SURİYE’DE SDG’YE ÖZERKLİK TUZAĞI VE
“HÜKÜMETİN KIRMIZI ÇİZGİLERİ” PALAVRASI!
Teröristbaşı Öcalan, SDG’nin Sıkıştırılmasından Niye Rahatsızdı?
DEM Parti İmralı heyeti, PKK lideri Abdullah Öcalan’la görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, “Öcalan’ın Suriye’deki çatışmalar ve artan gerilim nedeniyle endişeli olduğuna” ilişkin sözlerini aktarmıştı. Heyet üyeleri TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar ve Asrın Hukuk Bürosu avukatı Faik Özgür Erol, 17 Ocak 2026 Cumartesi günü PKK lideri Abdullah Öcalan ile bir görüşme yapmışlardı. Yaklaşık iki buçuk saat sürdüğü belirtilen görüşmede; Öcalan’ın, sürecin ilerletilmesinin önemine vurgu yaptığı belirtilmişti.
Suriye’de yaşanan gelişmelerin; görüşmede ana gündem olduğu belirtilen açıklamada, Öcalan’ın “çatışmalar ve artan gerilim nedeniyle son derece endişeli olduğunu” belirttiği özellikle hatırlatılmıştı. Öcalan’ın, bu durumu “Barış ve Demokratik Toplum Sürecini baltalama girişimi” olarak değerlendirdiği ve “Suriye’deki tüm sorunların ancak diyalog, müzakere ve ortak akılla çözülebileceğini” vurguladığı tekrarlanmıştı.[1]
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Suriye’de Kürtlere Tanınan Yeni Haklar ve Bu Ülkede Yaşananlarla İlgili Yazılı Açıklama Yayımlamıştı!
Bahçeli, açıklamasında Suriye için sekiz maddelik bir “yol haritası” paylaşmıştı. Bahçeli, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) ülkenin kuzeydoğusundaki fiili kontrol alanlarının, “yeniden inşa ve istikrar sürecinin önündeki en temel engellerden biri” haline geldiğini SDG’nin ve altındaki tüm yapılarla birlikte feshedilmesi gerektiğini açıklamıştı. Bahçeli, SDG’nin önünde üç temel seçenek olduğunu aktarmıştı. “Bunlar;
1- Merkezi hükümetle bütünleşmeyi kabul ederek silahlı ve siyasi iddialarından geri adım atmak;
2- Mevcut statükoyu sürdürmeye çalışarak askerî ve siyasi baskının giderek artmasını göze almak;
3- Dış aktörlere dayanarak zaman kazanmaya çalışmaktır.”
Bahçeli ardından “yol haritasını” şöyle sıralamıştı:
• 10 Mart 2025 mutabakatının hayata geçirilmesi, SDG ve “türev yapıların” feshedilerek Suriye devlet kurumlarına entegre olunması…
• Federasyon, özerklik ve bölünme tartışmalarının gündemden çıkarılması, merkezi devlet otoritesinin ülke genelinde tesis edilmesi, üniter devlet yapısının korunması…
• Kürtlerle SDG’nin net biçimde ayrıştırılması, SDG’nin “Kürtlerin temsilcisi” olduğu algısının toplumsal düzeyde kırılması…
• Kürtçenin seçmeli ders olarak eğitim sistemine sokulması, Türkmenler ve tüm asli unsurların kültürel haklarının gündeme alınması…
• “Suriye vatandaşlığı” kavramının güçlendirilmesi, tek resmi dil ilkesinin korunması, toplumsal uzlaşma ve milli birliği sağlayacak adımlar atılması lazımdır.
Bu teklif ve temennilerin, halkımızı avutup oyalamaktan ve SDG’nin resmi özerklik kazanmasına fırsat tanımaktan başka işe yaramayacağı açıktı. Hatta teröristbaşı APO bile bunlardan daha duyarlı ve tutarlı bir tavır takınmış, hem SDG’ye hem DEM Parti’ye, (Kürtlere Özerklik yolunu açacak) aceleci ve Türkiye’yi ürkütecek söz ve eylemlerden kaçınılması çağrısı yapmıştı.
Tam Bu Esnada Mesud Barzani’nin Başkanlığında ABD ve Rojava Temsilcileri Erbil’de Toplanmıştı!
Mesud Barzani’nin başkanlığında; ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Büyükelçi Thomas Barrack, Demokratik Suriye Güçleri (DSG) Genel Komutanı Mazlum Abdi ve ENKS Başkanı Muhammed İsmail Erbil’de bir araya toplanmıştı. Görüşmeye ayrıca Rojava Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı İlham Ahmed, Başbakan Mesrur Barzani ve ilgili yetkililer de katılmıştı.
…
MAKALENİN TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ..

