Anasayfa » Yılın Pişkini BÜLENT ARINÇ

Yılın Pişkini BÜLENT ARINÇ

Yazar: yonetici
0 Yorum 139 Görüntüleyen

YILIN PİŞKİNİ BÜLENT ARINÇ

Hiç istemediğimiz konularda bazen yazmaya mecbur
kalıyoruz.

Sayın Bülent Arınç konusu bunlardan biridir. Ama
öyle şeyler yapıyor veya söylüyor ki, yazmaya mecbur kalıyoruz.

2012’nin son günlerinde sözleri ve icraatları
ile Arınç’ı “Yılın Şaşkını” olarak nitelemiş ve gerekçelerini de yazmıştık.
Tesadüfe bakınız ki, 2013’ün son günlerine
geldiğimiz şu günlerde, bu kere de öyle icraatları büyük bir pişkinlikle
sergiledi ki, kendisini “Yılın Pişkini” ilan etmek zorunda kalıyoruz.

Sayın Arınç, kısa süre önce Başbabakan’ın
sözlerinden dolayı alınganlık göstermiş, ve “özgül ağırlık” tesbiti için
kendini “ben” kantarına çıkarmıştı. Tartının sonuçlarını biz de takip etmiş ve
sırtındaki benin ağırlığını hatırlatmıştık.

Bu günlerde, bazı bakanların oğullarının da dahil
olduğu büyük bir yolsuzluk, rüşvet ve vurgun operasyonunun yapılması üzerine,
Başbakan’ın da işareti ile projektörkler devlet içindeki “paralel devlet kurma”
amaçlı kötü niyetli çalışmalara çevriliverdi.

Konunun özü hakkında dokümanlar kendilerinde
olduğundan, bizim yorum yapma şansımız pek yok. Ancak dışarıdan gördüğümüz
kadarı ile paralel yapılanmayı yapmış bulunan Fethullah Gülen ve onun
bağlıları, yani “cemaat” merkezli olduğunu Başbakan dahil, herkes konuşuyor,
yazıyor, çiziyor.

Net hatırlıyoruz, geçmiş 12 yıl içinde sözü geçen
şahıs ve cemaat en çok Sayın Bülent Arınç tarafından övgü ile gündeme
getiriliyordu. Yıllarca cemaatin hizmetleri, cemaatin okulları, cemaatin
yurtları, cemaatin televizyonu, cemaatin gazetesi, Bülent Arınç’ın diliyle medh
ü sena edildi durdu. Bir kardeşimiz, kendisi TBMM başkanı iken, darbeciler
tarafından kapatılmış bulunan Vakıf Öğrenci Yurtları’nın tekrar açılması için
kendisine ricada bulunacak olmuş. Büyük bir pişkinlikle “cemaatin yurtları var
ya, Vakıf Yurtlarına ne gerek var” diye ricası ağzına geri tıkanmıştı.

Kendisine bağlı olan TRT kurumundaki kadrolaşmanın
boyutlarını sağır sultanlar bile duymuşlardı. Biz de kaç defa bu konudaki
tespitlerimizi, yazdığımız yazılarla ortaya koymuştuk. Ama pişkinlik burada da
kendini göstermiş, soruna eğilme zahmetine girmemişti, halen oralı bile
değildir.

Daha birkaç gün önce Başbakan’ın başkanlığında
“paralel yapılanma” konusunun görüşüldüğü bir toplantıdan sonra, açıklama yapma
görevi Sayın Arınç’a verilmiş olmalı ki, “bu kadarını beklemiyorduk, devlet
içinde bir takım çeteler oluşmuş ve saldırı yapıyorlar” şeklinde açıklamalar
yaparken, bir gazetecinin sorusu üzerine: “Bu çeteler Fethullah Gülen ve
cemaati ile ilgili değildir. Cemaatin ve ve Gülen’in takdire şayan ve büyük
hizmetleri olduğunu biliyoruz.” şekline pişkinlik şaheseri açıklamalar
yapmıştı. Böylece içerde görüşülen cemaat yanlısı ve kötü niyetli “paralel
yapılanma”yı, kamuoyunun gözünden kaçırmış oluyordu. Bunlar Başbakan’ın
dikkatinden kaçmış olamlı ki, o cemaat ve kadrolarının tahribatı konusunda sert
açıklmalalar yapmaya devam ediyor. Sadece açıklama değil, filliyatta da
temizlik hareketleri halen sürüyor. Sayın Arınç ise hiçbir şey olmamış gibi
pozlar veriyor.

Devlet adamlığı o dur ki, Başbakan haklıysa, Arınç
çıkıp o sözlerinden dolayı kamuoyundan özür dilerdi. Ama pişkin dedik ya, o
hiçbir şey olmamış gibi davranıyor.

Şüphesiz “paralel devlet” amacı ile bir cemaat
kadrolaşması var ise, sadece İçişleri, ya da Adalet Bakanlıklarında yoktur.
Milli Eğitim, Milli Savunma, Kültür, Dışişleri ve diğer Bakanlıklar ile TRT ve
diğer özerk Devlet kurum ve kuruluşlarında da vardır. Oralardaki kadrolaşmalar
ne konuşuluyor, ne gündeme getiriliyor. Oralarda da yolsuzlık veya rüşvet
operasyonlarının yapılması mı bekleniyor, bilinmez.

Hatırlıyoruz Sayın Arınç, Erbakan Hocamızı ve Milli
Görüş yolunu yüz üstü bırakarak, Haçlı medeniyetinden yana olan bir yola
girmişti. Adeta ihanet sayılabilecek bu gidişin üzerine bir de tüy dikercesine
şu sözü söylemişti:

“Ben Erbakan’a biat etmemiştim.”
Şimdi sıkı durun, birkaç gün önce şu sözler onun
ağzından çıktı:
 
“Rahmetli Necmettin Erbakan bugün hem ümmetin
çektiği, hem de milletimizin çektiği sıkıntılarda gerçek sebepleri ortaya
koymuş ve bu sebepler karşısında neler yapmamız gerektiğini ömrü boyunca
bizlere telkin etmişti. Şimdi karşılaştığımız bazı olaylara bakarak görüyorum
ki, Necmettin Erbakan hocamız çok haklıymış, çok doğru düşüncelere sahipmiş.
Demek ki o çizgiyi muhafaza etmeliymişiz. Böylece dünyaya, Türkiye'mize bakış
açımızı tekrar gözden geçirmekte, bunları tekrar güçlendirmekte fayda var. Her
zaman, her geçen an, hocamızın ne kadar haklı olduğunu bir kez daha ortaya
koyuyor.”

Bir politikacının bu kadar “pişkin” olabileceğini
düşünebilir miydiniz?

Evet evet!
Sayın Bülent Arınç geçen sene “yılın şaşkını” idi,
bu sene de “yılın pişkini” olarak açık ara bir numaraya yerleşti.

ŞAŞKIN VE PİŞKİN

Olaylar vehamet kazanınca;
Şaşkın mı şaşkın!
Bakışlar kendine uzanınca;
Pişkin mi pişkin!

Ekrem Şama

 

Kaynak:

https://www.facebook.com/photo.php?fbid=756981284331008&set=a.100236650005478.266.100000574293783&type=1&theater

 

BENZER İÇERİKLER

Size daha iyi hizmet sunabilmek için çerezleri kullanıyoruz. KABUL ET Detaylı Bilgi