Anasayfa » ÜSTADIMIZIN ”BAĞIMLILIK ESARETTİR” ŞİİRİNİ, AZİZ ERBAKAN HOCAMIZIN RÜYADA YORUMLAMASI

ÜSTADIMIZIN ”BAĞIMLILIK ESARETTİR” ŞİİRİNİ, AZİZ ERBAKAN HOCAMIZIN RÜYADA YORUMLAMASI

Yazar: yonetici
0 Yorum 338 Görüntüleyen

ÜSTADIMIZIN “BAĞIMLILIK ESARETTİR” ŞİİRİNİ,

AZİZ ERBAKAN HOCAMIZIN RÜYADA YORUMLAMASI

       

NOT: Rüyayı 28.09.2020’de görmüştüm ama hatırlayamıyordum. 26.10.2020’de Aziz Erbakan Hocamız tekrar rüyama teşrif buyurdular ve tekrar hatırlattılar.

       

FATMA BETÜL ERİŞKİN’İN RÜYASI – İSTANBUL – 26.10.2020

Rüyamda: Aziz Erbakan Hocamızın Makam-ı Şeriflerinde oluyorum. Uzun uzun dua edip Yasin-i Şerif okuyorum. Sonra gözlerimi kapatıp Erbakan Hocamızın yanımda olup olmadıklarını hissetmeye çalışıyorum.  Gözlerim doluyor, burnumun direkleri sızlıyor; içimi sonsuz bir huzur kaplıyor. Gözlerimi açıyorum, Erbakan Hocamızın Makamı Şeriflerinin hemen önündeki bankta oturduklarını görüyorum. Erbakan Hocamız grip olmuşlar; mübarek burunları kızarmış, mübarek gözleri ıslak ıslak olmuş, renkleri hafiften solmuş, biraz da halsiz görünüyorlardı. 

Erbakan Hocamız: “Hoş geldin, söyle bakalım, eşin veya çocukların böyle hasta oldukları zaman onlarla nasıl ilgileniyorsun?  Onlara ne yedirip ne içiriyorsun?  Bizim de biraz bakıma ihtiyacımız var galiba, ne dersin?” buyurdular. Ben: “Aziz Hocam, Size hemen zencefilli bir çorba yapayım, sonra da limonlu, zencefilli, ballı bir çay yapayım. Bunları içip biraz da istirahat ederseniz hiçbir şeyiniz kalmaz Allah’ın izniyle!” dedim. Makam-ı Şeriflerinden aşağıya doğru bir kapı aralandı. Hemen o kapıdan aşağıya indim. Önce yastık ve iki tane battaniye alıp yukarıya çıktım ve banklara bir yatak hazırladım.  Erbakan Hocamızı o yatağa yatırıp üzerlerini örttüm. Sonra yeniden Makam-ı Şerif’in içine girip tavuk suyuna zencefilli çorba ve zencefilli çay yaptım.  Bu esnada akşam olmuş, hava kararmıştı. Önce çorbayı sonra da çayı Erbakan Hocamıza içirdim. Boncuk boncuk terlemeye başladılar. Sonra mübarek gözleri açıldı ve daha sağlıklı bir şekilde bakmaya başladılar.  Erbakan Hocamız: “Kişinin şifasını araması, hayatını koruması ve kendine zarar verecek şeylerden -abartmamak kaydı ile- korunması ve yine kendisine zarar verecek şeylerden uzak durması farzdır. Anlat bakalım; kardeşlerimiz nasıllar, neler yapıyorlar? İstikamet, ibadet ve hizmet yolunda canla-başla koşturuyorlar mı?” buyurdular. Ben: “Kardeşlerimiz iyiler Aziz Hocam, çok şükür. Henüz bir araya gelemiyoruz. Kardeşlerimizin içinden virüse yakalanıp ayaküstü veya evde tedavi ile iyileşenler oldu. Onun dışında geçmez derdi olan, hizmet ve istikametten kopan olmadı. Rabbimiz ayaklarımızı dava çizgisinden, kalbimizi de Kalbinizin ritminden ayırmasın inşallah!” dedim. Erbakan Hocamız: “Âmin, âmin!  Ahmet’in en son ödev verdiği şiiri okudun mu?” buyurdular.  Ben: “Okudum Aziz Hocam. Yine muhteşem tespitler, hayatımıza yön verecek izahlarla dolu bir şiir olmuş elhamdülillah!” dedim.  Erbakan Hocamız: “Gerçekten öyle olmuş. Yine koca bir kitap, hayat kaynağı, dünyanın sıkıp bunalttığı ruhlara bir nefes olmuş, elhamdülillah! Şimdi sana o şiiri okumamı ister misin?” buyurdular. Ben: “Şeref duyarım Aziz Hocam” dedim. Erbakan Hocamız Ahmet Hocamızın “BAĞIMLILIK ESARETTİR, BIRAKABİLMEKSE ÖZGÜRLÜK!” isimli şiirlerini Euzu Besmele çekerek okumaya başladılar. Ama okurken mimikleri, mübarek gözleri ve elleri, şiirin her satırını, hatta her harfini yorumluyor ve yaşıyordu adeta. Ayrıca, şiir sanki Kendilerine aitmiş gibi, her harfi, her satırı, her noktası ve her virgülüne hâkimdiler. Bazen gülümsediler, bazen hüzünlendiler; her bir duyguyu olması gerektiği şekilde yaşayarak, yumuşak ve eğitici bir ses tonuyla okudular.

 

..

 

MAKALENİN TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ…

BENZER İÇERİKLER

Size daha iyi hizmet sunabilmek için çerezleri kullanıyoruz. KABUL ET Detaylı Bilgi