Anasayfa » İSRAİL ÇIRPINDIKÇA BATMAKTAYDI!

İSRAİL ÇIRPINDIKÇA BATMAKTAYDI!

Yazar: yonetici
0 Yorum 192 Görüntüleyen

İSRAİL ÇIRPINDIKÇA BATMAKTAYDI!

 

İsrail’in Beyrut Saldırısı ve Sonuçları!
31 Aralık 2023’te İsrail Gazze’ye sürdüğü 5 tugayını geri çekme kararı almıştı. Bu hamlesiyle, kara harekâtında çuvallayan ve hiç ummadığı bir direnişle karşılaşan Siyonist güçlerin, yeni yönelişlere girişeceği anlaşılmıştı. Daha önce İsrail merkezli “Walla” haber sitesi ve Kanal 12 TV, 21 Aralık’ta Golani Tugayı’na bağlı birliklerin büyük kayıplar vermesi üzerine, dinlenmek için geri çekildiğini açıklamışlardı. İşte şimdi (02 Ocak 2024’te), İsrail’e ait bir insansız hava aracı, Beyrut’taki HAMAS ofisine saldırıp üst düzey Hamas yetkilisi Salih El-Aruri’yle birlikte 4 kişiyi katletmişti. Bu olay, hem Hizbullah’ı kışkırtmaktı, çünkü Salih El-Aruri Hizbullah’ın himayesi altındaydı. Hem de Gazze’ye yönelik kara harekâtlarında başarısız olan İsrail, nokta operasyonlarıyla moral ve zaman kazanma amacındaydı. Hemen ardından 3 Ocak 2024’te İran’ın Kirman eyaletinde Kasım Süleymani’yi anma törenlerinde yapılan ve 100’den fazla kişinin ölümüyle sonuçlanan bombalı saldırıyı da MOSSAD ve CIA ajanlarının yaptığı açıktı. Bu tür suikastları Türkiye’de de yapma planları olan İsrail’in, MİT ve Emniyet İstihbaratının ortak operasyonlarıyla 35 kişilik sabotaj ekibinin yakalanması önemli bir başarıydı. MOSSAD adına çalışan bu kişiler Türkiye’deki Hamas yetkililerine ve ailelerine yönelik suikast hazırlıkları yapıyorlardı. İsrail’in bir şeytani hesabı da Gazze gibi, Güney Lübnan’ı da işgal altına almaktı. Özellikle Lübnan’ın SAYDA Limanı’yla Gazze Limanı’nı birleştirip ABD güdümünde Doğu Akdeniz’in en büyük limanını kurmaktı.
Ancak kuduz İsrail’in bu şeytani hesapları kursağında kalacaktı, çünkü Kur’an-ı Kerim’in haber verdiği acı ve alçaltıcı akıbeti yaklaşmaktaydı.
“Sonra size tekrar ‘güç ve kuvvet sağlayıp onların (insanların) üzerine geri döndürmüş olacağız’, size mallar ve çocuklarla destek çıkacağız, (karşılıksız dolarla ve masonik organizasyonlarla Siyonist sömürü saltanatını kuracaksınız) ve sizin cemaat ve teşkilatınızı da (etkinleştirip) çoğaltacağız. (Örneğin, BM ve NATO gibi kuruluşları güdümünüze alıp söz sahibi olacak ve kötü amaçlarınız için kullanmaya kalkışacaksınız!..)
İşte (böyle bir durumda) şayet iyilik (ve adalet) ederseniz, kendi nefsinize (ve menfaatinize) iyilik olacaktır. Yok, eğer kötülük (ve zulüm) ederseniz, o da kendi aleyhinize (sonuçlar doğuracaktır. Ama siz maalesef yine zulüm ve kötülük yoluna sapacak, elinizdeki ve emrinizdeki imkân ve iktidarları Siyonist hayallerinizi ve şeytani niyetinizi gerçekleştirmek için korkunç bir haksızlık ve ahlâksızlık yolunda kullanacaksınız. Dünya’yı savaş ve soygun alanına çevirecek ve insanları birbirine kırdıracaksınız.) Arkasından bu sonuncu (sapkınlık ve şımarıklığınızı cezalandırma) zamanı gelince, size öyle (Mü’min ve Mücahit kullarımızı göndereceğiz ki), yüzlerinizi kötüleştirsinler (servet ve saltanatınızı yıkıp sizi dize getirsinler, yüzlerinizi yere sürdürsünler) ve ilk kez girdikleri (Buhtunnasr veya Hz. Ömer döneminde Kudüs’ü fethettikleri) gibi tekrar yine Mescid’i (Aksa’ya) girsinler ve ele geçirdikleri (hainleri, katilleri ve mel’ânet merkezlerini) mahvu perişan etsinler. (Böylece Siyonist saltanatınıza son versinler ve İsrail denen beşeriyet bünyesindeki kanser urunu kesip temizlesinler. Ey Beni İsrail, bu Allah’ın va’adi ve tehdididir ki, mutlaka yaşayacaksınız!)” (İsrâ: 6-7)
Gazze Mücahitlerinin Dini gayretlerine ve galibiyetlerine işaret eden Hadis-i Şerif:
Ebu Ümame’nin rivayetine göre, Hz. Peygamber Efendimiz şöyle haber vermişlerdi:
Ümmetimden Hak Din üzere daim ve kaim olacak ve asla zeval (son) bulmayacak (mücahit ve müstakim) bir topluluk vardır ki; onlar (azılı) düşmanlarını kahredip (galip geleceklerdir). Onlara muhalefet edenler kendilerine zarar veremeyecektir. Ancak (salgın) hastalık isabet edinceye kadar (bu galibiyet sürecektir. Onların bu muvaffakiyet durumu) Allah’ın emri (takdir ve tayin edilen zafer vakti) gelinceye kadar devam edecektir. (Sonra Meryem oğlu İSA inecek ve Deccal’i öldürecektir.) (İmam Tirmizi)
Bunun üzerine Sahabeleri sordular: Ya Resulüllah bu (kutlu) taife nerede olacaklar? Efendimiz buyurdu: Onlar Beyt-i Makdis’te ve onun civarında (Filistin topraklarında) olacaklardır.[1]
İsrail’in kritik altyapısına büyük bir siber saldırı başlatılmıştı. İsrail’in her yerinde elektrik kesintileri yaşanmıştı. Bu durumun Siyonist ve emperyalist güçlerin elinde bulunmayan, çok yüksek bir teknoloji sayesinde mümkün olacağı tartışılmaktaydı.[2]
  İsrail Genelkurmay Başkanından itiraf: Hamas’ı yok etmek için sihirli bir çözümümüz bulunmamaktadır!
İsrail ordusu Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi: “Çok karmaşık bir durumda savaşıyoruz, Hamas’ı yok etmek için sihirli çözümlerimiz yok. Bu savaş belki aylarca sürecek ve Hamas’ı dağıtmak için farklı yöntemler kullanılacak” diye yakınmıştı. Terörist İsrail’in Genelkurmay Başkanı savaşın uzamasından bahsederken, İsrail medyasına göre bu rejimin üst düzey siyasi ve askeri kademelerindeki gerilim artmış ve Netanyahu kabinesindeki birçok Bakan, askeri operasyonların başarıya ulaşmamasını protesto etmeye başlamışlardı.[3]
İsrailli Askerlerden Netanyahu’ya Tavır: Görüşme İsteğine Karşı Çıkmışlardı!
İsrail’in Kanal 13 televizyonunun haberine göre, Netanyahu, Gazze Şeridi’ndeki kara harekâtında yaralanan askerlerle görüşmek üzere Batı Kudüs’teki Hadassah Hastanesi’nin rehabilitasyon bölümünü ziyarete varmıştı. Ancak yaralılardan bazıları Netanyahu ile görüşmeye yanaşmamıştı. Yaralı askerlerden Or Schneeberg, X platformundan yaptığı paylaşımda, “Hadassah’taki rehabilitasyon bölümünde yatmaktayım. Netanyahu bu gece beni ziyarete geliyormuş ve sorumlu kadınlardan biri bana onun odama gelmesini isteyip istemediğimi sordu. Tabii ki ‘hayır’ dedim” ifadesini kullanmıştı.
İsrailli 18 yaralı askerin bulunduğu bölümden 15’inin Netanyahu’nun kendisinin odasına girmesini istemediğinin ortaya çıktığını aktaran Schneeberg, “(Netanyahu liderliğindeki) Likud Partisi’nin kalesi Kudüs’te bulunuyorum. Değişim hissediliyor. (Likud yönetimi) Dönemi sona erdi” değerlendirmesinde bulunmuşlardı. Kanal 13 televizyonunun 20 Aralık’ta yayınladığı haberinde de Netanyahu’nun, Gazze Şeridi’ndeki kara harekâtında yaralanan askerlerle görüşmek üzere Tel Aviv yakınındaki Sheba Sağlık Merkezi’nin rehabilitasyon bölümünü ziyaret ettiği ve yaralılardan bazılarının Netanyahu ile görüşmeyi reddettiği aktarılmıştı.[4]
Siyonist İsrail’de Hükümet Bunalımı ve Şeytanilerin Şaşkınlığı!
Siyonist rejim basınında, işgalci rejim Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, işgalci rejim Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın, bu rejimin Dış İstihbarat Servisi MOSSAD Başkanı David Barnea ile Gazze’deki İsrailli esirler meselesini görüşmesini engellediği medyaya sızmıştı. Sputnik’in haberine göre, Siyonist İsrail’de yayın yapan bir televizyon kanalının haberinde, Netanyahu’nun Savunma Bakanı Gallant’ın MOSSAD Başkanı Barnea ile Gazze’deki İsrailli esirler meselesini bireysel olarak masaya yatırmasını engellediği ortaya çıkmıştı. Gallant’ın, Barnea’ya konuyla ilgili en az iki defa çağrı yaptığı ancak Başbakanlık tarafından, Savunma Bakanlığına Netanyahu’nun bu görüşmenin yapılmasına onay vermediğini ilettiği aktarılmıştı.
Netanyahu’nun basın ofisinden konuyla ilgili yapılan açıklamada, “Başbakan, MOSSAD Başkanı’nı kısıtlamaz. O kendi programına göre davranır. Esirler ve kayıplar meselesinde karar veren ve siyaseti belirleyen ise savaş kabinesidir. Başkası değil” ifadesi kullanılmıştı.
Gallant’ın basın ofisinden ise konuyla ilgili herhangi bir açıklama yapılmamıştı.
Siyonist rejim basınında bu hadise; Netanyahu’nun, Gallant’ın esir değişimi müzakerelerine ilişkin önemli görüşmeleri kendisi olmadan yürütmesini istemediği şeklinde yorumlanmıştı. İşgalci rejim basınında konuyla ilgili bir diğer iddia da Gallant’ın Barnea’ya, esirleri serbest bırakma anlaşmasını görüşmek üzere Paris’e yaptığı gizli bir seyahatten döndükten hemen sonra, Başbakanı bilgilendirmeden önce gelip kendisini bilgilendirmesini emretmesi üzerine Netanyahu’nun kızmasıydı. Barnea, Aralık 2023’te Katar’ın arabuluculuğunda yapılan ve İsrailli kadın ile çocuklardan oluşan 105 sivil esirin serbest bırakılmasını sağlayan geçici ateşkes anlaşmasında büyük rol oynamıştı. Gazze’de 7 Ekim’de kaçırılan ve hepsi hayatta olmayan 129 rehinenin hâlâ tutulduğuna inanılırken, son günlerde yeni bir anlaşmaya varılması için görüşmeler hız kazanmış durumdaydı.
Gallant ve Netanyahu devam eden savaşta, birlikte hareket ettiklerini kamuoyuna açıklamış olsalar da İsrail basınında bu hadise; “Aralarındaki ilişkideki çatlaklar birkaç kez kendini gösterdi” şeklinde yorumlanmıştı. Siyonist rejim basınında yer alan bir diğer iddiaya göre: Gallant’ın savaşın başında Siyonist rejim Savunma Kuvvetleri’nin Lübnan’da Hizbullah’a karşı büyük bir harekât başlatması için yoğun baskı yaptığı, ancak Netanyahu’nun bu fikre karşı çıktığı ve nihayetinde engellediği konuşulmaktaydı. Birkaç hafta önce ikilinin, Tel Aviv’de aynı binada dakikalar arayla ayrı basın toplantıları düzenlediği de yer alan haberler arasındaydı. Netanyahu bu yılın başlarında, Savunma Bakanı’nın hükümetin tartışmalı yargı revizyonu yasasını geçirmek için acele etmesini kamuoyu önünde onaylamadığını ifade etmesinin ardından Gallant’ı kovmuşlardı. Kovulma, daha önce benzeri görülmemiş kitlesel protestolar ve kargaşa da dâhil olmak üzere halk arasında bir kargaşaya yol açmıştı. Fakat Gallant görevinden alınmamıştı.

 

 

 

 

MAKALENİN TAMAMINI OKUMAK veya DİNLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ..

 

 

 

BENZER İÇERİKLER

Size daha iyi hizmet sunabilmek için çerezleri kullanıyoruz. KABUL ET Detaylı Bilgi