Anasayfa » İslamcılar Arasında En Yaygın Riyakârlık ve Sahtekârlık: ERBAKAN İSTİSMARI VE YENİ ŞAFAK’IN ŞARLATANLIĞI

İslamcılar Arasında En Yaygın Riyakârlık ve Sahtekârlık: ERBAKAN İSTİSMARI VE YENİ ŞAFAK’IN ŞARLATANLIĞI

Yazar: yonetici
0 Yorum 333 Görüntüleyen

İslamcılar Arasında En Yaygın Riyakârlık ve Sahtekârlık: ERBAKAN İSTİSMARI VE YENİ ŞAFAK’IN ŞARLATANLIĞI

“Sorumuz şu: Müslümanların insanlığa önerdiği ütopya nedir? Bu soruyu Erbakan Hoca’nın ‘Adil Düzen’ kavramı etrafında tartışmaya açıyorum bu yazıda. İlgi gösterenler buyursun.

Bu dünyada insanlığın mutluluğu ve huzuru için üretilmiş ütopyalar vardır. Bu ütopyaları üreten insanlar, aslında kaybettiğimiz cenneti bize yeryüzünde vadediyor bir anlamda. Ütopya bir hayal, bir fikirdir. Sonra bu somut önermeye, sisteme ve modele dönüşür. Modern ideolojiler böyle doğar. Komünizm, sosyalizm, kapitalizm modern insanın ürettiği ütopyalardır ve bize yeryüzünde cenneti vadeder aslında. Rusya’da, Çin’de, Küba’da komünizm ve sosyalizm, İran’da İslam Devrimi ile insanlara huzur ve selamet bulacakları bir cennet önerildi. Bu cennete nasıl ulaşacaklarını gösteren bir de planları (sistem önerisi) vardı. Sonuç: Rusya’da sistem çöktü. Çin baş düşmanı kapitalizmi, komünizmle evlendirdi, ortaya prematüre bir sistem çıktı. İran’da yüzbinlerce insan, İslam’da haram olan faizci bankerler tarafından zarara uğratıldığı için isyan etti, Küba’da açlık ve sefalet had safhaya ulaştı… İnsanlar bu yönetim biçimlerinden, bu düzenlerden mutlu olmadı, hatta mutsuz oldular. Yani ütopya hayal kırıklığına dönüştü.

İddiam şudur: Adil Düzen bir ütopya olmalıydı. Müslüman dünyasının ortak bir hayali, yeryüzü cenneti ve gelecek tasavvuru bu kavramlaştırmayla hayat bulabilirdi. Aynı zamanda Adil Düzen kavramının içi bilimsel olarak, reel politiğin ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde doldurulmuş olsaydı, bu tez bugün dünyanın umudu olacak bir sistem önerisi olabilirdi. Yapmadılar. Milli Görüş hareketi bu büyük ütopyayı kısır bir siyasi harekete dönüştürdü. Ne içini doldurabildi, ne de dünyaya tanıtabildi. Ancak gücü bu kadardı. İnsan kaynağı ve kapasitesinin yettiği kadarını yaptı. Buna itiraz eden AKP ise hareketten koptu ve sistem partilerine benzer bir parti kurdu. Reel politiğin gereğini yaptı ve başarılı oldu siyasette. Ancak dünyaya alternatif bir ütopya önermedi. Rahmetli Erbakan’ın tezini yeniden incelemek ve üzerinde bilimsel çalışmalar yapmak şimdi daha kolay. Zira AKP’nin devlet tecrübesi, bilim adamı sayısının artması, bu tezi sağlıklı bir şekilde incelemeye yarayacaktır. Bugünlerde kilit parti olan Saadet Partisi, dar siyasi tartışmalardan kurtulabilirse, belki bu konuyla da ilgilenir.”[1]

Aynı yazar bundan birkaç gün önce de sapla samanı, hıyanet kahramanlarıyla Erbakan’ı aynı ayarda ve aynı safta gösteren bir makale yazmıştı:

Erbakan Hoca’yı Anlamayanlara İsyan Ediyorum!

“Dün ölüm yıldönümüydü. Adil düzen diyerek, tüm adaletsizliklere, tüm ahlaksız düzenlere, batının hegemonyasına isyan eden adamı özlüyorum. “Bana ne Amerika’dan” diye isyan ettiğinde grup toplantısında, Onu anlamayan ama bugün Onun dediği yere gelen siyasi anlayışımıza isyan ediyorum. Menderes’i, Özal’ı, Erbakan’ı anlamayan, karalayan, dışlayan ve şimdi de aynı şeyleri Erdoğan’a yapan anlayışa isyan ediyorum. Tüm hatalarına, yanlışlarına, eksikliklerine rağmen, bağımsız, özgür ve adil bir düzen savunan bu insanlara, dünyada uygulanan ve Türkiye’de karşılık bulan haksız ablukaya isyan ediyorum.

 

..

 

MAKALENİN TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ…

BENZER İÇERİKLER

Size daha iyi hizmet sunabilmek için çerezleri kullanıyoruz. KABUL ET Detaylı Bilgi