• Şerler Hayır Doğuracaktır ve DİL KALBİN TERCÜMANIDIR (ŞİİR)

    Şerler Hayır Doğuracaktır ve DİL KALBİN TERCÜMANIDIR (ŞİİR)

    25 Haziran 2018

     
    | Devamı



    Şerler Hayır Doğuracaktır

    ve

    DİL KALBİN TERCÜMANIDIR

        

    Sabır ve sebat gerektir, kutlu sona varmak üzre

    Dava uzun ince bir yol, vatan çapında bir kilim

    Sık eleyip ince doku, bir kılı kırk yarmak üzre

    İman ışık, İslam ölçü; akıl mihenk rehber ilim

    Şükür Kur’an tercümanı, ondan hakkı söyler dilim…

        

    Tedbir al Allah’a güven, Mevla varken gam çekilmez

    Sünnetullah’a riayet, kayaya tohum ekilmez

    Başarı gecikti diye, bu cihattan vaz geçilmez

    Ya Rab Senden gayrısına, asla bükülmez bu belim

    Sultanın hazır kurbanı, ondan hakkı söyler dilim…

        

    Nimet lezzet gelip geçer, salih ameller kârımdır

    Servet şöhret huyun büker, sadık dostlar tek yarımdır

    İhlassız söz riyakârlık, ukbada ahu zarımdır

    Kafadan havadan atmam, ayet hadistir delilim

    Doğruluktan hiç ayrılmam, ondan hakkı söyler dilim…

        

    Temel insan haklarında, eşit herkes ve her kesim

    Her mahlûka şefkatliyiz, zalimleri çarpar tersim

    Mehdiyet medresesinde, baş Hocamdan aldım dersim

    Hakka hürmet halka hizmet, İslam barış demek; silim

    Erbakan’ın tam devamı, ondan hakkı söyler dilim…

        

    Hakka hıyanet edenler, sapıtmış sanki divane

    İman iz’an harap olmuş, vicdanları da virane

    Merkez alıp dönerim Dost, ben hak nuruna pervane

    Bu devran hep devam eder, bitinceye kadar pilim

    Hak Resulün has hayranı, ondan hakkı söyler dilim…

        

    Kapasitesi dar adam, bir avuç koysan taşırmış

    Kendiler ters yöne girmiş, bizi sanırlar şaşırmış

    Hidayet yar oldu bize, nice sarp dağlar aşırmış

    Hak bildiğim yoldan dönmem, doğrasalar dilim dilim

    Umar cennette seyranı, ondan hakkı söyler dilim…

          

    Dilsiz şeytanlık yapamam, haksızlığa hiç susamam

    Allah’tan gayrıdan umup, veya korkup da pusamam

    Haram ve haksız kazanıp, ahirette zor kusamam

    Görevim Rabbe kulluktur, dosta varmaktır dileğim

    Yalan münafık ahlakı, ondan hakkı söyler dilim…

        

    Kullar özgür seçim yapar, tercihinden sorumludur

    Lakin takdir Hüda’nındır, kader hükmü zorunludur

    Şer sanırsın hayır çıkar, Hakkı tutan onurludur

    Hayra hizmettir amacım, şaşkın şımarık değilim

    Yakın hak düzen devranı, ondan hakkı söyler dilim…

          

    Hem ilim hem takva ehli, doğru uçar çift cenahtır

    Tahminle tahlil yapılmaz, zannla konuşmak günahtır

    Sağlam dayanak lazımdır, tevil ve tefsir mubahtır

    Kitap Sünnet temel kaynak, aklıselim müspet ilim

    Esas alan asla varır, ondan hakkı söyler dilim…

          

            

    Not: Bu seçimden sonra neler yaşanacağı hususunda, tefaül sonucu çıkan Enbiya Suresi (son sahifesi):

          

    102- Onun (cehennemin korkunç) uğultusunu bile işitmeyeceklerdir. Onlar nefislerinin arzuladığı (sayısız nimet) içinde ebediliğe erişeceklerdir.

    103- (Ahiretteki) O en büyük korku (ve kuşku ortamı) onları hüzne sürüklemeyecek ve: “(Gözünüz aydın) İşte bu sizin (en kutlu mutluluk)gününüzdür ki, size va'ad edilmişti” diye melekler onları karşılayıp(sevindirecektir).

    104- Bizim, göğü kitabın sahifelerini katlar gibi katlayacağımız gün, ilk yaratmaya başladığımız gibi, yine onu (eski durumuna) iade edeceğiz. Bu, Bizim üzerimizde bir vaiddir. Elbette, Biz bunu yapıvereceğiz. (Bu ayet yerkürenin ve bütün göklerin elektrik-enerji sinyallerinden oluşan bir film şeridi gibi olduğuna işaret etmektedir).

    105- Yemin olsun ki zikirden (Tevrat’tan) sonra Zebur’da da yazıp (belirttik)ki: “(Sonunda) Yeryüzüne mutlaka salih kullarım varis olacak (galibiyet ve hakimiyet, mü’min ve mücahitlerin eline geçecek)tir.”

    106- Gerçek şu ki kulluk eden (Allah’a teslimiyet ve ubudiyet gösteren) bir topluluk için Bunda (Kur'an'da) 'açık bir mesaj' (veya gerçek çıkış yolları gösterilmiştir.)

    107- (Ey Nebim!) Biz Seni (ve Kur’an’ı Kerim’i) bütün alemlere (ve dönemlere) rahmet (vesilesi ve selâmet rehberi) olarak gönderdik.

    108- De ki: "Gerçekten Bana: Sizin İlahınız yalnızca bir tek İlahtır diye vahyolunuyor; artık siz Müslüman olacak (davetime ve tebliğ ettiklerime uyacak)mısınız? (söyleyin.)

    109- Buna rağmen yüz çevirecek olurlarsa, de ki: "Size eşitlik üzere(zengin fakir, güçlü zayıf ayırt etmeden hepinizi Allah’ın kulları bilerek) açıklamada bulundum. (Artık vaid) Tehdit edildiğiniz (sorgu ve azap günü) yakın mı, uzak mı, Ben bilemem (ama kesindir ve mutlaka gelecektir)."

    110- "Şüphesiz O (Allah), sözün açıkça konuşulanını da bilmekte, (gizleyip)saklamakta olduklarınızı da bilmektedir."

    111- “Bilmiyorum, belki de O (Allah) sizi denemek (üzere) bir süreye kadar yaşatmak ve yararlandırmak için (mühlet) vermektedir.” (Yani azabın ertelenmesi ve insanlara mühlet verilmesi, onları imtihan etmek ve belli bir süreye kadar dünya nimetleriyle eğlendirmek içindir.)

    112- Dedi ki: “Rabbim (aramızda) Hakk ile (adaletle) hükmet. Bizim Rabbimiz, sizin her türlü nitelendirmelerinize karşı yardımına sığınılan Rahman (olan Allah)dan (başkası değildir) 

     



















    Bu Haber 84 defa okunmuştur.
    Dost Siteler...
    www.millicozum.com
    www.necmeddinerbakan.net

 
Yorum Ekleyin
Yorum eklemek için üye olmanız gerekmektedir.
 
Telif Hakkı: Prof. Dr. Necmettin Erbakan - NecmettinErbakan.Net, Necmettinerbakan.org | Milli Çözüm Dergisi | AhmetAkgul.Net | MealiKerim.com | İLETİŞİM |RSS