Anasayfa » AKP'li Bir Bakan: Çocuklarımdan Bile Utanıyorum

AKP'li Bir Bakan: Çocuklarımdan Bile Utanıyorum

Yazar: yonetici
0 Yorum 149 Görüntüleyen

İSMAİL MÜFTÜOĞLUNUN KALEME ALDIĞI MAKALE:

Hala çocuklarınızdan utanıyor musunuz?

İnsanlar
bilahare utanç duyacakları işleri yapmaktan daima uzak durmalıdırlar. Zira
yaptıkları işler, iradenin yönlendirilmesi ile yapılmaktadır. Bundan dolayı
kişiler fiillerinden sorumlu tutulmaktadırlar.
 

Ne var ki bazı insanlar hem iş yapar, hem de ondan
sonra pişman olur. Bu hal, ancak şahsiyetin tam olarak oturmaması ile izah
edilebilir. Öyle ise, sonra pişmanlık duyulacak işi hiç yapmamak evladır. Bu
hal de yapı meselesidir.

Uzun yıllar birlikte iş yapan, siyaset yapan
insanlar arasında aslolan samimiyettir. Bunun vazgeçilmez ölçüsü de, karşılıklı
vefadır. Yani birbirlerine karşı samimi teşekkürdür. Ama cemiyetimizde öyleleri
vardır ki, bırakın teşekkür etmeyi, küfran-ı nimeti başarı sayarlar.
 

Böylece hem kendilerini aldatır, hem de toplumda
tenkide uğrarlar. Zaafları sebebiyle güven kaybederler. Zikzakları sebebiyle
belki bir müddet için ivme kazanırlar ama gerçek ve samimi dostları yanında ise
kıymet-i harbiyeleri kalmaz.

Adam gibi adam olmak sözüne güvenden geçer.
Yaptıklarından emin olmaktan, utanç duyacağı işleri yapmamaktan geçer. Aile
efradından dahi utanılacak işlerden uzak durmaktan geçer. Bir başka ifade ile
vefalı insan olmaktan geçer.
 

Yaptığı işten sonra “çok rahatsızım, biz alabora
olduk, çocuklarımdan bile utanıyorum, çocuğum diyor ki baba hocandan niye
ayrıldın, ne yüzle gelelim bir sebep olması lazım, ciddi gerekçeler
lazım. VIP'deydim Hoca geliyor dediler. Başka bir kapıdan kaçtım,
karşılaşmayayım diye. Hangi yüzle yüzüne bakayım. Bu hale mi gelecektik? Kim
ister bu duruma düşmeyi? Biz çok büyük bir yanlışlık yaptık. Bu nasıl telafi
edilir, bilmem tarzında nedamet duyanlar kimler? Bunlar evlatlarından elan
utanıyorlar mı? Yoksa Sayın Süleyman Demirel'in dediği gibi; “Dün dündür, bugün
bugündür””
 deyip, geçiştirmeye mi çalışıyorlar?

“Benim liderim hocamdır. Ona
karşı yüzüm kalmadı”
 dedikten sonra, siyasi zikzaklar çizen, makam uğruna
çizgisinden sapan siyasetçi kimdir acaba? Milletimiz bunları öğrenmeli, vefalı
ile vefasızı birbirinden ayırmalıdır ki, iltifata layık olmayanlar eleklenebilsin.
 

“Beni bir yere gider
zannetmeyin, ben Allah'ın izniyle sizin gibiyim ve sizin dediğiniz gibi olacak.
İnsanlar fiyatsız olmalı, fiyat koyarsanız ne kadar pahalı koyarsanız koyun bir
alıcı çıkar. Benim fiyatım yok. Ben satılmam”
 dedikten sonra birinin çizgi değiştirmesi, gömlek
değiştirmesi ne ile izah edilebilir?
 Oysa
ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.
 Çünkü yukarıda ifade edilen tüm sözlerden bilahare rücu
edilmiş, siyaseten ana-baba yurdundan, hangi menfaat karşılığı kuş başka
diyarlara uçmuş bulunmaktadır.
 

Şair Sadettin Kaplan bu gibi durumları, aşağıdaki mısraları
ile dillendirmiştir:


Açmadan solan güller son
gününü hatırlar

Gülünmez bu bahçede
güleni ağlatırlar

Akrepler alkışladı
zılgıt çekti yılanlar

Ve gülü görmediler
bahçede bayılanlar

 04.05.2011 11:30:49

BENZER İÇERİKLER

Size daha iyi hizmet sunabilmek için çerezleri kullanıyoruz. KABUL ET Detaylı Bilgi