Yazar: yonetici
0 Yorum 34 Görüntüleyen

SONSUZ CENNET HAYATI
VE
KUSURSUZ TABİATI

Yüce Rabbimizi tanıyıp, Elçilerine tâbi olmak… Küfür ve kötülükten sakınıp olgun ve dolgun kul olmak… Dünyada izzet ve hürriyete, ahirette cennet ve rü’yete ulaşmak için ve imtihan olunmak üzere yaratılıp gönderildiğimiz bu dünya hayatı hem çok kısadır, hem de pek çok sıkıntı ve sorunlar barındırmaktadır. Aklını ve vicdanını kullanıp Allah’a iman ve itaat eden, ailesine, çevresine ve herkese iyilik ve yardım gayreti güden, başkalarına her türlü zulüm ve zahmetten, haksızlık ve ahlâksızlık girişiminden sakınıveren iyi insanlar; bu dünyada vicdan huzuru ve iman onuru içinde yaşayıp, öldükten sonra da sonsuz ve kusursuz cennet hayatına kavuşacak, orada her türlü mutluluğu yaşayacak ve daha da ötesi, Allah’ın hoşnutluğuna ulaşacaklardır. En güzel ve en mükemmel yaratılıp donatılmış bir tabiat ortamında, muhteşem sarayların arasında ve mükellef sofraların başında… En temiz ve en leziz kuş etleri ve kebap çeşitlerinin, tarifsiz meyve ve sebzelerin ve cennet içkilerinin sunulduğu… Gılmanların ve Vildanların hizmet için koşuşturduğu… Her türlü üzüntü ve endişenin sonsuza dek kaybolduğu bir CENNET’i ve AHİRET’i yok sayanlar ne kadar bahtsız ve zavallı insanlardır. Ömrünün bir kısmını inkâr ve günahlarla geçirse bile, Yüce Mevlâ’nın af ve mağfiretine sığınıp tevbe edenlerin bağışlanacağı müjdesine kulak asmayanlar… Geçici bir dünyanın fani rahatlığı için ebedi hayatını riske atanlar ne kadar acınası mahlûklardır!..

Cennet Ortamı ve Aile Hayatı

İnsanlarda binlerce hissiyat ve pek çok duygular vardır. Allah bu duygu ve arzuların tamamını ahirette doyuracak olan mükemmel imkânları ve nimet sofraları hazırlamıştır. Bu nedenle akli, hissi, kalbi ve nefsani olsun, her türlü arzu ve ihtiyaçlarımızı Allah’ımız ihmal etmeden doyuracaktır. Yeter ki bu dünyada bu hisler ve istekler için Allah’ın koyduğu sınırlara riayetkâr olalım. Mükemmeliyetin ve güzelliğin her türlüsüne meyilli olan ve en yüksek mertebeleri aşk derecesinde arzulayan insan için Kur’an-ı Kerim’de Cennet nimetleri hakkında detaylı bilgiler verilmiş ve onun da ötesinde Allah’ın rızası vadedilmiştir. Ruhani ve nefsani bütün nimetleri içinde barındıran Cennet, aynı zamanda bedeni ve cismani bütün lezzetlerin de tatmin mekânıdır. Yemek, içmek ve evlenmek cennetin en yüksek nimetleri sırasında gösterilmiştir. Kur’an-ı Kerim ve Hadis-i Şeriflerin beyanına göre; dünya hayatında kurulan aile hayatları, eşlerin her ikisi de cennete liyakat kazanmaları halinde ebediyen beraber olacak ve karı koca münasebetleri sonsuza kadar cennette devam edecektir. Ancak imandan nasibi olmayan ve inkâr üzerine ölen eşler, Hz. Nuh ve Hz. Lut (AS)ların hanımları ve Asiye’nin kocası olan Firavun gibileri ebediyen eşinden ayrı kalacak ve inkârlarının karşılığı daimi olarak cehennemde azap çekeceklerdir. İman ve salih amellerinden dolayı cennete giden mü’min kadınları Cenab-ı Hak rahmet ve kudretiyle her türlü dünyevi arızalardan arındırarak tertemiz eşler suretinde; mü’min, müstakim ve mücahid kocalarına iade edecektir. Hurilerden daha güzel olarak yeniden yaratılan o dünyalı kadınlar eşlerine ebedi bir hayat arkadaşı olacak ve hurilere sultan yapılacaktır. Hiçbir kıskançlık ve rekabet duygusu olmaksızın sonsuza kadar sevdikleriyle birlikte Cennetten istifade edip huzurlu ve onurlu bir hayat yaşayacaklardır. Dünya hayatındayken evlenemeden ahiret âlemine göçen, iman etmiş erkek ve kadınlar da cennette evlendirilecek ve orada evlenmemiş kimse kalmayacaktır.

Kuşkusuz cennette her lezzetin ve faziletin yanında cinsi ilişki de vardır. Kur’an’da kişilerin eşlerinden ve ayrıca hurilerden bahseden ayetler, dolayısıyla bu tür birliktelikten de söz etmiş olmaktadır. Arap edebiyatında 40-70 gibi sayılar daha çok bir şeyde fazlalığı ifade etmek için kullanılır. Çokluktan kinayedir; yani cennet ehli her arzu ettikleri yerde eşleri hazır olacak anlamındadır. Hadislerde cinsi münasebetin dünyadakinden daha lezzetli olduğunun ifade edilmesi için, onun önemli bir unsuru olan “cinsel güçle” açıklanmıştır. Abdullah bin Abbas’ın, “Cennetin hiçbir nimeti dünyanınkine benzemez. Yalnız bir isim benzerliği vardır” şeklindeki ifadesi, cennetteki evlilik nimeti için de geçerlidir. Sonsuz bir hayatta ve sırf dostlar için hazırlanmış bir mutluluk diyarındaki lezzetlerin derecesi her türlü tanımlamanın üstünde ve ötesindedir. Oradaki güzellikler hadislerde ifade edildiği üzere; ne bir göz görmüş, ne bir kulak işitmiş, ne de bir kimsenin aklından, hayalinden geçmiştir.

Cenneti dünya kıyasıyla tam anlayamadığımız için bazı sorular aklımıza gelebilir, bu normaldir. Cennette insan bir anda pek çok yerde bulunabilecek, her insana altından şarıl şarıl sular akan bağlar ve saraylarla dolu dünya kadar geniş bir yer verilecektir. İnsanın istediği her şey anında olacağı gibi, istemediği hiçbir şey de görülmeyecektir. Cenneti dünyanın ölçüleriyle anlamak mümkün değildir. Anne karnındaki çocuğun, aklı ve duyması olsa ona dünya hayatını anlattığımız zaman anlaması nasıl mümkün değilse, bu dünya da cennete göre anne karnı gibidir. Anlamamız mümkün değildir. Bu nedenle anne karnında sadece göbeğinden beslenen bir insan, dünyaya geldikten sonra gözü, kulağı, ağzı, dili vs. pek çok uzvuyla çeşitli nimet ve lezzetlerden istifade etmektedir.

Cennet, Her Türlü Saadet Diyarıdır!

Yâsin Suresi 55. ayette Yüce Allah şöyle buyuruyor; “Gerçek şu ki o gün cennet halkı, (tadılacak nimetlerin ve yaşanacak zevklerin en güzeline kavuştukları için) ‘sevinç ve mutluluk dolu’ sürekli bir meşguliyet içindedirler.” Rahmân Suresi’nde ise şöyle buyruluyor; “O cennetlerde gözlerini kocalarından başkasına çevirmeyen (öyle güzel) hanımlar vardır ki, kocalarından önce kendilerine ne bir insan dokunmuştur ne de bir cinn… Onlar yakut ve mercan gibidirler.” Cinselliğin insan hayatında önemli bir yer tuttuğu şüphesizdir. Kur’an’da vurgulandığı üzere karşı cinsler hayatlarını birleştirmekle bedeni ve ruhi tatmine erişmektedir. Aynı tatminin uhrevi hayatta da devam etmesi tabiidir. Cennet tasviri ile ilgili çeşitli ayet ve hadislere göre, cennette hem dünya kadınları hem huriler bulunacaktır. Ayetlerde geçen “tertemiz zevceler” ifadesi, hurilerle birlikte dünya kadınlarını da kapsamına almaktadır. Zuhruf Suresi 71. ayette Yüce Allah; “Orada cennette, nefislerin arzu ettiği ve gözlerin hoşlandığı her şey vardır. Ve siz orada ebedi kalacaksınız.” buyurmaktadır. Cinsellik de nefislerin arzu ettiği şeyler arasındadır. Dolayısıyla ayet, cennette cinsel hayatın da bulunduğunu aktarmaktadır. Cennete giriş öncesinde mü’minlere uygulanacak bedeni ve ruhi arındırma operasyonu sonunda kadınların cinsi hayatlarını olumsuz etkileyen ve mutluluklarını bölen fizyolojik arızaların ve ruhi depresyonların tamamen giderileceği anlaşılmaktadır. Çeşitli ayet ve hadislerde cennet kadınlarının güzelliği, zarafeti ve çekiciliği konusunda canlı tasvirler yapılmaktadır. Bir rivayette huriler kendi ayrıcalıklarından söz edecekleri bir sırada, cennetteki dünya kadınları dünya hayatında işledikleri güzel ameller sebebiyle onlardan üstün olduklarını ifade edecekler ve onları susturacaklardır.

 

 

MAKALENİN TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ..

 

 

Yorum Yap

BENZER İÇERİKLER

Size daha iyi hizmet sunabilmek için çerezleri kullanıyoruz. KABUL ET Detaylı Bilgi