MİLLİ GÖRÜŞÇÜLERİN TARİHİ SORUMLULUKLARI
1- İnancımız ve çağdaş ihtiyaçlarımız
doğrultusunda Erbakan Hoca’nın isabetli yorumları ve uygulamalarıyla oluşan
MİLLİ GÖRÜŞ düşüncesine ve ADİL DÜZEN’e; ülkemizin, İslam ve insanlık âleminin
çok acil ihtiyacı vardır.
2- Milli Görüş’ün tek adresi olan Saadet
Partisi’nin, bugün düşürüldüğü acziyet ve hezimetin asıl sorumluları olan; ne
kamuoyunda ne de tabanımızda artık kendilerine güven duyulmayan kişi ve
ekiplerden kurtulması mutlaka lazımdır.
3- Aziz Hocamızın daha sağlığında iken,
hem Numan Kurtulmuş’un yerine, hem kendisi yerine Saadet Partisi Genel
Başkanlığına teklif buyurduğu, ama tevazu ve teslimiyetinden dolayı uzak
durduğu ve o makama Hocamızı layık bulduğu bilinen ve yine vefatından kısa bir
süre önce “kendisinin aramızdan ayrılması durumunda Genel Başkan yapılması ve
etrafında toplanılması için” nasihat ve talimat verdiğine muhterem Recai Kutan
Bey ve benzeri şahsiyetlerin şahadet ettiği, yüksek bilgili, birikimli ve
seçkin bir beyefendiye destek verilmesi; Hocamıza ve davamıza vefamızın,
ülkemiz ve milletimize hizmet aşkımızın bir gereği ve görevi sayılmalıdır.
4- Aziz Hocamızın şerefli evladı ve
camiamızın yüz akı, Sn. fatih Erbakan Bey’in de, Mart 2011 Ankara Anadolu
Otelde söylediği: “Rahmetli Babamızın ve Hocamızın vasiyet ve
tavsiyesine aykırı olarak, Yüksek İstişare Heyeti ve partimizin yetkili
birimleriyle görüşülüp, üzerinde mutabakata varılmadan birilerinin kendisini
Yeni Lider ilan ettirme gayretleri yanlıştır ve böylesi şahsi kaprislere
kapılmamalıdır” anlamındaki uyarılarının muhatabı olan Oğuzhan
Asiltürk ve ekibinin,
· Şimdi taşıdığı şerefli soyadından
dolayı kendisini öne çıkarıp yararlanmak heveslerine asla alet olmayacağı
umulmaktadır,
· Fatih Bey’in taşıdığı tarihi ve
vicdani sorumluluğun gereğini yapacağı, bizzat Hocamızın tavsiye ve tayin
ettiği Sn. Mustafa Kamalak Bey’in yanında ve tabi yetkili bir pozisyonda, biraz
daha deneyim ve donanım sahibi olarak mutlu geleceğe hazırlanması en hayırlı
olanıdır.
5- Camiamızda hizmet ve samimiyetle sivrilip
sevilen, başından beri davamıza ve Hocamıza sadakat gösteren, çok değişik ve
etkili kesimlerde de saygı gösterilip güvenilen; ama maalesef partimize
çöreklenmiş malum kişilerce sürekli dışlanıp-suçlanıp itilen, ilim ve itibar
ehli kadroların da yeniden devreye sokulmasının ve hizmetlere kuvvet ve katkı
sağlanmasının zamanıdır.
6- Sn. Genel Başkanımızın, Muhterem Recai
Kutan Bey gibi, kendilerine itimat ve itibar edilen dava kurmaylarımızla
kesinlikle irtibat halinde olması, önemli açıklamalarını Onların da hazır
bulunduğu ortamlarda yapması daha inandırıcı ve toparlayıcı olacaktır.
7- Türkiyemiz, maalesef BOP çerçevesinde,
resmen olmasa da, fikren ve fiilen bölünme aşamasına gelip dayanmıştır. Milli
vicdanın ve sorumluluk taşıyanların bu talihsiz gidişata fırsat vermeyeceği,
ama stratejik bir sabırla şartların olgunlaşmasını beklediği hesaba
katılmalıdır. Maalesef basiretsiz ve gayri milli politikalar sonucu Türkiye de
siyaset ve meclis tıkanma noktasına gelip dayanmıştır. Bazı muhtemel ve mutlu
gelişmeler sonucu, sadık ve sağlam ellerdeki bir Saadet Partisi, kendi
partilerinden kopan milletvekilleri için sığınılacak bir liman konumunda
olacak, tarihi ve talihli hizmetlere merkezlik yapacaktır.
8- Şevket Kazan 14 Temmuz 2010 tarihinde
Star TV’de gözyaşı dökerek yaptığı konuşmada:
“Biz gidiyoruz yav… Biz ömrümüzün sonuna
gelmişiz. Numan Bey’e kolaylık sağlıyoruz, Numan Bey’e zemin hazırlıyoruz,
Numan Bey’in Türkiye çapında değil, dünya çapında bir lider olması için
çırpınıyoruz, çırpınıyoruz yav… Ama bunu kendisinin anlamaması bizi fevkalade
üzüyor…” demişti.
Saadet partisi GİK üyesi ve Oğuzhan
Asiltürk ekibinden Abdulvahap Ekinci’nin Elazığ Saadet Partisi İl Binasındaki
toplantıda 100 kişinin huzurunda yaptığı konuşmada:
“Erbakan Hoca’nın Numan Kurtulmuş’un Genel
Başkan olmasını istemediğini, ancak teşkilatların Numan Kurtulmuş Genel Başkan
olsun isteklerine müdahale etmediğini bildiğini”, bütün katılımcıların
önünde söylüyordu.
Tabi bu açıklamayı; “Numan Kurtulmuş’un
gerçek niyeti ve mahiyeti ortaya çıktıktan sonra sırf partililere hava olsun
diye söyledikleri ve niçin bunları daha önce dile getirmedikleri ve hele
Oğuzhan Asiltürk ve Şevket Kazan’ın neden Numan’ın Genel Başkanlığına yardım
ettikleri ve iki yıl boyunca onca tahribatına rağmen, asla tenkit ve ikaz
etmedikleri de soru işaretleri oluşturuyor ve kafa karıştırıyordu.
Abdulvahap Ekincinin; Numan Kurtulmuş’un
Genel Başkanlığını Erbakan Hoca’nın istemediğini bilmesi, bu durumun GİK üyesi
çoğu kişi tarafından da bilindiğini gösterdiği halde ve tabi Şevket Kazan’ın
bundan haberinin olmaması mümkün olmadığına göre, Şevket Kazan’ın Star TV’de
“Biz Numan Bey’in Türkiye çapında değil, dünya çapında bir lider olması için
çırpınıyoruz” demesi üzerinde durmak gerekiyordu. Acaba Şevket Kazan, “BİZ”
dediği hangi kesim ve kişilerle Numan kurtulmuşu Türkiye değil dünya çapında
bir lider yapmaya ve Milli Görüş’ü rayından saptırmaya çalışıyordu? Öyle ya
Erbakan Hoca Numan’a soğuk baktığına göre Şevket Bey’in “BİZ” dediği hangi
gizli ve kirli kesimler oluyordu?
İşte, Sn. Fatih Erbakan Bey’in: böylesine
dava samimiyetine aykırı ve kuşku uyandırıp kafa karıştırıcı davranışları artık
kesinleşen ve haklı olarak şüphe edilen Şevket Kazan ve Oğuzhan Asiltürk’le
değil, Sn. Mustafa Kamalak Bey’le birlikte hareket etmesi, Onun da, davamızın
da manevi menfaati icabıdır.
Sonuç:
“(Sonunda) azmettiğin zaman, artık Allah’a
tevekkül edip (hayırlı işe giriş)” (Ali İmran: 159)
Ayetinde emrolunduğu gibi, Allah’ın rızası ve insanların huzur ve hatırı yolunda, haklı ve hayırlı bir niyet ve gayretle, her türlü hazırlığını yapıp, sonunda başarı için sadece Allah’a güvenmek, müminlerin şiarıdır.
Milli Çözüm Araştırma Ekibi
Makalemize Yapılan Anlamlı Bir Yorum:
EVET, MİLLİ GÖRÜŞ’E BİR
LİDER LAZIM!
yazar Milli Görüşçü Sadıklar, Temmuz 09, 2011
Bu şuurlu tavrınızdan,
cesur ve onurlu duruşunuzdan dolayı sizleri kutluyoruz.
EVET, MİLLİ GÖRÜŞ’E BİR LİDER LAZIM!
1.Kur’anı Kerimi ve prensiplerini, Hz. Peygamber Efendimizin sünnetini ve hayat
sistemini, Asrı Saadeti, İslam tarihini ve günümüze nasıl yön vereceğini çok
iyi bilen, anlayan ve uygulayan.
2.Erbakan Hocamızın kutlu hayat hikayesini, yüksek siyaset ve stratejisini ve
evrensel projelerini çok iyi bilen, benimseyen; Onun seminer ve sohbetlerinde
yetişmiş olan ve elinde Hocamızdan tasdikli belge ve takdirnameleri bulunan..
3.Milli Görüş davasını, manasını, amacını ve üstün farkını detaylarıyla bilen,
bunları içine sindiren ve bir ömür boyu sapmadan bunlara sahip çıkan ve
yaşayan.
4.Adil Düzen Projesini, geçiş sürecini, uygulama biçimini teferruatıyla bilen,
her türlü platformda bunları ilmi, siyasi, ekonomik ve ahlaki gerekçeleriyle
rahatlıkla savunup tartışan.
5.İlk gençlik yıllarından itibaren, hem de gönüllü ve sürekli olarak, Milli
Görüş davasına her kademede, Türkiye’nin ve İslam ülkelerinin her yerinde
hizmet sunan.. Anarşi dönemlerinde, 12 Eylül sürecinde ve kapatılan
partilerimizin yeniden kurulması gayretlerin hep Aziz Hocamızın yolunda ve
camiamızın hayrına çalışmalara katılan…
6.Partimize kasıtlı olarak sızdırılan veya sonradan azdırılan gaflet ve hıyanet
ehlini, herkesten önce fark edip camiamızı uyaran; öngörülerinin tamamına
yakını aynen çıkan; ancak davamıza çöreklenen nifak takımınca kara listeye
alınıp dışlanan, suçlanan ve iftiralara uğrayan
7.Ama bütün bu saldırı ve mahrumiyetlere rağmen asla davamızdan, Hocamıza
sadakatten ve Milli Görüşü savunmaktan geri durmayan.
8.Her türlü makam ve menfaat teklifine ve çeşitli tehditlere rağmen, asla Milli
Görüşten ayrılan döneklere ve batıl düşüncelere kaymayan; istikametinden ve
hedefinden caymayan..
9.Özellikle, “Bunlar da Milli Görüş’ün devamıdır ve Erbakan Hoca’nın bir
planıdır” diye yutturulmaya çalışılan, şu BOP hizmetçisi ve Siyonizm
işbirlikçisi AKP’ye… Ve yine ılımlı İslam diye Dinimizi yozlaştırıp
emperyalizme hizmet ettirmeye yönelen Cemaate asla meyletmeyen ve
tahribatlarını yazıp konuşmaktan sakınmayan.
10.Yani inancı ve davası uğruna nefsi çıkarını ve rahatını feda etmekten
kaçınmayan.
11.İslam’ın mesajını, Milli Görüş davasını ve Erbakan hakikatini çok iyi bilmek
yanında; Siyonist ve emperyalist dünya düzenini, bunların arkasındaki Yahudi
lobilerini ve masonik merkezleri de çok iyi tanıyan ve yukarıda saydığımız
konuların her birisi hakkında ilmi konferanslar sunacak ve bilimsel kitaplar
yazacak kadar birikimli bulunan.
12.Yeni bir Dünya medeniyetinin merkezi ve motoru olacak Türkiyemizde, Milli
birlik ve dirliğimizin korunması; ertelenen SEVR’in ve gizlenen LOZAN’ın özel
maddeleri gereği ülkemizin federasyonlara ayrılıp parçalanmasına kesinlikle
karşı çıkılması hususunda, oldukça dikkatli ve duyarlı davranan.
13.Ve bu nedenle Milli ve vicdani gayret güden çok farklı kesimlerde de
kendisine itimat ve itibar edilip, saygı duyulan
BİR LİDERE İHTİYAÇ VARDIR!
Bu özellikleri taşıyan bir şahsiyete sahip çıkmak, iz’an ve insaf ehli dava
erlerimizin, hem tarihi görevi, hem de imtihanıdır.
Yardım Allah’tandır ve Zafer Yakındır!
Ayet mealleri:
“Mücrimler (sorumluluktan kaçan suçlu günahkarlar) istemese de (Allah) HAKKI
gerçekleştirip (üste çıkarmak) ve BATILI geçersiz kılmak (istiyor)” (Enfal:
“Velev kafirler hoşlanmasa da, Allah kendi nurunu tamamlamaktan başka bir şey
murad etmiyor.”
“Müşrikler (ve münafık kesimler) kerih görüp (engel olsa da) O(Allah) Dinini
bütün (batıl düzen ve) dinlere üstün kılmak üzere, elçisini hidayetle ve Hak
dinle gönderiyor” (Tevbe:32-33)
28 Şubata Milli Bakış
Haberi Oku
ILIMLI İSLAM NE DEMEK? ETKİLERİ, TARAFTARLARI, TARAFTARLARININ OLAYLAR KARŞISINDAKİ TAVIRLARI
Haberi Oku
Batı sözden anlamıyor, onlara caydırıcı güç gerekiyor!
Haberi OkuMedine'de Büyük Elçilere Verdiği Konferanslar
Haberi Oku
Özel Harekat "Sizi Koruyamayız" Dediği Halde Siirt’e Gitti!
Haberi Oku
Bizzat şahid olduğum bir hatıramı, Hoca’mızı sevenlerle paylaşmak istiyorum.
Haberi Oku