sevap kazanmamız murat edilmiştir.’‘

‘‘Herhangi bir konuda, en uygunu ve en doğruyu bulmak için gayret gösterip gerçeği ve gerekeni öğrenmek, İlahi bir nimet ve inayettir. Ancak bu durumun, yani bulduğumuz doğrunun, hakkımızda hayırlı ve yararlı olup olmadığını fark etmek de, ayrı bir fazilet ve ferasettir.’‘

‘‘Biz bütün esbaba tevessül etsek ve her türlü gayreti göstersek bile, Cenab-ı Hak istediğimiz neticeyi vermeye mecbur değildir. Beş mi çok, bin mi çok? Bu akılla ve matematikle tespit edilir. Ama bazı durumlarda bizim hakkımızda beş mi hayırlı, bin mi hayırlı, işte bu ancak imanla, İslamiyet’le ve kadere teslimiyetle bilinir.’‘

‘‘Her şuurlu Müslüman kendisini: Hz. Peygamber Efendimizin Uhud’da diktiği nöbetçi yerinde görmeli, dünyalık heves ve hesaplarla görev yerini terk etmenin, nelere mal olacağını devamlı düşünmelidir.’‘

‘‘Bir Hak davaya makam ve menfaat düşüncesiyle girenlerin veya nefsi ve dünyevi hesaplarla yan çizenlerin; cehenneme atılmak için kendilerine başka günah aramaları gereksizdir.’‘

‘‘Cenab-ı Hak’kın en sevdiği insan, kendi görevlerini en iyi şekilde yerine getirmekten ve şahsi hatalarını ve noksanlarını düzeltmekten, başkalarıyla uğraşmaya vakit bulamayan mü’minlerdir.’‘

‘‘Askerlikte, malum ve makbul eğitim süreci ve hizmet kademeleriyle, terfi ederek sadece Orgeneralliğe erişilir. Ancak; Mareşal olabilmek için, mutlaka birkaç meydan muharebesini kazanmış olmak gerekir!’‘

 

“Arkadaşlar biz
vaktiyle Hanefi Mezhebi
nin en önemli fıkıh kitaplarından biri olan Mültekayı
okurken, av ve avc
ılık bahsinde şunları öğrendik. Avcı avını gördüğü zaman,
besmeleyi
çeker ve tetiğe basar. Avı vurduğunu hissederse, köpeğine tiyo verir,
köpek gider avı yakalayıp getirir. Avcının köpeğin avı nasıl getirdiğine
bakması farzdır. Dudakları ile mi götürdü yoksa dişleri ile mi götürdü? Eğer
dudakları ile götürdü ise, onu sahibi için getirmiştir. Eğer dişledi ise, ona
salyasını akıttı, kendi nefsi için tutuvermiştir. Eğer ısırdığı için hala
ölmemişse, hemen orada besmele ile yeniden kesilir ve o zaman helaldir, sadece
o ısırdığı yer kesilir köpeğe verilir. Ama eğer ısırdığı için öldü ise, o zaman
o murdardır yenmez
’‘ dedikten sonra sözü eğitime getirdi:’‘Şimdi ben size ne
anlat
ıyorum? Bulunduğumuz ve imtihan olunduğumuz makamlar ve imkânlar
emanettir, bunlar
ı ısırarak salyamızı bunlara akıtıp murdar etmeyelim. Makamlar
emanettir, bunlar gelip ge
çicidir. Bizim sahibimiz Rabbimiz ve davamız için
kullanmamız gereken şeylerdir. Bunları ısırarak, bunlara salyamızı
karıştırarak, hem kendimizi helak ederiz, hem de peşimizden gelenleri, arkamızdakileri
helak ederiz
’‘

Prof.
Dr. Necmeddin Erbakan

 

‘’Hak daima üstündür.
Zaman zaman Hakk
ı Üstün tutan medeniyetlerin hakimiyeti kaybetmelerinin sebebi,
Hakkı üstün tutması gerekenlerin gereği gibi ve yeterince
çalışmamalarıdır!”

Prof. Dr Necmettin ERBAKAN

 

* ‘‘İslam, bizim zamanımıza ve
arzularımıza uymaya mecbur değildir. Herkes ve her şey İslam
’ın adalet ve
saadet prensiplerine uymakla mükelleftir. Çünkü İslam; değişen ve gelişen bütün
zaman ve mekânların ve her türlü ihtiyaç ve sorunların İlahi reçetesi ve
kurtuluş çaresidir.
’‘

‘‘Trabzonun Fethi ve Pontusun
devrilmesi sırasında, çok zahmetli dağ geçitlerini aşma esnasında; Uzun
Hasan
’ın annesi Sara Hatunun: ‘‘Ey oğul! Onca mülkün sana yetmez mi? Bir
Trabzon için bunca meşakkate değer mi?
’‘ sözlerine karşılık Sultan Fatihin
cevabı:
‘‘Ben bütün bu zahmet ve mihnetlere, yeni bir ülke daha fethetmek,
mülkümü genişletmek ve kahramanlık göstermek için değil; Allah
’ın adalet
hükümleri buralarda da uygulansın, buradaki insanlar da gerçek huzur ve
hürriyetle tanışsın ve böylece benim kulluk görevimde bir eksiklik kalmasın ve
bunların hesabı benden sorulmasın diye katlanıyorum!..
’‘

‘‘Şimdi maalesef bütün İslam Alemi ve
özellikle Türkiye’miz, üstü açık umumi bir Siyonist sömürü ve sindirme
hapishanesine çevrilmiştir. Ve ülkemiz, bir nevi esir kampı görünümündedir. Bu
nedenle farklı din ve düşünceden bütün insanlarımızın, gerçek bir huzur ve
hürriyete, refaha ve saadete ulaşması için, ilmi ve insani ölçüler içerisinde
her türlü cehdü gayreti göstermek, İslamiyet’imizin ve insaniyetimizin bir
gereğidir.
’‘

‘‘Tasavvuf: tarihimiz boyunca İslam’ın,
usta-çırak metoduyla örnek alarak, yaparak ve yaşayarak öğrenildiği bir talim
ve terbiye mektebi olarak hizmet vermiştir. Nefisle mücadelenin ve kötü
düşüncelere karşı direnmenin manevi kışlası hükmündedir.
’‘

“Kuran’ın, Beytullah’ın damına
veya bir dağın başına, hazır bir kitap şeklinde gönderilmeyip, onu bizzat
tarif, tatbik ve talim etmek üzere Hz. Peygamber Aleyhisselama indirilmesi de,
bu hikmetledir.
’‘

‘‘Müslümanın ve sorumluluk sahibi inançlı
bir insanın vazifesi:
‘‘Şu farzdır, şu haramdır. Şunlar günahtır, şunlar
sevaptır!..
’‘ diye konuşmak ve edebiyat yapmak değildir… Asıl görevimiz:
İyilikleri yürütecek, kötülükleri önleyecek bir adalet düzenini kurup
yerleştirmektir. Yani Cenab-ı Hak bize:
‘‘Faiz haramdır, alan da veren de
günahkârdır
’‘ diye konuşmamızı değil, faiz sistemini değiştirmemizi
emretmektedir.
’‘

Bakınız, ‘‘Faiz, haramdır, günahtır’‘
şeklinde papağan gibi milyonlarca kere tekrarlanan sözler, vaizler, nasihatler,
faiz oranını ve tahribatını artırmaktan başka bir netice vermemiştir. Halbuki,
‘‘Faiz kaldırılmıştır’‘ kararnamesinin mürekkebi 1 mg. bile tutacak değildir
Ancak bunun gerçekleşebilmesi için ilmi, siyasi ve disiplinli, ciddi bir gayret
gerekmektedir. İşte bu nedenle, şu anda MSP
nin (ve diğer Milli Görüş
partilerinin ve Milli Çözüm Ekibinin) mevcudiyeti; ülkemizde ve yeryüzünde
adalet düzenini gerçekleştirmek ve hasretle beklenen barış ve bereket
medeniyetini ilan etmek kadar önemlidir!

‘‘MSP, sinsi Siyonist ve emperyalist güçlere
karşı kurduğumuz bir siperdir. Bize ve ülkemize yönelik tehdit ve tehlikeleri
savuşturmak üzere böyle bir imkândan yararlanmak, akli ve dini bir vecibedir,
bir vesiledir. Ülkemize ve milletimize hizmet için her münasip fırsatı
değerlendirmek görevimizdir
… Dikkatle incelenirse, Bedir Harbinin de,
müşriklerin koyduğu savaş usulleriyle yapıldığı görülecektir. Çünkü asıl olan
ve amaçlanan, usul ve şekil değil; niyet ve neticedir.
’‘

‘‘Siyaset bizi ilgilendirmiyor’‘ demek;
‘‘Kuran’ın yarısı ve insanlığın sorunları bizi alakadar etmiyor’‘ demekle aynı
anlama gelir. Kur
an’ın prensipleri, Müslümanların ve insanlığın problemleri,
kendilerini ilgilendirmeyen kimselerin: şefkat, merhamet, huzur ve hoşgörüyle
alakalı sözleri sahtedir. Böyleleri ya İslam
’ı tam bilmeyen ve Kuran’ı
incelemeyen gafil ve cahil kesimlerdir. Veya bile bile gerçekleri ve kulluk
görevlerini görmezlikten gelen kötü niyetli kimselerdir.
’‘

‘‘Cenab-ı Hakkın, şer cephesine ve
şeytan ekibine, bizden daha çok maddi imkân ve eleman vermesi, inananlar için
bir nevi rahmettir. Çünkü böylece, daha dikkatli olmamız, daha çok çalışmamız
ve neticede daha büyük şeref ve sevap kazanmamız murat edilmiştir.
’‘

‘‘Herhangi bir konuda, en uygunu ve en
doğruyu bulmak için gayret gösterip gerçeği ve gerekeni öğrenmek, İlahi bir
nimet ve inayettir. Ancak bu durumun, yani bulduğumuz doğrunun, hakkımızda
hayırlı ve yararlı olup olmadığını fark etmek de, ayrı bir fazilet ve
ferasettir.
’‘

‘‘Biz bütün esbaba tevessül etsek ve her
türlü gayreti göstersek bile, Cenab-ı Hak istediğimiz neticeyi vermeye mecbur
değildir. Beş mi çok, bin mi çok? Bu akılla ve matematikle tespit edilir. Ama
bazı durumlarda bizim hakkımızda beş mi hayırlı, bin mi hayırlı, işte bu ancak
imanla, İslamiyet
le ve kadere teslimiyetle bilinir.’‘

‘‘Her şuurlu Müslüman kendisini: Hz.
Peygamber Efendimizin Uhud
da diktiği nöbetçi yerinde görmeli, dünyalık heves
ve hesaplarla görev yerini terk etmenin, nelere mal olacağını devamlı
düşünmelidir.
’‘

‘‘Bir Hak davaya makam ve menfaat
düşüncesiyle girenlerin veya nefsi ve dünyevi hesaplarla yan çizenlerin;
cehenneme atılmak için kendilerine başka günah aramaları gereksizdir.
’‘

‘‘Cenab-ı Hakkın en sevdiği insan,
kendi görevlerini en iyi şekilde yerine getirmekten ve şahsi hatalarını ve
noksanlarını düzeltmekten, başkalarıyla uğraşmaya vakit bulamayan
minlerdir.’‘

‘‘Askerlikte, malum ve makbul eğitim
süreci ve hizmet kademeleriyle, terfi ederek sadece Orgeneralliğe erişilir.
Ancak; Mareşal olabilmek için, mutlaka birkaç meydan muharebesini kazanmış
olmak gerekir!
’‘

 

*** Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın LAİKLİK anlayışı

‘‘Müslümanlığın bizatihi kendisi laiktir. Açın Sultan Fatih’in İstanbul’un Fethinin arkasından çıkardığı beyannameyi, okuyun; Galata’daki Cenevizlilere dahi: ’‘Bütün haklarınız benim teminatım altındadır. Her türlü inanç hürriyetine sahipsiniz. Patrikhane her türlü hizmetine devam edecektir’‘ demiştir. Hz. Ömer Efendimizin Kudüs’ü fethettiği zamanki beyanatına bakın: ’‘Herkes kendi dininde serbesttir. Her inanç sahibi kendi ibadetini muntazam yapacak, rahatlıkla yerine getirecektir. Sizin koruyucunuz benim’‘demiştir. Selahattin Eyyubi Kudüs’ü aldıktan sonra aynı şekilde: ’‘Hepinizin inancının teminatı benim’‘ demiştir. Bizim tarihimiz hep bunlarla doludur, dünya alem buna şahittir. Bunun için Müslümanlık içindedir bizzat laiklik. Aslında Müslümanlık varken ayrıca laiklik diye bir şey aramanız bile gereksizdir. Müslümanlık her zaman, herkesin dinine saygı göstermiştir. Bakınız Müslümanlıkta hiçbir zaman, şahısların Dine ait kurallara aykırı hareket etmesiyle ilgili bir ceza-i müeyyide getirilmemiştir. Kur’an-ı Kerim’de iki tane nizam vardır. Bir ‘‘Genel İnsanlık Nizamı’‘. Bu genel insanlık nizamında müsaade edilenler var, yasak edilenler var. Yasak edilenler nedir; adam öldürmek, yalan yere şahitlik etmek, çeşitli ahlaksızlıklara yönelmek, ırz ve namusa tecavüze yeltenmek; bütün bunların hepsinin ve her din için eşit oranda cezası vardır. Ama namaz kılmamışsa bunun bir cezası yoktur, çünkü bu Allah’la kul arasındadır. Ancak bu durumda Müslümanlar için tavsiye vardır, o da tatlı dille yapılacaktır. ‘Namazını kılarsan yarın şu sevabı alırsın’ diye uyarılacaktır. Müslümanların yapacağı işlerin adı ‘‘Helal’‘, yapmayacaklarının adı ‘‘Haram’‘dır. Herkesin yapacağı işin adı ‘‘Maruf’‘, yapmayacağı işin adı ‘‘Münker’‘ olmaktadır. İki ayrı sistem tarif edilmiştir. Maruf ve Münker’de ceza vardır. Çünkü herkesi bağlayıcıdır ve temel insan haklarıyla alakalıdır. Hangi dinden olursa olsun adam öldürmeye kalkışırsanız, zina yaparsanız, yalan yere şahitlikte bulunursanız, hırsızlık yaparsanız cezasına katlanırsınız. Ama namaz oruç vs. Müslümanlara ait şahsi ibadetleri terk etme gibi hususlara gelince bunların dünyalık cezası konulmamıştır. Bunlar tavsiyeyle, telkinle, tatlı dille, kavli leyyinle anlatılacaktır. Bundan dolayı eğer Milli Görüş okulundan ve arka kapıdan kaçıp top oynamazsan, o zaman bilirsin ki Müslümanlık, laiklikle tamamen bir aradadır, hiçbiri arasında tezat bulunmamaktadır. Bu sebepten dolayıdır ki bizim elli senelik geçmişimizde, Anayasanın Laiklik maddesiyle değil, bu maddeye aykırı hareket edilmesiyle mücadele ettiğimiz ortadadır.’‘

 

 

*** Aziz Erbakan Hocamızın Demokratur Tanımı

‘‘Milletimizin bunları çok iyi tanımasında ve güdümlü demokrasiyi
anlamasında büyük faydalar vardır. Bu tabir Latince bir tabirdir (kavramdır).
‘‘Diktatör’‘ demek, ‘‘baskı yapan adam’‘ anlamındadır. Diktatörle idare edilen bir
rejimin adı Latincede 
’‘diktatür’‘olmaktadır. Gramer yapısı
itibarıyla diktatür demek; diktatörlükle idare edilen rejimin adıdır.
‘‘Demokrasi’‘
demek, halkın kendi kendini hür iradesi ve tercihi ile idare etmesi
manasındadır.
‘‘Demokratur’‘ demek ise halkın yönetime alet ve aracı yapılması,
yani halkın narkozlanmasıdır.
‘‘Ben seçtim’‘ zanneder, hâlbuki başkaları
tarafından dikte edilenleri iktidara taşımıştır, yani tamamen narkozlanmıştır
ve o başkasının istediğini seçtiği halde ben seçtim zannına kapılmaktadır. Bu
seçilenler de
‘‘biz kendi marifetimiz tarafından seçildik’‘ sanmaktadır. İşte
bunun adı
‘‘Demokratur’‘ olmaktadır, Demokrasi sadece kılıftır. Şimdi bu ırkçı
emperyalizmin keşfettiği ve geliştirdiği muazzam bir aldatmacadır. Bunu ben
söylemiyorum, Almanya
nın iki numaralı kardinali son yazdığı kitabında bir
yandan Papaya tavsiyede bulunarak: 
’‘Bizim Hıristiyanlığımız geriliyor,
lütfen Müslümanlıktan istifade edin, Hıristiyanlığı kurtarın!
’‘ diye yalvarıyor ama, aforoz ediliyor,
diğer yandan da aynı kitabında:
‘‘Tüm insanlığın saadeti için de ikinci tavsiyem şudur:
İnsanlar ırkçı emperyalizm tarafından demokratur rejimi vasıtasıyla
aldatılıyor. Bu insanlara demokraturun tanıtılması lazımdır ki insanlar
aldanmasınlar. Demokrasi yerine demokratur uygulanıyor
’‘ şeklinde uyarılarda bulunuyor. Yani
ırkçı emperyalizm çeşitli ülkelerde, mesela Uganda
da misal olarak söylüyorum;
filanca insanı iktidara getirmek istiyor, buna göre medyayı kullanıyor, para
gücünü kullanıyor, işbirlikçileri kullanıyor, elinde başka etkenler var bunları
kullanıyor. Oradaki zavallı halk bu etkilerin altında
‘‘ben seçiyorum’‘
zannederek gidip ırkçı emperyalizmin istediğini seçip başına getiriyor. Burada
kullanılan metot;
‘‘horoz dövüşü’‘ oluyor. Yani bütün ülkelerde iki tane partiyi
tutar, öne çıkarır oysa bunların ikisi de ırkçı emperyalizmin partileri
olmaktadır. Amerika
da Cumhuriyetçi Parti de Demokrat Parti de sonunda ırkçı
emperyalizmin güdümünde bulunmaktadır. Almanya
da Sosyal Demokratlar da,
Hıristiyan Demokratlar da bu konumdadır. Bu geliştirilmiş bir metottur.
‘‘Ben
seçtim
’‘ zannediyorlar hâlbuki etkiyle karanlık odakların partilerini iktidara
taşıyorlar. Şimdi bu iki tane partiye horoz dövüşüyle yaptırılıyor. Ekranlarda
siz seçim boyunca siz sadece iki parti var zannediyorsunuz. Tıpkı Türkiye
de
AKP
yle CHPyle oynanan horoz dövüşü oyunu gibi. Bunların arasında ne fark var
Allah aşkına temelde? Şimdi bunu söylediğim zaman bazı kardeşlerimiz
yadırgayacak, 
’‘Canım CHP ile AKP aynı tutulur mu?’‘ diye karşı çıkacak, ama Ben perde
arkası gerçeklerden ve temel meselelerden bahsediyorum
’‘

 

***Aziz Erbakan Hocamızın Anlattığı Temel Esaslarımız

1.temel esasımız ‘’Bir kavim saadet bulamaz, kendisini islah etmedikçe’’
Onun için aziz milletimize sesleniyorum: ESKİ
DEVİR KAPANDI. FUTBOL TAKIMI TUTAR GİBİ SEN SAĞCISIN ÖBÜRÜ SOLCU BU BOŞ LAFLARI
BIRAKIN HAKTA BİRLEŞELİM. Geliniz bütün insanlığa en hayırlı hizmeti yapalım.

  1. Temel esasımız şudur:Bir kavmin
    içinde hakkı tebliğ eden bir zümre bulunursa Allah o zümreye hidayet verir
    onların yüzü suyu hürmetine o kavme saadet verir. Bundan dolayıdır ki
    kardeşlerimizin , inananların, hakkı tavsiye eden sıfatını kazanmalarını
    gerekmektedir. Buda ancak canla başla çalışmayla mümkündür.
  2. Temel esas şudur:Üzülmeyin
    gevşemeyin inanıyorsanız üstünsünüz. Bundan dolayıdır ki batılların hepsi yok
    olacaklardır. Biz burada değişmez kanunları konuşuyoruz. İnanıyorsanız
    üstünsünüz, yoksa başkasını taklit ediyorsanız uşaksınız.
  3. temel esas ise:Zafer
    inananlarındır ve zafer yakındır.
  4. temel esasta:Allah
    nurunu tamamlayacaktır.

Prof. Dr. Necmettİn ERBAKAN’DAN altın sözler

 

*** Prof.Dr. Necmettin Erbakan Hoca Bir Seminerde Şu Misali Anlatmıştı:

Farz et ki sen Hz. Peygamber (sas)’in Bedir Savaşını yaptığı gün o civarda
develerini güden bir çobansın. Efendimiz Aleyhissalat Vesselam ile Ebu Cehil
taraftarları Bedir Kuyuları yakınında savaşa tutuşmak üzereler…

Eğer, sen ‘‘Şöyle bir yüksek tepeye çıkayım da yaşanan savaşı seyredeyim’‘
dersen kâfirler zümresinden olursun.

Eğer, ‘‘Yarabbi, bunlardan kim haklı ise ona yardım et’‘ diye dua edersen,
yine kâfirlerden olursun. Çünkü sen bu dünyaya hangisi haklı, hangisi haksız
bilmek için gönderilmişsin. Bu ayırımı, haklı-haksız, hak-batıl ayırımını
yapamayan mümin olamaz.

Eğer, ‘‘Yarabbi, Peygamberin Hz. Muhammed (sas)’a yardım et, onu muzaffer
kıl’‘ diye dua edersen günahkâr bir fâsık olursun. Çünkü o dua etme zamanı değil,
eyleme geçme anıdır.

 

Eğer hakiki bir mümin isen yapacağın şudur: Olaydan haberdar olur olmaz,
yerinden öyle bir fırlayışla fırlayacaksın ki, savaş alanına kadar birkaç kez
yüzüstü yere kapaklanacaksın. Eline ne geçerse, ne bulursan onunla saldıracaksın!’‘..

 

 

***   ’‘Irkçı emperyalist odaklar diyor
ki: Müslüman âleminde, bütün gücümüzle ılımlıları çoğaltmamız lazımdır.
“Ilımlı İslam” ile ne anlatılmaya çalışılır? Yani cihat şuuru
olmayacak, Hak ve adaleti hâkim kılma gayesi ve sorumluluğu taşımayacak, bozuk
ve batıl düzene karışmayacak, Yahudi’ye hizmetçilik yapacak; ama namaz kılacak,
oruç tutacak, umreye koşacak… Dünyadaki ve ülkedeki düzeni, Siyonist
Merkezler tanzim edecek. Sen sadece Yahudi’ye vergi ve faiz ödeyeceksin,
aldığın her malın fiyatının yarısını sömürü sermayesine haraç olarak
vereceksin; bir nevi küresel sisteme demokrat kölelik edeceksin, ama izin
verilen ibadetleri de yerine getireceksin… İşte ılımlı İslam dedikleri bu…’‘

Kaynak: Kanal B – Başkent Oturumları

 

 

*** ‘‘MİKROBU TANIMADAN HASTALIK TEDAVİ EDİLMEZ

OLAYLARI
ANLAMAMIZ MÜMKÜN DEĞİLDİR

ŞİFA
BULMAMIZ MÜMKÜN DEĞİLDİR.

ONUN İÇİN İSLAMIN DIŞINDAKİ ÜLKELERİ YÖNETEN
MERKEZİ TANIMAMIZ LAZIM

BU MERKEZ SİYONİZİM MERKEZİDİR IRKCI EMPERYALİZİM
MERKEZİDİR.’‘

Kurtuluş Mitingi KONYA 20-07-2007 Cuma

 

*** “BAŞBAKAN OLDUKTAN SONRA
ABD BÜYÜKELÇISI ZIYARETIMIZE GELDI. BANA ŞUNU SÖYLEDI: BIZ BILIYORUZ KI SIZIN
DAVANIZ İSLAM’DIR. BAŞBAKAN OLDUNUZ. TABII BU BIZIM HOŞUMUZA GITMEDI. AMA
BERABER ÇALIŞMAYA MECBURUZ. SIZINLE ÇALIŞABILIRIZ ANCAK 6 TANE… ŞARTIMIZ VAR.

1)İRAN ILE TICARETINIZ 50 MILYON DOLARDAN
FAZLA OLMAYACAK.

2) İRAN’A GITMEYECEKSINIZ.

3)TÜRKIYE’DEKI AMERIKAN ÜSLERINE
DOKUNMAYACAKSINIZ….

4)DIĞER MÜSLÜMAN ÜLKELERLE DE TICARETINIZI
ARTIRMAYACAKSINIZ.

5)ÇEKIÇ GÜÇ’E DOKUNMAYACAKSINIZ.

6) İRAN VE IRAK BORU HATTINI AÇMAYACAKSINIZ.

BIZIM TARIHTE MEŞHUR BIR SADRAZAMIMIZ VARDIR,
ALI PAŞA. ONUN MEŞHUR BIR SÖZÜ VARDIR: MÜHIM BIR IŞ YAPMAK ISTERSEM ÖNCE RUS
ELÇISIYLE KONUŞURUM. NE DERSE TERSINI YAPARIM. BENDENIZ DE AMERIKAN ELÇISININ
BÜTÜN DEDIKLERININ TERSINI YAPTIM.”

(Millî Görüş Lideri Prof. Dr. Necmeddin ERBAKAN)

 

 

*** ‘‘ZOR BİR YOLDA YÜRÜMEK MECBURİYETİNDE OLAN
İNSANLAR, YOLDA YÜRÜMEYE BAŞLAMADAN ÖNCE, GÖNÜLLERİNDE VE ZİHİNLERİNDE YÜRÜMEK
VE YOL ALMAK ZORUNDADIRLAR. EVVELA, BU YOLU BEN NASIL AŞARIM? KORKUSUNDAN
KURTULARAK YOLA ÇIKTIKLARINDA GÖRÜRLER Kİ, YOL ZOR DA OLSA BİR MÜDDET SONRA
AŞILMIŞ YÜRÜNMÜŞ VE HEDEFLENEN YERE GİDİLMİŞTİR. İŞTE O ZAMAN, İNSANLARIN
YÜREKLERİNDE, ASLINDA YOLUN ZANNEDİLDİĞİ KADAR ZAHMETLİ OLMADIĞINA VE BÜTÜN
SIKINTILI YOLLARIN AŞILABİLECEĞİNE DAİR BİR İMAN DOĞAR. ’‘
Prof. Dr. Necmettin Erbakan

 

*** ‘‘BAKIN
HUZURLARINIZDA İNANARAK SÖYLUYORUM: DUNYANIN BU GİDİŞATI KARŞISINDA HİÇ KİMSE İSLAM
BİRLİĞİNİN KURULMASINA MANİ OLAMIYACAKTIR. BU KAÇINILMAZ BİR ZARURETTİR. İSLAM BİRLİĞİ
MUTLAKA AMA MUTLAKA KURULACAKTIR.’‘

Prof. Dr. Necmettin Erbakan
Sözleri
Yer: TBMM, RP 1991 TBMM ‘‘DIŞ POLİTİKA’‘ KONUŞMASI

 

***
“MİLLÎ GÖRÜŞ`ÜN TEMELİ SEVGİ VE ŞEFKATTİR.”
Necmettin Erbakan
Sözleri
Yer:26 Kasım 2006
Çağlayan`daki Muhteşem Mitingde

*** √ ŞİMDİ BİR TAKIM NAMAZINDAN NİYAZINDA İNSANLAR; “HOCAM, SİZ… BU
AKP’NİN ALEYHİNDE BULUNUYORSUNUZ, CHP’Mİ GELSİN?”

√ HADİ ORDAN! NE CHP’Sİ? BUNLARIN
ARASINDA NE FARK VAR!? AKP’YLE CHP’NİN NE FARKI VAR YAHU! BAK BEN SANA İŞBİRLİKÇİLER
DİYORUM İŞBİRLİKÇİLER!

√ SEN HALA BU TÜRKİYE’DE 2 PARTİ
OLDUĞUNU ÖĞRENEMEMİŞSİN YAV! HİÇ BİR ŞEYDEN HABERİN YOK! ÖYLE 60 TANE PARTİ, 16
TANE SEÇİME GİREN PARTİ YOK! 2 TANE PARTİ VAR! Bİ SAADET PARTİSİ – MİLLÎ GÖRÜŞ,
Bİ DE DİĞERLERİ, DİĞERLERİ…

√ SEN HALA AKP’YLE CHP’NİN AYNI
PARTİ OLDUĞUNU ÖĞRENEMEDİN YAV! BUNLARIN İKİSİ DE İŞBİRLİKÇİ, İKİSİ DE IMF’Cİ, İKİSİ
DE AMERİKANCI, İKİSİ DE İSRAİLCİ, İKİSİ DE ABCİ! NE FARKLARI VAR BUNLARIN YAHU!

√ ÇÜNKÜ AKP MİLLÎ GÖRÜŞ GÖMLEĞİNİ
ÇIKARTTI, İŞBİRLİKÇİ GÖMLEĞİNİ GİYDİ! HALK PARTİSİNDEN DAHA ÇOK İŞBİRLİKÇİ
OLDU. BUNLARIN ARASINDA Bİ FARK YOK!

√ SEN HALA ÇOCUK GİBİ, “O GELMESİN,
BU GELSİN..” KAÇINCI ASIRDA YAŞIYORSUN YAHU! O SENİN DEDİĞİN SOVYETLER
ÇÖKMEDEN ÖNCEYDİ! Bİ SAĞCI VARDI, Bİ SOLCU VARDI AMA 1990 DA DÜNYA DEĞİŞTİ.
HABERİN YOK MU!?

√ ŞİMDİ YA IRKÇI EMPERYALİZMDEN (SİYONİZM)
YANASIN, YA MİLLÎ GÖRÜŞTEN YANASIN!

√ SEN AKP ‘YE HİZMET EDİYORSUN, AKP
DE DÜNYA SİYONİZMİNE HİZMET EDİYOR. DÜNYA SİYONİZMİNİN BÜTÜN İNSANLIĞA YAPMIŞ
OLDUĞU ZARARLARDAN, ZULÜMLERDEN BİR MİSLİ DE SENİN DEFTERİNE YAZILIYOR. BU
ZARARIN ALTINDAN KALKAMAZSIN, KENDİNE GEL ARKADAŞ!

√ YARIN MİZAN VAR. EFENDİM,
BUNLARIN HANIMI KAPALI, NAMAZ KILIYORLAR; İYİ NE GÜZEL KOY HASENAT TARAFINA..
ÖBÜR TARAFA 50 MİLYON ÇOCUK BUNLAR YÜZÜNDEN ÖLÜYOR DEDİĞİN ZAMAN BUNLARI BU
HASENATLA KARŞILAYAMAZSIN!

√ SAADET PARTİLİ OLACAKSIN BAŞKA
ÇARESİ YOK! “BEN DE AKP’DE HAKKA HİZMET EDİYORUM” DİYE KENDİNİ
ALDATIRSIN. SEN ORDA ANCAK ŞERRE HİZMET EDERSİN, NİYE, HAKKIN YOLU TEKTİR, ONA
DA ANCAK SAADET’LE HİZMET EDİLİR DE ONUN İÇİN!

√ SAADET PARTİSİ SON İMTİHANI DA
KAZANANLARIN PARTİSİDİR! ŞİMDİ ALDANMAYACAĞIZ, DÜNYA MENFAATİ DİYE ALDATILAMAYACAĞIZ
Kİ HEDEFE ULAŞILSIN, UNUTMAYALIM Kİ; CENAB-I ALLAH NURUNU TAMAMLAYACAKTIR!

Mİllİ Görüş Lİderİ Prof. Dr. Necmettİn ERBAKAN

 

*** ‘‘ŞU SÖZÜMÜ
UNUTMAYIN: BİLMEMEK BİLMEMEK DEĞİLDİR. BİLMEMEK BİLMEDİĞİNİ BİLMEMEKTİR’‘

3.Şahlanışı Eyüp Sultandan 26 Kasım 2010 Cuma

Prof. Dr. Necmettİn ERBAKAN’DAN altın sözler

 

*** ‘‘MİLLİ
GÖRÜŞ NE DEMEKTİR? BÜTÜN İNSANLIĞIN SAADETİ İÇİN YERYÜZÜNDE HAKIN VE ADALETİN
HÂKİM OLMASI GAYESİYLE HEPBERABER DİSİPLİNLİ BİR TOPLULUK OLARAK ÇALIŞMA GÖREVİNİ
İFA ETMEK MİLLİ GÖRÜŞÜN ŞİARIDIR. BUNA BİZİM İNANCIMIZDA CİHAT DENİR.’‘

3.Şahlanışı
Eyüp Sultandan 26 Kasım 2010 Cuma

Prof. Dr.
Necmettİn ERBAKAN’DAN altın sözler

 

*** ‘‘BİR
MİLLETİN GÜÇLÜ OLMASI İÇİN, EVLATLARININ
BİR YANDAN İLİM ÖĞRENMESİ BİR YANDAN NEFİS TERBİYESİ YAPMASI ÖBÜR TARAFTANDA CİHAT
ETMESİ LAZIM GELİR’‘

3.Şahlanışı
Eyüp Sultandan 26 Kasım 2010 Cuma

Prof. Dr.
Necmettİn ERBAKAN’DAN altın sözler

 

*** ‘‘İSLAM
DİNİNİ ORTADADAN KALDIRMAK ALLAH MUHAFAZE BUYURSUN İKİ TÜRLÜ OLUR. BİRİNCİSİ
YASAKLARSIN İKİNCİSİ DİNİN ŞEKLİNİ DEĞİŞTİRİRSİN. BUNLAR DİNİN ŞEKLİNİ DEĞİŞTİRMEK
SURETİYLE BU MİLLETİ İSLAMDAN UZAKLAŞTIRMAYA ÇALIŞIYORLAR’‘

3.Şahlanışı Eyüp Sultandan 26
Kasım 2010 Cuma

Prof. Dr. Necmettİn ERBAKAN’DAN
altın sözler

 

*** ’‘ŞU SÖZÜMÜ UNUTMAYIN TARİHİ BİR SÖZ SÖLÜYORUM. SİYONİZİM ÖYLE
USTADIRKİ ‘‘KİM BENMİ? BEN HİÇ SİYONİZME
HİZMET EDEBİLİRMİYİM ?’‘ MARŞINI SÖYLETE SÖYLETE SENİ KENDİ ORDUSUNA ASKER GİBİ
KULLANIR.’‘

3.Şahlanışı Eyüp Sultandan 26
Kasım 2010 Cuma

Prof. Dr. Necmettİn ERBAKAN’DAN
altın sözler

 

*** ‘‘BÜYÜK GÜNLER, İÇİNDE
YAŞARKEN BELLİ OLMAZ. ARKADAN SONUÇLARI GÖRÜLDÜĞÜ ZAMAN BELLİ OLUR VE İNŞAALLAH
BUGÜNÜN NE KADAR BÜYÜK MANA İFADE ETTİĞİ YILLAR BOYUNCA ASIRLA BOYUNCA
KONUŞULACAK’‘

3.Şahlanışı Eyüp Sultandan 26 Kasım 2010 Cuma

Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

 

*** ‘‘EĞER BUĞÜN BAŞÖRTÜLÜ BİR HANIFENDENİN BEYİ
CUMHURBAŞKANI OLABİLİYORSA BU HANIMIN VE O BEYİN DEĞİL, SİZİN (MİLLİ GÖRÜŞÜN) HIZMETLERİNİZİN
SONUÇUDUR.

3.Şahlanışı Eyüp Sultandan 26 Kasım 2010 Cuma

Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

 

*** ‘‘HİÇ UNUTMAYALIMKİ BİR SAADET DÜNYASI GEÇTİĞİMİZ
TARİH BOYUNCA OLDUĞU GİBİ ANCAK MİLLİ GÖRÜŞLE KURULA BİLİR. MİLLİ GÖRÜŞÜN
DIŞINDAKİ DİĞER TAKLİTCİ VE İŞBİRLİKCİ GÖRÜŞLER YOK ORTANIN SOLUYMUŞ, SAĞIYMIŞ,
MUHAFAZAKÂRMIŞ, ŞUYMUŞ BUYMUŞ TAKLİTCİ
VE İŞBİRLİKCİ GÖRÜŞLERLE İNSANLIĞA SAADET GETİRİLEMEZ. BUNUN TEMEL SEBEPLERİ
VARDIR. ZİRA MİLLİ GÖRÜŞ ÖBÜR UYDURMA GÖRÜŞLERE BENZEMEZ. ONLARDAN BİRTANESİ
DEĞİLDİR. …….MİLLİ GÖRÜŞÜN ONLARDAN TEMELDE 7 TANE MÜHİM
FARKI VARDIR.
 1)BİZ MANEVİYATCIYIZ. ONLAR MANEVİYATA ÖNEM VERMEZLER. HÂLBUKİ
MANEVİYATSIZ SAADET OLMAZ. AĞİRET OLMAZ ŞEHİTLİK OLMAZ ŞEHİTLİK OLMAZSA VATAN
OLMAZ. BUSEBEPTEN DOLAYI SAADETİN TEMELİNDE
ÖNCE MANEVİYATCI OLMAK AĞİRETE İNANMAK YATAR. 2) DİĞER GÖRÜŞLERİN HEPSİ SİYONİZMİ; İNSANLIĞI KÖLEYAPMAK İÇİN
KULLANDIĞI FASİZCİ KAPİTALİSTSİSTEMİN BEKCİSİDİRLER. MİLLİ GÖRÜŞ, HAYIR BU HAKSIZ SİSTEMİ DEĞİŞTİRECEĞİZ,
ADİL DÜZEN KURACAĞIZ. DEDİĞİ İÇİN ÖBÜRLERİNDEN FARKLIDIR. ÖBÜRLERİNDEN FARKLIDIR, SAADET GETİRİR. ÇÜNKİ FAİZLE SAADET GELMEZ. FAİZLE KÖLELİK GELİLER, FAKİRLİK GELİR, AÇLIK
GELİR. 3) ONLAR BATIYI BİZDEN ÜSTÜN GÖRÜRLER. HÂLBUKİ İNSANLIK HERŞEYİNİ İSLAMA
BORÇLUDUR. BİZİM MEDENİYETİMİZ BATI
MEDENİYETİNDEN ÜSTÜNDÜR. BATILI TAKLİT EDİLECEK BİR İNSAN DEĞİLDİR. ÇÜNKİ
YÜZÜNÜ YIKAMASINI BİLE BİLMEZ, AKARSUYU BİLMEZ, AFEDERSİNİZ TUVALETE GİRDİĞİ GİBİ
ÇIKAR. BU ADAMLARIN ARKASINDAN GİDECEKSİNİZDE HAGİ SAADETE ERECEKSİNİZ. ŞİMDİYE
KADAR GİTTİNİZDE HANGİ SAADETE ERDİNİZ. SAADET, İSLAMIN ULVİ PİRENSİPLERİNDEDİR.
BU SEBEPTEN DOLAYIDIRKİ BUNLARIN GÖRÜŞLERİŞDEN HAYIR GELEMEZ, BATIYI ÜSTÜN
GÖRDÜKLERİ İÇİN, BİZ AVRUPA B. GİREÇEĞİZ DEDİKLERİ İÇİN. HANGİSİ SÖYLÜYOR BUNU
HEPİSİ HEPİSİ BİRBİRİNİN İKİZ KARDEŞİDİR. SAADET PARTİSİ MİLLİ GÖRÜŞ BİR
TARAFA, 61 TANE İKİZ KARDEŞ BİRTARAFA. 61 TANE ÇÜRÜK YUMURTA BİR SAĞLAM
YUMURTANIN YERİNİ TUTMAZ. 4 ) SİZ BU DİĞER PARTİLERİN HİÇ BİRİSİNDEN BİZ YENİ BİR DÜNYA KURAÇAĞIZ
DİYE BİR SÖZ İŞİTTİNİZMİ? YENİ BİR ADİL DÜNYA KURULMADAN SAADET OLMAZ. BU GÜNKÜ YAHUDİ’NİN DÜNYASIYLA SAADETE ERİŞİLMEZ. 5) ONLAR SONUÇ İTİBARİYLE
AB. YE GİRECEĞİZ İSRAİL’E VİLAYET OLACAĞIZ GAYESİNİ GÜTMEKTEDİRLER. MİLLİ GÖRÜŞ TARİHTEKİ ŞEREFLİ YERİMİZİ ALMAK
GAYESİ GÜDÜYOR. BUNDAN DOLAYI SAADET
ANCAK MİLLİ GÖRÜŞLE ELDE EDİLİR. 6) ONLAR MÜSTEMLEKE TİPİ KALKINMAYAPARLAR.
TAKLİTCİ OLDUKLARI İÇİN. LİDER ÜLEKE KALKINMASI YAPAMAZLAR. LİDER ÜLKE, ÖNCÜ
ÜLKE OLMAK ANCAK MİLLİ GÖRÜŞLE MÜMKÜNDÜR. 7)
ONLAR HEPSİ NARKOZLANMIŞTIR. BU GÜNKÜ GİDİŞATIN ADIM ADIM TÜRKİYEYİ İSRAİLE VİLAYET
YAPMANIN UYUŞUKLUĞU İÇERİSİNDEDİRLER. MİLLİ GÖRÜŞCÜLER UYANIKTIR. BİZE SAADETİ
ANCAK MİLLİ GÖRÜŞCÜ GETİRE BİLİR. TEMELDEKİ BU SEBEPLERİN YANINDA AYNIZAMANDA;

ADEM ALEYHİSSELAMDAN
BERİ BÜTÜN İNSANLIK TARİHİNE BAKTIĞIMIZDA YİNE PEYGAMBERLERİN ARKASINDAN GİDENLERİN
SAADET BULDUĞUNU, FİRAVUNLARIN ARKASINDAN GİDENLERİN ZULÜM GÖRDÜĞÜNÜ GÖRÜYORUZ.
BU SEBEPTEN DOLAYI SAADETE ANCAK MİLLİ GÖRÜŞLE ERİŞİLEBİLİR. DİĞER YANDAN MİLLİ GÖRÜŞELE SAADETE ERİŞE BİLECEĞİ
54. HÜKÜMETİN BİR YILLIK İÇRAATI EN AÇIK DELİLLERİNDEN BİRİSİDİR. BÜTÜN GERÇEKLER ÖNÜMÜZDEDİR

3.Şahlanışı Eyüp Sultandan 26 Kasım 2010 Cuma

Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

 

*** ‘‘İSTANBUL ŞEHRİ DÜNYANIN BAŞŞEHRİ OLMUŞ VE 7
ASIR HİLAFET MERKEZİ OLMUŞ. DÜNYA BURADAN İDARE EDİLMİŞ. BU GÜNDE DÜNYANIN
MERKEZİ İSTANBUL’DUR VE SİYASET MERKEZİ İSTANBUL’DUR. İNSANLIK BÜTÜN
ZULÜMLERDEN KURTULUŞU İSTANBUL’DAN, TÜRKİYE’DEN, MİLLİ GÖRÜŞTEN, SİZDEN
BEKLEMEKTEDİR.’‘

3.Şahlanışı Eyüp Sultandan 26 Kasım 2010 Cuma

Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

 

*** ‘‘BEYAZ ATININ ÜZERİNDE ŞURADA SURLARA KARŞI 3
OĞLU BİR TARAFTA 3 OĞLU BİRTARAFTA ELİNDE KILIÇ ŞAHLANMIŞ EBA EYÜB EL ENSARİ
HZ. LERİNİN FOTOĞRAFINA BAKATSANIZ, İŞTE İSLAM BUDUR, İŞTE ÖRNEK İNSAN BUDUR, İŞTE
SAADET BUDUR.’‘

3.Şahlanışı Eyüp Sultandan 26 Kasım 2010 Cuma

Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

 

*** ‘‘FIRTINALARA YÖN VEREN KELEBEKLERİN KANAT
ÇIRPIŞIDIR. ‘‘

Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “BİZİM DAVAMIZDA KİMSE KENDİ İÇİN
YASAMAZ, HERKEZ KARDESİ İÇİN YASAR. MENFAATİ ÖLDÜRMENİN EN KOLAY YOLU BUDUR.”

Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘NAMAZ DİNİN DİREĞİ CİHAD İSE ZİRVESİDİR. BİZ
SİYASET DEĞİL CİHAD YAPIYODUZ”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘MÜSLÜMAN HAKKİN HAKİMİYETİ İCİN
MOTOR, SERRİN YOK OLMASİ İCİN FREN OLMA GÖREVLİSİDİR’‘
Prof. Dr. Necmettİn ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “HAKK’I ÜSTÜN TUTMAK HER ZAMAN
SAADET GETİRİR”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘Mİllİ Görüş; Bu mİlletİn İnancıdır,
tarİhİdİr, kİmlİğİdİr, ruh köküdür.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘İman varsa İmkanda vardır, mİllİ
görüşçü asla vazgeçmez.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “BİR ÇİÇEKLE BAHAR OLMAZ AMA..
HER BAHAR BİR ÇİÇEKLE BAŞLAR”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “IRAK’TA ÖLEN BİR TEK ÇOCUĞUN
VEBÂLİNİ…
YEDİ SÜLALENİZ ALNINI SECDEDEN HİÇ KALDIRMASADA ÖDEYEMEYECEKTİR”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** 2Kelİme-İ şehadet getİrİp İman
etmekle her İşİmİz bİtmİyor, tam aksİne, kulluk İmtİhanımız yenİ
başlıyor.” Yanİ kelİme-İ şehadet, bİr nev’İ, Kur’an programıyla yapılan
kulluk İmtİhanına, gİrİş belgesİdİr.
“İslâmİ teblİgatta muhatabımız İstİsnasız bütün İnsanlardır. Öyle İse
görüşü ve görüntüsü ne olursa olsun, davamız herkese anlatılmalı, davet her kesİme
yapılmalıdır. Teblİğ ve davet bİzden, hİdayet Allah ( C.C)’tandır.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘Aşk, azİm ve Mİllî Görüş tekeden bİle
süt çıkarır.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘CİHAD:Kur’an nİzamını kurmak ve
yürütmek İçİn var gücümüzle çalışmaktır.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

**** ‘‘Bİz mantar zİhnİyetlİ değİlİz, bİz
çınar ağacıyız.’‘    Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘herkes mİllİ görüçcüdür ama
farkında değİldİr’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler
*** ‘‘ALLAH ( C.C)INA KUL OLMAYAN
DAVASINA ER OLAMAZ’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ” Dönmelİkten hayır gelİr mİ be
AHMAK…”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Akıl, bİr İşİn sonunu
düşünmektİr’‘. Yanİ kârını, zararını çok İyİ hesap ederek bİr İşe gİrİşmektİr.
Çünkü son pİşmanlık para etmeyecektİr. Ve ‘‘ah keşke’‘ sözlerİ, akılsızlığın netİcesİdİr.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Akıl; “şunlar, şunlar doğru İse, şunlar da doğrudur” şeklİnde
bİr mukayese ve muhakeme (karşılaştırma ve karar verme) kabİlİyetİdİr. İslamsız
akıl, tek başına İlk ve mutlak doğruları bİlemez, hayır ve şerrİ tayİn edemez. İslamsız
bütün nİmetler ve saadetler eksİktİr ve yetersİzdİr. Bu nedenle “Bugün dİnİnİzİ
İkmal ettİm ve nİmetlerİmİ tamamladım” ayetİ en son İndİrİlmİştİr.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Akıl, bİr temyİz (İyİyİ kötüden seçİp ayırma) yeteneğİdİr. ”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ” Akıl; İmanın ve İslam’ın emrİnde en büyük nİmet, nefsİn ve şeytanın
elİnde İse, sebebİ felâkettİr.”
Prof. Dr. Necmeddİn ERBAKAN’‘

Prof. Dr. Necmettİn ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Düşmanlar ve canavarlarla dolu
ıssız ve karanlık bİr orman kurtulmak İçİn, nasıl kİ;
1- Tehlİke bölgelerİnİ ve güvenlİk yollarını gösteren bİr harİtaya,
2- Doğru yön tayİnİne yarayan bİr pusulaya,
3- Ve de çevremİzİ aydınlatacak bİr ışığa İhtİyaç vardır.
İşte, haksızlık ve şeytanlıklarla kaplı bİr dünyada, selamet yolunu bulmak İçİn
de, Kur’an bİr harİta, akıl bİr pusula, İman İse önümüzü aydınlatan bİr fener
hükmün-dedİr. Bunlar bİrİ bİrİnİn tamamlayıcısıdır. Bİrİ olmadan dİğerİ İşe
yaramaz ve kurtuluşa ulaştıramaz.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ” İslam’ın dışında, hİçbİr Hak ve hakİkat kaynağı yoktur. Fen ve hİkmet,
sanat ve sanayİ dahİ, İslam’ın İçİndedİr ve onun bİr şubesİdİr. İlhamını
Kur’andan almayan hİçbİr İlİm ve teknİk asla hayr-ı mahz olamaz, şerden ve
zarardan arınmış sayılamaz. Mutlaka yeterlİ ve yararlı olduğu savunulamaz.
Felsefelerİn ve fİlozofların bİrbİrİnİ İnkârı, İdeolojİlerİn devamlı çatışması,
beşerİ kanun ve nazarİyelerİn eskİmesİ ve değİşmesİ, hatta yapılan İlaçların bİle,
bİr müddet sonra yan tesİrlerİnİn anlaşılması, hep bu yüzdendİr.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘70 öncesİ yıllarda Hocamın
Erzurum’dakİ “İlİm ve İslam” konulu konferansını dİnleyen bİr müftü
efendİ, daha sonra özel sohbetİ sırasında Hocamıza dönerek:
– Sİzİ canu gönülden tebrİk ederİm. Çok güzel ve önemlİ konulara temas ettİnİz.
Bendenİz de yıllardır vaazlarımda : “Dİnİ ve ahlâkİ İlİmlerİ bİlmek
yetmeyeceğİnİ , Avrupa’nın fennİnİ ve teknİğİnİ de öğrenmek gerektİğİnİ, hep
söylerİm” deyİnce, Hocamız ona:
– Aman Müftü Efendİ Herhalde sürçü lİsan ederek, yanlış bİr İfade kullandınız.
Çünkü “İslamİ İlİmler yetmez, Avrupa’nın fen ve teknİğİnİ de almamız
lazımdır” sözü, bİlerek söylense, tecdİdİ İman gerektİren bİr küfür
lafzıdır. Zİra bu söz Kur’andakİ en son İndİrİlen “Artık dİnİnİzİ kemale
erdİrdİm. Hİçbİr eksİk bırakmadım (maddİ ve manevİ) nİmetlerİmİ tamamladım
” mealİndekİ ayete ters düşmektedİr. Sİzİn düşüncenİze göre “İslam’da
fen, teknİk ve müspet İlİmler yok-tur. Bunları Avrupa’dan almaya ve öğrenmeye İhtİyacımız
vardır. Dolayısıyla bu yönüyle İslam eksİktİr ” manası anlaşılır kİ bu,
farkında olmadan “Bugün dİnİnİzİ İkmal ettİm, maddİ ve manevİ hİçbİr eksİklİk
ve kusur bırakmadım” buyuran Cenab-ı Hakkı yalanlamak manasına gelİr ve
elbette yanlıştır.
Doğrusu İse, maddİ ve müspet İlİmlerİn de kaynağı Kur’an ve bugün Batılıların
elİndekİ bütün İlİmlerİn temel esaslarını ortaya koyan İslam alİmlerİ
olmuştur” dİyerek düzeltİr.
Elbette “Hİkmet (fen ve sanat) Müslümanın yİtİk malı gİbİdİr. Nerede bulsa
alır ve kullanır” Ancak İslam’ın müspet İlİmlerle İlgİsİ ve bİlgİsİ yok dİye
düşünmek tamamen yanlıştır ve yanıltıcıdır.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ” İslam beş temel üzerİne bİna edİlmİş bİr hakİkat sarayıdır ve hayat
programıdır. Yoksa, sadece bu beş şeyden İbaret zannedİlmesİ hatadır.
Zİra, sadece bİr kısmına İnanmak ve yaşamak İslam değİldİr. ”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ” Dünyadan Ay’a gönderİlen bİr
füze nasıl kİ hedef açısından bİr mİlİmlİk bİr sapma bİle gösterİrse, bu açı gİderek
büyüyecek ve netİcede o füze Ay’a değİl başka bİr gezegene çarpıp
parçalanacaktır.
Aynen bunun gİbİ, İmanİ ve İtİkadİ konularda başlayacak çok az bİr şüphe ve
sapma bİle, İnsanı gİderek İslam’dan uzaklaştıracak ve bu sapıklık, sonunda sahİbİnİ
cennete değİl, cehenneme taşıyacaktır.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ” İslam’ı, “ırkçılık”
gİbİ batıl ve bozuk şeylerle karıştırmak esasına dayanan sentezcİlİk düşüncesİ
de, İtİkadİ bİr sapıklıktır.

Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ” Mezheplerİn bİrleştİrİlmesİ fİkrİ de, ırkçılık gİbİ, bİr sİyonİst
şeytan şırıngasıdır ve İnsanlarımızı İbadet dİsİplİnİnden ve takva daİresİnden
koparmayı amaçlamaktadır.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘ Bu konuda görülen dİğer bİr gaflet ve cehalet örneğİ de, sadece Kur’anla
hüküm ve amel etmeyİ yeterlİ zannedİp, sünnete (hadİslere ve dİğer şer’İ delİllere)
İtİbar etmemektİr.
Halbukİ Allah’ın belİrledİğİ Kur’anî hükümlerİ, Resulü Ekrem (SAV) bİzzat
yaparak ve yaşayarak bİzlere göstermİşlerdİr. Efendİmİz (SAV) öğretmeseydİ ve
örnek teşkİl etmeseydİ, nasıl abdest alınacağını ve ne şekİlde namaz
kılınacağını dahİ bİlemezdİk.
Prof. Dr. Necmeddİn ERBAKAN’‘

Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘Bütün Batı hukuku, toplam on bİn
meseleden İbarettİr. Ama sadece İmamı Azam Hz.’lerİnİn çözümledİğİ ve hüküm
verdİğİ mesele yüz bİnİn üzerİndedİr.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “İslâm bİze ve zamana uymaya mecbur değİldİr.
Ama herkes ve her zaman, İslâm’a uymak mecburİyetİndedİr.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Şu dünyaya gönderİlİş gayemİz
olan kulluk İmtİhanını başarabİlmek İçİn, üç tane temel ve bİrbİrİnİ tamamlayan
esas vardır:
1-Her şeyden önce İslâmı öğrenmek, İslâmın her konudakİ emrİnİ bİlmek,
2-Öğrendİğİmİz İslâmİ esaslara göre yaşamak, Kuranın hükmünü hayatımıza tatbİk
etmek,
3-Her yerde, her halde ve her meselede, mutlaka İslâm’a göre, yanİ İslâm’ca
düşünmek.”
Yanİ, İtİkat ve İlmİhal konularını öğrendİğİ ve bİldİğİ bİr kısım İbadetlerİ
yerİne getİrdİğİ halde, tİcaret, sİyaset ve devlet hayatında müşrİkler gİbİ
düşünen, olayları batılı ve cahİlİ ölçülerle değerlendİren bİr kİmse, hakİkat
nazarında Mümİn sayılamaz.
Örneğİn, beş vakİt namazı İmamın arkasında ve tadİlİ erkanıyla kılan bİr İnsan,
İçİnden ‘‘Camİden çıktıktan sonra, sattığım tarlanın parasını acaba hangİ
bankaya yatırsam?’‘ dİye geçİrİyor ve rahatlıkla faİz yİyorsa, bu kİşİ İslam’ca
düşünmüyor demektİr.
Müslüman’ca düşünmenİn üç temel esası vardır:
1- Dünya hayatı, çok önemlİ bİr İmtİhandır. Ahİret İse, dünya hayatının hesabı
ve İmtİhandakİ artı ve eksİ puanların karşılığıdır. Nefeslerİmİz sayılıdır,
bunlar Allah yolunda harcanmalıdır. Çünkü ölüm bİze, çok yakındır.
2- İslâm Dİnİ, Allah yapısıdır. Bunun İçİn mükemmeldİr ve tastamamdır. Haşa,
zerre kadar noksanı, fazlası ve hatası bulunmamaktadır.
3- İslâm Dİnİ, bİr bütündür. Ona bİr şey katılamaz ve ondan bİr şey
çıkarılamaz. Baştan sona Hak’tır, hayırdır ve hepsİ, herkes İçİn ve her yerde
lazımdır. Çünkü İslâm, dünya ve ahİret saadetİnİn tek İlacıdır.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Ameller, nİyetlerle
tartılır.” Yanİ yapılan İşler ve İbadetler nİyetlere göre değerlendİrİlİr.
Neyİ elde etmek İstedİğİmİz ve nelerİ gaye edİndİğİmİz önemlİdİr.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “CENAB-I HAKKIN, BİZLERİN SADECE TAVIR VE
DAVRANIŞLARIMIZI DEĞİL, BU HAREKETLERİ HANGİ MAKSAT VE NİYETLERLE YAPTIĞIMIZI
DA DEVAMLI KONTROL VE MURAKABE ETTİĞİNİ, HOCAMIZ, KANADA DA GELİŞTİRİLEN YENİ BİR
‘‘SÜRÜCÜ EHLİYETİ ALMA’‘ SİSTEMİYLE ŞÖYLE İZAH ETMİŞTİ:
“KANADA DA, ŞOFÖR EHLİYETİ ALMAK İSTEYENLERİ İMTİHAN ETMEK İÇİN, ÖZEL BİR
SİSTEM VE SALON HAZIRLANMIŞTIR. DIŞARIDA, ŞOFÖR OLARAK KENDİNİ YETİŞTİREN VE
KAZANACAĞINA GÜVE-NEN KİŞİ, GELİP KİMLİĞİNİ ÖZEL BÖLMEYE YERLEŞTİRİYOR VE GİRİŞ
KAPISI AÇILIYOR. İÇERİDE TEKERLERİ HARİÇ BÜTÜN AKSAMI ÇALIŞIR VAZİYETTE BİR
ARABA BULUNMAKTADIR. SÜRÜCÜ ADAYI, ARABANIN KAPISINI AÇIP DİREKSİYONA GEÇTİĞİ
VE KONTAĞI AÇTIĞINDA, TAM KARŞI DUVARDAKİ EKRAN ÖZEL OLARAK HAZIRLANMIŞ BİR FİLM
OYNAMAYA BAŞLIYOR. SÜRÜCÜ, KENDİSİNİ GERÇEK BİR YOL ÜZERİNDE SEYRETTİĞİNİ
ZANNEDİYOR. İNİŞ GELİYOR, YOKUŞ ÇIKIYOR, ÇEŞİTLİ TRAFİK İŞARET VE LEVHALARIYLA
KARŞILAŞIYOR ŞOFÖR ADAYI, BÜTÜN BU DURUMLAR KARŞISINDA EN DOĞRU OLANI YAPMAK VE
KURALLARA UYMAK ZORUNDADIR. ÇÜNKÜ ARABANIN VİTESLERİNDEN FRENLERİNE, GAZ
PEDALINDAN DİREKSİYONUNA KADAR HER ŞEYİ BİR OTOMATİK BEYNE BAĞLANMIŞTIR VE ÖZEL
FİLMDEKİ ŞARTLARA GÖRE AYARLANMIŞTIR.
EĞER DOĞRU HAREKET EDİLMİŞSE, DIŞARI ÇIKARKEN EHLİYET KUTUDA HAZIR BEKLİYOR.
YOK, YANLIŞ HAREKET EDİLMİŞSE, OTOMATİK BEYİN BOŞ BASIYOR VE “ÇALIŞ, ÖĞREN
TEKRAR GEL” DİYE İKAZ EDİYOR.
TRAFİK KOMİSERİNİN HUZURUNDA YAPILACAK BİR EHLİYET İMTİHANINDA, ADAM KAYIRMA,
RÜŞVET ALMA VE HATALARI İMTİHAN KOMİSYONUNUN GÖZÜNDEN KAÇIRMA GİBİ DURUMLAR
OLABİLİR. AMA OTOMATİK BEYNİ ALDATMAK VE ATLATMAK MÜMKÜN OLMAMAKTADIR.
İŞTE HER HÂL VE HAREKETİMİZDEKİ NİYETİMİZ, CİDDİYETİMİZ VE GAYRETİMİZ, DEVAMLI
OLARAK BU OTOMATİK BEYİNDEN BİN KERE HASSAS İLÂHİ BİR MURAKABEYE (KONTROL VE
DEĞERLENDİRMEYE) TABİ TUTULMAKTADIR.
KADER VE KÜLLİ İRADE:
ŞİMDİ, KENDİMİZİ, BU EHLİYET İMTİHANI İÇİN HAZIRLANMIŞ ÖZEL ARABANIN VE EKRANIN
BAŞINA GEÇTİĞİMİZİ, BÜTÜN BU ARAÇLARINDA BİR TIR KAMYONUNA VEYA TREN VAGONUNA
YERLEŞTİRİLDİĞİNİ VE AĞRI’YA DOĞRU GİTTİĞİNİ DÜŞÜNELİM.
BİZ İSE, DİYELİM Kİ, AYDIN’A VARMAK İSTİYORUZ. VE BU AMAÇLA DİREKSİYON BAŞINDA
ÇABALAYIP DURUYORUZ.
HÂLBUKİ BİZİM BÜTÜN GAYRETİMİZ VE DİKKATİMİZ, SADECE ‘‘EHLİYET ALABİLMEK İÇİN
PUAN KAZANMAMIZA’‘ YARAYACAK, YOKSA NE TRENİN HIZINI, NE HEDEFİNİ VE NE DE
HAREKETLERİNİ ASLA DEĞİŞTİRMEYECEKTİR.

İşte o tren küllİ İradeyİ, bİzİm ekrandakİ fİlme göre ve trafİk kuralları
çerçevesİndekİ gayretİmİz ve gayemİz İse, cüzİ İradeyİ temsİl etmektedİr.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Bİr İnsan kendİ kusur ve
kabahatlerİnİ düşündüğünde, utancından başkasının yüzüne bakmaya mecalİ
kalmayacaktır.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Herhangİ bİr durumun oluşmasında ve gelİşmesİnde
Müslümanların üç ayrı safhada, takınacağı, üç ayrı tavır vardır:
1- Önce emredİlen ve yapılması gereken bİr konuda, takatİmİzİn sonuna kadar
ceht, gayret ve her türlü esbaba tevessül,
2- Olayın meydana gelİşİ sırasında, korku ve telâşa kapılmadan Allaha teslİmİyet
ve tevekkül,
3- Sonunda İse, takdİre rıza ve ortaya çıkan netİcenİn hakkımızdakİ en hayırlı
durum olduğunu kabul…” etmek gereklİdİr.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Bİz bütün sebeplere tevessül
etsek ve her türlü gayretİ göstersek bİle, Allah İstedİğİmİz netİceyİ vermeye
mecbur değİldİr.”
Ancak sebeplere tevessül edİlerek ve sünnetullaha uygun hareket edİlerek
yapılacak İşlerİn, genellİkle başarıya ulaştırılması da adetullahın gereğİdİr.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘Kader konusunda, Allahın küllİ İradesİ
İçİnde, kulların cüzİ İradelerİnİn yerİnİ ve mesulİyetİnİ belİrten, yukarıdakİ
doyurucu ve çarpıcı mİsalİnİ Hocam, bİr de şöyle anlatmıştı:
“Emİr ve yasakları İçeren, tehlİke bölgelerİnİ gösteren trafİk
levhalarıyla donatılmış, İnİşlİ, yokuşlu, vİrajlı bİr anayol düşününüz. Sİz,
“araba kullanabİlİr” belgesİ olan ehlİyetİnİzİ almış olarak, kendİnİze
verİlen bİr vasıta İle bu yol üzerİnde hareket edİyorsunuz… Trafİk
kurallarına ve İşaret levhalarına aykırı hareketlerden dolayı bİr kaza
yaparsanız, elbette bunun sorumlusu ve suçlusu sİz olacaksınız ve
cezalandırılacaksınız. Ancak, üzerİnde seyrettİğİnİz yolun, çok büyük ve güçlü,
ama görülmeyen muazzam bİr lokomotİfİn üzerİnde olduğunu farzedİnİz.
O takdİrde sİz, kendİ arzu ettİğİnİz yere değİl, yolu taşıyan o güçlü lokomotİf
nereye götürürse, oraya gİtmek zorundasınız ve bu netİceden sorumlu da
olmayacaksınız…
İşte ehlİyet alıp, (yanİ Kelİme-İ Şehadet getİrerek İman edİp) yol üzerİnde
araba kullanmak İrade-İ cüz İyeye, o görülmeyen ve her şeyİ üzerİnde götüren
güçlü lokomotİfte İrade-İ küllİyeye örnektİr.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Kelİme-İ şahadet getİrİp İman
etmekle her İşİmİz bİtmİyor, tam aksİne, kulluk İmtİhanımız yenİ
başlıyor.” Yanİ kelİme-İ şahadet, bİr nevİ, Kuran programıyla yapılan
kulluk İmtİhanına, gİrİş belgesİdİr.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Cennete gİrmek İçİn, mutlaka
Müslüman olmak gereklİdİr. Ancak bu dünyada, Adİl bİr düzen’İn hİmayesİnde,
huzur ve emnİyet İçİnde yaşamak İçİn, sadece “İnsan” olmak yeterlİdİr.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Kabİr sualİ bİr nevİ kİmlİk
tespİtİdİr. İnsanın gerçek kİmlİğİ ve kİşİlİğİ İse, tarafgİrlİğİ İle belİrlenİr.
Bİr İnsan Hakkın mı, yoksa Batılın mı safındadır? Sorusunun cevabı oldukça
önemlİdİr. ”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Cenab-ı Hakkın en sevdİğİ İnsan, sorumluluğunu bİlen ve kendİ görevİnİ
en İyİ şekİlde yerİne getİren İnsandır.” Görevİnİ cİddİyet ve tİtİzlİkle
yapmak ‘‘İhsan’‘ makamıdır.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Bİz, başkalarının değİl, kendİ
muhasebemİzİ yapmak ve hesabımızı sağlam tutmakla mükellefİz.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Namaz dİnİn dİreğİ, cİhat İse
zİrvesİdİr.”
Cİhat, huzur ve hürrİyet İçİnde yaşanacak, temel İnsan haklarına saygı
duyulacak bİr ortamı hazırlama gayretİdİr. Ülke İçerİsİnde yapılan İlmİ-ahlakİ
ve sİyasİ hİzmetlerdİr. Askerİ ve sİlahlı cİhad İse, ancak dışarıdan saldıracak
düşmanlar İçİn geçerlİdİr.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Cİhad İzzet ve aydınlık,
gevşeklİk İse zİllet ve karanlıktır.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Cİhadın önemİnİ şuradan
anlayınız kİ, meselâ namaz kılarken ateşe düşmekte olan bİr çocuğu korumak,
kendİsİne yaklaşan yılan ve canavardan sakınmak veya malını çalınmak ve telef
olmaktan kurtarmak İçİn, sonra İade etmek üzere namaz terk ve tehİr edİlİr. Yanİ
can ve mal İle namaz arasında bİr tercİh yapmak gerekİrse, mal İle can, namaza
tercİh edİlİr.
Ancak mal İle canı feda etmek gerekse de, mutlaka cİhada devam edİlecek, hİçbİr
bahane İle cephe terk edİlmeyecektİr.
Her İkİ halde de, sadece İslam’ın emrİne uymuş oluyoruz demektİr.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “İslâm, ancak kendİ orİjİnal
kavramlarıyla anlaşılır ve anlatılır. Cİhat; Hakkı hakİm kılmak, temel İnsan
hak ve hürrİyetlerİnİ sağlamak ve korumak ve her türlü zulüm ve sömürü düzenlerİnİ
ortadan kaldırmak İçİn yapılacak hİzmet ve faalİyetlerİn tamamıdır. Batılıların
kullandığı manada “harp” ve “savaş” gİbİ kelİmeler cİhadı İfade
edemez.
Nasıl kİ “Allah” lafza-İ Celâlİn hİçbİr dİlde karşılığı
yoktur,”Tanrı-İlah” yerİne kullanılan kelİmelerİn de, cemİ (çoğulu)
vardır. Çünkü Batılılar hâla teslİs (üçleme=Baba-Oğul-Meryem Ana) sevİyesİnden
tevhİd akİdesİne ulaşamamışlardır.
Ve yİne nasıl kİ “Bereket” kavramı; artma, çoğalma gİbİ kelİmelerle İfade
etmek mümkün değİldİr.
Bunun gİbİ “Allah” CC. “Fİsebİlİllah” (Allah yolunda, Allah
İçİn) gİbİ “cİhat” kelİmesİ de, İslâmİ bİr kavramdır ve cİhadı başka
kelİmelerle İzah etmek yanlış-tır.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “İslâmİ cİhat İse, yİne İslâm’a göre
olmak ve bİr teşkİlat düzenİyle yapılmak zorundadır. Bu da bİr karargâha
bağlılık ve İtaatİ gereklİ kılmaktadır.
“Ordu demek, yapılacak İşlerİn belİrlendİğİ, her İşe göre münasİp görevlİlerİn
tayİn edİldİğİ ve eğİtİldİğİ, emİr-komuta dİsİplİnİ ve sorumluluk düşüncesİ İçerİsİnde,
herkesİn görevİnİ en İyİ şekİlde yerİne getİrdİğİ cemaat ve teşkİlât demektİr.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Acaba bu manevİ ve sİyasİ cİhat
hareketİ hangİsİdİr? Elbette kİ Mİllİ Görüş cemaatİdİr..
Bu konuda bİze İtİmat etmİyorsanız, Kartırdan, Moşe Dayan (Bush’tan ve
Şaron’dan) sorunuz. Onlar bu hİzmet ve hareketİn hangİsİ olduğunu sİze
söyleyeceklerdİr.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Allahın rızası, ordu İçİndekİ zahİrİ
rütbe ve rağbete göre değİl, üstlendİğİ görevİ üstün bİr gayret ve samİmİyetle,
canla-başla yapmaya bağlıdır.”
‘‘Burada kİ ” Ordu” dan maksat, sİlahlı ve askerİ bİrlİk değİl, dİsİplİnlİ
teşkİlat demektİr.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Cüneydİ Bağdadİ Hazretlerİ İbadet
ve hİzmet yolunda, çeşİtlİ zahmet ve zorluklarla karşılaştığında sevİnİyor ve
Allah’a şükredİyordu.”
– “Rabbım’ın, İşlerİmİ zorlaştırmasını, daha çok gayret ve metanet
göstererek, mükafatımın kat kat artmasını murad ettİğİne İşaret sayıyor ve
tesellİ bulu-yorum” dİyordu.
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Asıl marİfet, yük altında ve hİzmet
esnasında sadık ve sağlam kalabİlmektİr. Yoksa, çay sohbetlerİnde ve edebİyat
kürsülerİnde kahramanlık satmak kolaydır.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “İslâmİ cİhatta aslolan şekİl
değİl, mana ve maksattır. Zİra Bedİr Harbİ de, müşrİklerİn usül ve metodlarıyla
yapılmıştır.”
“Şİmdİ “oy ve seçİm” meselesİ de İnananlar İçİn, haklı davasını
en uzak köylere ve en ücra köşelere kadar ulaştırmak, devlet İmkânlarını Hakkın
ve halkın hİzmetİnde kullanmak İçİn bİr vasıta ve fırsattır ve değerlendİrİlmesİ
gereken bİr ruhsattır.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Ben gİzlİ bİr hazİne İdİm. Bİlİnmek
İçİn MAHLÛKATI yarattım” mealİndekİ Hadİs-İ Kutsİ’de dahİ, cİhadın temelİ
olan teblİğ ve tanıtma esasına İşaret edİlmektedİr.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “İslâmı İse, bütünüyle (tüm
kurum ve kurallarıyla) teblİğe memur ve mecburuz. Zİra, İslam’ın bİr kısmı İslâm
değİldİr. İslam ‘‘sİlm’‘ kökünden bütün İnsanlık İçİn barış dİnİ ve bereket düzenİ
demektİr.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “İmanla küfür bİr kalpte bİrleşmez ve
barışmaz. Her gece en son kıldığımız vİtİr namazındakİ konut duasını okurken,
Allah’a şu sözü vermeden başımızı yastığa koymuyoruz:
“Ya Rabbİ, facİr ve fasık kİmselerle bütün bağlarımızı kestİk ve Senİn dİnİnİ
yıkmak İsteyenlerİ terk ettİk.” dİyoruz…
Facİr; İtİkâdı bozuk, görüşü batıl olan kİşİlerdİr,
Fasık İse, amelİ bozuk, ahlâkı berbat kİmseler demektİr.
Acaba bİz Müslümanlar, Allah’a verdİğİmİz bu sözü tutuyor muyuz?’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Faraza, bİr zaman tünelİnden
geçİrİlİp, asrı saadet dönemİne ve Bedİr tepesİne bırakılan kİmse, bİr tarafta
Aleyhİsselâtü vesselâm Efendİmİz, arkasında İman ordusu, karşı tarafta İse, Ebu
Cehİl laİn ve küfür ordusu olduğu halde, Bedİr harbİnİn yapıldığını görse;
1-Hangİ bahane İle olursa olsun, Ebu Cehİl’İn safına katılsa, ona arka çıksa ve
alkışlasa küfrünü İzhar etmİş olur.
2-Veya, “Allah, Hakka yardım etsİn” deyİp, hİçbİr tarafa tabİ ve
taraf olmadan yerİnde otursa, o zaman da münafıklığını İspat etmİş sayılır. Zİra,
bu söz “Hangİ taraf haklı, pek bİlemİyorum, Hz. Muhammed’İn haklılığından
da şüphe edİyorum” anlamına gelİr.
3-Şayet bu manzara karşısında “Ya Rabbİ, Resulüne ve ashabına yardım
et” şeklİnde dua etmekle yetİnİyor ve yerİnde duruyorsa, bu halde de fasık
(günahkâr ve gayretsİz) bİr Müslüman olduğu ortaya çıkar.
4-Yok eğer, bu durumu görür görmez “Resulüllah’ın ayağına dİken bata-cağına
benİm gözüme ok saplansın” dİyerek yerİnden fırlıyor ve bağırsakları
çalı-lara takılsa bİle İslam’ın safına katılmak ve Allah yolunda vuruşmak üzere
koşuyorsa, o takdİrde gerçek bİr mümİn olduğunu kanıtlamış olur.”* ”
Hak bİr olduğu gİbİ, küfür de görünüşte dağınık ve çeşİtlİ olsa da ger-çekte o
da tek bİr karargâha, yanİ Sİyonİzme bağlıdır.” Bİzde “Baş başa, baş
Allaha” bağlı Sİyonİzmde İse “baş başa, baş şeytana bağlı” prensİbİ
geçerlİ olmaktadır.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Bazı sapık Yahudİlerİn dünyaya hakİm
olma plan ve polİtİkalarına Sİyonİzm denİr.”
“Sİyonİzm’İ bİr tİmsaha benzetİrsek, bu tİmsahın üst çenesİ Komİnİzm, alt
çenesİ Kapİtalİzm’dİr. (Bütün hayvanların alt çenesİ hareket ettİğİ halde, tİmsahın
İse üst çenesİ hareketlİ olduğu İçİn, onu mİsal verİyorum) Bu İkİ çenenİn
(Komünİzm ve Kapİtalİzmİn) çarpışır görünmelerİ düşmanlıklarından değİl,
aralarına gİren avlarını ezmek ve gövdeyİ (Sİyonİzmİ) beslemek İçİndİr.”
“Bugün artık Komİnİzm tamamen İflas etmİş ve çökmüş, Kapİtalİzm de İçİnden
çürümüş ve yakında çökmeye ve çözülmeye mahkûm hale gelmİştİr.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Nato ve Varşova Paktları İslam’a karşı
yenİ bİr Haçlı orduları şeklİnde bİrleşmİştİr.
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Dünyayı ezen sömürü
canavarının beynİ Sİyonİzm, kalbİ Haçlı Avrupa, sağ kolu Amerİka, sol kolu
Rusya’dır.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “Asrımızdakİ zulümlerİn baş
sorumlusu olan Sİyonİzm ve küfür cephesİ de gelİşmİş ve güçlenmİştİr.”
Çünkü Allah-u Teala yalnız mümİnlerİn değİl, cümle alemlerİn ve bütün İn-sanların
Rabbİdİr. Cenab-ı Hak, Penİsİlİnİn bulunmasıyla mİkropların kabuğunu
kalınlaştırdığı gİbİ, yaptıkları zulüm ve melanetlere karşılık haklı olarak
bütün İnsanlığın nefretİnİ kazanan, toplu hakaretlere maruz kalan ve her yerden
kovulan mel’un Sİyonİstlere de, bİnlerce yıllık sabır, gayret ve azİmlerİnİn
karşılığını vermİş ve geçİcİ bİle olsa, dünyada gİzlİ sömürü saltanatını
kurmalarına müsaade etmİştİr.”
“Mİkroplara karşı, antİbİyotİk olarak İlk bulunduğu dönemde, 5 -10 ünİte
yazılan penİsİlİn, mİkropları öldürmeye yetİyordu. Ancak mİkroplar da bellİ
maksatları İcra etmek İçİn vazİfelİ yaratıldıklarından, İnsanoğlu penİsİlİnİ
bulunca, bu sefer Cenab-ı Hak mİkropların kabuğunu kalınlaştırdı ve penİsİlİne
karşı dİrencİnİ artırdı. Bunun üzerİne penİsİlİnİn dozu gİderek artırılarak
yüz, bİn, on bİn… derken bugün mİlyonlarca ünİteye ulaşmıştır. Yanİ penİsİlİnİn
bulunmasından sonra, mİkropların kabuğu öylesİne kalınlaşmış ve dİrencİ öylesİne
artmıştır kİ, 60-70 yıl önce 10 vuruşla ölen bİr mİkrobu, bugün öldürmek İçİn bİr
mİlyon kere vurmak gerekmektedİr.
İşte dünya Sİyonİzm’İ ve küfür dahİ, geçen zaman İçİnde öylesİne gelİşmİş ve
güçlenmİştİr kİ bu İman ve İnsanlık mİkroplarını tesİrsİz hale getİrmek İçİn
de, o nİspette gayret, cİddİyet ve kuvvet gerekmektedİr.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** Pekİ, ” Neden şu an Sİyonİstler
hâkİm, bİz mahkûmuz?”
1- Sİyonİstlerİn batıl da olsa, kendİ davalarına İnancı bİzden fazla olduğu İçİn..
2- Onların şeytanİ gayelerİ uğrunda kİ gayretİ ve cİhadı, bİzden üstün olduğu İçİn..”
Sİyonİst emeller taşımayan, ülkemİz aleyhİndekİ faalİyetlere karışmayan,
başkalarını ezmeyİ ve sömürmeyİ amaçlamayan, dürüst ve sade Yahudİlere karşı hİçbİr
düşmanlığımız söz konusu değİldİr. Bİz, temel İnsan haklarına saygı çerçevesİnde,
herkesle bİrlİkte ve barış İçersİnde yaşamaya hazırız ve razıyız.
“Evet, hayat; İman ve cİhattır” Bu İkİ değer ve dİnamİzme, kİm sahİp
olursa, zaferİ onlar kazanacak ve üste çıkacaktır.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ” İstanbul’un fethİnİ
müjdeleyen, Sultan Fatİh’İ ve askerİnİ öven hadİs-İ şerİf, bİze cİhatla İlgİlİ
şu esasları ders vermektedİr.
1- İstanbul’un mutlaka ve kesİnlİkle fethedİleceğİnİ haber vererek, he-defe
varmak ve zafere ulaşmak İçİn, tam bİr İman, azİm ve ümİt sahİbİ olmamız
hususuna,
2- Fetİh ve zafer İçİn, mutlaka ehİl ve emİn bİr komutanın lüzumuna,
3- O komutanın da, askersİz olamayacağına, ordu düzenİ ve dİsİplİnİne gİrmeyen
kalabalıkların zafere ulaşamayacağına İşaret etmektedİr.”
Sonuç: “Kâbe’yİ yıkmaya gelen Ebrehe’nİn fİllerİ, sahİplerİnİ ezdİğİ gİbİ,
bugün zalİm devletlerİn uçak, gemİ ve tank fİloları da yakında bİrİ bİrİnİ
ezecek ve kendİ sahİplerİnİ yİyecektİr.”
Ve artık vakİt tamamdır
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘ Bİz Refah Partİsİ olarak, sadece
Türkİye’dekİ 60 mİlyon memleket evladının değİl, bİr buçuk mİlyar İslam Alemİnİn
ve yeryüzündekİ 6 mİlyar İnsanın hepsİnİn saadetİ bakımından ne kadar büyük bİr
sorumluluk taşıdığımızı bİlİyoruz. Kazakİstan’dakİ İnsan da saadetİnİ Refah
Partİsİ’nİn İktİdara gelmesİnİ beklİyor. Cezayİr’dekİ İnsan da saadetİnİ Refah
Partİsİnİn İktİdara gelmesİnde beklİyor.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘D-8’lerİn bayrağında 6 temel İlkeyİ
sembolİze eden altı yıldızın anlamlan şunlardır:
1. Savaş değİl, barış
2. Çatışma değİl, dİyalog
3. Çİfte standart değİl, adalet
4. Üstünlük değİl, eşİtlİk
5. Sömürü değİl, İşbİrlİğİ
6. Baskı ve tahakküm değİl, İnsan haklan hürrİyet ve demokrasİ
Bu prensİpler sadece D-8’lerİn kendİ prensİplerİ değİl, Yenİ Bİr Dünyanın
kurulmasının da temel esaslarıdır.”
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** «SİZİN KÖKÜNÜZDE NE YATAR» DENİ-YOR. İŞTE BİZİM
KÖKÜMÜZDE NE YATTIĞININ AÇIK CEVABINI VERİYORUM. BİZİM KÖKÜMÜZDE BU CUMHURİYETİN
KÖKÜNDE YATAN YATIYOR, BİZİM KÖKÜMÜZDE SEYİT ÇAVUŞUN İMANI YATIYOR. (MSP VE AP
SIRALARINDAN «BRAVO» SESLERİ, ALKIŞLAR.) BİZİM KÖKÜMÜZDE SAKARYA’NIN İMANI, BİZİM
KÖKÜMÜZDE BİN YILLIK TARİHİN 50 MİLYON ŞEHİDİN İNANCI YATIYOR
BİZİM KÖKÜMÜZDE ŞEHİDİ ŞEHİT YAPAN, GAZİYİ GAZİ YAPAN MANA YATIYOR YA SİZİN
KÖKÜNÜZDE NE YATIYOR? (MSP VE AP SIRALARINDAN «BRAVO» SESLERİ, ALKIŞLAR.)
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘SİYASİ
VE İKTİSADİ SÖMÜRÜYE, RÜŞVETE VE ADAM KAYIRMAYA, MİLLİ KÜLTÜR DÜŞMANLIĞINA,
ZÜMRE SALTANATINA, ANARŞİYE SON VERECEĞİZ.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘ Avrupa kültürü İle er yada geç
hesaplaşacağız. Bundan kurtuluş yok. Bİz kararımızı bu hesaplaşmaya göre vermek
durumundayız. Bİz batılı değİlİz. Bİz Avrupalı değİlİz. O zaman hesabımızı ve
çalışmalarımızı bu farklılık üzerİne yoğunlaştırmak durumundayız.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘Yeryüzünün en İdeal İnsanlar, en aydın en İlerİcİ
İnsanlar şüphesİz Müslümanlardır. Müslüman olmak zaten bu dünyadakİ en büyük
ayrıcalıktır.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘İster batı, İster doğu, yanİ İster
kapİtalİzm İster komünİzm; hangİ sİstem olursa olsun artık ahİr ömürlerİnİ
yaşamaktadırlar. Bİzİm meşhur mİsalİmİzle her yerde söyledİğİmİz gİbİ ne
yaparsa yapsınlar; hangİ oyunları oynarlarsa oynasınlar hepsİ yok olup gİdeceklerdİr.
Ve Allah nurunu onlar İstese de İstemese de tamamlayacaklardır.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘Ben kesİnlİkle İnanıyorum kİ
önümüzdekİ yıllarda bütün dünyada en gür seda hakkın ve hakka İnananların
olacaktır.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘Zaman üzerİne faİzle alınan bİr
borcun nasıl ödeneceğİnİn eğrİsİ çİzİldİğİ takdİrde, bu eğrİnİn bİr üstel fonksİyon
olduğu görülür. Bu eğrİyİ çİzersenİz İlk başta hafİf hafİf gİttİğİ ama bellİ bİr
noktaya geldİkten sonra bİrden bİre yukarıya fırladığını görürsünüz. Bu durum
her üstel fonksİonun tabİİ halİdİr. Mesela; motorlardakİ patlama bu esprİye
uygun bİr olaydır. Bİr motor oksİjenle yakıt moleküllerİ arasındakİ kİmyasal
reaksİyon önce yavaş yavaş başlar. Fakat bİr süre sonra patlama meydana gelİr.
Sosyal olayların yapısı da üstsel fonksİyona uygundur. Faİz olayı da böyledİr.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘Bugün İslam’ın evrensellİğİnİ ve
herkes İçİn saadet nİzamı olduğu hemen hemen bİlmeyen kalmamış gİbİdİr.* Bİzlerİn
yapması gereken yalanla ve çİrkİnlİkle uğraşmak değİl, doğru ve güzel olanla
uğraşmaktır.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘İslam en yücedİr ve ondan yüce hİçbİr şey
yoktur. Bu geçek peygamber hadİsİyle ve Allahın kİtabıyla hükümleşmİştİr. Bunda
tartışma olmaz. Bu tür İddİa ve İthamlarda bulunanları ben İkİ kısma
ayırıyorum. Bİrİ, kendİlerİne İslamİ teblİğİn ulaşmadığı İnsanlar, dİğerİ İse İslam’ın
yücelİğİnİ bİldİklerİ halde ona dİl uzatan ve onu bİlerek gerİcİlİkle eş gören
kalplerİ mühürlü İnsanlar.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘İçerİde İrtİca, dışarıda
fundamantalİst gelİşmeler denİlerek İşte bu İnsanlığı kurtarıcı SAADET NİZAMINDAN
İnsanımız uzaklaştırılmak İstenmİştİr.’‘
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

***
MÜSLÜMAN’CA DÜŞÜNMENİN ÜÇ TEMEL ESASI VARDIR:

1- DÜNYA HAYATI, ÇOK
ÖNEMLİ BİR İMTİHANDIR. AHİRET İSE, DÜNYA HAYATININ HESABI VE İMTİHANDAKİ ARTI
VE EKSİ PUANLARIN KARŞILIĞIDIR. NEFESLERİMİZ SAYILIDIR, BUNLAR ALLAH YOLUNDA
HARCANMALIDIR. ÇÜNKÜ ÖLÜM BİZE, ÇOK YAKINDIR.

2- İSLÂM DİNİ, ALLAH
YAPISIDIR. BUNUN İÇİN MÜKEMMELDİR VE TASTAMAMDIR. HÂŞÂ, ZERRE KADAR NOKSANI,
FAZLASI VE HATASI BULUNMAMAKTADIR.

3- İSLÂM DİNİ, BİR BÜTÜNDÜR.
ONA BİR ŞEY KATILAMAZ VE ONDAN BİR ŞEY ÇIKARILAMAZ. BAŞTAN SONA HAK’TIR,
HAYIRDIR VE HEPSİ, HERKES İÇİN VE HER YERDE LAZIMDIR. ÇÜNKÜ İSLAM, DÜNYA VE AHİRET
SAADETİNİN TEK İLACIDIR.

Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ‘‘ŞEYTAN,
ALLAHIN MEVCUDİYETİNİ VE KUDRETİNİ BİLDİĞİ GİBİ, SİYONİST YAHUDİ DE İSLAM’IN
CANININ CİHAT OLDUĞUNU BİLDİĞİNDEN BÜTÜN GÜCÜYLE MÜSLÜMANLARIN CİHAT RUHUNU
SÖNDÜRMEYE ÇALIŞMAKTADIR.”

Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ’‘YANLIŞIN
EN TEHLİSİ, DOĞRUYA EN YAKIN OLAN YANLIŞTIR. ÇÜNKÜ DOĞRUYLA KARIŞTIRILMASI VE İNSANLARIN
DAHA KOLAY ALDATILMASI İHTİMALİ TAŞIMAKTADIR.”

Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ’‘MALIYLA CANIYLA CİHAD EDEN BİR MÜSLÜMAN OLARAK
ANILMAK İSTERİM”

Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

*** ’‘BUNLARIN PİLOTLARINI ÜLKEMIZDE EĞİTİP, MÜSLÜMAN VE
MASUM KARDEŞLERIMIZIN ACIMASIZCA BOMBALANMASINA İZİN VERMEMELİYİZ!’‘

Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

 

*** ’‘DOMUZDAN POST, GÂVURDAN DOST
OLMAZ!’‘
( TBMM Meclİs
Kürsüsünden)

Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

***
AKP MİLLİ GÖRÜŞ GÖMLEĞİNİ ÇIKARIP, AMERİKAN ÇUVALINI GİYİNCE ÜÇ ŞEY OLDU…
1) HİDAYETLERİ KARARDI
2) HAYRI, ŞERRİ AYIRAMIYOR
3) HAYIR DİYE ŞERRE HİZMET EDİYOR.
BUNUN SONU DA HELAK OLMAYA GİDER,
Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

***
“HAK’KIN TESİSİ İÇİN ÇALIŞMAMAKLA BATIL’IN HÂKİMİYETİ İÇİN ÇALIŞMAK
ARASINDA FARK YOKTUR.”
Prof. Dr. Necmettİn ERBAKAN’DAN altın sözler

*** “IRAK’TA ÖLEN BİR TEK ÇOCUĞUN VEBALİNİ, YEDİ
SÜLALENİZ ALNINI SECDEDEN KALDIRMASA DA ÖDEYEMEYECEKTİR.”

Prof. Dr. Necmettİn
ERBAKAN’DAN altın sözler

 

*** ”Doğru çizmek ve uygun neticelere erişmek için , hem cetvelin hem de çizen elin düzgün olması şarttır!..”

Prof. Dr. Necmettin Erbakan

 

BENZER İÇERİKLER

Size daha iyi hizmet sunabilmek için çerezleri kullanıyoruz. KABUL ET Detaylı Bilgi