Anasayfa » Sözün Bittiği Yer!

Sözün Bittiği Yer!

Yazar: yonetici
0 Yorum 160 Görüntüleyen

Sözün
Bittiği Yer!

Üç yıl kadar önce ABD Yahudi Lobileri güdümündeki düşünce
kuruluşlarında Türkiye’yi Suriye’ye saldırtmak ve ardından işgalci gösterip
ülkemizi kuşatmak üzere:

1-Suriye’de
iç savaş çıkarılacağı ve bu tehdidi önlemek üzere Türkiye’nin kışkırtılacağı

2-Bu
tutmazsa yüz binlerce Suriyeli mültecinin Türkiye’ye sokulup huzursuzluk
çıkarılacağı

3-Daha
da olmazsa sınır il ve ilçelerimizde çok ölümlü büyük patlamalar yaşanacağı
simülasyonlarla gösterilmişti.

Dışişleri'nde
yapılan kritik Suriye zirvesinin dinlenip “Başçalan hesabından” servis
edilmesi, bu ABD planının tıkır tıkır işlediğini göstermekteydi. Devlet
tükenmiş, Hükümet iflas etmişti. Devletin en üst düzey yetkililerinin katıldığı
ve Süleyman Şah Türbesi ile ilgili olarak Suriye topraklarına yönelik savaş ve
harekât planlarının tartışıldığı toplantının kaydı kadar, internete düşmüş olan
hiçbir kayıt, böylesine “devlet bitirilip, tükendiğini ve iktidarın iflas
ettiğini” belgeleyemezdi. Dışişleri Bakanı, Müsteşarı, MİT Müsteşarı ve
Genelkurmay İkinci Başkanı çok gizli konuşmalar yapıyor, bir ülke için en
hassas konular “dinlemeye” takılıyorsa bu sözün bittiği yerdi! Çünkü:

1.
Devlet, en mahrem konularının konuşulmasında bile kendini koruyamaz hale
gelmiştir.

2.
Böyle bir devletin dış politikasının inandırıcılığının ve herhangi bir
caydırıcılığının kalmaması da çok vahimdi.

3.
Konuşmaların içeriği dinlenildiği vakit ise, Türkiye’nin ne kadar amatör
kafaların yönetiminde, nasıl bir badireden geçtiğini işitmek ise tam bir fecaat
ve felakettir.” diyen Cengiz Çandar, sanıldığı gibi Türkiye adına değil, ABD
hesabına üzüntülerini beyan etmektedir. Çünkü Türkiye’yi suni bahanelerle
Suriye’ye sokmak ve TSK’yı dört yandan kuşatıp zor durumda bırakmak bir
ABD-İsrail projesidir. AKP iktidarı ise bu sinsi ve Siyonist tertibe sadece
taşeronluk etmekte ve mazeret üretmektedir.

Dışişleri Bakanlığı’ndaki Suriye Zirvesi’nin dinlenip medyaya
servis edilen ses kayıtlarında MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın:

“Gerekirse Suriye’ye dört adam gönderirim, oradan Türkiye’ye
sekiz füze attırıp savaş gerekçesi üretirim. Ayrıca Süleyman Şah Türbesine de
saldırı düzenletirim!?”
sözleri, buna karşılık Ahmet Davutoğlu’nun:

“Başbakan (Erdoğan) telefonda bu (Süleyman Şah Türbesine saldırı
meselesinin) gerektiğinde bir imkân (bahanesi) olarak şu konjonktürde
değerlendirilebileceğini belirtmiştir”
 şeklinde yanıt vermesi, bu iktidarın ABD Siyonist projelerine
figüranlık etmek ve TSK’yı Suriye batağına sokmak için bahane üretmekle görevli
olduğunun resmi belgesidir.

 

BENZER İÇERİKLER

Size daha iyi hizmet sunabilmek için çerezleri kullanıyoruz. KABUL ET Detaylı Bilgi