Yazar: yonetici
0 Yorum 34 Görüntüleyen

ERDOĞAN İKTİDARININ;
ZARARI MI ÇOKTU, YARARI MI?

PKK’dan ‘Lozan’ Adımı ve Sevr’i Hortlatma Hazırlığı

PKK-KCK’nın Avrupa’daki elebaşlarından Zübeyir Aydar, “Ortadoğu’da değişen dengelerle birlikte Lozan Antlaşması’nın artık anlamını yitirdiğini” ileri sürerek, “Yeni bir anlaşma, yeni bir sözleşme istiyoruz” küstahlığına kalkışmıştı. 26 Temmuz 2025’te Lozan’da düzenleyecekleri yürüyüş ve mitinge çağrı yapan Aydar, gelinen süreçle beraber bu yıl dönümünün diğerlerinden farklı bir nitelik taşıdığını belirterek, “Muhtemelen haritalar değişebilir, Ortadoğu’da sistem ve statüler dönüşebilir” ifadelerini kullanmıştı. Uluslararası güçlerin de tâbi olduğu bir anlaşmaya olumlu yaklaşan Aydar, “Kürtlerin de içinde yer aldığı yeni bir statüko istiyoruz ve Lozan’ın kapandığını ilan ediyoruz!” diyerek Sevr hazırlığına ve Türkiye’de özerk Kürdistan kurulmasına başlamışlardı.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Ulusal Kurtuluş Savaşı’ndan sonra “varoluş” belgesi olan Lozan Antlaşması; 103 yıl önce 24 Temmuz 1923’te İsviçre’nin Lozan kentinde imzalanmıştı. Şimdi sözde Terörsüz Türkiye kılıfıyla, terör örgütü PKK ile yeni açılım süreci sürerken, örgüt Lozan Antlaşması’nın yıl dönümü nedeniyle Lozan’da bir yürüyüş ve miting yapma hazırlığındaydı.

DSG’nin: “Silahlarımızı Teslim Etmeyi Reddediyoruz!” Açıklaması

Demokratik Suriye Güçleri (DSG), silah bırakacaklarına dair çıkan haberleri yalanlamıştı. Sözcü Ebcer Davud, Suriye ordusuna katılmaları için 30 günlük bir takvim belirlendiği ve silahlarını teslim edecekleri yönündeki iddiaları reddedip yalanlamıştı. DSG Sözcüsü Ebcer Davud, Şarku’l Avsat gazetesine yaptığı açıklamada, bölgede artan şiddet ve IŞİD tehdidi nedeniyle silahlarını teslim etmenin şu aşamada mümkün olmadığını hatırlatmıştı.

Barrack’ın: “Güçlü Ulus Devletler, İsrail’e Tehdittir” Küstahlığı! 

ABD Ankara Büyükelçisi ve Suriye Temsilcisi Barrack, “Güçlü ulus devletler İsrail için tehdittir. Özellikle Arap devletleri, İsrail’e bir tehdit olarak görülür” diyerek İsrail’in parçalanmış bir Suriye’yi tercih edeceğini vurgulamıştı. Tom Barrack, Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta ABD merkezli Associated Press (AP) haber ajansına verdiği özel mülakatta, Suriye’deki çatışmalar ve İsrail’in saldırılarına dair açıklamalar yapmıştı.

‘İsrail’in saldırısında ABD’nin sorumluluğu yok’ iddiası

İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarına ABD’nin müdahil olmadığını savunan Barrack, “ABD’ye sorulmadı, o kararda ABD’nin katılımı yok, İsrail’in kendi meşru müdafaası için olduğunu düşündüğü meselelerde ABD’nin sorumluluğu yok” diyerek ABD münafıklığını ortaya koymuşlardı.

Oysa bölgedeki tek ulus devlet Türkiye olmaktaydı. Yani Barrack “İsrail için asıl tehdit Türkiye’dir!” demeye çalışmıştı.

İsrail’in Necis Meclisinde Batı Şeria’nın İlhakı Onaylanmıştı!

İsrail meclisi, Batı Şeria’nın ilhakını öngören tasarıyı oylamış; 71 Milletvekili ‘evet’, 13 Milletvekili ise ‘hayır’ oyu kullanmıştı. Filistin yetkilileri ise, oylamanın ülkenin geleceği için tehdit olduğunu hatırlatmıştı.

İsrail meclisinde Batı Şeria’nın ilhakını öngören tasarının oylandığı oturumda; 120 Milletvekilinden 71’i “evet” derken, 13’ü “hayır” oyu kullanmıştı. 37 Milletvekili ise çekimser kalmıştı. Yani Siyonist İsrail Meclisi’nin (daha doğrusu Terör Şebekesinin) sadece %10’u bu vahşet ve dehşete karşı çıkarken %90’ı Kuduz Netanyahu’nun çılgınlık ve barbarlıklarına destek oluyorlardı!..

İsrail’in Gözü 4 Trilyon Dolarlık Gazze Gazındaydı

Gazze Denizi’nin 30 trilyon metreküp doğal gaz barındırdığı ve getirisinin 4 trilyon dolar olacağı tahminleri konuşulmaktaydı. Filistin halkının kendi hakları olan Gazze Denizi sahasını kullanabilmesi, Filistinlileri dış yardıma bağımlı olmaktan kurtaracaktı. Uzmanlara göre İsrail’in burada hiçbir yasal hakkı bulunmamaktaydı.

Projede yer alan bir uzman ve Filistin’in kullanılmayan gaz rezervleri üzerine yeni bir kitabın yazarı olan Michael Barron‘a göre, Filistin’in egemen bir devlet olarak uluslararası alanda tanınması, Gazze Denizi doğal gaz sahasını geliştirme hakkını çevreleyen yasal belirsizlikleri de çözmüş olacaktı. İngiliz The Guardian gazetesine konuşan Barron, bölgenin yaklaşık 30 trilyon metreküp doğal gaz barındırdığını ve bunun getirisinin 4 trilyon dolar olacağını vurgulamıştı.

 

 

MAKALENİN TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ..

 

 

Yorum Yap

BENZER İÇERİKLER

Size daha iyi hizmet sunabilmek için çerezleri kullanıyoruz. KABUL ET Detaylı Bilgi