• “TÜRKİYE’YE YABANCI ASKER ÇAĞIRMA” TUZAĞI VE TEZKERE TUTARSIZLIĞI

    “TÜRKİYE’YE YABANCI ASKER ÇAĞIRMA” TUZAĞI VE TEZKERE TUTARSIZLIĞI

    14 Aralık 2021

     
    | Devamı
     

    “TÜRKİYE’YE YABANCI ASKER ÇAĞIRMA” TUZAĞI

    VE

    TEZKERE TUTARSIZLIĞI

            

    Daha önce defalarca hatırlattık: Sn. Erdoğan ne zaman ABD, İsrail ve AB’ye sert çıkışlar yapıyor, çok net ve sivri cümleler kuruyorsa; biliniz ve bekleyiniz ki, ardından çok sinsi ve tehlikeli tavizlerde bulunmaktaydı!.. İşte özelde Joe Biden ve Macron, genelde ABD ve AB’ye yönelik kurusıkı beyanatlarının arkasından 26 Ekim 2021 tarihli Tezkerenin, hem de oldukça sinsi ve tehlikeli maddeler eklenmiş olarak Meclis’ten çıkarılması da, halkı avutup uyutmaya yönelik “Sert ve net politika kahramanlığının!..” yeni bir örneğini oluşturmaktaydı.

    2021 Ekim sonunda TBMM’de bir tezkere kabul edilmişti. Bu yurdumuzu tehdit eden terör unsurlarının, silahlı kuvvetlerimiz tarafından sınır ötesinde de takip ve gereğinin yapılmasına imkân veren bir tezkereydi. Bu tezkere o haliyle elbette kabul edilmeliydi. Ama bu tezkerenin gerekçesinde, bazı tuhaflıklar dikkat çekiciydi. Bir kere böyle tezkereler 6 ay veya 1 yıllık zamanı kapsarken, bu defa 2 yıllık süreyi öngörmüşlerdi. Ama ilginç olan; araya sıkıştırılan bir cümlecikle, “Yabancı askeri varlıkların da yurda kabulü” için yetki istenmişti!?

    Ülkemizi ve Ortadoğu’yu yıllarca karıştıran ve Erbakan Hükümeti’nce sınır dışı edilen, Amerikan Çekiç Güç’ü belasının izleri hâlâ taze iken, 18 yıl önce 1 Mart tezkeresi diye AKP iktidarınca TBMM’ye getirilen tezkerede, on binlerce askerden oluşan ABD silahlı kuvvetlerinin yurda kabulü muhalefetçe haklı olarak şiddetle tenkit edilmişti. Erbakan Hocamız ve Milli Görüşçülerin olağanüstü çabaları ile bu tezkerenin TBMM’den geçmesi engellenmişti. 2014 yılındaki tezkerede de IŞİD ile mücadele bahanesi ile yabancı askerlerin yurda kabulü emrivakisi neticesinde, gelen bu askeri varlıkların başımıza nasıl dertler açtığı hâlâ unutulmuş değildi.

    İşte Meclis’ten geçen 26 Ekim 2021 tarihli tezkere ile “yabancı askerlerin yurda getirilmesinin” önünün açılması, oldukça talihsiz ve tehlikeli bir gelişmedir. Yurda sokulması istenen askeri varlık için, “mesela muz cumhuriyetlerinin askeri varlığı kastedilmiştir” gibi bir izah yapılması ise sorumsuzluktan öte bir terbiyesizliktir. Çünkü bununla elbette ABD askeri varlığı kastedilmiştir. Bu resmen toplumla alay etmek değil de nedir?

    Türkiye’nin çepeçevre ABD askeri varlığınca kuşatıldığı gerçeğini yıllardır üst perdeden haykıran Milli Görüşçüleri duymazdan, görmezden geleceksiniz, “ABD bizim stratejik ortağımız ve müttefikimizdir, beraber yapacağımız daha çok işler vardır” diyerek sarmaş dolaş yürüyeceksiniz, Türkiye’nin bölünmesini öngören BOP’a bir dönemler eşbaşkanlık edeceksiniz, şimdi de TBMM’de ABD askeri varlığının harim-i ismetimize sokulmasının önünü açacak tezkereyi Meclis’ten geçireceksiniz!? Arkasından da; “ABD bizi bölecek, hepiniz bize oy verirseniz bunu önleyeceğiz?” diye kampanya geliştireceksiniz!?”[1]

    Meclis, 2023 yılı sonuna kadar geçerli olacak 2 yıllık süreyi kabul edince yenilenmiş tezkere çıkmıştı. Tezkere'nin içinde; “Cumhurbaşkanı gerekli görürse yabancı askerleri çağırabilir” maddesi de onaylanmıştı. Oysa güçlü bir ordumuz vardı. Güçlü ve özel donanımlı polisimiz vardı. Yetmez Bekçi teşkilatımız vardı.

    Bütçenin en önemli payı her yıl güçlü ordumuz ve güçlü polis teşkilatımız için ayrılmaktaydı. ABD'den; “F-35'in üzerine yattınız bari parası neyse yine alın ama yeni nesil F-16'ları verin” dediğimiz bilinip durmaktaydı. Rusya'dan S-400 hava savunma roketleri almıştık. Sn. Cumhurbaşkanı, “İkinci parti S-400 de alabiliriz” diye ABD'yi kıskandırmaya çalışmaktaydı. Kendi İHA (insansız hava aracımızı), kendi SİHA (silahlı insansız hava aracımızı) ve kendi TİHA (taarruzi insansız savaş aracımızı) yerli olarak üretmeye başlamıştık. Bugün 5 litrelik ayçiçek yağı 100 TL'ye ve bir ekmek de 2.5 TL'ye dayanmasına rağmen, Milli Savunmamıza ayrılan bütçeye hiç kimsenin itirazı duyulmamıştı. Şimdi buna rağmen yabancı asker ne için çağrılacak ve kimi kimden koruyacaktı?” diyenler haksız mıydı?

    Evet, Irak ve Suriye’ye asker göndermeyi içeren tezkerenin süresi, CHP ve HDP’nin “hayır” oylarına karşı AKP, MHP ve İYİ Parti’nin “evet” oyları ile 2 yıl daha uzatılmıştı. Meclis Genel Kurulu’nda tezkere görüşmeleri sırasında hararetli tartışmalar yaşanmıştı. Torba haline getirilen tezkerenin içine son anda sokuşturulduğu belli olan “Yabancı Silahlı Kuvvetlerin Türkiye’de Bulunması” maddesi ise, izaha muhtaç olduğu kadar oldukça sakıncalıydı.

    Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri emekli Kurmay Albay Ümit Yalım gibi uzmanlar: “Tezkere incelendiğinde, Irak ve Suriye’ye asker gönderilmesinin hukuki gerekçelerinde herhangi bir sorun olmadığı anlaşılmaktadır. Ancak, Irak tezkeresinin Suriye tezkeresi ile birlikte çuval tezkereye dönüşmüş olması ve tezkere ile ‘Yabancı Silahlı Kuvvetlerin Türkiye’de Bulunması’ için Cumhurbaşkanı’na yetki sağlanması son derece vahim ve tehlikeli sayılmaktadır” yorumunu yapmışlardı.

    ...

    MAKALENİN DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ





























 
Yorum Ekleyin
Yorum eklemek için üye olmanız gerekmektedir.
 
Telif Hakkı: Prof. Dr. Necmettin Erbakan - NecmettinErbakan.Net, Necmettinerbakan.org | Milli Çözüm Dergisi | AhmetAkgul.Net | MealiKerim.com | İLETİŞİM |RSS