Anasayfa » BAYRAM BİZİM NEYİMİZE

BAYRAM BİZİM NEYİMİZE

Yazar: yonetici
0 Yorum 121 Görüntüleyen


            BAYRAM BİZİM NEYİMİZE


Maalesef,
bu bayramımız kutlu olsun diyemiyoruz. Sadece şu kutsal zamanlar ve akan kanlar
hürmetine, Yüce Rabbimizden bizleri, gerçekten onurlu ve huzurlu bayramlara
kavuşturmasını diliyoruz. Çünkü bu bayram bizim karalı bayramımızdır. Yaralı ve
yaslı bayramımızdır.

Yurdumuzun
her kasabasında ve her bucağında; ABD destekli PKK teröristlerin kahpece
katlettiği yiğitlerimizin, şehitlerimizin aile ocağında feryatlar yükselirken,
Allah aşkına nasıl bayram yapılır?

  

Ama
bütün bu acıların asıl sorumlusunun AKP iktidarı olduğu unutulmamalıdır. Çünkü
Amerika'ya boyun eğen PKK'ya cesaret veren bu iktidarsız iktidardır.
Hatırlanırsa, bu AKP, neredeyse sıfır terörle hükümeti devralmıştı. Ama bugün
sadece şu mübarek ramazan ayında yüze yakın fidanımızın; askerimiz, polisimiz
ve vatandaşımızın cenaze namazı kılındı…

Hala,
başbakan olacak adam: hırsızlıkları, hayır istismarlarını örtbas etmek ve
gündem değiştirmek için Aydın Doğan'larla pazarlık kızıştırıyor! Hala, PKK
kamplarının taşındığı Ermenistan'la flört ediliyor. Bunlar, akan kanları, yok
olan canları, yıkılan yuvaları değil, kendi makam ve menfaatlerini düşünüyor!
Bu arada aziz milletimize de bir sitemimiz olacaktır. PKK terörüne, ülke
bütünlüğümüze ve devletimize yönelik duyarlılıklarınızı takdir ve tebrik
ediyoruz.

Ancak,
bu sorunların, sadece his ve heyecanlarla çözülmeyeceğini hatırlatıyoruz.

Çünkü bu
kabaran duygu selleriniz, eğer milli şuur barajında toplanmaz da, hala
oylarımız AKP gibi Amerikan taşeronlarına ve yine CHP ve MHP gibi AKP'nin
değirmenine su taşıyanlara verilecekse, kimse kusura bakmasın, bu işlenen
cinayetlere biz de ortak oluyoruz anlamındadır.

Ne yazık
ki; halkımızın % 47si tarafından her türlü haksızlığın, ahlaksızlığın ve din
düşmanlığının ilacı sanılan şu AKP, Erbakan Hoca'nın dediği gibi, aslında bütün
bu sorunların çaresi değil, sebebi ve gübresi konumundadır.

Hala
anlayamayacak mıyız, PKK'nın de, AKP'nin de, Barzani'nin de yuları, ABD'nin ve
İsrail'in elinde bulunmaktadır. Bunlar kukladır. Kukladan kurtarıcı olur mu?

Çare;
İslam ruhuna ve bağımsızlık şuuruna sahip çıkmaktır. İman ve ahlakta yüce İslam
peygamberi Hz. Muhammed Mustafa'nın; Milli şuur ve tam bağımsızlık yolunda ise
Mustafa Kemal'in, ayrı değil, aynı kutlu hedefi gösterdiklerini kavramamızdır.
İslam Dinini de, Atatürk devrimlerini de, istismarcı sahtekârların elinden
kurtarmamız lazımdır. Allah aşkına artık uyanalım ve aklımızı başımıza
toplayalım.

Bizler,
hoş görmemiz gereken farklı yaşam tarzlarımızı ve bakış açılarımızı, suni bir
sorun haline getirirken… Birbirimizin türbanıyla, dudak boyasıyla uğraşırken;
ortak ve mutlak değerlerimiz olan: Vatanımız, bağımsızlığımız ve kutsallarımız
elden gidiyor…

Yarın
çok geç olabilir. Şu Irak'tan ibret almayanlara, hala ABD'yi ve AB'yi kurtarıcı
sananlara yazıklar olsun!

Bayram
geldi, öyle mi?

Acaba
Dünya Müslümanları bayram edebilecek mi? Sevinçle, huzur ve hürriyet içinde, bu
bayramı karşılayıp kutlayabilecek mi?

Zalim
Amerika'nın, hangi vahşi füzesi, acaba hangi camide başımıza düşecek diye ürken
ve üzülen Iraklı mazlum Müslümanların mahzun yüzlerini bu bayram güldürecek mi?
Amerikalı patronlarına pezevenklik yapan İslam ülkelerinin kukla yöneticileri,
aç ve biilaç yetimlerine ekmek parası bulabilmek için, bir dolara namusunu
satmaya mecbur ve mahkûm bırakılan Bağdatlı Fatıma'nın, Kerküklü Züleyha'nın
bayramı mübarek olsun diyebilecek mi?      

Bu
bayram; feryad-ü figanı arşı titreten, kolları ve bacakları parçalanmış
Filistinli, Felluceli bebelerin gözyaşlarını dindirecek mi?

Bu
bayram, Doğu Türkistan zindanlarında, Çeçenistan dağlarında, Balkanlar'da,
Afrika'da; öz yurdunda esir, zelil ve sefil yaşayan soydaşlarımızın ve
dindaşlarımızın acılarına merhem sürecek mi?

Bu
bayram:

Benim
ülkemde, anarşi ve yoksulluk belasından, toprağını ve ocağını terk edip büyük
şehirlerin varoşlarında yedi nüfus bir odada; babaları hamallık yaparak,
çocukları okuldan ve bakımdan mahrum peçete satarak sersefil sürünmeye mecbur
bırakılan garibanlarımın çilesini bitirecek mi?

Milyarlar
harcayıp tatil beldelerinde keyif çatmaya koşan ve yine on binlerce dolara mal
olacak İsviçre dağlarına veya Havai adalarına “bayram geçirmeye”
hazırlanan rantiyeci, faizci ve milletin kanını emici merhametsizler, bir
bayram günü olsun, bu çaresiz ve sahipsiz kesimleri düşünüp, yardım etmek üzere
fakirhanelerine yönelecek mi?

Bin bir
sıkıntı ve sabırla üniversiteyi bitirip, askerlik görevini yerine getirip de,
hala işsiz ve harçlıksız dolaşanlar… Ülkesi ve devleti uğrunda PKK ile
savaşta sakatlanıp, şimdi sahip çıkılmayanlar… Kocasını şehit verip,
çocuklarına bakamayanlar… Ev kirasını ödeyemediklerinden kapı dışarı atılıp,
çadırda yaşayanlar… Memur ve işçi maaşıyla geçinemeyip kredi kartı borcundan
ev eşyasına haciz geleceği utancıyla intihara kalkışanlar… İmandan ve İslam'dan
uzak yetiştirdikleri, vefasız ve vicdansız çocukları tarafından huzurevlerine
mahpus edilip, bayramda bile hatırı sorulmayanlar ve yaşlı gözleri yollarda
kalanlar… İnancından dolayı başörtüsü taktığı için üniversitelerden
atılanlar…

Tarlasını
traktörünü satıp banka borcuna yatıranlar… Dükkânını tezgâhını kapatıp;
ticarethanesini, atölyesini batıranlar…

Gencecik
oğullarını, kızlarını uyuşturucuya ve fuhuş yuvalarına kaptıranlar… Evet
bütün bunların bayram şekerleriyle acıları giderilebilir mi?

Verdiği
on lira sadaka ve eski ayakkabılarıyla cenneti satın alacağını
sananlar…  Çaldıkları kul hakkıyla ve hileli ihale parasıyla, her sene
hac ve umre yapanlar… Ana babaları yakın akrabaları ve komşuları, açlık ve
perişanlıkla kıvranırken bir gecelik keyfine milyarlar yatıranlar…

Devlet
çökertilirken, ülke bölünürken bütün fabrikalarımız ve milli sanayi
kurumlarımız satılırken, ahlaki ve manevi tahribat geleceğimi karartıp,
gençliğimiz çürütülürken; bunları dert edinmeyen densizler, acaba bu bayramların
tadını çıkarabilecekler mi?

Ama biz
boş konuşuyoruz… Baykuşların keyfini kaçırıyoruz… Öyle ya Bayram bizim
neyimize!?

Amerika'ya
uşaklık karşılığı yüksek makamlara taşınanlar… Avrupa'ya yavşaklıkla Sevr'e
taşeronluk yapanlar… Ülke çıkarlarını satmak ve gerçekleri saptırmak üzere,
CIA ve Mossad'dan kiralık yazarlar bayram etmelidir.?. Ama, onursuzca..!..

Haram
kazanan ve devleti soyan masonik patronlar, din istismarıyla saltanat süren
münafık baronlar… Büyük İsrail hazırlansın, Türkiye ve İslam coğrafyası
parçalansın diye BOP'a eşbaşkanlık yapan Müslüman kılıklı Şaron'lar… Ve
bunlardan ganimet devşiren onursuzlar ve duygusuzlar keyif çatıp
eğlenmelidir.?. Ama sorumsuzca..!..

Ve
sürekli ezilen ve üzülen vatandaşlar da, bu zalimlerin peşine gitmekten ve bu
hainleri hala desteklemekten vazgeçmedikleri… Kendi hak ve hürriyetlerine,
dinine ve devletine sahip çıkma gayreti gütmedikleri sürece, doğal ve sosyal
yasaların neticesi ve ilahi adaletin gereği olarak, bu perişanlığı çekmeye
devam etmelidir.?. Ama şuursuzca..!..



           
               ŞİİR



Köle
ruhlu insanlar; ezilmeye mahkumdur

Zalime
boyun eğen; zavallıdır, mazlumdur

Onurlu
yaşayamaz; hep mahcup ve mahzundur

“Her
güzellik layıktır; efendime beyime…

Eğlenmek
haddim değil; bayram benim neyime!”



Bir
hafta çalışırız; belki otuza kırka

Hatta
fazladır bize; bir lokma ve bir hırka

Uysal
koyun gibiyiz; gütsün masonik fırka

“Büyüklerim
bilerek; karışır her şeyime

Ben
hizmetçi biriyim; bayram benim neyime!”



Korkaklık,
pısırıklık; esir almış ruhumu

Başkası
düşünür mü, onurum, huzurumu?

Bu
şeytani düzende; yitirdim şuurumu

“Bilgisayar
virüsü; sanki girmiş beynime

Bir
robota çevrildim; bayram benim neyime!”



Hürriyetin
bedeli; haysiyetli duruştur

Yalakalık
yapanın; kıymeti beş kuruştur…

Tek
kurtuluş yolu var; o da altın vuruştur!

“Hep
kandım yalanlara; tatlı söze, deyime

Ben
zilleti hak ettim; bayram benim neyime!”

 























BENZER İÇERİKLER

Size daha iyi hizmet sunabilmek için çerezleri kullanıyoruz. KABUL ET Detaylı Bilgi