Yazar: yonetici
0 Yorum 31 Görüntüleyen

Erdoğan AKP’sinin Hikâyesi:
FETO İLE YOLA ÇIKILDI; APO İLE YERE ÇAKILDI!..

Şahsi imkân ve iktidar uğruna malum ve mel’un odaklarla iş birliğine yanaşan, hatta Türkiye’yi de parçalamayı amaçlayan BOP Eşbaşkanlığına bile taşınan AKP’nin “Terörsüz Türkiye” kılıfıyla başlattığı süreç, aslında Türkiye Özerk Kürdistanı’na zemin hazırlama ve BÜYÜK İSRAİL’e kapı aralama aşamasıydı. Erbakan Hoca’ya ve Milli Görüş Davasına hıyanet karşılığı başlayan bu talihsiz maceranın özeti: FETO ile yola çıkıldı; APO ile yere çakıldı!..” olacaktı. Çünkü, Türkiye Cumhuriyeti’nin tapusu sayılan LOZAN’ın yırtılıp SEVR’in hortlatılmasını amaçlayan bu gaflet, cehalet ve hatta hıyanet girişimi, asla sinsi ve Siyonist hedefine ulaşamayacaktı. “Tek Millet, Tek Devlet ve Tek Memleket…” esasına dayanan Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter/ulus yapısını bozmaya kalkışanlar, elbette bir kere daha bozguna uğrayacaklardı. Bu arada LAİKLİK’i, “İslam’ı hayatın her alanından dışlamak ve Dine düşmanlık yapmak” şeklinde yorumlayıp yozlaştırmak isteyen ve Aziz Milletimizin birlik ve dirliğinin asıl mayası olan İslam’a kin ve nefret kusmak için Kemalizm sahtekârlığına sığınan Haçlı Batı uşaklarına ve Siyonizm’in gönüllü şakşakçılarına da asla pabuç bırakılmayacaktır. Gerçek bir Laikliğin, örnek bir Demokrasinin ve yüksek bir medeniyetin kurulacağı ADİL DÜZEN değişimi mutlaka ve inşaallah pek yakında yaşanacaktır.

Sözde Milli Dayanışma Komisyonu Raporundaki:

“Türklerin, Kürtlerin ve Arapların bölgede yaşayan diğer kardeş halklarla birlikte oluşturacağı doğal ittifak…” cümlesi Ulus Devletin ve Üniter Cumhuriyetin altına dinamit koyma kılıfıdır.

Aynı raporda:

“Türkiye Modeli olarak adlandırılan yaklaşımın kurucu ilkeleri, milli iradeye dayanan siyasal bir metin disiplini içinde kayda geçirilmektedir.” ifadeleri, “Türkiye Modeli” palavrasıyla Türk Milletini dağıtma planlarını yansıtmaktadır.

Raporda, çok kritik ve şeytani stratejik ifadeler yer almaktadır:

“Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra birbirinden kopartılan, aralarına tel örgüler çekilen halklar, artık yeniden birbirlerini daha yüksek sesle duymayı ve barış içinde yaşamayı hak etmektedir.” Yani “Vatanın işgalden kurtarılması, Lozan’la Türkiye’nin tapusunun alınması” halkları birbirinden koparmıştır! demeye çalışılmaktadır. Bu ifadeler Lozan’ı ve Cumhuriyet’i dışlayan safsatalardır.

Raporda yer alan Yeni Anayasa hazırlığı da şimdilik gizli tutulmaktadır.

“Yeni bir anayasa hazırlama konusu ise, komisyonumuzun görev alanında olmamakla birlikte, ülkemiz için tehir edilemez, yerine getirilmesi gereken ortak bir ödev ve sorumluluk olarak önümüzde durmaktadır.”  İşte şimdilik saklanan bu yeni Anayasa ile PKK’lı Kürtlere özerklik yolu açılacak, Büyük İsrail’e zemin oluşturulacak ve BOP Eşbaşkanlığı görevi tamamlanmış olacaktır!

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ortak raporu TBMM’nin internet sitesinden yayımlanmıştı

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda okunarak oylanan ve 47 evet, 2 hayır ve 1 çekimser oyla kabul edilen “ortak rapor” internet sitesinden yayımlanmıştı. İnternette toplam 110 sayfa olarak yayımlanan raporun, 49. sayfasından sonrası “Ekler” bölümünden oluşmaktaydı. Raporun ekler kısmında her siyasi partinin daha önce komisyona sunduğu görüş ve önerilerini içeren raporları da yer almıştı.

Rapor, “İçindekiler” başlığından sonra Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na başkanlık eden TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un 8 sayfalık “Takdim” yazısıyla başlamaktaydı. Numan Kurtulmuş takdiminde, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun kuruluş amacı ve rapora ilişkin bilgi aktarırken “Yaptığımız çalışmalar, gelinen aşamayla sınırlı ve tamamlanmış bir süreç olarak değerlendirilemez. Komisyonumuzun sergilediği sağduyulu, kapsayıcı ve çözüm odaklı yaklaşım; yarının güçlü, etkili ve huzurlu Türkiye’sine uzanan sağlam bir çerçeve ortaya koymuştur. Komisyonumuz tarafından titizlikle hazırlanan rapor, bundan sonraki süreçte atılacak adımlara istikamet çizen ve ortak hedefler doğrultusunda yol gösteren kıymetli bir başvuru metni olma özelliğini taşımaktadır. Komisyon raporumuz bu anlamda bir nihayet değil, bilakis atılan ve atılacak kararlı adımların mihenk taşı olarak kabul edilmelidir” ifadeleri, asıl sinsi ve siyasi amaçların saklandığını ve Türkiye’nin önce fikren, sonra fiilen parçalanmasına kılıf hazırlandığını açığa vurmaktaydı.

 

 

MAKALENİN TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ..

 

 

Yorum Yap

BENZER İÇERİKLER

Size daha iyi hizmet sunabilmek için çerezleri kullanıyoruz. KABUL ET Detaylı Bilgi