21/02/2012 Konya
Ticaret Odasında Saadet Partisi Tarafından Düzenlenen ERBAKAN Haftası Etkinliklerine
Katılan O. Asiltürk’ü Protesto
*** Katılımcının
Sorusu: 11 Eylül 2011 Pazar Günü SP Bursa İl Teşkilatında Düzenlediği
toplantıda "Erbakan Bey, zeki bir kişiydi, borçlarının evlatlarına
kalacağını bildiği için davaya ait bütün taşınmazları oğlunun ve damadının
üzerine kaydetti." diyorsunuz. Burada ise Erbakan'ın Üstün meziyetlerinden
bahsediyorsunuz bu yaptığınız çift yüzlülük değil mi ve sahtekarlık değil
mi? Manasında bir soru soruyor.
*** O. Asiltürk'ün
Cevabı: O söylediğimde gerçek bu söylediğimde gerçek
*** Farklı bir
Katılımcı: O söylediğinin neresi gerçek! Cihat malını zimmetine mi geçirdi
Hoca?
*** O. Asiltürk’ün Cevabı: Hoca değil çocukları zimmetine geçirdi. (diyerek bir önceki sözünü inkar ediyor. ERBAKAN Ailesi üzerinden de ERBAKAN Hocamız hayatta iken cihat paralarını ailesi üzerinden zimmetine geçirdi iftirasında bulunarak, Ailesine ve Erbakan hocamıza tarihin en büyük iftirasını atmış oluyor.)
Bir Katılımcı Tarafından Çekilen Video
Konuya Dair
Aydınlatıcı Makale:
OĞUZHAN ASİLTÜRK ‘ ÜN ERBAKAN ‘ A İFTİRALARI
11
Eylül 2011 Pazar Günü SP Bursa İl teşkilatının düzenlediği toplantıya katılan
Oğuzhan Asiltürk; önce çocukluktan itibaren bütün üstün meziyet ve
marifetlerini anlatıp kendisini övüyor, ardından da:
“Beni Milli Görüş liderliğine Ezher Hocaları seçti. Çünkü Benden
daha layıkı yok idi” diyor
ve toplantı çıkışında da kapıda bekleyip biat alacağını söylüyor. Tabi
katılanların sadece üçte biri bu çağrıya uyuyor.
O toplantıda şunlar da konuşuluyor:
“Erbakan Bey, zeki bir kişiydi, borçlarının evlatlarına
kalacağını bildiği için davaya ait bütün taşınmazları oğlunun ve damadının
üzerine kaydetti.
Ben de vefatından sonra damadı Mehmet Altınözü çağırıp bu
borçları ödemeleri söyledim.
Çünkü istihbarattan bana gelen bilgilere dayanarak, hangi
bankada ne kadar hesapları olduğunu belirttim. Bu olaya Recai Kutan, Ahmet
Tekdal ve Fehim Adak’ta şahitlerimdir.
Biz daha çok şeyler biliyoruz, ama bunları şimdilik saklıyoruz.
Siz yine de bu konuları dışarıda konuşmayınız.”
Oysa bu toplantının hemen ardından Ayşegül Tekdal aracılığıyla
ulaşılan Sn. Ahmet Tekdal, böyle bir olaydan asla haberi olmadığını beyan
ediyor.
Oğuzhan Asiltürk ayrıca, Bursa il başkanına da: Hocanın dava
için toplanan paraları zimmetine geçirdiğini ima ederek: “1996 yılında Erbakan Bey,
Başbakan olmadan önce mecburi mal beyanında bulundu ve 140 kg. altını olduğu
ortaya çıktı. Ogün bugündür bu 140 kg altının karşılığı olan paralar nereye
gitti, çocukları bunları gizliyor!” iddiasında
bulunuyor.
Ve yine şimdi AKP’ye geçen eski RP Mudanya İlçe başkanına:
“Erbakan’ın bana da şahsi 30 bin dolar borcu vardı. Onu da
ödemiyorlar” diye
yakınıyor.
Belirtilen salon toplantısında, bu konuları anlatmasına zemin
hazırlansın diye de, parti teşkilatından genç birisine, “Oğuzhan Bey’e, Fatih
Erbakan ve damadı, Hoca’nın trilyonluk borcunu ödemekten niye kaçınıyor?” diye
bir soru yöneltmesi telkin edildiğini, bu kişi kendisi itiraf ediyor.
Duyumlarımıza göre: salonda bulunan Hocamızın damadı Mehmet
Altınöz’ün kardeşi ve SP GİK üyesi Orhan Altınöz’e durumu Sn. Fatih Erbakan’a
mesajla iletiyor ve kendisine:
“Karşı çıkıp ortalığı karıştırmayın, bırakın içindekileri
kussun!” yanıtı
veriliyor.
Tabi Oğuzhan Asiltürk, kendisine biat etmeyen fatih ve Elif
Erbakan için: “Allah onlara
hidayet versin” diyerek,
sapıtıp yoldan çıktıklarını da ima ediyor.
Şimdi Bay Oğuzhan Asiltürk soruyoruz ve yanıtlarını bekliyoruz.
S1: Sen bu bildiklerini, Hocamızın sağlığında niye açıklamadın?
Vefat buyuran ve kendisini savunma imkanı bulunmayan, Erbakan gibi bir zata
iftira atmaktan utanmaz mısın?
S2: Üstelik bunlar doğruysa, niye vaktinde Hocamızı ve camiamızı
uyarmadın? Oysa son ana kadar sürekli Erbakan’ın yüksek şahsiyet ve
kerametlerini anlatırdın. Yoksa o zamanda mı riyakarlık ve sahtekarlık yapmaktaydın?
S3: Rahmetli Hocamız “Kayıp trilyon davası” diye bilinen haksız
ve dayanaksız mahkeme ve mağduriyete şahsi çıkar hesapları için değil, davası
yüzünden uğramıştı. Öyleyse bunun külfetini de partinin ve cemaatinizin
üstlenmesi lazımdı. Şimdi kalkıp bu yükü sadece çocuklarının sırtına vurmak,
hangi vicdanla bağdaşırdı?
Bu tavrınız değil dava kurmaylığına, değil Müslümanlığa, hatta
insanlığa bile sığmazdı. Ya hu, siz nasıl bir varlıktınız?
S4: Bay Asiltürk! Hocanın çocukları üzerine yatırdığını iddia ettiğin
bankalardaki çok özel ve gizli mevduatları, devlet bile saklarken, sana hangi
istihbarat örgütleri sızdırmıştı? MİT mi, MOSSAD mı?
S5: İftira ve uydurmalarınıza şahit gösterdiğin Sn. Ahmet Tekdal
sizi yalanlamış ve böyle bir olaya kesinlikle şahit olmadığını açıklamıştı. BU
durum, diğer bütün iddialarınızın da sadece kasıtlı bir iftira olduğunun
ispatıydı.
S6: Ezher Hocalarının seni Milli Görüş Lideri seçtiği iddiaları
gülünç bir uydurmaydı.
Şimdi Milli Görüş davasına yıllarını vermiş sadıkların ve Hocamızın
Yüksek İstişare Kurulu üyesi yaptığı zevatın değil de, Mısırdaki ilgisiz
şahısların, sizi Lider seçmesi, sırıtan bir sahtekarlıktı. Çünkü bizim
sorduğumuz, Milli Görüşü bilen ve takip eden Ezher Hocaları, böyle bir şeyden
asla haberdar olmadıklarını, şayet bir iki kişinin şahsi hürmet ve iltifatı
olmuşsa, onunda binlerce mensubu bulunan Ezher ulemasını bağlamayacağını beyan
edip, bu iddiaları “çocukça ve gülünç” bulmuşlardı.
Şimdi Ey Oğuzhan Asiltürk ve yalakaları! Şu sizi seçip biat eden
Ezher Hocalarının isim ve sıfatlarını derhal açıklamazsanız bir kere daha
suçüstü yakalanacaksınız.
S7: Yüzlerce kişinin katıldığı ve kimin ve maksatla girdiğinin
araştırılmadığı herkese açık bir toplantıda bu gibi “uydurma ve iftira
sırların” konuşulması, yoksa Erbakan Hoca’ya ve Milli Görü davasına duyulan
haklı muhabbet ve teslimiyeti bozmak ve camiamızın kafasını karıştırmak amaçlı
mıydı?
Milli Çözüm ekibinin, yıllardır dikkat çektiği gibi, Ey Oğuzhan
ve avanesi! Siz eğer bu camiaya çok özel olarak sızdırılmış, sinsi görevli ve
yüksek rütbeli bir ajan değilseniz, bu denli fırsatçılık ve fırsatçılık başka
hangi nedenle yapılırdı?
Ve de ey Milli Görüşçüler!
Böylesine yalancı, iftiracı, Hocamıza ve çocuklarına çamur atıcı
ve sürekli camiamızı karıştırıcı bir adamın, hala ayarını ve amacını
anlamayacak ve peşine takılıp kalacak olursanız, “Siz nasıl iseniz, öyle idare
edileceksiniz” hadisinin tehdidine uğrayacaksınız!
Mikail YILMAZ

S.A BU TERBİYESİZLİĞİ SÖYLEYEN DEĞİL SÖYLETEN DAHA ADİDİR SENİN LİDERİNE HIRSIZ DİYEN BİR ADAMI ERMENİYİ SUSTURMUYORSUN SORUYU SORANI SUSTURUYORSUN YAZIKLAR OLSUN YAZIKLAR OLSUN YAZIKLAR OLSUN BU TEŞKİLATIN AYIBIDIR KİM DUR DİYECEK BU ADAMA ERMENİ İSMİ İLE ( DURMUŞ DURDUYAN ) TÜRK İSMİ İLE OĞUZHAN ASİLTÜR HEM OĞUZ HEM HAN HEM ASİL HEMDE TÜRK VAYBE NE MUHTEREM ADAM SAADET PARTİSİNDEKİ İNSANLAR NE DİYE DURUYOR NASIL İDARE EDİLMEK İSTENİRSENİZ ÖYLE İDARE GELİR BAŞINIZA ALIN BAŞINIZDA DURAN ADAM LİDERİNİZE HIRSIZ DİYOR
28 Şubata Milli Bakış
Haberi Oku
ILIMLI İSLAM NE DEMEK? ETKİLERİ, TARAFTARLARI, TARAFTARLARININ OLAYLAR KARŞISINDAKİ TAVIRLARI
Haberi Oku
Batı sözden anlamıyor, onlara caydırıcı güç gerekiyor!
Haberi OkuMedine'de Büyük Elçilere Verdiği Konferanslar
Haberi Oku
Özel Harekat "Sizi Koruyamayız" Dediği Halde Siirt’e Gitti!
Haberi Oku
Bizzat şahid olduğum bir hatıramı, Hoca’mızı sevenlerle paylaşmak istiyorum.
Haberi Oku