Anasayfa » ATATÜRK’ÜN UÇAK SANAYİ ATILIMLARINI İNÖNÜ VE MENDERES’İN BOŞA ÇIKARMASI

ATATÜRK’ÜN UÇAK SANAYİ ATILIMLARINI İNÖNÜ VE MENDERES’İN BOŞA ÇIKARMASI

Yazar: yonetici
0 Yorum 599 Görüntüleyen

ATATÜRK’ÜN UÇAK SANAYİ ATILIMLARINI İNÖNÜ VE MENDERES’İN BOŞA ÇIKARMASI

 

Uçak fabrikası Atatürk’le kuruluyor, İnönü köstekliyor, 1950’de ise hepten kapatılıyordu.

Sultan Abdülaziz ve Cennetmekân Abdülhamit Han dönemlerinde başlatılan ve başarılı sonuçları alınan, Milli ve yerli kalkınma hamleleri, ülkemizde sanayileşme konusunda şuurlu ve sorumlu şahsiyetler de yetiştirmişti. Osmanlı’nın son devrinde fikri ve fiili temelleri atılan bu girişimler Cumhuriyet döneminde de, daha bir ciddiyet ve ehemmiyetle devam edecek ve Mustafa Kemal bu istikamette cesaretli girişimlere öncülük edecekti. Ama maalesef Atatürk’ün halâ şüpheli ölümü üzerine bu Milli ve yerli sanayileşme hamleleri de yerini sömürge tipi montaj sanayine devredecekti. Ardından yıllar sonra Rahmetli Erbakan Hoca, yeniden “Lider ülke, Türkiye” hedefiyle yerli ve Milli kalkınma hamlelerine girişecek, çok önemli gelişmelere öncülük edecek, ama maalesef Siyonist küresel sermaye baronlarının ve işbirlikçi figüranlarının hıyanet tertipleriyle engellenecekti.

Bilindiği gibi Mustafa Kemal havacılığa büyük önem verirdi. Cumhuriyet’ten hemen sonra havacılık gelişmelerini incelemek ve araştırmak için Avrupa ülkelerine heyetler gönderdi. Altı uzmandan oluşan bu heyetin üyelerinden biri ilk pilotlarımızdan Vecihi Hürkuş idi. Vecihi Hürkuş geziden döndükten hemen sonra projelerini gözden geçirmiş ve ilk Türk uçağını inşa etmişti. İlk uçağın adı VECİHİ K-6 idi. Bu uçakların devamı da gelmişti.

Nuri Demirağ ilk uçak mühendisimiz Selahattin Alan’ı ortak ederek yerli ve milli uçak üretimine başlamıştı. 17 Eylül 1936 Beşiktaş’ta bir ARGE atölyesi açmışlardı. Nuri Demirağ NU. D 36 (1940), NU. D 38 (1944) yıllarında Türk malı uçaklar yapmıştı. Bu uçaklar Amerikan yapımı uçaklarla boy ölçüşebilecek nitelikler taşımaktaydı. THK, Beşiktaş’taki fabrikaya ilk olarak 65 adet planör, sonrasında 10 adet başlangıç eğitim uçağı sipariş ısmarladı. Planörler, 1937-1938 yıllarında tamamlanarak teslimi yapılmıştı. Nuri Demirağ’ın Beşiktaş’taki fabrikada yapılan ve hiçbir bozukluk göstermeden başarılı uçuşlarına başlayan uçakları, Türkiye’de olduğu kadar yurtdışında da büyük yankılar uyandırmıştı. Özellikle çift motorlu, barışta yolcu uçağı, savaşta istenildiği zaman eksiksiz bir bombardıman uçağı görevini yerine getirebilen bir tasarımdı. Türklerin kendi uçaklarını kendilerinin yapması belli başlı uçak fabrikalarını endişelendirmeye başlamıştı. İngiliz ve Almanlara göre Amerika’nın endişeleri daha fazlaydı.

Ancak Atatürk öldükten sonra bu alana ilgi azalmış, maalesef devlet bu tür Milli girişimlere desteğini askıya almıştı. Amerika’ya -Türkiye’ye uçak satması için- ön ayak olan kişi Ahmet Emin Yalman kendisi Acentelik açacaktı. 1939’da THK, İnönü’nün baskısıyla, Nuri Demirağ’a sipariş ettiği 65 adet uçağın zamanında teslimat yapılmaması gerekçeleriyle sözleşmeyi feshettiğini duyurmuşlardı.

Sam Amca ve uzantıları ile işbirlikçi iktidarlar Milli Uçak Sanayimize engel olmuşlardı.

Ne gariptir ki THK’nın almadığı bu uçaklar tam 16.000 uçuş yapmıştı. Senelerce uçtukları halde, bir tek kaza dahi yaşanmamıştı. 1941-44 yılları arasında ABD’den Türkiye’ye 95 milyon dolarlık savaş malzemesi yollanmış, evet ABD’den gelen malzemelere bir bedel ödenmemişti ama, bu malzemelerin bakımı için her yıl bütçeden 400 milyon TL aktarılmıştı. Ayrıca ABD, Dönme Ahmet Emin Yalman’a uçaklarını pazarlaması konusunda temsilcilik açmıştı. Ne hikmetse Fransızlar da bu Ahmet Emin Yalman’a acentelik sunmuşlardı. Bu acenteliğin uçaklarını alıp da Nuri Demirağ’ın uçaklarını almayan 1949’un Hava Kuvvetleri Komutanı şu vahim açıklamayı yapmıştı: “Amerikan yardımından bedava uçak almak dururken, Demirağ’ın uçak fabrikasına sipariş vermem akıl kârı değildir.” Maalesef askeri ve mülki bürokrasimiz işte böylesi kafalarla doldurulmaktaydı. 1920’li ve 1930’lu yıllarda büyük fedakârlıklarla elde edilen savunma sanayi imkân ve kabiliyetleri böylece Atatürk’ten sonra kaybedilmeye başlanmış ve yurtiçi siparişleri azalmış ve tüm bunlardan dolayı askeri fabrikalar ve sivil teşebbüsler 15 Mart 1950’de, İnönü’nün Cumhurbaşkanı, Günaltay’ın başbakan olduğu dönemde fabrikaların kapatılması kanunu çıkartılmış ve  14 Mayıs 1950 seçimleri ile iktidara gelen Menderes ve Celal Bayar tarafından da uygulamaya konularak bu fabrikalar kapatılmıştır.  Nuri Demirağların ve Erbakanların ağır sanayi girişimleri destek görse veya önü kesilmeseydi, Türkiye ekonomisi ve dünyadaki etkinliği şaha kalkmış olacaktı.

Yerli Uçak Sanayii-İmali söz konusu olduğunda, CHP’liler: “Efendim! Menderes (Hükümeti) Kapattı.” demekteydiler. (Aslında “Celal Bayar” demeleri gerekir de işlerine gelmez.) Neden gelmediği aşağıda açıklanmaktadır. “Menderes yanlıları” da: “Aaa… Olur mu Demirağ’ın (Özel Sektör Uçak Tesisleri’ni) İnönü kapattı!” demektedir. Peki, “doğrusu” nedir? Buna geçmeden, önce şu soruya cevap verelim. Türkiye Atatürk’ten sonra “Yerli Uçak imali ile ilgili yeni-yerli bir teknoloji geliştirdi mi?” Tek kelime ile; Hayır. Türkiye, sadece satın almakta ve montaj yapmaktadır. Eğer, ileri teknoloji üretebilseydik, (oyunların kurbanı olmasaydık) bugün çok farklı bir konumda bulunacaktık.

 

..

 

MAKALENİN TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ…

BENZER İÇERİKLER

Size daha iyi hizmet sunabilmek için çerezleri kullanıyoruz. KABUL ET Detaylı Bilgi