Anasayfa » Milli Gazete Yazarı Şama: Biri Başbakan’a öğretsin !

Milli Gazete Yazarı Şama: Biri Başbakan’a öğretsin !

Yazar: yonetici
0 Yorum 160 Görüntüleyen

Biri Başbakan’a öğretsin

Başbakan’ı tanırım. 20 yıla yakın mali işlerinden sorumlu yardımcılığını yaptım. Etrafındakiler öğretirse öğrenme ve hatalarını düzeltme erdemi vardır. Yani vardı. Biz öyle yapardık.

Şu anda, ileride telafisi imkansız yanlış şeyler yapıyor. Bilgi noksanlığından olduğunu sanıyorum. Etrafındakilere sesleniyorum, biri ona öğretsin de yanlışlıklardan vazgeçirsin.

Tarihte defalarca tekrarlanan Haçlı saldırılarının, uyguladıkları vahşetler nedeniyle Müslümanlarla fanatik Katolik Hıristiyanlar arasında dostluğun ve kaynaşmanın sebebi değil, düşmanlık ve nefretin şaha kalktığı, ayrışmanın sebebi ve büyük ölçüde başlangıcı olmuştur. Bu gerçeği, kendisine giydirilen fahri doktora kıyafetinin bir bedeli olarak ya da “medeniyetler ittifakı” gibi “dinler bahçesi” “dinler arası diyalog”gibi söylemlerin etkisinde kalarak, tam tersini söylemekle değiştiremeyeceğini biri ona öğretsin.

Bu nefretin ve ayrışmanın, gene fanatik Katoliklerin uyguladıkları vahşetler sebebiyle oluştuğunu, örneğin insanları pişirip yediklerini, Mescid-i Aksa’da 70 bin Müslüman’ı keserek atlarla çiğneyip dizlerine kadar kıpkırmızı kana bulayarak içeri girmek gibi sayısız vahşetler işlediklerini kendilerinin anlattığını, tüm bu gerçekleri dostluk söylemleri ile düzeltemeyeceğini, değiştiremeyeceğini biri ona öğretsin.

İşledikleri vahşetlerin bundan sonra tarih boyunca da sürdüğünü, bunun sayısız örnekleri olduğunu biri Başbakan’a öğretsin.

Fatih Sultan Mehmed Han İstanbul’un fethinde onbinlerce Bizanslı sivil ve askeri affedip, onlara her türlü insani yardımı ve hürriyeti bahşedip, karanlık çağları ortadan kaldırırken, bu fanatik Haçlıların Batı’da insan eti yemeye devam ettiklerini, yağlı kazık tarlalarında on binlerce Müslüman’ı türlü işkencelerle öldürmekten büyük bir zevk aldıklarını, halen de değişmediklerini biri Başbakan’a öğretsin.

Engizisyon vahşetlerini, Endülüs’te Müslümanlara ve kendi din ve mezheplerinden olmayanlara neler yaptıklarını, kadın, erkek, bebek, çocuk ayırımı yapmaksızın akla hayale gelmeyen işkence ile insanların milyonlarcasını nasıl yakıp öldürdüklerini, bu vahşetin adeta bunların mayasında olduğunu biri Başbakan’a öğretsin.

Kazıklı Voyvoda’dan 150 sene sonra, kanlı Mihaillerin insan etinden kebap yapmaya devam ettiklerini, işkence ve vahşetlerin akla hayale gelmeyen türlerini gene Müslümanlar üzerinde uyguladıklarını, bu alışkanlıklarının asla değişmeyeceğini biri Başbakan’a öğretsin.

Bu devrandan M. Reşit Paşa, Mithat Paşa gibi nicelerinin gelip geçtiğini, Haçlıları memnun etmek için bayrağımıza haç koymak dahil, neler yaptıklarını ama asla onların dostluklarını kazanamayıp tatmin edemediklerini ve “Haçlılık”larından vazgeçiremediklerini, Allah’ın ayetlerinin hep doğru ve haklı çıktığını biri Başbakan’a öğretsin.

Yirminci yüzyılda meydana gelen 2 tane dünya savaşında yaptıkları vahşetleri de bilmiyor sanırım. Ona bunlardan sadece bir tanesini öğretmeleri bile yeterli olur:
Esir alıp Mısır’a götürdükleri on binlerce Mehmetçiği krizol havuzlarına nasıl soktuklarını ve hepsinin gözlerini nasıl erittiklerini TBMM tutanaklarından kendisine okuyup öğretsinler.

Günümüzün ABD’si, Birleşmiş Milletleri, NATO’su ya da Avrupa Birliği… Bunların da hep aynı haçlı zihniyeti ile hareket ettiklerini, nice vahşetlere imza attıklarını unutmuş olabilir. Bunları biri Başbakan’a hatırlatsın.

Bosna’da onbinlerce masum Müslüman Boşnak halkını Birleşmiş Milletler askerlerinin, Haçlı zihniyeti ile aldatarak silahlarını toplayıp, sonra ellerini bağlayıp, arkalarından makineli tüfeklerle tarayıp, cesetlerini çukurlara nasıl kuyuladıklarını biri Başbakan’a hatırlatsın.

NATO’ya bağlı Haçlı askerlerinin Afganistan’da, şu anda bile zevk için masum sivillerin onbinlercesini nasıl işkence ederek ya da toptan bombalayarak öldürdüklerinin fotoğraflarını biri Başbakan’a göstersin ve anlatsın.

ABD ve koalisyon ortaklarının Irak’a saldırırken Haçlı seferleri yaptıklarını açıklamalarına rağmen, yetkililerimizin saf saf “hayır siz haçlı zihniyetinde olamazsınız” türü açıklamalarının, onların Haçlılıklarını yok etmediğini, o zihniyetle Irak’ta ne vahşetler işlediklerini, önce minarelerinden başlayarak keyf için nasıl camileri yerle bir ettiklerini, Müslümanlara işkence ve aşağılamanın binlerce türünü nasıl alçakça tatbik ederek katlettiklerini, kadın ve kızları nasıl kirlettiklerini, sadistçe işkencelerin şu anda bile nasıl devam ettiğini, milyonlarca Müslüman’ı öldürmekten adeta nasıl keyf aldıklarını, tarihte Haçlı seferlerindeki vahşetlerin bunların yanında masum kaldığını biri Başbakan’a hatırlatsın, filmlerini ve resimlerini göstersin…

İsrail vahşetinin hangi boyutlara ulaştığını, Haçlıların bu vahşetleri nasıl onayladıklarını, teşvik ve tahrik ettiklerini, fosfor bombalarını, “Sabra”yı “Şatilla”yı, daha neleri neleri yaşarken Haçlı zihniyetli Birleşmiş Milletler’in nasıl sessizce bunları onayladığı biri Başbakan’a yeniden hatırlatsın.

Avrupa Birliği’nın Kıbrıs’taki çifte standartlarını, kendisini nasıl defalarca kandırarak taviz üzerine taviz aldıklarını, “biz Hıristiyan birliğiyiz” demelerine karşı, “Hayır siz Hıristiyan birliği olamazsınız” diye onları tanımlamanın onların Haçlı zihniyetini yok etmeye yetmediğini, gerçeklerin asla değişmeyeceğini biri Başbakan’a tekrar hatırlatsın.

Şu anda da Libya var sırada. Haçlılar, Irak ve Afganistan’da yaptıkları gibi sudan bahanelerle bombardımana ve katliama başladılar. İlk sözleri bakan düzeyinde söylendi: “Biz Haçlı saldırısı başlattık!” İlk itirazı da bizim Başbakan yaptı: “Haçlı saldırısı sözleri abuk subuk açıklamadır, densizliktir…” Birisi Başbakan’a öğretmelidir ki, kendileri haçlı diyorsa, sizin aksini söylemeniz durumu değiştirmez. Haçlı saldırılarında neler yaşanmışsa burada da onlar yaşanacaktır. Marifet onların saldırılarını önlemekte idi. Bunu yapamadınız. Şimdi NATO ile teselli buluyorsunuz. Unutmayın, NATO da bir haçlı kuruluşudur. Birisi diğerinden beter kuruluşlar. Kumanda NATO’ya geçse ne olur, onlarda kalsa ne olur? Bizim de NATO ile beraber oluşumuz, Haçlı saldırısı gerçeğini değiştirir mi sandınız? Afganistan’da değiştirdi mi? Libya’da bizim görevimiz hava sahasını ve ambargoyu denetlemekmiş. Yani Libya’yı daha kolay bombalasınlar, kimse karışmasın, rahat rahat Haçlı saldırılarını yapsınlar diye… Biri Başbakan’a bunları öğretsin. Hâlâ öğrenemediyse, tekrar tekrar eski filmler ve raporlar gösterilsin.

İştahları kabarmış haçlı sürüleri için bu gün Libya masada. Yarın ve öbür gün hangi İslam ülkesi masaya getirilecek? Birileri Başbakan’a hatırlatsın!

Çarenin Müslümanların birliğinde olduğunu, İslam Birleşmiş Milletleri, İslam Savunma Paktı, İslam Ortak Pazarı olduğunu Başbakan’a öğretin. Çelme takarak fonksiyounu kaybettirdiği D-8’i işlevsiz hale getirmesiyle bütün bu zulüm ve sömürü çarkının hızlanmasından kendisinin birinci derecede sorumlu olduğunu, amel defterinin bunlarla dolu olduğunu, kana bulanmış olduğunu birisi Başbakan’a öğretsin.

İkide bir Haçlı’ya “Haçlı değilsin” demekle, ikide bir Haçlı seferlerini masum göstermeye çalışmakla reflekslerimizi törpülemiş olduğunu, yarın ufuktaki Haçlı sürülerinin üstümüze doğru geldiğini gördüğümüzde, aşındırılmış olan milli reflekslerimizin kıymetini anlayacağımızı, ama bunun da çok geç olacağını biri Başbakan’a hatırlatsın.

Bir Haçlı-Siyonist ortak projesi olan Büyük Ortadoğu Projesinin, kendisinin dediği gibi ölü doğmadığını, şu ana kadar milyonlarca ölü doğurduğunu, bu vurdumduymazlıkla daha çok doğuracağını, aklını başına alıp D-8 projesine sarılmakla bir an önce zarardan dönmesini, kısaca çıkardığı gömleğin nasıl kıymetli bir gömlek olduğunu biri Başbakan’a öğretsin.

Çünkü bu devlet, bu ülke sadece Başbakan’ın değil, hepimizindir. Bunları öğretecek biri yoksa, Muhterem Hocam Erbakan’ın hayat ve mücadelesini, konuşmalarını, projelerini Başbakan’a birisi okusun…

 

 

MİLLİ ÇÖZÜM MAKALELERİ İÇİN TIKLAYINIZ…

 

 

BENZER İÇERİKLER

Size daha iyi hizmet sunabilmek için çerezleri kullanıyoruz. KABUL ET Detaylı Bilgi