Anasayfa » SN. GÜL’ÜN MISIR ZİYARETİ BOP’UN GEREĞİ Mİ?

SN. GÜL’ÜN MISIR ZİYARETİ BOP’UN GEREĞİ Mİ?

Yazar: yonetici
0 Yorum 172 Görüntüleyen

SN. GÜL’ÜN MISIR ZİYARETİ BOP’UN GEREĞİ Mİ?

 

Gül’den Mısır ordusuna: “demokrasiye geçiş” çağrısı BOP’a teslimiyet uyarısı mıydı?

Abdullah Gül’ün Mısır ziyaretinde sarf ettiği; “Mareşal Tantavi ve arkadaşları, Mısır gençliği ve halkının arzu ve beklentilerini görmüş vaziyetteler ve bu doğrultuda kısa süre içerisinde üstlerine düşeni yapacaklarını ifade ettiler ve Mısır’da demokrasinin gerçekleştirilmesinin de onurunu Mısır halkıyla beraber yaşayacaklarını ve yaşamak istediklerini de gördüm ve anladım.” Sözleri dikkat çekiyordu.

Cumhurbaşkanı Gül; “Mısır’ın kısa süre içerisinde halkın beklentileri doğrultusunda demokratik bir nizama geçmesi, parlamenter rejimde anayasal bir demokrasiyi gerçekleştirmesi konusundaki fikirleri aktardığını ifade edip, “Bugünkü dünyayı iyi görmek gerektiğini, Mısır gençliğinin, Mısır halkının beklentilerini en iyi şekilde anlamak gerektiğini bu konuda Türkiye’nin tecrübelerini kendileriyle paylaştık.” Sözleriyle acaba Mısır’ın BOP kapsamsında yapılandırılması gerektiğini mi vurguluyordu?.

İsrail’in bölgedeki gelişmeleri dikkatli tahlil etmesi uyarısında bulunan Gül, “Aslında bütün Arap halklarının ne kadar onurlu olduğunun ve yeri geldiğinde de milli davalarını ne kadar güçlü bir şekilde savunduğunu, bu ayağa kalkışta görmek gerekir.” Sözleriyle acaba neyi kastediyordu?

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun da katıldığı ziyaret çerçevesinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Mısır siyasetinde etkili birçok temsilci ile bir araya geliyordu. Kahire Büyükelçiliği rezidansında Müslüman Kardeşler lideri Muhammed Badii, El-Ghad Partisi Başkanı Ayman Nur, Wafd Partisi lideri Al Sayid Al Badavi’nin içinde bulunduğu Mısırlı siyasiler ve akademisyenlerle görüşen Gül, muhalefetin önde gelen isimlerinden Muhammed El Baradey ve Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa’yı da ayrı ayrı kabul ediyordu.

“Kafam karışıyordu. Dünyanın böylesine karıştığı bir zamanda kafası karışmayanın kafası dünyadan kopuktur. Bazen âlemlere sığmayan insan, bazen bir noktaya takılıp kalıyordu. Komploculuk hazin ama bütünlüğü olan bir dünya telakkisi dayatıyordu. Her işin arkasında Amerika, her dönüşümün başında bir kukla görüp rahat ediyorduk. Şimdi komple dökülüyor komplocuların dünyası. Yine de önünü almaya çalışmazlar mı; yönünü kendi çıkarlarına göre uyarlamazlar mı? Halkın iradesinin tecellisine müsaade ederler mi Hakk’a bile isyan etmiş nadanlar? Ben bir noktada takılıp kaldım: Evet Amerika sokaktaki enerjiyi yönlendirmeye çalışıyordur. Biz de kendimizce doğallığını koruması için gayret gösteriyoruz. Adem-i müdahale de bir mücadeledir. Herkesin müdahale dediği bir zamanda hayır demek esaslı bir mücadeledir. Peki, o iki sessiz ülke ne yapıyor? İsrail ve İran sadece seyrediyorlar mı sizce? Bu noktada takılıp kaldım… “[1] diyen Zaman yazarı Kerim Balcı’nın itirafları, kalemlerini Amerika’ya kiralamış mü’minlerin, bastırılmaz vicdan azabını ve kafa karışıklığını yansıtıyordu.

 

..

 

MAKALENİN TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ…

BENZER İÇERİKLER

Size daha iyi hizmet sunabilmek için çerezleri kullanıyoruz. KABUL ET Detaylı Bilgi