Yazar: yonetici
0 Yorum 23 Görüntüleyen

İşte MİLLİ ÇÖZÜM Farkı: Kozinoğlu Cinayetine 15 YIL ÖNCE DİKKAT ÇEKİYORDU!
KURTLAR VADİSİ’NİN SİNSİ MESAJI:

Yayımlama: Nejat HAKKUL – 25 Haziran 2009 (Milli Çözüm Dergisi)

“Küresel Siyonist Merkezlerle ve Masonik Mahfillerle Asla Baş Edilemez!..” Algısı Sahteydi.

Gizli anlaşmalar İsrail’in menfaatineydi!

İlk kez mayınlı arazinin temizlenmesi karşılığında “44 yıllığına temizleyen yabancı firmaya devri” meselesinin konu edildiği yazı ve konuşmalarda gündeme gelen “gizli anlaşmalar” üzerine gereğince gidilmemişti. Uluslararası araştırmalarıyla tanınan yazar Aytunç Altındal; “Yunanistan-Türkiye-İsrail-Suriye” dengesinin önemli olduğunu, Türkiye ile İsrail arasında da çok sayıda gizli anlaşma bulunduğunu söylemişti. Daha sonra Türk Silahlı Kuvvetleri ile İsrail Silahlı Kuvvetleri arasında 42 özel anlaşma olduğunu, sadece 1989 ile 99 yılları arasında tam 20 yeni anlaşma imzalandığından söz etmiş ve İsrail’in “mayınlı arazinin temizlenmesindeki özel yeri ve konumunu da bu gizli anlaşmaların sağladığını” belirtmişti. Ve bunların hepsinden sonra Başbakan Erdoğan kendi konuşmasında bu “gizli anlaşmalara” değinmiş, DSP-MHP-ANAP hükümeti döneminde İsrail’le gizli anlaşmalar yapıldığını belirterek bunları “gizlilik nedeniyle” açıklayamayacağını söylemişti. Başbakan mademki “şeffaflık”tan, temiz siyasetten söz etmekte, gizli ve karanlık işlerin üzerine gidilmektedir, o zaman TBMM bize bu anlaşmaların bilindiğini, Anayasa’ya aykırı ve gizli işler çevrilmediğini ispat etmesi gerekirdi.

Bizim dikkat çekeceğimiz asıl konu ise:

Sözde “Türkiye üzerinden karanlık oyunları ve karmaşık tezgâhları konu edinen Siyonist ve emperyalist tuzakları irdelediği ve milli mesajlar verdiği” zannedilen şu “Kurtlar Vadisi-Pusu” dizisinde, AKP’nin 600 km’lik Suriye sınırı boyunca uzanan verimli ve maden yönünden zengin mayınlı arazileri bir İsrail firmasına, hem de 49 yıllığına devretme hıyanetine niye hiç değinilmemişti?

Ve yine İsrail’le Türkiye arasındaki “gizli anlaşmalar” meselesiyle ve “AKP’nin bunca gücüne (!) rağmen bu konuyu es geçmesiyle” niye hiç ilgilenilmemişti?

ÇÜNKÜ…

1- Bu dizinin bütün versiyonları, sinsi Siyonist merkezlerin ve gizli masonik mahfillerin kesin başarısıyla sona ermişti!? Bunu tesadüfle izaha yeltenmek ahmaklıktan öte bir şeydi.

2- Kendilerini “milli ve yerli” zanneden, hatta Siyonizm’le ve Yahudi Lobileriyle mücadele ettiği farz edilen tüm resmi veya gizli örgütlerin, aslında o malum ve mel’un güçlerin güdümünde olduğu mesajı verilmişti.

3- Öyle ise, “sadece ABD ve AB’yi değil, ülkemizdeki en milli ve stratejik sanılan kurum ve kişileri bile kontrolüne alan böylesi etkin ve yetkin bir güçle baş edilemeyeceğine göre, ona sığınıp yaslanarak birtakım hayırlı ve yararlı hizmetlere fırsat yakalamaktan başka bir çare yoktur” kanaati, kafalara yerleştirilmekteydi.

4- Ve tabi Polat gibilerin, kahramanlık ve fedakârlık rolleriyle, dış güçlere ve işbirlikçilere duyulan öfkeler törpülenmekte, ve böylece kabaran milli heyecan ve havamız indirilmekteydi.

5- Ve dolayısıyla “ABD ve İsrail’le asla baş edilmez!” düşüncesi enjekte edilerek ruhlar sindirilmekteydi.

6- Bu dizi bir yandan da AKP’ye destek sağlayacak ve haklılık kazandıracak bir mahiyetteydi.

7- Dizide, AKP ve Fetullahçılar eliyle yürütülen gaflet ve hıyanet girişimlerine; hikmet, keramet hatta yüksek cesaret kılıfı geçirilmekteydi.

Yani, Kurtlar Vadisi topluma kurulan bir pusu gibiydi!..

Ümit Ülgen’in dediği gibi: “Zaten dizinin senaryosunun, Ergenekon iddianamesinden beslendiği sırıtıvermekteydi.

Hemşehrilerimiz Raci ve Necati Şaşmazlar eliyle piyasaya sürülen Kurtlar Vadisi dizisi, 2003’te ekranlara geldiğinde, toplumun değişik kesimlerinden gençleri mafyaya, silaha ve şiddete yönlendirdiği gerekçesiyle ağır eleştiriler almıştı. Varoşlardaki gençleri televizyon başına toplayan ve %50 izlenme oranlarına ulaşan dizi, büyük tepki çekmesine rağmen, herhangi bir yasaklamaya tâbi tutulmamıştı. 2007 seçimleri öncesinde, Türkiye’nin bir gerçeği olan PKK terörünü işleyen “Kurtlar Vadisi Terör” dizisi çekilmeye ve reklâmı yapılmaya başlanınca, AKP engeline takılmıştı. RTÜK, Kurtlar Vadisi Terör dizisinin yayından kaldırılması için Show TV Genel Müdürü Soner Ayan’ı 13 Şubat 2007’de Ankara’ya çağırmış, görüşmenin ardından dizi yayından kaldırılmıştı. Karar, Kurtlar Vadisi izleyicileri tarafından tepkiyle karşılanmıştı. AKP Grup Başkanvekili Salih Kapusuz ise 18 Şubat 2007’de Kurtlar Vadisi Terör dizisi için ağır eleştiriler yapmıştı.

Tayyip Erdoğan-Pana Film görüşmesi!

Uzun bir aradan sonra diziyi çeken Pana Film yöneticileri, Başbakan Erdoğan’la buluşarak dizinin konseptinde değişiklik yapılması şartıyla anlaşma sağlanmıştı. Dizi, “Kurtlar Vadisi Pusu” adıyla, Ergenekon iddianamesini ve sanıklarını anımsatan senaryosuyla tekrar yayına başladı. Dizinin devamlı izleyicileri şaşkındı. Bir dizi ancak bu kadar değiştirilip çarpıtılırdı.

Necati Şaşmaz ABD’den bu dizi için geldi

Hürriyet’ten Nurettin Kurt’un haberine göre, Pana Film’in sahibi Raci Şaşmaz ile oyuncu Necati Şaşmaz’ın babaları ve dedeleri Elâzığ’da Kadiri Tarikatı’nın şeyhliğini yapmıştı. Haberde, Şaşmaz kardeşlerin tarikat giysileriyle zikir fotoğrafları da yayımlanmıştı. Nurettin Kurt, haberinde Necati Şaşmaz’ın ABD’de sürdürdüğü yaşamını, bu film teklifi ile bırakıp Türkiye’ye döndüğünü yazmıştı.

 

 

MAKALENİN TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ…

 

 

Yorum Yap

BENZER İÇERİKLER

Size daha iyi hizmet sunabilmek için çerezleri kullanıyoruz. KABUL ET Detaylı Bilgi