Anasayfa » FİLİSTİN HALKI KURTULUŞ SAVAŞI YAPMAKTAYDI!

FİLİSTİN HALKI KURTULUŞ SAVAŞI YAPMAKTAYDI!

Yazar: yonetici
0 Yorum 290 Görüntüleyen

FİLİSTİN HALKI KURTULUŞ SAVAŞI YAPMAKTAYDI!

      

Filistin’de Hamas’ın başlattığı Aksa Tufanı” harekâtı İsrail’i sarsmış ve tüm dünyayı şaşkınlığa uğratmıştı. Zalim ve işgalci İsrail güçleri yıllardır Filistin‘e ait topraklar üzerinde her türlü vahşeti ve dehşeti mağdur Müslümanlara yaşatmıştır. Binlerce Filistinli kardeşimiz; bebek, çocuk, kadın, ihtiyar, sakat demeden katliama, hatta sistemli bir soykırıma uğratılmışlardır. Mescid-i Aksa başta olmak üzere bütün kutsal mekânlarımızda Müslüman kanı akıtılmıştır. Hiçbir gerekçe olmaksızın yüzlerce genç esir edilip zindanlara atılmıştır. Şimdi Aksa Tufanı harekâtıyla Filistinli yiğitler kendilerine ait olan topraklarda meşru müdafaa hakkını kullanmaktadır, yani bizim şanlı Kurtuluş Savaşı’mızda yaptığımızı yapmaktadır.

Kardeşlerimizin muvaffakiyeti için duacıyız!

Elbette büyük bir huzur ve heyecan yaşamaktayız. Belki de ilk defa İsrail’in Filistin topraklarını bombalaması haberiyle değil de Filistinli kardeşlerimizin fetih harekâtı haberiyle uyandık. Filistinli kardeşlerimizin büyük bir stratejiyle ortaya koymuş oldukları cihat mücadelesini bir terör eylemi gibi gösterme çabasında olanlar hain ve gafil takımıdır. Şanlı Milli Mücadelemizi bir isyan hareketi, Mustafa Kemal’i de bir “ASİ” gibi sunanlarla bunlar aynı kafalardır.

E. Tuğgeneral Naim Babüroğlu, Hamas-İsrail Savaşında Kimsenin Bilmediği Detayı Açıkladı! (Gizemli eller ve güçler, İsrail’i kör ve sağır edip avladı!)

Şimdi önce zamanlamaya bakalım. 6-25 Ekim 1973 tarihleri arasında, Yom Kippur Savaşı dediğimiz, Mısır, Ürdün ve onu destekleyen Arap ülkeleriyle İsrail arasında meşhur bir savaş yapıldı (ve İsrail kazandırıldı…). Ve işte bu savaşın 50. yıl dönümünde, Hamas saldırısı başlıyor (ve İsrail, tarihinde ilk defa yeniliyor ve şaşkınlığa uğruyor)!

Sabah, 6.30, ama 6’yı 7’ye bağlayan gece (Hamas baskını başlıyor…). Dolayısıyla, (Yom Kippur’un) yıl dönümünde başlıyor. Oysa böyle kritik yıl dönümlerinde, özellikle 10’uncu, 20’nci, 30, 40, 50’nci yıl dönümlerinde, bir devlet veya bir kurum, yani İsrail ordusu, İsrail polisi, İsrail Hudut-Sınır Birlikleri, İstihbarat Örgütleri ve devlet (yetkililerinin elbette tedbirli olmaları gerekiyor). Herhalde otomatik olarak refleks alınması ve güvenlik önlemlerinin arttırılması bekleniyor. Demek ki burada birinci durum; bu 50’nci yıl dönümü dikkate alınmamış mı? Ona bakacağız şimdi. Bize göre dikkate alınmaması mümkün değil.

İkinci konu; İsrail, NATO ülkeleri arasında ve Batı’da, hatta dünya orduları arasında Elektronik Savaş Sistemleri açısından en güçlü ülke sayılıyor. Mesela biz, Hava Kuvvetleri 2000’lerde, İsrail’le ikili tatbikatlar yapardık. Onların elektronik savaş yeteneklerinden tecrübe edinmek için (yanaşırdık). Birçok NATO üyesi ülke de İsrail’le tatbikat yapar, elektronik savaş tekniklerinden faydalanmak için (fırsat kollardı). Yani Elektronik Savaş Sistemleri yetenekleri arasında İsrail şu anda zirvede bir yerde (durmaktadır!). Yani ABD ile hemen hemen aynı, hatta ABD bile bazen İsrail’den yararlanır. Diğer bir konu, İsrail MOSSAD gibi, CIA ile MOSSAD iç içe girdiği ve teknolojik yetenekleriyle dünyanın en üstün düzeyde olan bir istihbarat örgütüne (sahip bulunmaktadır). Bu da bir yerde (aklımızda kalsın). Fakat en önemlisi; Gazze Şeridi’nde, yani o bölgede, binlerce istihbarat elemanı sokakta, çarşıda, bakkalda, restoranda, fabrikada, yani her yerde dolaşıp durmaktadır. Bir konu daha var; yine yüzlerce istihbarat elemanı, İsrail’e, MOSSAD’a ait ajanlar, Hamas’ın içinde görev yapmaktadır. Hamas’ın içinde bizzat; Hamas gibi görünerek, İsrail’e bilgi aktarılmaktadır. CIA ajanı ve elemanı da vardır.

Haydi bunları da bir yana bırakalım; Gazze Şeridi’nde üç tane giriş-çıkış kapısı bulunmaktadır ve bunlar İsrail’in kontrolü altındadır… Ama bu kapıların dışında, İsrail’in Gazze’yi çepeçevre sardığı, kuşattığı sınır birliği vardır. Ki orada da İsrail Ordusunun farklı birimleri yer almaktadır. İsrail’in askerleri, polisleri, özel istihbarat birimleri burada görev yapmaktadır.

Bu arada, İsrail’in son teknoloji elektronik sistemleri, termal kamera düzenekleri ve diğer sistemleri olduğunu da unutmayalım. Şimdi bütün bu yetenekleriyle beraber devlet otomatik olarak; ordu, istihbarat örgütü (tarihi bir savaş yıl dönümünde) refleks gösterir, tedbirleri artırır. Yani burada, diyelim 150 asker varsa, bunu 200’e, 250’ye çıkarır. Nöbet sistemini artırır, devriye faaliyetlerini, keşif faaliyetlerini arttırır… Şimdi bir bakıyoruz, sabah 6.30’da; sadece bir noktadan değil, üç-dört noktadan yaklaşık 5000, kimi kaynaklara göre 7000 roket atılıyor, (Hamas, İsrail’in işgal ettiği topraklara sızıyor!).

Hem de roketler atıldıktan sonra karayolları kullanılarak İsrail’in içine giriliyor. İsrail yerleşim birimlerinde, kentlerinde meydanlar kontrol altına alınıyor ve orada insanlar rehin alınıyor, askerler, subaylar, rütbeliler, polisler (yakalanıp esir alınıyor!?)… Ve bunlar Gazze’ye götürülüyor. Demek ki Hamas’ın bu hazırlığı birkaç günlük değil. En az 6 ay, belki de 6 aydan fazla; belki bir yıllık bir hazırlık yaptığı anlaşılıyor. Peki, bu bir yıl hazırlık süresince; haydi diyelim ki bütün o gelişmiş sistemleri, 50 yılın önlemlerini attık bir tarafa; İsrail’in elinde güçlü bir iletişim sistemi bulunuyor. Onu birçok ülke satın alıyor ve almak istiyor. Onu aldığınızda ve kullandığınızda, bir ülkede yaşayan bütün toplumun; istediğiniz herkesin WhatsApp dahil bütün sosyal sistemlerini hem görebiliyor hem dinleyebiliyorsunuz. Şu anda birçok ülke sıraya girmiş, İsrail’den almak istiyor. Yani bunu satın alan devlet, devletin içinde yaşayan kaç milyon kişi varsa, onun WhatsApp’ını, sosyal medyasını, iletişimini, telefonunu, o sistemden her şeyi görüyor. Şimdi, orada istihbarat elemanları var. Gazze’de, Hamas’ın içinde istihbarat elemanları var… (Ama Hamas’ın hazırlıklarından hiç haberleri olmuyor ve hiçbir tedbir alınamıyor.)

Evet, Hamas tarafından ciddi ve uzun süreli bir hazırlık yapılıyor. (Ama İsrail, tek kelime ile gafil ve tedbirsiz yakalanıp şaşkınlığa uğratılıyor…) Sonuç itibarıyla 5000 yıllık yazılı savaş tarihinde, hiçbir devlet bütün bu ihmalleri bir anda yapamaz, bunlar sadece tesadüf de olamaz. O zaman birileri veya biri düğmeye bastı. İsrail’in bütün bu sistemlerinin hem kulağını hem gözünü kör etti o anda!?

İsrail’in elindeki oldukça değişik ve üstün teknolojik sistemlerin hepsinin birden böylesine kör edilmesi ve sağır edilmesi, 5000 yıllık yazılı tarihte eşine ve örneğine rastlanmamış bir olaydır ve bu, tarihe bu şekilde geçecek (bir muammadır)!..[1]

Bakınız, E. Tuğgeneral Naim Babüroğlu, bu konuda, hiç kimsenin farkına varmadığı veya konuşmaktan sakındığı şu gizemli gerçekleri gündeme taşımıştı:

Hamas’ın, İsrail’i ve tüm Batılı ülkeleri ve süper güçleri şaşkınlığa uğratan ani ve etkili baskınları ve başarıları, elbette aylar ve yıllar öncesinin hazırlıklarıydı. Ancak dünyanın en stratejik ve teknolojik istihbarat imkânlarına sahip İsrail’in, bütün bunlardan haberi bile olmamıştı ve çok gafil yakalanmıştı.

Çünkü çok gizemli ve kudretli bir el, İsrail’in, CIA ve MOSSAD’ın bütün gözlerini kör, kulaklarını sağır edip bırakmıştı!..

Biraz daha bekleyin bakalım; görelim kulaklar daha neler duyacaktı ve gözler ne kutlu olaylara şahit olacaktı!

Rahmetli Erbakan Hocamız da bu konuda şu müjdeleri açıklamıştı:

“Dünyaya hâkim olan Siyonist ve emperyalist güçler en büyük zulmü çay, kahve içerek oturdukları yerden işleyecek kadar, teknolojiyi geliştirmişler. Şimdi kalkıp “ben hakkımı koruyacağım” diyorsun. İyi de nasıl koruyacaksın? Adamın 40 tane uçak gemisi var. Efendim ben de 40 tane yapayım dersen birkaç ömür buna yetmeyecek. Kaldı ki bak, İran’a atom bombasını yaptırıyor mu? Üstelik sen 40 tane yaparken o 80 tane yapacak. Öyleyse nasıl kurtulacaksın, nasıl bunlara laf anlatacaksın? Bana bak! Cenab-ı Allah Rahman ve Rahim’dir. Sen teknoloji nedir biliyor musun? Şimdi o geminin içerisinde, sen öyle bir manyetik alan yaparsın ki, kumandanın sesini o subay duyamaz. Onun atmış olduğu füzeyi oluşturacağın elektromanyetik dalgalarla havada yakalarsın, geri çevirip, onu atan geminin üzerinde parçalarsın! Evet, teknoloji Allah’ın bir rahmetidir ve üstün bir teknoloji olmadan Batılı barbarlarla başa çıkmak imkânsızdır. Geri kalmış ülkelerin, kendini ilerlemiş zanneden ülkelerin önüne geçmesi bakımından teknoloji bir fırsattır. Bunu başardığın zaman senin artık uçak gemisi yapmana gerek yok, çünkü onun uçak gemisi senin sayılır. İstediği kadar füze atsın, nasılsa kendi başında patlayacak!

“Hocam yahu sen nelerden bahsediyorsun?” diyenlere söylüyorum; Bana bak! Sen Benim aynı zamanda bir teknik profesörü olduğumu bilmiyor musun? Onun yüz tane uçan kalesi varmış, ne yazar! Havadaki sürtünmesi o kadar düşük olan madenler var ki, fazla açıklama yapmayı uygun görmüyorum, o madenlerden yapılan özel teknoloji içerikli düzenekleri, sen buradan fırlattığın zaman, onun uçan kalesinin bin misli hızla gidiyor. Havada dağılıyor ve tellerden ibaret olmak üzere onun uçan kalesini yakalıyor ve aşağıya düşürüyor. ABD ve İsrail’in elindeki bir uçan kale 100 milyon dolara mal oluyor. Benim söylediğim bu silahın kendisi ise sadece 500 bin dolara hazırlanıyor. İşte böylece onun 100 milyon dolarlık malını sen 500 bin dolarla düşürebilirsin.

Neyle düşüreceksin? İmanla, imanla, imanla! (Ve hazırladığımız ve size anlattığımız teknoloji harikalarıyla.)

Böylesine bir teknolojik gelişmeyi başardığın zaman ve şu müeyyide kuruluşlarını kurduğun zaman, “Gel bakalım buraya!” dediğin zaman, ister istemez ayağı titreyerek gelecek ırkçı emperyalizm, Siyonizm hizaya gelecek ve diz çökecek!.. Otur şuraya bakalım; bana bak, sen şimdiye kadar bizim kanımızı, canımızı emdin. İnsanlığa kan kusturdun. Ama biz Hz. Ömer’lerin, biz Selahaddin Eyyübi’lerin ahfadıyız. Biz Sultan Fatih’lerin ahfadıyız. Biz sizi imha için gelmedik. Biz rahmet Peygamberinin ümmetiyiz. Biz size de sizin hakkınızı vermek için geldik. Yeryüzünde ecdadımız gibi adil bir düzen kurmak için geldik. Hakkı korumak için geldik. Biz Hakkı üstün tutarız, amma kuvvetin de kıymetini biliriz. Hakkın emrindeki kuvvet en şerefli kuvvettir. İşte biz o kuvvete sahip olacağız ve böylece kuvvetli bir Türkiye kuracağız ve yeni bir dünya kuracağız!” buyurduğu günleri ve gelişmeleri şimdi kısmen yaşamaktayız ve inşaallah şeytanları bile şaşırtan büyük dönüşümlere hazırlanmaktayız!

ESAM’ın tarihi bir toplantısında rahmetli Başbakanlarımızdan Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamız, çağımızın dönüşüm projelerini şöyle açıklamıştı:

27 Mayıs 2006’da İstanbul Ali Sami Yen Stadı’nda muhteşem bir katılım ve coşkuyla kutlanan İstanbul’un Fetih yıl dönümü şöleninden bir gün sonra: Grand Cevahir Kongre Sarayı’nda ESAM tarafından düzenlenen ve İslam dünyasından yüzlerce devlet adamı ve ilim erbabının katılımı ile gerçekleşen, Milli Çözüm Ekibi olarak bizlerin de iştirak ettiğimiz “Müslüman Toplulukları ve Sorumlulukları” konulu ilmi konferansta Erbakan Hoca;

• İslam dünyasının ve insanlığın temel problemlerini ve sebeplerini,

• Kurtuluş çarelerini ve çözüm projelerini,

• Bunlarla ilgili yeni fikir önerilerini, fiili tatbikat örneklerini ve başarılı pratiklerini, çok akıcı bir dille ve çarpıcı misallerle anlatmıştı ve bunlar Milli Çözüm Dergimizde defalarca yazılmıştı.

Artık pilotsuz uçaklarımız hazırdı:

ASELSAN ve TAİ-TUSAŞ gibi Milli müesseselerimizin ve Teknoloji Araştırma Şirketlerimizin ürettiği pilotsuz uçakların yapımı tamamlanmış, dünyadaki örneklerinden daha üstün ve etkin konuma ulaşmışlardır. Simülatör sistemiyle, bu uçakların kendisine zarar vermeden çok çeşitli denemeler rahatlıkla yapılmıştır. Bütün bunlarda seri imalat safhasına gelinmiş durumdadır. Her türlü silah ve teknolojik araç ve gereçler üretilip savunma ihtiyaçlarımız için hazırlanmıştır. Bütün bu özgün başarı ve birikimler, Şanlı Ordumuzun hizmetine sunulmuş bulunmaktadır.

a- Pilotsuz uçakların yanında her türlü bilgisayarlı savunma araç ve gereçlerinin,

b- Duvardan, kapıdan, mayınlı ortamdan, tel örgülü ve elektrikli manialardan aşan ve hedefine ulaşıp görevini yapan, yürüyen teknolojik böceklerin,

c- Ulusal ve uluslararası her türlü stratejik konuşma ve yazışmaları dinleyecek ve değerlendirecek, ama kendisi asla çözülmeyecek son sistem iletişim aletlerinin,

d- Düşman ülke ve örgütlerin elindeki bilgisayar sistemlerini, teknolojik projelerini, hıyanet ve saldırı girişimlerini, bunların çok özel ve gizli casusluk şebekelerini takip ve tahrip edici özellik ve yeteneklere sahip, sentetik ilaç kapsülleri benzeri, uzaktan kumandalı ve fark edilmesi imkânsız; bir nevi “suni cin” modellerinin, bunların hepsinin:

e- Tasarım ve proje başlangıçlarını,

f- Model ve deneme safhalarını,

g- Seri üretim ve geliştirme aşamalarını gerçek ve örnek video çekimleriyle gösteren Erbakan Hoca’nın bu tanıtım filmleri, hayret ve hayranlık uyandırmış ve: “Ahir zamanda ve Hz. Mehdi’nin Deccal’e karşı kutlu savaşında; barut ateş almayacak, silahlar patlamayacak” mealinde müjdelenen haberlerin nasıl hakikat olacağı böylece ispatlanmıştır.

Herhalde düşman güçler ve emperyalist merkezler de bu kutlu gerçeklerin ve mutlu gelişmelerin farkındaydı ve telaşındaydı. Ama önünde sonunda Hak bâtıla, adalet barbarlığa galebe çalacak, inşaallah Türkiye merkezli yeni bir medeniyet inkılabı yaşanacaktı. Bütün bu teknolojik harikaların altyapısını hazırlayan Aziz Erbakan Hocamızı minnetle ve şükranla anıyor, Onun başlattığı tarihi devrim ve değişimin devam ettiğini hatırlatıyor ve pek yakında büyük zafere erişileceğini bekliyoruz.

Bülent Arınç’ın Hamas Küstahlığı!

Kocaeli’nde kitap fuarına katılan Bülent Arınç, İsrail ve Filistin arasında devam eden olaylarda Hamas’ı suçlayıp saçmalamıştı. “Senin ne gücün var? Senin gıdanı bile dışarıdan gönderiyoruz, senin teknik aletlerini, ihtiyaçlarını dışarıdan karşılıyoruz. Sen iki tane uydurma füze atıyorsun, İsrail’e sinek vızıltısı gibi geliyor!” diyerek gizli ve kirli ayarını ortaya saçmıştı.

Gazze’de yaşananların (yani İsrail’in şaşkınlık ve perişanlığının) acı verici olduğunu ve üzüntü duyduğunu söyleyen Arınç, “Gazze’deki Hamas bağlıları, (bunlara) mücahit desen bir türlü militan desen bir türlü… (Tutup) Paramotorla ve pikaplarla, İsrail tarafına geçmişler. Orada hem esir almışlar hem de sanıyorum 200 civarında insan öldürülmüş veya ölmüşler. İsrail bunun altında kalmadı, daha çok eziyet, daha çok ölüm, daha çok bomba yağdırdı.” diyerek sanki İsrail ağzıyla ve bir Yahudi mantığıyla bu şanlı harekâtı küçümsemeye ve kötülemeye kalkışmıştı.

“Birleşmiş Milletler’in kabul ettiği iki devletli bir çözüme doğru gitmek lazım. Oslo’da böyle bir karar alınmış. İsrail onu da tanımıyor ama biz bir noktaya kadar getirmiştik. Filistin kendi sınırları içerisinde bağımsız bir devlet olacak. İsrail kendi sınırları içerisinde bağımsız bir devlet olacak. İki devleti de dünya tanıyacak ve artık bu sorun kendi sınırları içerisinde bitmiş olacak. Tabi ihtilaflı noktalar var, Golan Tepeleri, Batı Şeria var, o var bu var… Bunlar da sulh yoluyla çözülebilir. Çünkü Birleşmiş Milletler de bu kavgalardan usandı. Onların da bir programı çerçevesinde Türkiye’nin de öncülüğüyle bir şeyler yapılabilir. (Ama maalesef) Gazze’yi buna yanaştıramıyoruz. Onlar İsrail’i tanımamakta ısrar ediyorlar. Şimdi diplomaside bir söz vardır. Sıkılı yumrukla el sıkışılmaz, yumruğunuzu açacaksınız ki karşı taraf da elinizi sıksın” diyen Bülent Arınç arsızına sormak lazımdı: Siz AKP iktidarı olarak İsrail’i tanıdınız, normalleşme anlaşmaları imzaladınız, resmen ve alenen Siyonizm’e hizmetkârlık yaptınız da, bu zalimleri hangi işgalinden ve mezaliminden vazgeçirmeyi başardınız?!

İsrail Ankara Büyükelçisi Lillian: Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türk siyasetçilerin yaptığı bazı açıklamaları “İsrail’e çok destek verici” bulmuşlardı!

İsrail’in Ankara Büyükelçisi Bayan Siyonist militan Irit Lillian; Hamas’ın İsrail’e binlerce füze atmasıyla ve kendi topraklarına sızmasıyla başlayan çatışmalara, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve bazı Türk siyasetçilerin yaptıkları açıklamaların bir bölümünü; İsrail’i destekleyip ve haklı çıkarıcı, bir bölümünü ise şaşırtıcı bulduklarını açıklamıştı.  İsrail İstanbul Başkonsolosu Rami Hatan ile birlikte video konferansla gazetecilerle bir araya gelen Lillian, Hamas’ın İsrail’e düzenlediği saldırı ve İsrail’in başlattığı karşı saldırı ile ilgili değerlendirmeler yapmıştı. 

 

 

MAKALENİN TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ..

 

 

 

BENZER İÇERİKLER

Size daha iyi hizmet sunabilmek için çerezleri kullanıyoruz. KABUL ET Detaylı Bilgi