Anasayfa » Tevrat-İncil Pornosuyla DİYALOG neden!

Tevrat-İncil Pornosuyla DİYALOG neden!

Yazar: yonetici
0 Yorum 200 Görüntüleyen

Tevrat-İncil Pornosuyla
DİYALOG neden!

Porno yayınlarının ve
her türlü cinsi sapıklık ve ahlaksızlığın kaynağı, Yahudi ve Hıristiyanların
KİTABI MUKADDES dediği, kendi elleriyle yazıp yozlaştırıp Allah kelamı diye
insanlara yutturulan tahrif edilmiş TEVRAT ve İNCİL nüshalarıdır.

İşte Kitabı Mukaddes
Şirketi tarafından bastırılıp dağıtılan (Yalçın Ofset. İST. 1993) tarihli,
Tevratı Şerif (Eski Ahit Kitabından porno hikâyeler ve öğütler)

• (Haşa) Kızlarının şarap içirip sarhoş ederek Hz. Lut ile cima etme
hikayeleri.. 
(Bak: TEKVİN, BAB 19, Ayet: 30-38 sh: 17)

• Kız kardeşleriyle sevişme ve aşk şiirleri (Bak: neşideler
neşidesi BAB:8 Ayet: 1-10 sh: 672 BAB:4 Ayet: 8-12 sh: 669)

• En büyük din adamının kendi geliniyle zina etmesi (Bak: TEKVİN BAB:38
Ayet: 13-19 sh: 39)

Kethuboth Talmutu
(1936 The Son-cine Pres baskısı)

• Küçük kız ve erkek çocuklarla zina yapmanın ve kendi karısına dübüründen
yaklaşmanın usulleri 
(Bak: BAB: 11)

• Karşılıklı rıza ile yapılmak şartıyla, kız ve erkek kardeşlerin cinsi
ilişkilerinin caizliği

• Dul kalan annesiyle cinsi ilişkide bulunup onu tatmin etmesinin, erkek
evladına görev olarak verilmesi

• Yahudi bir dul kadının, kendini tatmin için her yola başvurabileceği ve her
türlü hayvanla ilişkiye girebileceği. 
(Bak: Yebamoth Talmut’u 56-a ve 59-b)

Gizli yapmak ve suç
kanıtı bırakmamak şartıyla;

a) Her türlü günahın
yapılması için Yahudilere ruhsat verildiği

b) Yahudilerin
galibiyet ve hâkimiyeti uğrunda her çeşit haksızlık ve ahlaksızlığın
işlenebileceği

c) Yahudi olmayan
bütün herkese karşı “onlardan görünmenin, riyakârlık etmenin, onları aldatıp
yalan söylemenin, aralarında fitne fesat yürütmenin ibadet hükmüne geçeceği

d) Sadece Yahudilerin
insan görüleceği, başka din ve kavimlere hayvan muamelesi yapmak gerektiği
 (Bak: Talmut
Hoşem Hamişpat 369 Şultan Aruh sh: 117)

Oysa aynı Kitabı
Mukaddes Levililer Bölümü BAB: 18 sh: 117 ve 118’de bu safsata ve sapıklıkların
tam aksine, aile efradıyla, yakın akrabalarıyla ve nikâhsız başka kadınlarla
zina yapılamayacağı öğütlenmekte, böylece kendi içinde açıkça çelişkiye
düşülmektedir. Bu durum Tevrat ve İncil’de Hala aslına uygun bazı kısımlar
bulunsa da, sonradan akıl ve ahlakla bağdaşmayan konuların katıldığını
göstermektedir.

Bugün pek çok Batılı
bilim ve düşünce adamı:

“En tehlikeli ve en
zehirleyici porno hikâyeleri içerdiği için önce yozlaştırılmış TEVRAT ve
İNCİL’in yasaklanmasını önermektedir.

Yani bugünkü porno
film ve hikâyeler zaten asırlardır Yahudiler ve onların saptırdığı bazı
Hıristiyan mezhepler arasında zaten yaygın olarak yaşanan şeylerdir.

Sözde Kutsal Kitapları
bile böylesine ahlaksız ve azdırıcı porno hikâyeler ve şiirlerle dolu olan
AVRUPA BİRLİĞİNE girmek için can atanların oturup bir daha düşünmeleri ve
Türkiye’yi nasıl bir felakete sürüklediklerini görmeleri gerekir.

Ve hele Dinlerarası
Diyalog safsatası ve Ilımlı İslam – Protestan Müslüman havası içindeki
FETULLAHÇI’ların; ve yine “Kültürler İttifakı” kılıfıyla ahlaksız Batıya
yamanma hesabı güden AKP iktidarının, Türkiye’deki porno rezaletiyle niçin
mücadele etmedikleri, hatta dolaylı destek verdikleri de dikkatle
düşünülmelidir.

İslam’a göre, porno
haramdır, hayâsızlıktır ve fuhşa hazırlıktır.

Cenabı Hak:

“Sakın Zinaya
yaklaşmayın, gerçekten o çirkin bir hayâsızlık ve kötü bir yoldur”
 (İsra Suresi
Ayet: 32)

Buyurmaktadır. Bu
nedenle zinaya zemin hazırlayan ve sonunda fuhşiyata yaklaştıran sebepler de
yasaklanmıştır.

“Müminlere söyle:
gözlerini (haram olan kadınları ve ahlaksız yayınları seyretmekten)
kaçındırsınlar ve ırzlarını korusunlar”
 (Nur Suresi Ayet: 30)

ayeti de açıkça porno
yapmayı, yaymayı ve bakmayı yasaklamaktadır.

Buhari’de

 geçen bir
hadisinde Hz. Peygamberimiz “Göz zinasından sakındırmaktadır” Çünkü göz zinası
gönlün fuhşa kaymasına ve nefsinde bu arzularını tatmin için gayrimeşru ve
mel’un yollar araştırmasına sebep olmaktadır.

Peygamber Efendimiz,
Hac mevsiminde Arafat’tan inerken, devesinin terkisine aldığı amcası Hz.
Abbas’ın oğlu Fazl’ın gözü sağdan soldan geçen kadınlara bakıp kalbi bozulmasın
diye onun başını bir oyana bir buyana çevirip: “Bakış şeytanın zehirli
oklarından bir oktur” buyurarak yabancı kadınlara şehvetle bakışın insanın
kalbinde ve kafasında ne şaytani tasavvurlar oluşturacağına ve kötü sonuçlarına
vurgu yapılmıştır.

Şimdi, Hac gibi kutsal
bir ibadet sırasında ve baştan tırnağa kapalı kadınlar arasında bile, kötü
niyetli bakışlar böylesine şiddetle yasaklanırsa; peki, sınır tanımaz bir
hayâsızlıkla hazırlanan porno yayınlarını hangi vicdan ve izan ehli mubah
sayacaktır?

Yine Hz. Peygamber
Efendimiz, “muhannes” denen, kadınlığa özenen, kadın gibi süslenip bezenen ve
erkeklere cilveleşen bazı bozuk karakterli erkekleri de –ki bugün homoseksüel
denilmektedir- lanetlemiş ve böylelerine yüz verilmemesini emir buyurmuşlardır.

“Livata” denen,
erkeklerin birbirleriyle, hayvanların bile işlemediği bir edepsizlikle cinsi
ilişkiye girmeleri de, dinimizde kesinlikle ve şiddetle yasaklanmıştır,
haramdır ve lanetli bir hayâsızlıktır. Bu ahlaksızlığı işleyen Lut kavminin acı
ve alçaltıcı akıbetini Kur’an-ı Kerim ibret ve tehditle anlatmaktadır. 
(Bak: Ankebut Suresi
Ayet: 29-30, Hud Suresi Ayet: 82-83)

Fuhşa fırsat
verilmemesi için İslam’ın “Tesettür: yüz, el ve ayak hariç, kadınların
kapanması, nikâhı düşen erkek ve kadınların bir yerde yalnız bulunmalarının
sakıncalı sayılması, şehveti azdıran bakışların yasaklanması” gibi önleyici
tedbirler alması dışında, ZİNA ve LİVATA gibi suçlara en ağır cezaları
öngörmesi,

• Toplumda genel ahlakın ve sosyal huzur ortamının sağlanması,

• Aile kutsiyetinin ve nesil emniyetinin garantiye alınması

• Namus ve iffet kavramı yanında toplumun ruh ve beden sağlığının korunması

• Çok yönlü kalkınma ve huzurlu yaşama şartlarının oluşturulması amaçlıdır.

İslam Dini tedbir
olarak evlenmeyi; çabuklaştırmış, kolaylaştırmış ve yaygınlaştırmıştır.

“İçinizden bekâr
olanları, imkânsız ve kimsesiz bulunanları evlendirin. Eğer fakir iseler Allah
kendi fazlından onları zengin kılacak (geçim ve rızık kapıları açılacaktır)”
 (Nur Suresi
Ayet: 32)

ayeti, devlete, yerel
yöneticilere, sivil örgütlere ve kanaat önderlerine ve aile büyüklerine
evliliğin kolaylaştırılması ve yaygınlaştırılması konusunda görevler
yüklemektedir. Çünkü helal ve meşru yollarla tatmin edilmeyen cinsi ihtiyaçlar,
harama ve gayri meşru kanallara yönelecektir.

Üstelik evlenip yuva
kurmayı en önemli SÜNNETİ (hayat prensibi) sayan Peygamber Efendimiz, nikâhsız
birliktelik, gayrimeşru ilişki kadar, takva perdesi altındaki bekâr yaşama
girişimlerini de şiddetle kınamış ve “Benim sünnetimden uzaklaşan benden değildir”
(Buhari, Müslim) demiştir.

Çünkü “Evlenen
kişi dinin yarısını koruma altına almıştır; diğer yarısı için de artık Allah’a
sığınmalıdır”
 (İbni Cezvi) buyuran da yine Peygamberimizdir.

Yine Allah’ın Resulü: “Sizden
(maddi ve bedeni) gücü yeten evlensin. Çünkü evlilik gözü gönlü haramdan, ferci
(namusu) ise zinadan korur. Maddi gücü yetmeyenler ise oruç tutsun. Çünkü
orucun “vica”sı (nefsin şehvetini burup kırması) vardır”
 (Müslim-Buhari)
buyurmuşken, bunun tam aksine hem de tıka basa sürekli yemek, hem de çıplak
kadınları ve porno yayınları izlemek, elbette insanı şehvet azgınına
çevirecektir. Bu tipler artık çevrelerindeki kız ve erkek çocukları, bütün
kadınları, hatta hayvanları sadece şehvet aracı görecek, her türlü tecavüz ve
terbiyesizliğe tevessül edecektir.

Bu nedenle ailelere
düşen, eğitimini ve mesleğini tamamlayan çocukların biran evvel sade bir
şekilde evlenip yuva kurmalarına öncülük etmektir.

Porno yayınları ve
çıplak kadınları seyretmek yerine, ebedi cennet nimetlerini düşünmek, HURİ ve
GILMANLARI hatırlayıp hayalen saadet ülkesinde dolaşıp ferahlamak ve o sonsuz
ve kusursuz lezzetlerden mahrum ve cehenneme mahkûm olmamak için, burada nefsi
dürtülerine gem vurmak gerektiğini bilip ona göre davranmak lazımdır.

“Orada (aşk ve
sadakat) bakışlarını sadece eşlerine çevirmiş, (güzellik ve tazelikleri gönül
okşayan öyle) kadınlar vardır ki, daha önce kendilerine ne bir insan ne de bir
cin dokunmuş değildir. (sürekli temiz ve bakiredir)”[1]

“Gerçek şu ki, Biz
onları, (mümin erkek ve kadınları ahrette) yeni bir yaratma ile (cennete layık
özellik ve güzellikte) tekrar inşa edip yarattık.

Onları sürekli
bakireler (gençliği ve çekiciliği pörsümeyen kimseler) kıldık.

Öyle ki eşlerine
(muhabbet ve şehvetle) tutkun hep (aynı) yaşıt (mutlu çiftler yaptık)”[2]
 gibi ayetleri inançla okuyup
cennetleri arzulamak ve oraya kavuşma hazırlığı içinde teselli bulmak
müminlerin şiarı olmalıdır.

Ve özellikle, Hz.
Peygamber Efendimizin:

“Çöplükte biten
yeşillik ve çiçeklerden sakınınız”
 (Dare kutni El-ifrad)
buyurduğu, inançsız ve ahlaksız ortamlarda yetişen, her türlü fuhuş ve
hayâsızlıkla iştigal eden, makyaj süsleri ve tahrik edici elbiseleriyle
dikkatleri üzerine çeken kız ve oğlan fahişelerin tuzağına kapılmamak,
sağlımızı ve İslami vakarımızı tehlikeye atmamak için dikkatli davranmalıdır.

Evli karı-kocalar
eşlerinin doğal ihtiyaç ve arzularına asla karşı çıkmayıp hemen tatmine
çalışmalıdır.

Resulüllahın amcası
oğlu, büyük müfessir İbni Abbas (R.A.) anlatıyor:

Haysam kabilesinden
bir kadın Allah Resulüne gelip evlenmek istediğini ve kocanın kadın üzerindeki
haklarını bilmediğini söyleyince, Efendimiz ona şunları öğütlemişti:

• Kocası onun nefsini istediği (yatağa girmeyi arzu ettiği) zaman, kadın
devenin sırtında bile olsa (yani sağlık sorunları dışında, önemli meşguliyet ve
mazeretleri de bulunsa) kocasının arzusunu yerine getirmelidir.

• Kocasının izni olmadan onun malını başkasına vermemeli (lüzumsuz yerlere
sarf etmemelidir)

• Kocasının rızasını sormadan nafile oruç tutup (ev işlerinde ve kadınlık
görevlerinde) gevşeklik göstermemelidir.

• Kocasının haberi ve müsaadesi dışında rastgele evini terk edip dışarılarda
gezmemeli (kocasını ve yakınlarını şüpheye düşürüp bezdirmemelidir)

Böyle yaptığı halde,
evinden dönünceye ve tevbe edinceye kadar melekler ona lanet edecektir”
(Beyhaki, İbni Ömer’den naklediyor)

Sonuç olarak:

“Her nerede( ve ne
halde) iseniz O sizinle beraberdir, Allah yaptıklarınızı görendir”[3]

“Allah gözlerin
hainliklerini (gizlice ve çirkince seyrettiklerini) ve göğüslerin (kalplerin)
sakladığı (kirli ve şehvetli düşünceleri) elbette bilir.”[4]

Ayetlerinin belirttiği
gibi, her yerde ve her halde Rabbimizin gözetimi altında ve Onun huzurunda
imtihan veriyor olmanın şuuruyla hareket etmek müminlik göstergesi ve hidayet
alametidir. Ama gaflet ve şehvet içinde nefsi ve hayvani duygularının peşinde
sürüklenmek ise, edepsizlik ve erdemsizliktir.

Ey canlar, kendisinden
utanılmaya ve rızasına göre davranılmaya en layık olan Allah (c.c.) değil
midir?!…

“(Gerçek ve örnek
Mü’minler ki) Onlara Allah’ın ayetleri okunduğunda ağlayarak secdeye
kapanırlar…

Sonra onların
ardından, öyle nesiller türedi ki, namazı (ibadet ve istikamet duyarlılığını)
kaybedip bıraktılar. Ve (hayasızca sınır tanımadan) şehvetlerine kapılıp
uydular. Elbette bunlar azgınlıklarının cezasıyla karşılaşacaklar..[5] 
ayetlerinin tehdidinden sakınmamız
gerekir…



[1] Rahman Suresi Ayet:
56

[2] Vakıa Suresi Ayet:
35-37

[3] Hadid Suresi Ayet:
4

[4] Mümin Suresi Ayet:
19

[5] Meryem:58-59

 

 

Kaynak Makalenin Tamamı:

PORNO YAYINLARI
VE ŞEYTANIN ŞEHVET TUZAĞI

“Ey Âdemoğulları!
Şeytan Anne ve babanızın (Hz. Adem’le Havva’nın) edep yerlerini kendilerine
göstermek (ve şehvetlerini tahrik etmek) için; elbiselerini sıyırtıp soyarak,
onları cennetten çıkardığı gibi, (dikkat edin) sizi de bir fitneye düşürmesin
(ve cinsi sapıklığa sürüklemesin)”
 (Araf Suresi Ayet: 27)

“Şeytan kendilerinden
örtünüp gizlenmesi (gereken) çirkin-edep yerlerini açığa çıkarmak (böylece
cinsi tahrikle şehvet tuzağına kaptırmak) için onlara vesvese verdi” 
(Araf Suresi Ayet: 20)

gibi ayeti kerimelere
göre: şeytanın en büyük tuzaklarının başında; şehveti ve cinsi münasebeti
tahrik ederek insanları haram ilişkilere ve ahlaksız işlere yöneltmesi
gelmektedir. Günümüzde şeytanların ve Siyonist Yahudi şarlatanların bu görevini
PORNO SİTELERİ yürütmektedir.

Yapılan araştırmalar
ve cinsel saldırı ve suçlarla ilgili karakol ve mahkeme kayıtları
göstermektedir ki; şehveti tahrik eden porno yayınları, onları seyredenleri,
gayrimeşru cinsel tatmin yöntemlerine teşvik etmektedir.

“Her kim yabancı bir
kadına bakıp iştahı kabarırsa gidip helal eşiyle tatmin olsun” 
(İmam Ahmet, Müslim ve
Tirmizi. İhyai Ulumiddin. C 3. Nikâh adabı bölümü)

hadisi şerifi de
kadınları şehvetle takibin insanları fikren tahrike ve sonunda fiilen tatbike
sürükleyeceğini haber vermektedir.

Seyrettiği porno
filmler ve hikâyeleriyle şehvet sarhoşuna dönüşen erkek ve kadınlar, bu kabaran
duygularını tatmin için çareler düşünmekte, her fırsatı değerlendirme yoluna
gitmekte ve böylece; amir-memur, bürokrat-sekreter, patron-işçi,
öğretmen-öğrenci, satıcı-müşteri, komşu-misafir gibi birlikte ve özel hizmet
ilişkisi içinde bulunan kimseler arasında gizli ve kirli cinsel münasebetler
yaygın hale gelmektedir.

Bunların neticesi,
çalışma düzeni ve iş yapma disiplini bozulmakta, üretim yavaşlamakta, saygı ve
itaat kaybolmakta, genel toplum ahlakı yozlaşmakta ve devletin ve milletin
temel çekirdeği olan aile yuvası dağılıp yıkılmaktadır.

Hatta seyrettiği porno
yayınlar nedeniyle şehvet budalasına dönüşen, akli ve ahlaki melekeleri
körleşen kişiler; maalesef ensest (aile içi) sapkın ilişkilere kalkışmakta,
yeğen, yenge, kuzen, kayın, enişte, baldız gibi yakın akraba olduğu kimselerle
ve daha da beteri evlenmesi ebediyen haram ve yasak olan kızı, gelini, kardeşi,
teyzesi gibi kişilerle cinsi münasebetler yaşanmaktadır.

Bu hale gelmiş
insanlar, ciddi şeyler düşünmeyi, Milli çıkarlarını gözetmeyi, manevi ve uhrevi
sorumluluklarının gereğini yerine getirmeyi, başkalarının haklarına ve namusuna
riayet etmeyi bırakacaktır.

Bunlar Siyonist Yahudi
felsefesinin gönüllü takipçileri, İsrail’in dünya hâkimiyetinin hazır
hizmetçileri ve emperyalizmin beyinleri şehvetle körelmiş köleleri halini
alacaktır.

Porno yayınlarının ve
her türlü cinsi sapıklık ve ahlaksızlığın kaynağı, Yahudi ve Hıristiyanların
KİTABI MUKADDES dediği, kendi elleriyle yazıp yozlaştırıp Allah kelamı diye
insanlara yutturulan tahrif edilmiş TEVRAT ve İNCİL nüshalarıdır.

İşte Kitabı Mukaddes
Şirketi tarafından bastırılıp dağıtılan (Yalçın Ofset. İST. 1993) tarihli,
Tevratı Şerif (Eski Ahit Kitabından porno hikâyeler ve öğütler)

• (Haşa) Kızlarının şarap içirip sarhoş ederek Hz. Lut ile cima etme
hikayeleri.. 
(Bak: TEKVİN, BAB 19, Ayet: 30-38 sh: 17)

• Kız kardeşleriyle sevişme ve aşk şiirleri (Bak: neşideler
neşidesi BAB:8 Ayet: 1-10 sh: 672 BAB:4 Ayet: 8-12 sh: 669)

• En büyük din adamının kendi geliniyle zina etmesi (Bak: TEKVİN BAB:38
Ayet: 13-19 sh: 39)

Kethuboth Talmutu
(1936 The Son-cine Pres baskısı)

• Küçük kız ve erkek çocuklarla zina yapmanın ve kendi karısına dübüründen
yaklaşmanın usulleri 
(Bak: BAB: 11)

• Karşılıklı rıza ile yapılmak şartıyla, kız ve erkek kardeşlerin cinsi
ilişkilerinin caizliği

• Dul kalan annesiyle cinsi ilişkide bulunup onu tatmin etmesinin, erkek
evladına görev olarak verilmesi

• Yahudi bir dul kadının, kendini tatmin için her yola başvurabileceği ve her
türlü hayvanla ilişkiye girebileceği. 
(Bak: Yebamoth Talmut’u 56-a ve 59-b)

Gizli yapmak ve suç
kanıtı bırakmamak şartıyla;

a) Her türlü günahın
yapılması için Yahudilere ruhsat verildiği

b) Yahudilerin
galibiyet ve hâkimiyeti uğrunda her çeşit haksızlık ve ahlaksızlığın
işlenebileceği

c) Yahudi olmayan
bütün herkese karşı “onlardan görünmenin, riyakârlık etmenin, onları aldatıp
yalan söylemenin, aralarında fitne fesat yürütmenin ibadet hükmüne geçeceği

d) Sadece Yahudilerin
insan görüleceği, başka din ve kavimlere hayvan muamelesi yapmak gerektiği
 (Bak: Talmut
Hoşem Hamişpat 369 Şultan Aruh sh: 117)

Oysa aynı Kitabı
Mukaddes Levililer Bölümü BAB: 18 sh: 117 ve 118’de bu safsata ve sapıklıkların
tam aksine, aile efradıyla, yakın akrabalarıyla ve nikâhsız başka kadınlarla
zina yapılamayacağı öğütlenmekte, böylece kendi içinde açıkça çelişkiye
düşülmektedir. Bu durum Tevrat ve İncil’de Hala aslına uygun bazı kısımlar
bulunsa da, sonradan akıl ve ahlakla bağdaşmayan konuların katıldığını
göstermektedir.

Bugün pek çok Batılı
bilim ve düşünce adamı:

“En tehlikeli ve en
zehirleyici porno hikâyeleri içerdiği için önce yozlaştırılmış TEVRAT ve
İNCİL’in yasaklanmasını önermektedir.

Yani bugünkü porno
film ve hikâyeler zaten asırlardır Yahudiler ve onların saptırdığı bazı
Hıristiyan mezhepler arasında zaten yaygın olarak yaşanan şeylerdir.

Sözde Kutsal Kitapları
bile böylesine ahlaksız ve azdırıcı porno hikâyeler ve şiirlerle dolu olan
AVRUPA BİRLİĞİNE girmek için can atanların oturup bir daha düşünmeleri ve
Türkiye’yi nasıl bir felakete sürüklediklerini görmeleri gerekir.

Ve hele Dinlerarası
Diyalog safsatası ve Ilımlı İslam – Protestan Müslüman havası içindeki
FETULLAHÇI’ların; ve yine “Kültürler İttifakı” kılıfıyla ahlaksız Batıya
yamanma hesabı güden AKP iktidarının, Türkiye’deki porno rezaletiyle niçin mücadele
etmedikleri, hatta dolaylı destek verdikleri de dikkatle düşünülmelidir.

İslam’a göre, porno
haramdır, hayâsızlıktır ve fuhşa hazırlıktır.

Cenabı Hak:

“Sakın Zinaya
yaklaşmayın, gerçekten o çirkin bir hayâsızlık ve kötü bir yoldur”
 (İsra Suresi
Ayet: 32)

Buyurmaktadır. Bu
nedenle zinaya zemin hazırlayan ve sonunda fuhşiyata yaklaştıran sebepler de
yasaklanmıştır.

“Müminlere söyle:
gözlerini (haram olan kadınları ve ahlaksız yayınları seyretmekten)
kaçındırsınlar ve ırzlarını korusunlar”
 (Nur Suresi Ayet: 30)

ayeti de açıkça porno
yapmayı, yaymayı ve bakmayı yasaklamaktadır.

Buhari’de

 geçen bir
hadisinde Hz. Peygamberimiz “Göz zinasından sakındırmaktadır” Çünkü göz zinası
gönlün fuhşa kaymasına ve nefsinde bu arzularını tatmin için gayrimeşru ve
mel’un yollar araştırmasına sebep olmaktadır.

Peygamber Efendimiz,
Hac mevsiminde Arafat’tan inerken, devesinin terkisine aldığı amcası Hz.
Abbas’ın oğlu Fazl’ın gözü sağdan soldan geçen kadınlara bakıp kalbi bozulmasın
diye onun başını bir oyana bir buyana çevirip: “Bakış şeytanın zehirli
oklarından bir oktur” buyurarak yabancı kadınlara şehvetle bakışın insanın
kalbinde ve kafasında ne şaytani tasavvurlar oluşturacağına ve kötü sonuçlarına
vurgu yapılmıştır.

Şimdi, Hac gibi kutsal
bir ibadet sırasında ve baştan tırnağa kapalı kadınlar arasında bile, kötü
niyetli bakışlar böylesine şiddetle yasaklanırsa; peki, sınır tanımaz bir
hayâsızlıkla hazırlanan porno yayınlarını hangi vicdan ve izan ehli mubah
sayacaktır?

Yine Hz. Peygamber
Efendimiz, “muhannes” denen, kadınlığa özenen, kadın gibi süslenip bezenen ve
erkeklere cilveleşen bazı bozuk karakterli erkekleri de –ki bugün homoseksüel
denilmektedir- lanetlemiş ve böylelerine yüz verilmemesini emir buyurmuşlardır.

“Livata” denen,
erkeklerin birbirleriyle, hayvanların bile işlemediği bir edepsizlikle cinsi
ilişkiye girmeleri de, dinimizde kesinlikle ve şiddetle yasaklanmıştır,
haramdır ve lanetli bir hayâsızlıktır. Bu ahlaksızlığı işleyen Lut kavminin acı
ve alçaltıcı akıbetini Kur’an-ı Kerim ibret ve tehditle anlatmaktadır. 
(Bak: Ankebut Suresi
Ayet: 29-30, Hud Suresi Ayet: 82-83)

Fuhşa fırsat
verilmemesi için İslam’ın “Tesettür: yüz, el ve ayak hariç, kadınların
kapanması, nikâhı düşen erkek ve kadınların bir yerde yalnız bulunmalarının
sakıncalı sayılması, şehveti azdıran bakışların yasaklanması” gibi önleyici
tedbirler alması dışında, ZİNA ve LİVATA gibi suçlara en ağır cezaları
öngörmesi,

• Toplumda genel ahlakın ve sosyal huzur ortamının sağlanması,

• Aile kutsiyetinin ve nesil emniyetinin garantiye alınması

• Namus ve iffet kavramı yanında toplumun ruh ve beden sağlığının korunması

• Çok yönlü kalkınma ve huzurlu yaşama şartlarının oluşturulması amaçlıdır.

İslam Dini tedbir
olarak evlenmeyi; çabuklaştırmış, kolaylaştırmış ve yaygınlaştırmıştır.

“İçinizden bekâr
olanları, imkânsız ve kimsesiz bulunanları evlendirin. Eğer fakir iseler Allah
kendi fazlından onları zengin kılacak (geçim ve rızık kapıları açılacaktır)”
 (Nur Suresi
Ayet: 32)

ayeti, devlete, yerel
yöneticilere, sivil örgütlere ve kanaat önderlerine ve aile büyüklerine
evliliğin kolaylaştırılması ve yaygınlaştırılması konusunda görevler
yüklemektedir. Çünkü helal ve meşru yollarla tatmin edilmeyen cinsi ihtiyaçlar,
harama ve gayri meşru kanallara yönelecektir.

Üstelik evlenip yuva
kurmayı en önemli SÜNNETİ (hayat prensibi) sayan Peygamber Efendimiz, nikâhsız
birliktelik, gayrimeşru ilişki kadar, takva perdesi altındaki bekâr yaşama
girişimlerini de şiddetle kınamış ve “Benim sünnetimden uzaklaşan benden
değildir” (Buhari, Müslim) demiştir.

Çünkü “Evlenen
kişi dinin yarısını koruma altına almıştır; diğer yarısı için de artık Allah’a
sığınmalıdır”
 (İbni Cezvi) buyuran da yine Peygamberimizdir.

Yine Allah’ın Resulü: “Sizden
(maddi ve bedeni) gücü yeten evlensin. Çünkü evlilik gözü gönlü haramdan, ferci
(namusu) ise zinadan korur. Maddi gücü yetmeyenler ise oruç tutsun. Çünkü
orucun “vica”sı (nefsin şehvetini burup kırması) vardır”
 (Müslim-Buhari)
buyurmuşken, bunun tam aksine hem de tıka basa sürekli yemek, hem de çıplak
kadınları ve porno yayınları izlemek, elbette insanı şehvet azgınına
çevirecektir. Bu tipler artık çevrelerindeki kız ve erkek çocukları, bütün
kadınları, hatta hayvanları sadece şehvet aracı görecek, her türlü tecavüz ve
terbiyesizliğe tevessül edecektir.

Bu nedenle ailelere
düşen, eğitimini ve mesleğini tamamlayan çocukların biran evvel sade bir
şekilde evlenip yuva kurmalarına öncülük etmektir.

Porno yayınları ve
çıplak kadınları seyretmek yerine, ebedi cennet nimetlerini düşünmek, HURİ ve
GILMANLARI hatırlayıp hayalen saadet ülkesinde dolaşıp ferahlamak ve o sonsuz
ve kusursuz lezzetlerden mahrum ve cehenneme mahkûm olmamak için, burada nefsi
dürtülerine gem vurmak gerektiğini bilip ona göre davranmak lazımdır.

“Orada (aşk ve
sadakat) bakışlarını sadece eşlerine çevirmiş, (güzellik ve tazelikleri gönül
okşayan öyle) kadınlar vardır ki, daha önce kendilerine ne bir insan ne de bir
cin dokunmuş değildir. (sürekli temiz ve bakiredir)”[1]

“Gerçek şu ki, Biz
onları, (mümin erkek ve kadınları ahrette) yeni bir yaratma ile (cennete layık
özellik ve güzellikte) tekrar inşa edip yarattık.

Onları sürekli
bakireler (gençliği ve çekiciliği pörsümeyen kimseler) kıldık.

Öyle ki eşlerine
(muhabbet ve şehvetle) tutkun hep (aynı) yaşıt (mutlu çiftler yaptık)”[2]
 gibi ayetleri inançla okuyup cennetleri
arzulamak ve oraya kavuşma hazırlığı içinde teselli bulmak müminlerin şiarı
olmalıdır.

Ve özellikle, Hz.
Peygamber Efendimizin:

“Çöplükte biten
yeşillik ve çiçeklerden sakınınız”
 (Dare kutni El-ifrad)
buyurduğu, inançsız ve ahlaksız ortamlarda yetişen, her türlü fuhuş ve
hayâsızlıkla iştigal eden, makyaj süsleri ve tahrik edici elbiseleriyle
dikkatleri üzerine çeken kız ve oğlan fahişelerin tuzağına kapılmamak,
sağlımızı ve İslami vakarımızı tehlikeye atmamak için dikkatli davranmalıdır.

Evli karı-kocalar
eşlerinin doğal ihtiyaç ve arzularına asla karşı çıkmayıp hemen tatmine
çalışmalıdır.

Resulüllahın amcası
oğlu, büyük müfessir İbni Abbas (R.A.) anlatıyor:

Haysam kabilesinden
bir kadın Allah Resulüne gelip evlenmek istediğini ve kocanın kadın üzerindeki
haklarını bilmediğini söyleyince, Efendimiz ona şunları öğütlemişti:

• Kocası onun nefsini istediği (yatağa girmeyi arzu ettiği) zaman, kadın
devenin sırtında bile olsa (yani sağlık sorunları dışında, önemli meşguliyet ve
mazeretleri de bulunsa) kocasının arzusunu yerine getirmelidir.

• Kocasının izni olmadan onun malını başkasına vermemeli (lüzumsuz yerlere
sarf etmemelidir)

• Kocasının rızasını sormadan nafile oruç tutup (ev işlerinde ve kadınlık
görevlerinde) gevşeklik göstermemelidir.

• Kocasının haberi ve müsaadesi dışında rastgele evini terk edip dışarılarda
gezmemeli (kocasını ve yakınlarını şüpheye düşürüp bezdirmemelidir)

Böyle yaptığı halde,
evinden dönünceye ve tevbe edinceye kadar melekler ona lanet edecektir”
(Beyhaki, İbni Ömer’den naklediyor)

Sonuç olarak:

“Her nerede( ve ne
halde) iseniz O sizinle beraberdir, Allah yaptıklarınızı görendir”[3]

“Allah gözlerin
hainliklerini (gizlice ve çirkince seyrettiklerini) ve göğüslerin (kalplerin)
sakladığı (kirli ve şehvetli düşünceleri) elbette bilir.”[4]

Ayetlerinin belirttiği
gibi, her yerde ve her halde Rabbimizin gözetimi altında ve Onun huzurunda
imtihan veriyor olmanın şuuruyla hareket etmek müminlik göstergesi ve hidayet
alametidir. Ama gaflet ve şehvet içinde nefsi ve hayvani duygularının peşinde
sürüklenmek ise, edepsizlik ve erdemsizliktir.

Ey canlar, kendisinden
utanılmaya ve rızasına göre davranılmaya en layık olan Allah (c.c.) değil
midir?!…

“(Gerçek ve örnek
Mü’minler ki) Onlara Allah’ın ayetleri okunduğunda ağlayarak secdeye
kapanırlar…

Sonra onların
ardından, öyle nesiller türedi ki, namazı (ibadet ve istikamet duyarlılığını)
kaybedip bıraktılar. Ve (hayasızca sınır tanımadan) şehvetlerine kapılıp
uydular. Elbette bunlar azgınlıklarının cezasıyla karşılaşacaklar..[5] 
ayetlerinin
tehdidinden sakınmamız gerekir…



[1] Rahman Suresi
Ayet: 56

[2] Vakıa Suresi
Ayet: 35-37

[3] Hadid Suresi
Ayet: 4

[4] Mümin Suresi
Ayet: 19

[5] Meryem:58-59




BENZER İÇERİKLER

Size daha iyi hizmet sunabilmek için çerezleri kullanıyoruz. KABUL ET Detaylı Bilgi