Anasayfa » HAKİKATİ GÖREN GELSİN (ŞİİR)

HAKİKATİ GÖREN GELSİN (ŞİİR)

Yazar: yonetici
0 Yorum 143 Görüntüleyen

      

HAKİKATİ
GÖREN GELSİN

        

KADRİYE DAYI’NIN RÜYASI – 13.11.2020 – İSTANBUL

Rüyamda; büyük ve çok kalabalık bir salonda açık oturum masaları
şeklinde iki masa kurulmuştu. Masanın birinde Oğuzhan Asiltürk, Recai Kutan ve
onlarla birlikte birkaç kişi daha oturuyordu. Diğer masada da Erbakan Hocamız
ile beraber bazı kişiler de bulunuyordu. Fakat onların kim olduğunu bilmiyorum.
Ben Erbakan Hocamızı görünce hemen O’nun masasının yanına gidiyorum. Salonda
erkekler daha çoktu. Fatih Erbakan da bu masaların karşı tarafında duruyordu.
Ama Oğuzhan’a ve Erbakan Hocamıza yanaşmayıp tarafsız gibi davranıyordu.
Oğuzhan Asiltürk ve Erbakan Hocamız birçok konuda tartışarak konuşuyorlardı.
Erbakan Hocamız: 
“Her şeyin belgesi var!” deyip bazı dosyaları
gösteriyordu. D-8 ve İslam Birliği ile ilgili olan en önemli konuda Erbakan
Hocamız: 
“Bu oluşumu Biz kurduk. Devamlılığını da Ben sağlayacağım. Hayata
yeniden geçirip, dünya üzerindeki bütün haksızlıklara son vereceğim!”
 diyordu. Oğuzhan
Asiltürk ise: 
“Hiçbir şey yapamazsın artık. D-8 senin değil. Onu biz ele
geçirdik. Hiçbir şey ispat edemezsin.”
 deyip bir dosya
gösterdi ve: 
“Her şey bu belge ile bize geçti. Artık senin adın D-8'de yok.” deyince, Hocamız
üzülerek yanındakilere baktı. Anlaşılan birileri bu belgenin Oğuzhan
Asiltürk'ün eline geçmesini sağlamıştı. Ben ise: 
“Bunu nasıl yaparlar?” diye bu duruma çok
üzülüyorum. O arada Fatih Erbakan da; 
“Bakalım kim galip
gelecek?”
 diye karşıdan sadece izliyordu. Oğuzhan Asiltürk bu
yaptığından hiç pişman ve üzgün olmadı. Hatta, Hocamızı bu durumda görmek
yanındakileri de memnun etmiş durumdaydı! O arada ben: 
“Ne güzel, Hocamız gelmiş.
Gelin destek olalım. Bu sıkıntılardan, bu hastalıklardan kurtulalım!”
 diyorum. Ama kimse
duymak istemiyor. O esnada uyanıyorum.

Te’vili: Elazığlı Hafız Cuma (Duman) Efendi’nin ekibinden olan ve
onlarla birlikte Yeni Refah’a katılan bu kardeşimiz, bu parti yetkililerinin
istismar ve suiistimallerine şahit olunca ayrılan samimi ve seviyeli birisidir.
Bu rüya kendisinin Hak ve hayır üzere bulunduğuna, Oğuzhan’la Yeni
Refahçıların, Milli Görüş’ün samimi ve gerçek takipçisi olmadıklarına
işarettir. Erbakan Hocamızın kutlu davasına ve manevi mirasına sahip çıkan
sadıkların eliyle Adil Düzen inkılabının tamamlanıp yaşanacağına da bir
müjdedir. En doğrusunu Allah bilir.

          

NEVZAT GÜNDÜZ’ÜN RÜYASI – 14.11.2020 – GEBZE

Rüyamda; Muhterem Ahmet Akgül Hocamız ile birlikte, Kâbe’de
oluyoruz. Kâbe’de bizden başka kimse yoktu. Muhterem Ahmet Akgül Hocamız
Makam-ı İbrahim’e yakın bir yerde, yuvarlak ve bir metre yüksekliğindeki taşın
üzerine çıkmış, bembeyaz elbiseler giyinmiş vaziyette, Mevlâna gibi dönerek
zikrediyordu. Ben ise Kâbe’yi tavaf ediyorum. Birinci tavafımı (ve 7 şavtımı),
Peygamber Efendimiz için yapıyorum. İkinci tavafımı Aziz Erbakan Hocamız için,
sonra Üstadımız Ahmet Akgül Hocamız, ardından Milli Çözüm Ekibi ve önem verdiğim
diğer kişi ve yakınlarım için ayrı ayrı tavaf yapıyorum. Derken tavaflarımı
bitirip Ahmet Akgül Hocamızın yanına gidiyorum. Hocamız da zikrini bitirmiş,
bana: 
“Nevzat, birkaç saat, kaldığınız otelde dinlenin, sonrasında (bir
yer ismi söylediler ama yerin ismini hatırlayamadım) görüşelim!”
 diyor. Ve öylece
uyanıyorum.

Te’vili: Beytullah’ı tavaf; Hz. Peygamberimizin ve O’nun gerçek
varislerinin yanında ve yolunda olmaya işarettir. Bu rüya, İslam’ın adalet
devrinde ve dünya hâkimiyetinde, Adil Düzen’in önemli bir yardımcısı olmanın da
müjdesidir. Kâbe’de Makam-ı İbrahim’de zikredip dönmek ise, her türlü
tehlikeden ve şeytani dürtülerden emin olarak, ülkede ve yeryüzünde Kur’anî
hükümlerin uygulayacağına ve sadece Allah’ın rızasını ve insanların temel haklarını
gözetip koruyacağına alâmettir. En doğrusunu Allah bilir.

          

HAKİKATİ GÖREN GELSİN

         

Haydi dostum, gidiyoruz

Hakikati, gören gelsin…

Sadıklara, gel diyoruz

Zora göğüs, geren gelsin…

        

Tırnağıyla, tohum ekip

Göz yaşıyla, fidan dikip

Dava için, cefa çekip

Kalpte sefa, süren gelsin…

      

Gönlü yaslı, yüzü gülen

Riya kibir, kalpten silen

Her nimeti, Rabden bilen

Hep nefsini, yeren gelsin…

      

İlahi aşk, ile dolup

Vuslat arzusuyla solup

Dost kapıda, Kıtmir olup

Azgınlara, üren gelsin…

      

Kesrette vahdeti bulan

Zahmette rahmeti bulan

Hazreti Ahmed’i bulan

Ayağa yüz, süren gelsin…

      

Can bağışlayıp Canana

Cihatla varan Cinana

Zafer yolunda zindana

Cesaretle, giren gelsin…

      

Akıl vicdan, Furkan ile

Bilim tarih, ferman ile

İlmik ilmik, Kur’an ile

Adil Düzen, ören gelsin…

      

Daim döküp, yaş terini

Aşıp derdi, beterini

Siyonizm’in, defterini

Hedefleyip, düren gelsin…

        

Herkes kuyumuzu eşse

Vurup karnımızı deşse

Cennet bir selama düşse

Bize selam, veren gelsin…

      

Erbakanca, mertçe metin

Hayra rehber, şerre çetin

Has kul olmaksa niyetin

Haydi cenge, giren gelsin…

      

Karnı aç, ama gözü tok

Gaye rıza, gayreti çok

Haine zalime yer yok

Gönülde gül, deren gelsin…

      

Milli Çözüm, bir ocaktır

Şefkatle saran kucaktır

Aşkın aşı, hep sıcaktır

Hoş tadına, eren gelsin…




















BENZER İÇERİKLER

Size daha iyi hizmet sunabilmek için çerezleri kullanıyoruz. KABUL ET Detaylı Bilgi

acilis-duyuru-son