Anasayfa » TARİHİ DUYURU VE UYARI!

TARİHİ DUYURU VE UYARI!

Yazar: yonetici
0 Yorum 151 Görüntüleyen


            TARİHİ DUYURU VE UYARI!


Saadet Partisi’ne (Recep T.) Erdoğan operasyonu! (mu?)

İnternette ROTAhaber şöyle bir bilgi aktarıyordu:

Saadet Partisinin 4 Mayıs 2014 Pazar günü Ankara’da yapacağı kongrede, Prof. Dr.Necmettin Erbakan 'ın oğlu Fatih Erbakan'ın Genel Başkanlığa aday olacağına kesin gözüyle bakılıyordu. Fatih Erbakan'ın partinin başına geçeceği haberi Ankara kulislerini de hareketlendiriyordu. Rotahaber'in, partiye yakın kaynaklardan edindiği bilgilere göre; Fatih Erbakan'ın Saadet Partisi'nin başına gelecek olması tıpkı HAS Parti örneğinde olduğu gibi bir Recep T. Erdoğan operasyonu olarak görülüyordu. Hatırlanacağı gibi Fatih Erbakan hakkında, Numan Kurtulmuş'un katıldığı dönemde AKP'ye geçeceği yolunda haberler çıkıyor ancak kendisi, “AKP'ye geçeceğime Saadet'te çaycı olurum” diyerek söz konusu haberleri kesin bir dille yalanlıyordu.

Erdoğan yüzde 3'lük Saadet oylarının peşine düşüyordu! 

 Yaşanan bu gelişmelerin ardından Fatih Erbakan'ın Ankara'da düzenleyeceği basın toplantısıyla adaylığını açıklaması bekleniyordu. Fatih Erbakan'ın SP'nin başına geçmesiyle birlikte Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kendisini destekleyeceğini düşünen BaşbakanErdoğan, bu şekilde yüzde 3 civarındaki Saadet oylarını garanti altına almayı hedefliyordu.

Bu tezgâha: “SP’ deki Oğuzhan ekibinin tasfiyesi” kılıfı geçiriliyordu!

 Erdoğan 'ın milletvekili seçimlerinde de tıpkı HAS Parti ve Numan Kurtulmuş'taki gibi bir yol izleyeceği ileri sürülüyordu. Kulislerde konuşulan iddialara göre; sonraki süreçte Saadet Partisi ya fiilen kapatılarak AKP’ye katılacağı, ya da partinin içi boşaltılarak bir tabela partisi yapılacağı konuşuluyordu.  Kulislere yansıyan bir diğer iddiaya göre de, önce partinin karar mercii olan Ak saçlılar (Oğuzhan Asiltürk ve Şevket Kazan ekibi) tasfiye edilerek ardından Fatih Erbakan ile birkaç ismin AKP'den aday yapılarak Meclis'e sokulacağı planlanıyordu. Bilindiği gibi  Saadet Partisi 30 Mart yerel seçimlerinde yüzde 2.8 oy alıyordu.[1]

Milli Görüş’ün “Kökünün kurutulması” mı amaçlanıyordu?

SP içindeki Oğuzhan Asiltürk ekibinin mahiyetini ve Recep T. Erdoğan’ın niyetini çok iyi bilenler için bu tertiplerin asıl gayesini sezmek zor olmuyordu. Oğuzhan Asiltürk’le Recep T. Erdoğan’ın oturup görüşmeden ve ortak bir karar vermeden böyle bir girişim başlatıldığını düşünenler aldanıyordu. Çünkü SP içindeki Oğuzhan-Şevket Kazan ile AKP’deki Recep T. Erdoğan ve Bülent Arınç aynı köken ve kültüre ve aynı karanlık görevlere sahip bulunuyordu.

Sn. Fatih Erbakan’ın partinin başına geçmesi ve SP’yi yeniden Milli Görüş çizgisine ve Erbakan projelerine çekmesi elbette isteniyordu ve destekleniyordu. Ancak “SP’yi Recep Bey’in yedek lastiği ve dolaylı destekçisi yapma ve sonunda hepten AKP’ye katma” gibi sinsi ve Siyonist senaryolara karşı da uyanık olmak ve ilgilileri uyarmak gerekiyordu.

Oğuzhan Asiltürk’ün 30 Mart 2014 yerel seçimleri öncesi Recep T. Erdoğan’la buluştukları, “MGV’ye ait mal varlıklarının iadesi ve Oğuzhan ekibinin dolaylı kontrolüne verilmesi”karşılığı, Ankara ve İstanbul gibi kritik seçim bölgelerinde AKP oylarını etkilemeyecek silik adaylar gösterilmesi konularında anlaştıkları zaten kulislere ve internet haberlerine yansıyordu.. Özetle SP’nin kökünün kurutulması ve Milli Görüş’ün tarihe karıştırılması girişimlerine “partiyi Oğuzhan ve ekibinden kurtarma” jelatini sarılmaya çalışılıyordu. Bu nedenle Sn. Fatih Erbakan’ın adaylığına sahip ve destek çıkılması, ancak bu tür tezgâhlara kapılmaması için de özellikle uyanık bulunması ve uyarılması bir zaruret halini alıyordu. Allah rızasını, insanımızın ve İslam dünyasının ihtiyacını, davamızın hatırını ve Aziz Hocamızın emanet ve hatırasını; şahsi heveslerinin ve dünyevi hedeflerinin üstünde tutanlar, ne demek istediğimizi ve neyin gayretini çektiğimizi çok iyi anlıyordu. Bu nedenle davamızın geleceği ve partimizin emin ellerde yeniden dirilip-derlenip güçlendirilmesi konusundaki endişe ve temennilerimizden hiç kimsenin gocunmaması bekleniyordu

Bu kongrenin Milli Görüş şahlanışına ve Adil Düzen inkılâbına vesile olması dileği ile.


                                                                                                      
MİLLİ ÇÖZÜM DERGİSİ

HİKMET NURLARI

YAKUP GÖZÜBÜYÜK’ün Rüyası – 6 Nisan 2014 Pazar

Rüyamda Milli Çözüm ekibi ile birlikte meal okuması yapıyoruz. Meali Milli Çözüm yazarlarımızdan Nevzat Gündüz ağabeyimiz yapıyor. Bir kaç ayet okuduktan sonra duruyor ve “dikkatimi çekti ayette -Milli Çözüm ekibini ima ederek- “müminleri inkar eden kafir midir?” denildi diyerek ayet mealini tekrar okuyor ve aynen “müminleri inkar eden kafir olur” meali yazdığını görüp hep birlikte hayretler içinde kalıyoruz ve şükür ediyoruz.

Te’vili:

Milli Çözümün hakikat ve istikamet üzere olduğuna ve Kur’ani çizgide sabretmesinin lüzumuna işarettir.

VEYSEL UZUN’un bir akrabasının seçimlerden önce gördüğü rüya

Rüyamda Adnan Menderes’in asılmış olduğunu görüyorum. Asılı halde iken dilinin dışarı düşmüş olduğunu fark ediyorum. Biraz daha ileri gittiğimde ise R. Tayyip Erdoğan’ın asılmış olduğunu ve dilinin yere kadar uzamış olduğunu seziyor ve hayretler içinde uyanıyorum. (Not: Bu rüyayı göremeden önce AKP’li yakınlarımız tarafından Saadete oy vereceğimiz için taciz, hatta tehdit ediliyorduk.)

Te’vili:

Süreti Hak’tan görünen ve halka hizmet ettiği zannedilen kimselerin acı akıbetlerine dikkat çekilmektedir.

            

NEVZAT TEMELTAŞ’IN Rüyası – ESKİŞEHİR/06.04.2014

 

Rüyamda; Muhterem Erbakan Hocam’ı görüyorum. Karşısında bulunan, Recep Tayyip Erdoğan, Bülent Arınç, Şevket Kazan ve Oğuzhan Asiltürk’ü kastederek (çok sinirli ve nefret edici bir şekilde): “Ben bunları azlettim, reddettim ve terk ettim; çünkü ben bunlara cihat dedim bunlar fesat dedi (teşkilatımızı ve camiamızı istismar edip fesada verdi), bunlar umut, iman ve mal hırsızı (olarak şeytani heves ve hesaplar içine girdi ve pek çok insanın azıp sapıtmasına sebebiyet verdi); gerçi ben bunların Milli Görüşçü olmadıklarını biliyordum, ama imana gelirler diye bekledim ve fırsat verdim. Göreceksin bunların sonu çok kötü olacak (yakında derbeder olacakları bir akıbet bunları beklemektedir) bunlara hakkım kesinlikle helal değildir!” buyurdular ve bana bir gül uzattılar. Sonra Muhterem Hocamız (kimi kastettiklerini bilemediğim birileri için): “Beni ilahlaştırmasınlar, ben Kabe’ye gidiyorum.”buyurup mübarek elini öptürüp uzaklaştılar.

Te’vili:

1-Bu emekli subay kardeşimiz rüyalarında aynen gerçeği görmüşler, Aziz hocamız ismi geçen kişilerin bozuk tiynetlerine ve hıyanetlerine dikkat çekip, bizlerin kanaatlerini teyit buyurmuşlardır. Bu rüyayı gören kardeşimizin iyi niyetine ve makbuliyetine de bir işaret sayılmalıdır.

2-Ayrıca, pek yakında bu kişilerin aleme ibret olacak kötü bir akıbete uğrayacaklarına ve istismar iktidarlarının yıkılacağına bir hatırlatma yapılmıştır. Tayyip Erdoğan’la Bülent Arınç’ın Oğuzhan Asiltürk ve Şevket Kazan’la aynı ayarda oldukları da vurgulanmıştır.

3-Hz. İsa a.s.’a ve Hz. Ali Efendimize sevgide aşırılık yapanlar ve ölçüyü kaçıranlar nasıl şirke sapmışlarsa, Aziz Hocamız gibi Zatları da haşa “Allah gibi” değil “Allah için” sevmek ve sahiplenmek lazımdır. Çünkü Allah c.c. asla eşi, benzeri, şeriki ve neziri olmayan bir tek İlah’tır. Bütün kainat O’nun nurundan ve O’nun yüzü suyu hürmetine yaratılan Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam Hz.leri de, bütün Nebiler, Mürşitler ve Mehdiler de Allah’ın yarattığı birer kul makamındadır. Ancak Hz. Peygamber Efendimizin ve Hocamız gibi O’nun hakiki takipçisi ve manevi temsilcisi olan büyük şahsiyetlerin çok yüksek dereceleri ve değerleri olduğu ve her türlü hürmet ve muhabbete layık bulunduğu da unutulmamalıdır.

En doğru bilgi Allah katındadır.

 

 

VAHDET SIRRI VE MUHABBET SINIRI

 

Buyurdu: “Levlake levlak,ve lema ğalektül eflak”[2]

Zatın’a mir’at edindi, Hak Muhammedin Zatını![3]

Ki O’nun vechinden gayrı, küllü şey’in olur helak[4]

Alem ekranında seyret, kadim Esma Sıfatını

Zatın’a mir’at edindi, Hak Muhammedin Zatını!

 

Allah: “yer ve gökler nuru”[5]; nur enerjiye evrildi

“Kün!” dedi: atom molekül, hücre varlığa çevrildi

Geldi Nur-u Muhammedi, Siyonist putlar devrildi

Bak eşyada sergiliyor, Cenabı Hak sanatını

Zatın’a mir’at edindi, Hak Muhammedin Zatını!

 

O aynada okur mü’min, şeriatin yasasını

İsa’lar onda buluyor, tarikatın esasını

Musa olan ondan alır, hakikatın asasını

Adalet üzre kurmuştur, ebedi saltanatını

Zatın’a mir’at edindi, Hak Muhammedin Zatını!

 

Ven-Necmi, ved-Duha, vel-Leyl;[6]doğuş, oluş ve batıştır

Her devran bir imtihandır, açılış ve kapanıştır

Kabaran kararsız gönlün, zikrü Kur’an’la yatıştır

Kader programı şaşmaz, ayu gün ve saatını

Zatın’a mir’at edindi, Hak Muhammedin Zatını!

 

Allah birdir, münezzehtir; yok eşi dengi benzeri

Herşey takdir tecellisi, olmaz şeriki neziri

O Ezel Ebet Sultanı, Muhammed Elçi veziri

Hatırına bekler kulun, cehennemden azatını

Zatın’a mir’at edindi, Hak Muhammedin Zatını!

 

Kainat muhteşem şehir, gönüller yüce kasırdır[7]

Mehdiyetle Muhammedin, irtibatı ince sırdır

Alem zuhurunu bekler, hesretle nice asırdır

Müminler na’atını okur, melekler salavatını[8]

Zatın’a mir’at edindi, Hak Muhammedin Zatını!

 

Gaflet kalbin zehiridir, Rabbini an huzur ile

İmtihanı unutanlar, günah işler kusur ile

Yalan, haram, riya, kibir; şirke sapar muzır ile

Ayağın kaydırmak için, Şeytan kollar fırsatını

Sureti haktan gösterir, fetva ile ruhsatını!

 

İlahi ihtiyacımdır; her ikramın, her makamın

Dileğimdir mahrum etme, mesajından nur Furkanın

Bir de kapı komşu eyle, cennetinde Erbakan’ın

Resul hatırına kurdun, kainat nizamatını[9]

Zatın’a mir’at edindin, Hak Muhammedin Zatını!

 

Vuslat umutla katlandım, bu hayatın zahmetine

Herkesten daha muhtacım, mağfiret ve rahmetine

Kapında Kıtmir’in[10] olmak, ne devlettir Ahmetine

“Necm-i Sakib”ten [11] dinledim, yedi kat semavatını

Zatın’a mir’at edindin, Hak Muhammedin Zatını!

 

 


[1] Rotahaber / 22 04 2014

[2] “Sen olmasaydın, (Habibim) ben Eflak’ı (Kainat tabakalarını yaratmazdım” anlamındaki kutsi hadis.

[3] Sülayman Çelebi’nin Mevlid’deki beyti: “Cenabı Hak, Hz. Muhammed’i (SAV), kendi esmasını, sıfatını ve sanatını seyredeceği bir ayna makamında” yarattı anlamındaki şiiri.

“Zatına mir’at edindim zatını

Bile yazdım adın ile adımı”

[4] Bak Kasas: 88 Ve Allah ile beraber başka bir ilaha tapma. O'ndan başka ilah yoktur. O'nun yüzünden (zatından) başka her şey helak olucudur. Hüküm O'nundur ve siz O'na döndürüleceksiniz.

(Yer) Üzerindeki her şey yok olucudur (Rahman 26)

Celal ve ikram sahibi olan Rabbinin yüzü (kendisi) baki kalacaktır. (Rahman 27)

[5] “Allah göklerin ve yerin nurudur” (Nur 35)

[6] Ven-Necmi: doğan yıldıza yemin olsun.

   Ved-Duha: (yükselen güneşe) kuşluk vaktine yemin olsun

   Vel-Leyli: bastıran geceye yemin olsun

[7] Kasır: Muhteşem saray

[8] Şüphesiz, Allah ve Melekleri Peygambere salat ederler (Ahzap 56)

[9] Maxime Rodinson’un “Muhammedin İzinde” kitabını tercüme eden Er-Bakan Hocamız DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: PEYGAMBERLİK GÖREVİNE DOĞRU başlığı altında, Yunus Emre’nin şu beyitlerini yazmıştı:

 

BENİM MUHAMMED’İM

Cebrail’im selam eyle dostuma.

Benim Muhammed’im, nurdan Ahmed’im!

Söyle gelsin, çıksın Arş’ım üstüne,

Benim Muhammed’im, nurdan Ahmed’im!

 

O benimdir, ben O’nunum Cebrail,

Aramızda nesne yoktur, böyle bil,

O’nun hürmetine, durur cümle kul

Benim Muhammed’im, nurdan Ahmed’im!

 

[10] Kıtmir: Kur’an’da övülen Ashabı Kehf’in sadık köpeğinin ismi

[11] Necmüs-Sakip: Karanlığı delen ve Adalet aydınlığını getiren yıldız (Tarık 3)

BENZER İÇERİKLER

Size daha iyi hizmet sunabilmek için çerezleri kullanıyoruz. KABUL ET Detaylı Bilgi