Anasayfa » SP’nin AKP’ye ”binek taşı” olma hazırlığını Milli Çözüm boşa çıkarmıştı!

SP’nin AKP’ye ”binek taşı” olma hazırlığını Milli Çözüm boşa çıkarmıştı!

Yazar: yonetici
0 Yorum 136 Görüntüleyen

SP’nin AKP’ye “binek taşı” olma hazırlığını Milli Çözüm boşa
çıkarmıştı!

Bütün bu acılar ve utançlar yaşanırken, parti teşkilatlarını ve
tabanını
“biat ve itaat, rahat et” (yani parti parazitlerinin şahsi
heves ve hedefleri için AKP’ye yamanmalarına itiraz etme, böylece akıbetini ve
ahiretini berbat et!) edebiyatıyla avutan SP resmi Başkanı
 Mustafa Kamalak: Saadet
Partisi’nin seçimlere bir ittifak ile girip girmeyeceği sorusunu
“Bu ateşi söndürebilmek,
bu akan kanı durdurabilmek ve annelerin feryadına son verebilmek için eğer
bizim herhangi bir katkımız olacaksa bu ittifaka varız diyoruz. Ama ekliyoruz;
bizim kırmızı çizgilerimiz ve uğruna hayatımızı vereceğimiz değerlerimiz
vardır. İcap ederse elimizi değil, başımızı taşın altına koyarız. Fakat hiç
kimseye koltuk değneği olmayız”
diyerek hava atmaktaydı.
Oysa bu sözlerin AKP’nin tek başına iktidarına dolgu malzemesi olmak, yıllardır
tenkit ettikleri AKP tahribatlarına ve bundan sonraki yolsuzluk ve
yozlaştırmalarına taşeronluk yapmak üzere, birkaç milletvekilliği hatırına
kiralandıkların ayıbını ve günahını örtme kılıfı olduğu herkes anlamaktaydı.
Umarız haklı uyarılarımız, Milli Görüş camiasında yankı bulacak ve AKP’ye
yamanmaya karşı çıkacaklardı. (Not: Çok şükür bu yöndeki hesap ve hazırlıklar
tutmamıştı.)

“Allah, tarih ve gerçekler müminlerden ümmet olmalarını istiyor.
Hangi topluluk buna engel olur ya da bundan kaçınırsa veya bunun gereklerini
yerine getirmezse zelil olmaktan kendini kurtaramaz. İşte Türkiye’nin fotoğrafı
bunu anlatıyor.Türkiyeli Müslümanlar; akıllarını birleştirerek ortak akıl,
sermayelerini birleştirerek ortak sermaye, emek ve iş gücünü bir araya
getirerek ortak güç, siyasi çalışmalarda ittifak ederek siyasi bir güç olmak
zorundadırlar. Olaylar karşısında ortak irade ve kolektif bir yapı oluşturmaları
tarihi bir sorumluluktur.”
 (F.
Yılmaz Altınöz- 4 Eylül 2015- Milli Gazete)

“Sonuçta bir anlaşma sağlanacak, seçime ittifak halinde
girilecekse böyle bir durumun iki taraf açısından da eksi ve artıları vardır.
Böyle olunca da taraflar eksi ve artlarını değerlendirmek durumundadırlar. Bu
noktada Saadet Partisi’nin topluma sesini duyurabilmek için Meclis’te bir gruba
sahip olmak istemesi ne kadar doğal ise AK Parti’de 7 Haziran seçimlerinin
ardından oluşan Meclis aritmetiğinin ülkeyi kilitlediğini, Meclis’te grubu
bulanan bir Milli Görüş’ün böyle bir kilitlenmeye izin vermeyeceği gerçeğini de
dikkate alacaktır.”
 (Abdulkadir
Özkan- 7 Eylül 2015- Milli Gazete)

 

“Bu noktada Saadetin TBMM’de grup sahibi olması, istikrarlı ve
tutarlı siyasetiyle ülkenin teminatı olduğu kadar istikrarlı gelecek için de
güvencedir. Başkalarının, ayaklarını kaydırmaya uğraştığı bir dönemde Saadet,
dostlarının ayaklarını kaydırmamak için mücadele etmektedir. Aksi halde
Refahyol sonrası DYP’ye yaptıkları gibi, bir çengel atarak iki günde koca grubu
çil yavrusu gibi dağıtıp içini boşaltıvereceklerdi”
 (Necmettin
Çalışkan- 10 Eylül 2015- Milli Gazete) gibi zavallı yazar-yorumlar takımı, ya
bir köşe kapma hatırına veya içlerinde gizledikleri AKP’lileşme aşkına bu
gaflet ve zillet girişimine mazeret ve kerametler uydururken ve Resul Tosun
gibi eski dönekler de bunlara destek çıkarken, şimdilik İshak Beyazay, Yusuf
Kandemir, Saadettin Karaduman, Necati Tuncer ve Zeki Ceyhan gibileri; AKP’nin
Milli Görüş’e hıyanet kasıtları, 13 yılık tahribatları ve eylemleriyle
söylemleri arasındaki tutarsızlıklarını yazmaya devam ediyorlardı. Umarızki bu
doğru ve onurlu tavırlarını bozmayacak “teşkilat, itaat, maslahat”
palavralarıyla, AKP’ye payanda olma günahına ortak olmayacaklardı.

BENZER İÇERİKLER

Size daha iyi hizmet sunabilmek için çerezleri kullanıyoruz. KABUL ET Detaylı Bilgi