Yazar: yonetici
0 Yorum 37 Görüntüleyen

BOP’UN SON AŞAMASI:
“Terörsüz Türkiye” Masalıyla Özerk Kürdistan’a Hukuki Zemin Hazırlanması
VE
SP’Lİ YENİ YOL’UN BU HIYANETE ORTAK YAPILMASI

 

Anlı şanlı TV kanalları ve nice bilgiç köşe yazarları haftalar boyunca;

“Şarkıcı GÜLLÜ’nün terastan nasıl düştüğü…”

“Meşhur sanatçı kadınların fuhuş ve uyuşturucu batağına nasıl üşüştüğü…”

“Erbakan’ı ve Milli Görüş teşkilatlarını zayıflatmak için Siyonist odaklarca kurulup kullanılan İRANCI Selam-Tevhit hareketini oluşturan bir babanın ocağında yetişen… Suriye’de savaş muhabirliği yaparken IŞİD, Hizbullah, Haşdi Şabi gibi malum örgütlerle görüşen… Sonra pişirilip ehlileştirilip Habertürk’ün başına geçirilen Mehmet Akif Ersoy’un FUHUŞTURUCU(!) parti bağımlısına nasıl dönüştüğü… Ve özel sırlarını DIŞ BAKANI Hakan Fidan’la nasıl bölüştüğü…” tartışılıyordu.

Ve Abdurrahman Dilipak; medya mensupları, iş dünyası, sözde sanat camiası ve tabi siyaset ve bürokrasi ayakları bulunan; torpilli tayinler, kapatılan ihaleler, üçlü-dörtlü cinsel rezillikler kotarılan bu mel’anet çarkına yönelik soruşturmaları “Müslümanlara ve dindarlara yönelik karalama kampanyaları!?” olarak niteleyip gerçekleri çarpıtmaktan utanmıyordu…

Narkozcu Medya’nın Halkı Uyutması!

Peki toplum bunlarla oyalanırken etrafımızda neler oluyordu? Bakın İsrail-Türkiye savaş olasılığı her geçen gün artıyordu ve İsrail bunu doğrudan değil, dolaylı yollarla yapıyordu. Gerçekten Doğu Akdeniz’de, Ege’de, Suriye’de ve Gazze’de çok kritik gelişmeler yaşanıyordu. Bizler içerideki gündemle uyutulurken esasında dışarıdaki asıl gündem dikkatlerimizden kaçırılıyordu. Kiralık medya mostraları ateş çemberinin içerisinde olduğumuz gerçeğini bizlerden saklıyordu. Kısmen bağımsız dış basına baktığımız zaman, maalesef Türkiye’nin nasıl bir kuşatma içerisine alındığı, net olarak seziliyordu. Biz bu gerçeklere gözlerimizi kapatırsak, kafamızı kuma sokarsak emin olun o tehlikenin hiç beklemediğimiz bir anda gelip bizi bulacağı unutuluyordu.

Artık ne zaman ne olacağı belli olmayan bir döneme giriliyordu. Hatırlayın, Türkiye’nin hava sahasına kontrolden çıkmış bir İHA dalıyordu. Peki sonuç ne oldu? Bunun sonucunu biliyor muyuz? Ankara’ya kadar gelen bir İHA’yı… Daha doğrusu Ankara’ya kadar gönderilmek istenen bir İHA’yı kim salıyordu?.. Kontrolden çıkması falan yalandı; bilerek, isteyerek Türkiye’ye gönderiliyordu. Bakın İsrail ve Yunanistan Türkiye’yi her iki taraftan; Doğu Akdeniz’den ve Adalar Denizi’nden kuşatmak için çok yoğun bir şekilde propagandalar ve aynı zamanda askeri ittifak ve tatbikatlar yürütüyordu.

Hatırlayınız, geçtiğimiz ay (Aralık 2025) Doha’da bir toplantı yapılıyordu. Bu, Gazze Ateşkesinin ikinci aşamasına geçme toplantısı oluyordu. Peki Gazze Ateşkesinde sözde garantör ülke olan Türkiye bu toplantıya niye çağrılmıyordu?

Çünkü Gazze’deki sözde ateşkesin asıl amacı, bölgemizde kıyametin kopacağı şartları oluşturmaktı ve üç aşamayı içeriyordu. İkinci aşama HAMAS’ın silahsızlandırılması ve Gazze’ye bir uluslararası barış gücünün konuşlandırılması oluyordu. İsrail buna asla müsaade etmeyeceğini yani Türk askerinin Gazze’ye konuşlandırılmasına izin vermeyeceğini söylüyordu!..

Düşünün, parasını yıllar önce peşin verdiğimiz F-35’ler hâlâ niye tartışılıyordu? Bakın işte Bloomberg; “ABD F35’ler şartını işte Türkiye’nin Rusya’dan aldığı S400’leri geriye iade etmesine bağladı.” diyordu. Oysa ABD’nin F-35’leri Türkiye’ye vermemesinin ana sebebi ise, İsrail’in buna geçit vermemesiydi. İsrail bu anlamda çok ciddi tedirginlik duyuyordu ve F-35’lerin Türkiye’ye verilmemesi için tüm gücünü kullanıyordu. Nitekim bakın Netanyahu bu söylentiler üzerine Amerika’ya gidiyordu ve orada bu konuyu görüşecekleri konuşuluyordu. Niye? Çünkü F-35’ler Türkiye’ye verildiğinde İsrail’in Ortadoğu’daki hava üstünlüğünü bitiriyordu. Şimdi bu F-35’lerden sonra Doha’da yani Katar’ın başkentinde Gazze toplantısı yapılıyordu ve Türkiye çağrılmıyordu. İsrail bölgede tek başına değildi. Onun arkasında İngiltere, Avrupa ve Amerika bulunuyordu. Dolayısıyla burada çok tehlikeli işler dönüyordu. Siyonistler Türkiye’yi denemeye çalışıyordu. Türkiye’nin sahasına giren İHA’nın, sadece Rusya’dan veya Ukrayna’dan geldiğini düşünenler yanılıyordu. Bir üçüncü devlet; Türkiye’nin Çelik Kubbesini, yani hava savunma sistemlerini deniyordu… Şimdi o yüzden İsrail’in son günlerde atmış olduğu adımlar ve bir Hahamın, yine bir emekli Tümgeneralin Türkiye ile ilgili yapmış olduğu açıklamalar üzerinde durmak gerekiyordu. Çünkü konuştukları şeyin aynısı Netanyahu’nun gündemini oluşturuyordu. Şimdi Doha’daki bu toplantıya Türkiye niye katılmıyordu? Amerika bizi niye davet edemiyordu? İsrail’in baskısı nedeniyle bizi devre dışı bırakıyordu… Bakın Netanyahu açık açık Amerika’yı tehdit ediyor ve “Sizi biz kurduk. Elimizi çekersek çökersiniz.” diyordu. Şimdi Amerika mı İsrail’i yönetiyordu, yoksa İsrail mi Amerika’yı yönetiyordu? Varın siz düşünün, varın siz karar verin. O yüzden değerli dostlar; Türkiye’nin özellikle Akdeniz’den, Doğu Akdeniz’den ve Ege’den kuşatılmasını öngören Yunanistan, İsrail anlaşmaları tek tek hayata geçiriliyordu…

Ve hayret, aynı süreçte Türkiye’de PKK ile barış süreci işletiliyor, Doğu ve Güneydoğumuzda özerk bir Kürdistan’ın altyapısı oluşturuluyordu!

Diğer taraftan Suriye’de 13 Aralık 2025’te iki ABD askeri ve bir sivil vatandaşına suikast yapıldı. Peki bunu kim yaptı? Efendim Suriye’nin Palmira bölgesinde DEAŞ yaptı. Şimdi DEAŞ yaptı demek yeni bir işgali hatırlatıyordu. Bakın bunu net olarak söylüyorum. Netanyahu’nun ve özellikle Jerusalem Post gazetesinin kaleme aldığı geniş makalede bundan bahsediliyordu. Çünkü bu olaylara tek yönlü bakarsanız bir şey görülmüyordu. Sistematik olarak Türkiye; Doğu Akdeniz, Suriye ve Ege adalarında sıkıştırılıyor ve aynı zamanda Karadeniz Bölgesinde, Ukrayna-Rusya savaşı üzerinden Türkiye’yi savaşa çekme noktasında da çok ciddi hamleler yapılıyordu. Bunları asla yabana atmamak gerekiyordu. Bütün bunlar yaşanırken içeride günlerce şunu bunu tartışmak, boş işlerle uğraşmak gerçekten bu milleti uyutmaktan başka anlam taşımıyordu.

 

 

MAKALENİN TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ..

 

 

Yorum Yap

BENZER İÇERİKLER

Size daha iyi hizmet sunabilmek için çerezleri kullanıyoruz. KABUL ET Detaylı Bilgi