Anasayfa » Erbakan Hocamızın Ders Veren Kerameti

Erbakan Hocamızın Ders Veren Kerameti

Yazar: yonetici
0 Yorum 154 Görüntüleyen

“Mustafa Kardeş” dedi.
“O gün yaşadığım olayı hayatım boyunca unutamam.. Yanından çıktığımda
saatlerce kendime gelemedim… İlk işim de cebimdeki loto kağıdını yırtmak
oldu.”

Anadolu'yu dolaşmaya devam ediyoruz.
Antalya'dan başladık, İzmir, Aydın, Muğla, Afyon, Simav, Kütahya, Kocaeli
derken Eskişehir'den çıktık.

Anadolu insanının yüreği sıcak,
sohbeti tatlı…

Mehmet Abi de öyle. İzmir'de denk
geldik. İzmir Teşkilatı'nın idare amiri. Davanın emektarlarından. Bu hatırayı
İzmir'de herkes bilirmiş. Ben bu gidişimde duydum.

Üzerinden yıllar geçmiş olmasına
rağmen Mehmet Abi anlatırken hâlâ o günü yaşıyor gibiydi. Gözleri nemleniyor,
sesi titriyordu:

“O sabah içimde tuhaf bir sıkıntı
vardı. Tam o sırada Şerafettin Kılıç bey aradı. 'Hazırlan Ankara'ya gidiyoruz,
Erbakan Hocam çağırmış' dedi. O günler sıkıntılı günler. Seçimden yeni
çıkmışız. Parti bölünmüş. Bütün kalantorlar yenilikçilerin yanında. Üstüne bir
de teşkilatın 47 milyar lira borcu var ki büyük para. Hazırlandım. Tam kapıdan
çıktım ki karşıda bir loto bayisi var. Nasıl oynandığını bilmem. Hayatımda
elimi sürmemişim. Ama reklamlardan falan gözüme ilişiyor. İçime bir his doğdu.
Dedim ki kendi kendime; 'ben gidip şu lotodan oynayayım. Çıkan parayı da
götüreyim teşkilata vereyim. Böylece borcu kapatalım.' Gittim büfeye. Dedim ki
'ben bunu oynamayı bilmem. Nasıl oynanıyorsa sen benim yerime oyna, bana ver.'
Oynadı, elime bir kağıt tutuşturdu. O andan itibaren içim kıpır kıpır. Bir
sevinç ki sorma. Kesin para çıkacak. Ben de onu teşkilata verip borçları
kapatacağım. Sürpriz olsun diye de hiç kimseye söylemiyorum. Çıkacağından o
kadar eminim yani.

Neyse Loto kağıdı cepte, biz arabada
vardık Ankara'ya. 4 kişiyiz. Geçmiş zaman belki 3 saat belki 4 saat rahmetli
Hocam'la oturduk. O anlattı biz dinledik. Sonunda tahmin ettiğimiz gibi
Şerafettin beye, 'İzmir il başkanı olacaksın' dedi. Elini öpüp ayrılacağız. Ben
en sona kaldım. İşte ne olduysa o an oldu. Sıra bana gelince elimi tuttu. Kendine
doğru çekti. Kulağıma fısıldar gibi 'Bana bak' dedi. Başımı kaldırdım. Göz göze
geldik. Tebessüm ediyordu.  'Bana bak. Haram parayla cihat olmaz. Sen,
Allah'ım bana cihad için harcayabileceğim helal kazanç nasip et diye dua
etmelisin.'

Dondum kaldım.

Dışarı çıktığımda benzim sapsarı
olmuş. Şerafettin bey ve diğer iki arkadaş, “ne oldu sana birden
böyle” diye soruyor. Ama benim ne söyleneni duyacak, ne de ağzımı açacak
mecalim var.

Aklımda tek bir şey var, bir an evvel
loto kağıdını yırtıp çöpe atmak…

BENZER İÇERİKLER

Size daha iyi hizmet sunabilmek için çerezleri kullanıyoruz. KABUL ET Detaylı Bilgi